Amerika
ABD ordusunda vicdani ret başvuruları İran savaşı sürecinde keskin biçimde arttı
ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş dördüncü haftasına girerken, ABD ordusunda özellikle genç askerler arasında huzursuzluk belirginleşti. Aktif personel, yedek askerler ve hak savunucularıyla yapılan görüşmeler, vicdani ret başvurularında olağanüstü artış yaşandığını ortaya koydu.
ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş dördüncü haftasına girerken ve Donald Trump yönetimi bölgeye binlerce asker konuşlandırmaya hazırlanırken, ABD ordusunda özellikle genç askerler arasında huzursuzluk belirginleşti. “Büyük bir kopuş” ifadesi kullanılmasa da, vicdani retçi sayısının katlanarak arttığı bildirildi. İran’dan tahliye edilen askerlerin tedavisinde görev alan bir askeri yetkili, olası kara harekatına ilişkin değerlendirmesinde “Mutlak felaket olur” dedi.
Huffington Post gazetesi, Trump yönetiminin İran’a karşı yürütülen savaşta yaşanan tıkanmayı aşmak amacıyla kara harekatı seçeneklerini değerlendirdiği bir dönemde, ABD ordusunda vicdani retçi sayısının rekor seviyede arttığını yazdı. Haberde, aktif görevdeki askerler, yedek personel ve asker haklarını savunan kuruluşlarla yapılan görüşmelere yer verildi.
Now leading HuffPost: pic.twitter.com/p1HVkHZslc
— HuffPost (@HuffPost) March 22, 2026
Bu görüşmelere göre İran savaşında görev yapan bazı ABD askerleri, savunmasızlık, aşırı stres, hayal kırıklığı ve umutsuzluk nedeniyle ordudan ayrılmayı düşünme noktasına geldi.
Sahadaki yetkililer savunma ve planlama eksikliğine işaret ediyor
İran’ın misillemeleri sonrası bölgeden Almanya’daki Landstuhl Tıp Merkezi’ne tahliye edilen askerleri tedavi eden bir askeri yetkili, birliklerin yetersiz koruma ve planlamayla karşı karşıya kaldığını ifade etti. İsmi açıklanmayan yetkili, askerlerin İran’ın ABD üslerine yönelik balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarının ciddi ve istikrarsızlaştırıcı kayıplara yol açtığını aktardığını belirtti.
Aynı yetkili, olası bir kara harekatına ilişkin değerlendirmesinde “Mutlak bir felaket olurdu… Bunun için bir planımız yok” dedi ve “Bölgedeki tek bir kara üssünü bile tam olarak savunamıyoruz” ifadesini kullandı.
Genç askerler görevin siyasi niteliğine itiraz ediyor
Genç subaylara rehberlik eden bir gazi ve yedek asker, temas kurduğu askerler arasında orduya yönelik inanç kaybının görülmemiş düzeye ulaştığını belirtti. Aynı kişi, askerlerin “İsrail için ölmek istemiyoruz, siyasi piyon olmak istemiyoruz” sözlerini dile getirdiğini aktardı.
Söz konusu asker, son iki haftada altı kez vicdani ret süreci hakkında bilgi paylaştığını belirterek, yaklaşık 20 yıllık askerlik deneyimi boyunca bu düzeyde bir başvuru yoğunluğu görmediğini ifade etti.
Başvuru sayısı kısa sürede katlanarak yükseldi
Vicdan ve Savaş Merkezi’nin yöneticisi Mike Prysner, gazeteye yaptığı açıklamada vicdani retçi sayısında rekor artış yaşandığını söyledi. Prysner, merkezin geçmişte yılda 50 ila 80 askerden başvuru aldığını, mart ayında ise bu sayının yüzde 1000 arttığını belirtti.
Mike Prysner, artık her gün en az bir askerin merkeze başvurduğunu ifade etti. Cuma günü X üzerinden yaptığı açıklamada ise hafta sonu görevlendirileceği belirtilen Ordu, Donanma ve Deniz Piyadeleri personeline ait hızlandırılmış itiraz başvurularını ele aldıklarını duyurdu.
We’re now dealing with multiple expedited CO applications by those in the Navy, Army and Marines who were just told they deploy as early as tomorrow. https://t.co/CknavtOhlx
— Mike Prysner (@MikePrysner) March 20, 2026
Minab saldırısı askerler için dönüm noktası oldu
Mike Prysner, vicdani retçi olmayı düşünen askerlerin büyük bölümünün, savaşın ilk günü olan 28 Şubat’ta İran’ın Minab kasabasındaki bir ilkokula düzenlenen saldırıyı dönüm noktası olarak gördüğünü belirtti.
About Face: Veterans Against The War kuruluşunun eş direktörü Matt Howard da “İnsanların vicdani retçi statüsü de dahil olmak üzere seçeneklere sahip olma hakkı vardır. Anladığım kadarıyla giderek daha fazla insan bu yolu tercih ediyor. Kendimizi uzun zamandır olmadığı kadar bu tür konuşmaların içinde buluyoruz” dedi.
Net gerekçe eksikliği askerler arasında hoşnutsuzluk yaratıyor
Huffington Post haberinde, ABD’nin 1,3 milyonluk ordusunda kitlesel bir ayrılık yaşanmadığı notu yer aldı. Bununla birlikte, giderek artan sayıda askerin öfke duyduğu vurgulandı.
Gazete, İran’a yönelik savaşın askerler arasında uzun süredir beklendiğini yazdı. Ancak memnuniyetsizlik ve moral sorunlarının, Trump yönetiminin yürüttüğü kampanyanın başarısını etkileyebileceğini ve askerler arasında kalıcı değişimlere işaret edebileceğini belirtti.
Yedek askerlerin ifadelerine göre İran savaşına ilişkin net ve tutarlı bir gerekçenin bulunmaması, hoşnutsuzluğun temel nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu durum, çatışmanın kötü planlandığı ve askerleri gereksiz risk altına soktuğu görüşünü güçlendiriyor.
Genç Amerikalı askerlerin İsrail’e bakışı değişiyor
Huffington Post, görüştüğü askerler arasında ABD’nin Ortadoğu politikası ve özellikle İsrail ile ilişkileri konusunda artan endişelere de yer verdi. Haberde, 2023’ten bu yana Gazze’de ABD destekli İsrail operasyonlarının yol açtığı yıkımın askerler üzerinde etkili olduğu belirtildi.
Gazete, genç askerlerin ABD-İsrail operasyonuna katılım konusunda çekincelerini dile getirdiğini ve ordunun temelini oluşturan genç Amerikalıların Tel Aviv’e daha şüpheci yaklaştığını aktardı.
NBC News tarafından bu ay yapılan ankete göre ABD’de 34 yaş altı seçmenlerin yüzde 63’ü İsrail’e olumsuz bakıyor. Bu oran 2023 yılında yüzde 37 düzeyindeydi.
Gaziler olası uzun süreli çatışma riskine dikkat çekiyor
Haberde, çok sayıda gazinin İran’ın ABD açısından Irak ve Afganistan’daki müdahalelere benzer şekilde maliyetli ve uzun süreli bir çatışmaya dönüşebileceği uyarısında bulunduğu belirtildi.
Ayrıca Trump yönetiminin savaş öncesinde Ulusal Muhafızları şehirlerde görevlendirmesi ve Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) birimi ile işbirliği yapılmasının da askerler arasında endişe yarattığı ifade edildi.