Diplomasi
ABD, Ortadoğu’daki diplomatlarını tahliye ediyor
ABD, İran ve Yemen’in saldırılarının artması üzerine Ortadoğu’daki diplomatlarını ve ailelerini acil kararla yeniden tahliye etmeye başladı. CNN kanalının haberine göre şubattaki savaşın ardından bölgeye henüz yeni dönen diplomatlar, sürecin kaotik ilerlediğini ve bakanlığın maddi desteği kıstığını belirtiyor.
ABD, bölgedeki savaşın yeniden ivme kazanması üzerine Ortadoğu’daki bazı diplomatlarını ve ailelerini acil koduyla tahliye ediyor.
CNN’in konuyu bilen kaynaklara dayandırdığı haberine göre, şubatta İran’la başlayan savaşın ardından tahliye edilip görev yerlerine henüz yeni dönen personelin önemli bir kısmı bu adımı “can sıkıcı ve kaotik bir dejavu” olarak niteliyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan’da kritik görevlerde yer almayan personelin ve tüm diplomat ailelerinin ülkeden ayrılmasını istedi.
Washington aynı zamanda bölgedeki diğer temsilciliklerde görevli personel sayısını da kamuoyuna duyurmadan kademeli olarak düzenlemeye başladı.
CNN’e konuşan kaynaklar bu ülkelerin Ürdün, Bahreyn, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Lübnan olduğunu aktardı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise Lübnan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Ürdün’deki personel sayısında geçici değişiklikler yapıldığını doğrularken, Kuveyt ve Bahreyn temsilciliklerinde herhangi bir kadro değişikliğine gidilmediğini açıkladı.
Bölgeden ayrılmak zorunda kalan diplomatlar, tahliye sürecinde ciddi bir koordinasyon eksikliği yaşandığını ve mali desteğin belirsiz olduğunu söylüyor.
Habere göre bazı çalışanlar tahliye kararını amirlerinden değil, doğrudan haber bültenlerinden öğrendi.
Süreci değerlendiren bir ABD’li diplomat, “Kaotik olduğunu söylemek hafif kalır” ifadesini kullandı.
Tahliye edilen ailelerin birçoğu, şubatta İran’la savaşın ilk haftalarında Ortadoğu’daki evlerini terk edip çocuklarına yeni okullar ve kiralık evler aramak zorunda kalmıştı.
Diplomatlar şimdi aynı süreci sıfırdan yaşamak zorunda olduklarını, üstelik bu kez Dışişleri Bakanlığının sağladığı maddi desteğin çok daha düşük kaldığını dile getiriyor.
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, personele ve ailelerine yasal standartlar çerçevesinde harcırah verildiğini, konut ve çocukların eğitim giderleri için de destek sağlandığını savundu.
Amerikan Dış Hizmetler Derneği (AFSA) Temsilcisi Nikki Gamer, yaşananların yılın başındaki krizi fazlasıyla andırdığını vurguladı.
“Bazıları geri döndükten sonra henüz düzenini yeni kurabilmişti ki yeniden gitme emri aldı” diyen Gamer, diplomat ailelerinin “kırgın, şaşkın ve öfkeli” olduğunu aktardı.
Amman’daki temsilcilikten CNN’e konuşan bir başka kaynak ise Ürdün’ün başkentini yeniden terk etmek zorunda kaldıkları için durumu “Bugün Aslında Dündü” filmine benzetti.
İstihbarat notu İran suikastı planlarının ilerlediğini gösteriyor
Axios tarafından yayımlanan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya sunulan istihbarat notuna göre İran, Ortadoğu’da ve bölge dışındaki Amerikan diplomatları ile yetkililerine yönelik saldırı girişimlerini belirgin biçimde artırdı.
Notta, ölümcül suikast planlarının “ileri bir aşamaya” ulaştığı uyarısı yer aldı.
CNN’e bilgi veren bir hükümet yetkilisi de elçiliklerdeki personel sayısının azaltılması kararında, Husilerin saldırı tehdidinin ve İran’ın Amerikalı yetkilileri hedef alan olası planlarının belirleyici olduğunu teyit etti.
Gelişmeler sürerken ABD Başkanı Donald Trump, Washington’ın İran’a karşı yeni bir askeri harekat başlatabileceğini dile getirdi.
ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’a yönelik “Destansı Öfke” adını verdikleri askeri harekatı başlatmış, operasyon kapsamında İran’daki askeri hedefleri vurmuştu.
Tahran yönetimi de buna İsrail topraklarına ve bölgedeki ABD unsurlarına yönelik misillemelerle karşılık verip Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini kısıtlamıştı.
Taraflar 18 Haziran’da 14 maddelik bir mutabakat zaptı imzalasa da bu anlaşma kalıcı bir çözüme dönüşmedi ve çatışmalar birkaç hafta sonra yeniden alevlendi.