Ortadoğu

ABD, SDG karşılığında Şara’dan İsrail ile anlaşmasını bekliyor

Yayınlanma

ABD’nin, Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) desteğini çekme karşılığında, Suriye’nin geçici lideri Ahmed Şara’dan (Ebu Muhammed el-Colani) İsrail ile anlaşmasını beklediği ileri sürülüyor.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli The National’a konuşan SDG kaynakları, Washington’un, grubun daha gelişmiş silahlarını kullanmasını engellediğini ve en az bir askeri yardım çağrısına yanıt vermediğini söyledi.

Pazar günü, Washington’un arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşması, federal bir sistem ve yeni devlete entegre olmak için ülkenin petrol gelirlerinden pay talep eden SDG’nin daha önce kontrol ettiği toprakların çoğunu Şam yönetiminin kontrolü altına bıraktı.

Fakat habere göre ABD, Orta Doğu’daki daha geniş hedeflerini ilerletmek için Şara’dan bir bedel talep ediyor. Bu hedeflerin başında Suriye ile İsrail arasında bir barış antlaşması geliyor.

Şam’daki bir geçici hükümet yetkilisi ve diğer kaynaklar The National gazetesine bu bilgiyi verdi.

Suriye yetkilisi, isminin açıklanmaması koşuluyla, Şam liderliğinin Washington’un SDG’ye karşı “bedelsiz” olarak Şam’ın yanında yer almadığının farkında olduğunu söyledi.

Hükümet, 6 Ocak’ta Paris’te İsrail ve Suriye arasında ABD’nin denetiminde yapılan toplantının ardından SDG bölgelerini ele geçirmeye başladı. Bu toplantıda iki ülke, düşmanlıkları önlemek ve güvenlik ve ticari işbirliğini araştırmak konusunda anlaştı.

Yetkili, Şam’ın Paris toplantısıyla ilgili olarak SDG’nin elindeki bölgelerde ilerlemek için Washington’dan izin alıp almadığını söylemeyi reddetti.

Yetkili, “Hem ABD hem de İsrail, Suriye’deki azınlıklarla uğraşma döneminin sona erdiğinin farkında,” dedi.

Suriye ve İsrail, 1990’larda ve 2000’lerde Washington ve ardından Türkiye’nin arabuluculuğunda yıllarca süren müzakerelere rağmen teknik olarak savaş halindeler. 

Yetkili, yeni hükümetin, savaşın çeşitli aşamalarında Rusya ve eski rejimden destek arayan SDG’nin aksine, Washington ile ilişkilerinde “tutarlı” davrandığını söyledi.

Gazeteye göre Şam, SDG’nin sağlayamadığı IŞİD ile ilgili “içeriden bilgi”leri Washington’a aktararak ve ülkenin herhangi bir yerinde IŞİD’e saldırı düzenleyebilecek askeri kapasiteye sahip olarak, daha etkili bir “terörle mücadele ortağı” olduğunu kanıtladı. 

Şara’nın kasım ayında Beyaz Saray’ı ziyaretinin ardından Suriye, ABD liderliğindeki IŞİD karşıtı koalisyonun üyesi olmuştu.

Suriye yetkilisi, Suriye-İsrail anlaşmasının, 1994 yılında İsrail ile barış anlaşması imzaladıktan sonra krallığın aldığı yardıma benzer bir “Ürdün senaryosu”na yol açacağını söyledi. 

Fakat önce, 1967 yılında Golan Tepeleri’ni ele geçiren ve 1981 yılında ilhak eden İsrail için “güvenlik riski” yaratmadan işgal altındaki bölgeyi Suriye’ye iade etmek için bir çözüm bulunması gerektiğini söyledi.

Yetkili, “Liderlik, önceliğinin iç savaştan sonra 15 yıl sürecek olan yeniden yapılanma olduğunu açıkça belirtti. Golan önemli, fakat bu sürecin önünde engel teşkil etmemeli,” dedi.

Suriye’ye yönelik ABD politikası hakkında bilgi sahibi bir Suriyeli kaynak, Şara’nın İsrail ile imzalayacağı herhangi bir anlaşmanın, tam kapsamlı bir barış anlaşması olmasa bile, ideolojik geçmişi ve Suriye’deki “Sünni çoğunluğun” bir üyesi olması nedeniyle Washington ve ılımlı Orta Doğu müttefikleri için bir kazanç olacağını söyledi.

Kaynak, “Onun imzası, bölgedeki aşırılık yanlılarına büyük bir darbe vuracaktır,” dedi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version