Diplomasi

ABD, Suriye saldırılarından sonra Netanyahu’dan yana endişeli

Yayınlanma

İsrail’in Suriye Savunma Bakanlığına yönelik saldırılarının ardından, ABD yönetiminin Başbakan Binyamin Netanyahu’dan duyduğu hayal kırıklığının arttığı iddia edildi.

Axios’a konuşan bir Beyaz Saray yetkilisi, “Bibi deli gibi davrandı. Her şeyi bombalıyor. Bu, Trump’ın yapmaya çalıştığı şeyi baltalayabilir,” dedi.

İkinci bir üst düzey ABD yetkilisi de, bu hafta Gazze’de bir kilisenin bombalanmasını işaret ederek, Trump’ın Netanyahu’yu arayarak açıklama talep ettiğini belirtti ve “Her gün yeni bir şey oluyor. Ne oluyor lan?” diye sordu.

Üçüncü bir ABD yetkilisi, Trump yönetimi içinde Netanyahu’ya karşı artan bir şüphe olduğunu, onun “tetik parmağının çok kaşındığını” ve çok yıkıcı olduğunu düşündüklerini söyledi ve “Netanyahu bazen uslu durmayan bir çocuk gibi,” diye konuştu.

Altı ABD’li yetkili Axios’a, cuma günü Suriye’de yaşanan gerginliği durduran ABD’nin arabuluculuğuyla sağlanan ateşkes anlaşmasına rağmen, bu haftanın “Beyaz Saray’ın Netanyahu ve onun bölge politikalarından çok daha fazla endişe duymasıyla” sona erdiğini söyledi.

Öte yandan Trump şu ana kadar kamuoyuna açık eleştiriden kaçındı ve danışmanlarının hayal kırıklığını paylaşıp paylaşmadığı belli değil. Trump’ın, danışmanlarının İsrail’in Suriye’deki eylemlerine ilişkin son endişelerini paylaşıp paylaşmadığı tam olarak belli değil.

Salı günü İsrail, Suveyda kentine giden Suriye ordusuna ait bir tank konvoyunu bombalamıştı.

İsrail, konvoyun Suriye’nin güneyinde silahsızlandırılmasını talep ettiği bölgeye girdiğini ve Suriye ordusunun Dürzi azınlığa yönelik saldırılara katıldığını iddia etti. Suriye ise bu iddiaları yalanladı.

ABD’li yetkiliye göre, Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack salı günü İsrailli meslektaşlarından diplomatik bir çözüm için geri çekilmesini istedi ve İsrail de bunu kabul etti.

Ne var ki bir süre sonra İsrail saldırılarını yoğunlaştırdı. Çarşamba günü İsrail, Suriye’nin askeri karargahına ve cumhurbaşkanlığı sarayının yakınına füze fırlattı.

Bir ABD’li yetkili, “Suriye’deki bombardıman, başkan ve Beyaz Saray’ı hazırlıksız yakaladı. Başkan, televizyonu açıp barış istediği ve yeniden inşasına yardımcı olmak için önemli bir açıklama yaptığı bir ülkeye bombaların atıldığını görmekten hoşlanmıyor,” dedi.

Dışişleri Bakanı Marco Rubio da çarşamba günü Netanyahu ve ekibine durmalarını söyledi. Netanyahu ise Suriye ordusunun Suveyda’dan çekilmesi karşılığında bunu kabul etti.

Fakat o zamana kadar Türkiye ve Suudi Arabistan da dahil olmak üzere birçok ülke, İsrail’in eylemleri hakkında Trump yönetimine öfkeli mesajlar iletmiş ve birkaç üst düzey ABD yetkilisi Netanyahu hakkında doğrudan Trump’a şikayette bulunmuştu.

Bu yetkililer arasında Barrack ve Beyaz Saray elçisi Steve Witkoff da vardı. ABD’li bir yetkiliye göre, ikisi de Trump’ın yakın arkadaşları.

Axios’a göre Beyaz Saray’da genel kanı, Netanyahu’nun İsrail’deki Dürzi azınlığın iç baskısı ve diğer siyasi nedenlerle Suriye’yi bombaladığı yönündeydi.

Bir ABD’li yetkili, “Bibi’nin siyasi gündemi onun mantığını esir almış durumda. Bu, uzun vadede onun için büyük bir hata olacak,” dedi

Başka bir ABD’li yetkili, İsraillilerin geçen hafta Beyaz Saray’daki itibarlarına verdikleri zararın onlara henüz ulaşmamış gibi göründüğünü söyledi ve “İsrailliler kafalarını kıçlarından çıkarmalı,” diye espri yaptı.

Suriye’deki gerginlik, Netanyahu’nun Washington’u ziyaretinden sadece birkaç gün sonra ortaya çıktı. Netanyahu, ziyaretinde Trump ile iki kez bir araya geldi ve iki lider, İran ile savaşın ardından her zamankinden daha yakın görünüyordu.

Suriye ve Gazze’deki kilise saldırısının yanı sıra, geçen hafta sonu Filistinli Amerikalı Saif Musallet’in İsrailli yerleşimciler tarafından öldürülmesi de Trump yönetiminin Netanyahu’nun yerleşimcileri şiddetle destekleyen hükümetine karşı tepkisini artırdı.

Birkaç gün önce Netanyahu’nun yargılandığı yolsuzluk davasını ziyaret ederek desteğini gösteren Büyükelçi Mike Huckabee, saldırıyı “terörizm” olarak nitelendiren ve cevap talep eden bir dizi açıklama yaptı. Cumartesi günü, yerleşimcilerin saldırılarına hedef olan Batı Şeria’daki bir Hıristiyan topluluğunu da ziyaret etti.

Uzun süredir İsrail’in coşkulu bir destekçisi olan Huckabee, bu hafta Amerikan evanjeliklerin seyahat vizesi almasını zorlaştırdığı için İsrail hükümetini de eleştirdi.

Öte yandan Axios’a göre İsrailliler, Suriye saldırıları konusunda ABD’nin tepkisine şaşırdı.

Üst düzey bir İsrailli yetkili, Trump’ın göreve başladıktan sonraki ilk haftalarda Netanyahu’yu Suriye’nin bazı bölgelerini işgal etmeye teşvik ettiğini ve daha önce İsrail’in Suriye’ye müdahalesi konusunda endişelerini dile getirmediğini söyledi.

Yetkili, İsrail’in ancak istihbaratının Suriye hükümetinin Dürzilere yönelik saldırılara karıştığını belirledikten sonra müdahale ettiğini vurguladı. Yetkili, iç siyasi hesapların söz konusu olduğu iddialarını da reddetti.

İsrailli, “ABD, yeni Suriye hükümetinin istikrarını korumak istiyor ve Dürzi topluluğuna yönelik saldırılar nedeniyle Suriye’ye neden saldırdığımızı anlamıyor. Biz onlara bunun İsrail’deki Dürzi topluluğuna olan bağlılığımız olduğunu açıklamaya çalıştık,” dedi.

Suriye’deki istikrarsızlık, yönetim için büyük bir endişe kaynağı. Cumartesi günü Rubio, X’te Şam yönetiminin barışı sağlamaya ve katliamları durdurmaya yardımcı olması gerektiğini yazdı.

Fakat üst düzey bir ABD yetkilisi, İsrail’in Suriye hükümetinin kendi vatandaşları ve toprakları üzerinde egemenlik hakkını kullanıp kullanamayacağına karar veremeyeceğini söyledi.

Yetkili, “İsrail’in mevcut politikası Suriye’nin istikrarsızlaşmasına yol açacaktır. Böyle bir senaryoda hem Dürzi toplumu hem de İsrail kaybedecektir,” dedi.

Sonuç olarak Axios’a konuşan ABD’li yetkililer, Netanyahu’nun şansının ve Trump’ın iyi niyetinin tükenebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Çok Okunanlar

Exit mobile version