Amerika
ABD Temsilciler Meclisi’nde teknoloji devlerinin enerji maliyetlerine karşı yasal adım
ABD Temsilciler Meclisi Enerji ve Ticaret Komisyonu, yapay zeka veri merkezlerinin konut elektrik faturaları üzerindeki baskısını hafifletmeyi amaçlayan “Tüketiciyi Koruma Yasası” tasarımını 52-0 oyla kabul etti. İki partinin desteğini alan düzenleme, eyalet düzenleyicilerini teknoloji şirketlerinin yeni enerji ve altyapı maliyetlerini üstlenmesini öngören standartları değerlendirmeye zorluyor.
ABD Kongresinde yapay zeka altyapısının hızlı genleşmesine yönelik tepkiler artarken, veri merkezlerinin vatandaşların elektrik faturalarına etkisini sınırlamayı hedefleyen yasa tasarısı Temsilciler Meclisinde ivme kazanıyor.
Partiler üstü bir nitelik taşıyan Tüketiciyi Koruma Yasası (Ratepayer Protection Act), eyaletlerin elektrik maliyetlerini bireyler yerine teknoloji şirketlerine yükleyen standartları “değerlendirmesini” şart koşuyor.
Söz konusu yasal düzenleme, Temsilciler Meclisi Enerji ve Ticaret Komisyonundaki oylamada 52-0 oy birliğiyle kabul edildi. Bu sonuç, veri merkezlerinin inşasına yönelik tepkilerin parti sınırlarını aştığını gösteriyor.
Teknoloji devlerinin bu yılın başlarında Beyaz Saray’a verdiği taahhüdü yasalaştırmayı amaçlayan metin, eyalet düzenleyici kurumlarını oturum düzenlemekle yükümlü kılıyor.
Düzenleme, büyük veri merkezlerinin elektrik kullanımları doğrultusunda ihtiyaç duyulan yeni enerji üretimi veya iletim hatlarının masraflarını karşılamasını sağlayacak bir standardın görüşülmesini mecbur kılıyor; ancak eyaletleri bu standartları nihai olarak uygulamaya zorlamıyor.
Temsilciler Meclisi Enerji ve Ticaret Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Brett Guthrie, yaptığı açıklamada, “Sektörün tamamı değerlendirildiğinde, elektrik faturalarını ödeyen ailelerin ve toplulukların yanında yer alabilecek tek bir yapının varlığı belirginleşti; o da bu komisyondur ve Kongredeki meslektaşlarımızdır” ifadesini kullandı.
Tasarı, Senatoda da karşılık buldu. Cumhuriyetçi Senatör Jon Husted, geçtiğimiz hafta düzenlemeyi Senatoya sundu. Husted’ın sözcüsü, senatörün Temsilciler Meclisindeki komisyon onayından ve partiler üstü destekten memnuniyet duyduğunu, yasanın Senato Enerji ve Doğal Kaynaklar Komisyonundan geçerek nihai onaya ulaşması için çalışmayı sürdüreceğini bildirdi.
Mevzuatın ilerleyişi hızlansa da nihai olarak yasalaşıp yasalaşmayacağı belirsizliğini koruyor.
Temsilciler Meclisi Enerji ve Ticaret Komisyonundaki Cumhuriyetçilerin sözcüsü Matt VanHyfte, e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, tasarının komisyondan geçmesinin ardından ilerlemeyi sürdüreceğinden emin olduğunu kaydetti.
Citizens Utility Board bünyesindeki “Daha İyi Bir Şebeke İçin Tüketiciler” kampanyasının direktörü Clara Summers, yasanın eyaletlere doğrudan standart kurma zorunluluğu getirmediğini ancak Kongreden gelen bir yönlendirmenin faydalı olduğunu belirtti.
Summers, “Bu meseleyi proaktif biçimde ele almayan eyaletler var. Dolayısıyla Kongrenin ‘Belirlenen zaman dilimi içinde bu konuyu en azından gündeme almalısınız’ mesajı vermesi olumlu bir teşviktir” dedi.
Summers, tasarının eyaletlerin değerlendirmesine sunduğu standartların veri merkezlerini üretim, iletim, dağıtım ve diğer maliyetlerden sorumlu tutacağını ancak aksiyon alıp almama kararının eyaletlere kalacağını vurguladı.
Enerji ve Ticaret Komisyonundaki bazı Demokratlar yasaya destek vermekle birlikte düzenlemeyi kesin bir çözüm değil, “ilk adım” olarak niteledi.
Demokrat Milletvekili Nannette Barragán, tasarının önemli bir ilkeyi tanıdığını ancak yeterli olmadığını belirterek “Aileleri yüksek elektrik maliyetlerinden korurken aynı zamanda sağlık ve çevre üzerindeki etkileri de ele almak için daha fazlasını yapmalıyız” dedi.
Yapay zeka gelişiminin merkezinde yer alan veri merkezleri, teknoloji şirketlerinin yeni sunucu depoları inşa etme ve hesaplama kapasitesini artırma hamleleriyle birlikte yerel halkın direnciyle karşılaşıyor.
Yerel topluluklar; elektrik fiyatları, su tüketimi ve muhtemel kirlilik endişeleri nedeniyle projelere itiraz ediyor. Bazı uzmanlar bu muhalefeti, istihdam kaybı gibi yapay zekaya yönelik genel kaygılarla da ilişkilendiriyor.
Geçen yıla kadar hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçiler tarafından büyük yatırım fırsatı olarak görülen veri merkezi projelerine kamuoyu desteği geriliyor.
Politico tarafından yayımlanan ankete göre, Amerikalıların yüzde 41’i bölgelerinde bir veri merkezi kurulmasına karşı çıkarken, yüzde 24’ü destek veriyor. Ocak ayında ise projelere karşı çıkanların oranı yüzde 28, destekleyenlerin oranı yüzde 36 seviyesindeydi.
Tasarının sponsorlarından Demokrat Milletvekili Kathy Castor, komisyonun gündemindeki düzenleme paketinin sorunu çözmede yetersiz kaldığını söyledi.
Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçi çoğunluğa işaret eden Castor, “Çoğunluğun, hane halkı elektrik faturalarını düşürmek için şu anda daha fazla adım atması gerektiğine inanıyorum. Partiler üstü tasarılar iyi birer ilk adım ancak enerji enflasyonunun yaşandığı bu dönemde yetersiz kalıyor” dedi.
Castor, federal düzenleyicilerin yeni enerji kaynaklarının şebekeye bağlanmasını hızlandırmasını öngören kendi tasarısının komisyonda görüşülmemesinden üzüntü duyduğunu ekledi.
Buna karşın Castor, yasanın geliştiricilere “Bir şirket veri merkezi kurmak istiyorsa ihtiyaç duyduğu enerji ve şebeke güncellemelerinin bedelini ödemelidir” mesajı vermesini takdir etti.
Biyolojik Çeşitlilik Merkezinden kıdemli iklim ve enerji politikaları uzmanı Camden Weber ise The Hill’e yaptığı değerlendirmede, “Kongrenin fiyat meseleleriyle ilgilenmesi olumlu. Bir erişilebilirlik krizi yaşıyoruz. İnsanlar faturalarını, özellikle de enerji faturalarını ödemekte zorlanıyor. Ancak veri merkezleriyle ilgili kaygılar sadece bununla sınırlı değil. Çevre sorunları, su kıtlığı, hava kirliliği gibi bir dizi mesele var. Bu tasarı niyet itibarıyla iyi görünse de yeterince ileri gitmiyor” ifadelerini kullandı.
Weber ayrıca yasanın eyaletler için bir zorunluluk değil, isteğe bağlı bir mekanizma öngörmesini de eleştirdi.
Buna karşın bazı milletvekilleri bu esnekliği tasarının olumlu bir yönü olarak değerlendiriyor.
Demokrat Milletvekili Troy Carter, komisyon oturumunda yaptığı konuşmada, “Önemli olan, Washington’ın Louisiana’ya dayatmada bulunmamasıdır. Bu tasarı eyalet düzenleyicilerini belirli bir tarife yapısını kabul etmeye zorlamıyor. Eyalet kamu hizmeti komisyonlarının değerlendirmesi için federal bir standart belirliyor; ardından bu standardın nasıl uygulanacağına kendi kararlarıyla yön vermelerini sağlıyor” dedi.
Carter, yerel yetkililerin bölgelerinin ihtiyaçlarını en iyi bilen aktörler olduğunu vurguladı.
Cumhuriyetçi komisyon sözcüsü Ben Mullany, yasanın politikalara etkisine ilişkin soruya e-posta ile yanıt vererek, şebekenin etkin çalışmasını sağlamak amacıyla eyaletler ve kamu hizmeti şirketleriyle ortak hareket ettiklerini kaydetti.
Mullany, “Tüketiciyi Koruma Yasası, özünde Kongreden eyaletlere güçlü bir sinyal gönderiyor. Eyaletlerin bu büyük bilgi işlem yüklerini incelemesi ve konut abonelerinin bu veri merkezleri için gereken elektriğin üretimi ile iletiminin mali yükünü taşımamasını sağlamak adına çalışması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Söz konusu yasal düzenleme teknoloji sektörünün tepkisiyle de karşılaşıyor. Birçok büyük teknoloji firması tarafından desteklenen Data Center Coalition (Veri Merkezi Koalisyonu), tasarıda yapılan ve kapsamı yalnızca veri merkezleriyle sınırlandıran son değişikliklere karşı olduğunu bildirdi.
Veri Merkezi Koalisyonu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Josh Levi, grubun mevzuatın ilk halini ve amacını desteklediğini belirtti.
Levi, “Ancak Enerji ve Ticaret Komisyonunun yaptığı değişiklikler, tasarının kapsamını daraltarak sadece veri merkezi sektörünü hedef alıyor. Bu durum, ABD’deki operasyonlarını genişleten diğer sektörlerin büyük yük artışlarından doğan maliyetleri karşısında vatandaşları savunmasız bırakıyor” açıklamasını yaptı.