Amerika
ABD’de artan Obamacare maliyetleri ara seçimler öncesi kriz çıkardı

ABD’de Obamacare kapsamındaki sağlık sigortası primlerinin 2027’de ortanca yüzde 14 artması bekleniyor. Uzmanlar artışta yükselen sağlık harcamalarının yanı sıra süresi dolan prim destekleri ve federal politika belirsizliğinin etkili olduğunu belirtirken, Demokratlar gelişmeyi Cumhuriyetçilere karşı ara seçim kampanyalarının merkezine taşıyor.
ABD’de Obamacare olarak bilinen Uygun Fiyatlı Bakım Yasası (ACA) kapsamındaki sağlık sigortası primlerinin 2027 yılında çift haneli oranda artması bekleniyor. Bu durum, milyonlarca Amerikalının aylık sağlık sigortası maliyetlerinin yüzlerce dolar yükselmesi riskini doğururken, Demokratların Cumhuriyetçilere yönelik “hayat pahalılığı” eleştirilerine de yeni bir zemin sağlıyor.
KFF’nin sigorta şirketlerinin ön başvurularını inceleyerek hazırladığı analize göre, şirketler 2027 yılı için ortanca yüzde 14 prim artışı öngörüyor. Bu oran, 2026 yılında bir önceki yıla göre ortanca yüzde 20 artan primlerin üzerine gelecek.
2027 tarifeleri mevcut haliyle onaylanırsa, bu artış 2018’den bu yana görülen en yüksek ikinci prim yükselişi olacak. Böylece, Trump yönetimi döneminde sağlık sigortası borsalarında yeniden dalgalanma eğilimi sürerken, önceki yıllarda görülen kapsam genişlemesi ve görece istikrarın tersine dönmesi bekleniyor.
Prim artışlarının arkasında bu yıl da çift haneli zamları tetikleyen etkenler bulunuyor. Hastane hizmetleri ve reçeteli ilaçlar dahil sağlık harcamaları yükselmeye devam ediyor. Pahalı uzmanlık ilaçlarına ve GLP-1 sınıfı ilaçlara yönelik talep de artıyor.
Bazı sigorta şirketleri ise yüksek maliyet ve yoğun kullanım nedeniyle kilo verme amacıyla kullanılan bu ilaçların kapsamını daralttı.
Yükselen enflasyon da tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşturarak sağlık hizmetleri dahil birçok alandaki maliyetleri artırıyor.
Politika değişiklikleri belirsizliği artırdı
Uzmanlara göre Kongre ile Trump yönetiminin hayata geçirdiği politika değişiklikleri de piyasayı olumsuz etkiliyor ve sigorta şirketleri açısından belirsizliği artırıyor.
Bu değişikliklerin başında, Kongre’deki Cumhuriyetçilerin geçen yıl sonunda süresinin dolmasına izin verdiği ACA kapsamındaki artırılmış prim destekleri geliyor.
2025 yılının sonlarında Demokratlar, bu desteklerin uzatılmasını sağlamak amacıyla federal hükümetin yeniden açılmasına ilişkin oylamayı destekleme karşılığında uzatma talep etti. Ancak hükümet 45 gün süren rekor kapanmanın ardından yeniden açılırken prim destekleri uzatılamadı.
Cumhuriyetçiler daha sonra desteklerin uzatılmasına ilişkin bir tasarının oylanacağı sözünü verdi ancak söz konusu teklif kabul edilmedi ve destekler bu yılın başında sona erdi.
Demokratlar ise ülke genelindeki seçim kampanyalarında bu konuyu ara seçim mesajlarının merkezine yerleştirerek, artan sağlık maliyetlerini doğrudan prim desteklerinin kaldırılmasına bağlıyor.
Jon Ossoff yakın zamanda düzenlenen bir seçim mitinginde Cumhuriyetçi rakibi Mike Collins’i hedef alarak, “Donald Trump ve onun kuklası Mike Collins, bir milyondan fazla Georgialının sağlık sigortası primlerini iki katına çıkardı ve 300 bin Georgialıyı tamamen sigortasız bıraktı. Bu iki kişinin çalışan insanları önemsediğini bir daha asla duymak istemiyorum.” dedi.
Demokrat Parti Ulusal Komitesi Hızlı Müdahale Direktörü Kendall Witmer da yazılı açıklamasında, “Sağlık hizmetleri milyonlarca Amerikalı için ulaşılamaz durumda çünkü Donald Trump ve Cumhuriyetçiler milyarderlere daha büyük vergi indirimleri sağlamak için halkı yüzüstü bıraktı. Amerikalılar için sağlık hizmetleri hiç bu kadar pahalı olmamıştı ve bunun sorumlusu doğrudan Trump ile Cumhuriyetçilerdir.” ifadelerini kullandı.
Prim desteklerinin sona ermesi kayıtları da etkiledi
Uzmanlar, artırılmış prim desteklerinin sona ermesinin yalnızca primleri yükseltmediğini, aynı zamanda sigortalıların poliçelerini karşılayabilmesini de zorlaştırdığını belirtiyor. Bunun sonucunda bazı kişilerin sigortalarını iptal ettiği ve piyasanın küçüldüğü ifade ediliyor.
Şubat ayı itibarıyla ACA kapsamındaki kayıtlı kişi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 3 milyon azaldı.
Stacey Pogue, prim artışlarının tek nedeninin bu olmadığını ancak sigortayı karşılayamayan ve sistemden ayrılan kişilerin çoğunlukla sağlıklı bireyler olmasının uzun vadeli etkiler yaratacağını söyledi.
Sigorta şirketleri, genç ve sağlıklı kişilerin yüksek primler nedeniyle sistemden ayrılmasını bekliyor. Böylece sistemde kalan sigortalı kitlenin daha yaşlı ve daha yüksek sağlık harcaması yapan kişilerden oluşacağı, bunun da ortalama maliyetleri yükselteceği öngörülüyor.
Uzmanlara göre bu daha riskli sigortalı profili, 2026 primlerine yaklaşık 4 puan ek artış getirdi ve 2027’de de benzer bir etki yaratması bekleniyor.
Matthew McGough, sigorta şirketlerinin gelecek yılın primlerini hesaplarken federal politika kaynaklı önemli bir belirsizlikle karşı karşıya olduğunu belirterek, bu belirsizliğin maliyetinin sonunda tüketicilere yansıdığını söyledi.
Obamacare kapsamındaki sigortalıların büyük bölümü aylık primlerini düşüren desteklerden yararlanmaya devam etse de, bu destekleri alamayan orta gelirli kesimin maliyetlerinde ciddi artış yaşanıyor.
Demokratlara yakın Protect Our Care grubunun Başkanı Leslie Dach ise Cumhuriyetçilerin milyonlarca kişiyi uygun fiyatlı sağlık sigortasından mahrum bırakarak bunun karşılığında milyarderler ve büyük şirketler için vergi indirimlerini finanse etmeyi tercih ettiğini savundu. Dach, yeni prim artışlarının en kötü tablonun henüz yaşanmadığını gösterdiğini söyledi.
Cumhuriyetçiler ise artırılmış prim desteklerinin sona ermesini, vergi mükelleflerinin finanse ettiği bir sigorta şirketi desteğinin kaldırılması olarak savunuyor.
Parti ayrıca tüketicilerin büyük bölümünün hâlâ çeşitli sübvansiyonlardan yararlanabildiğini vurguluyor. Cumhuriyetçiler, kayıtlı kişi sayısındaki düşüşün büyük ölçüde dolandırıcılıktan kaynaklandığını öne sürse de, yönetim bu ilişkinin boyutunu ortaya koyan kanıt yayımlamadı.
Uzmanlar buna rağmen piyasanın bir “ölüm sarmalına” girmesini veya 2017’de siyasi belirsizlik, yükselen primler ve sigorta şirketlerinin piyasadan çekilmesi nedeniyle gündeme gelen “sigorta çölleri” endişelerinin yeniden yaşanmasını beklemiyor.
Ceci Connolly, piyasanın “şu anda” istikrarlı olduğunu ancak istikrarsızlığa doğru ilerlediğini söyledi.
Connolly, bireysel sağlık sigortası piyasasının güçlü ve sürdürülebilir hale gelmesinin uzun yıllar aldığını, hem sigortalılar hem de piyasada faaliyet gösteren şirketler açısından elde edilen bu kazanımların artık risk altında bulunduğunu ifade etti.
Amerika
Tesla ve SpaceX için 3,6 trilyon dolarlık birleşme planı

Tesla ve SpaceX yönetim kurulları, iki şirketi yaklaşık 3,6 trilyon dolarlık piyasa değeri altında bir araya getirebilecek birleşme planını incelemek üzere bağımsız komiteler kurdu. Yapay zeka yatırımları ve roket harcamaları nedeniyle birleşen yapının yıllık serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolara inmesi bekleniyor.
Elektrikli araç üreticisi Tesla ile uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in olası birleşimi, piyasa değeri yaklaşık 3,6 trilyon dolara ulaşan yeni bir yapı ortaya çıkarabilir.
Financial Times, yatırımcılar, hukukçular ve analistlerin değerlendirmelerine dayandırdığı incelemesinde, her iki şirketin yönetim kurullarının bağımsız komiteler kurarak birleşme ihtimalini araştırmaya başladığını duyurdu.
Elon Musk, 20 Ekim’de yaptığı açıklamada birleşmeyi “iyi bir fikir” olarak nitelendirdi ancak koşulların henüz netleşmediğini ve anlaşmanın garanti olmadığını belirtti. Girişimci, çıkar çatışması sebebiyle görüşmelere doğrudan katılamayacağını bildirdi.
Hissedarlar açısından birleşmenin en belirgin avantajı, Musk’ın zaman ve kaynak paylaşımına dair soru işaretlerini giderebilmesi. İsmi açıklanmayan bir Tesla yatırımcısı, “Şu an vaktinin bir kısmını Tesla’da, bir kısmını da SpaceX’te geçiriyor ve hissedarlar gücünün veya parasının büyük bölümünün nereye gittiğini anlayamıyor” dedi.
Otomobil üreticisine yakın bir kaynak, iki şirketin Roadster spor modelinden malzeme, yakıt ve üretim teknolojilerine kadar uzanan mevcut işbirliğini hatırlattı. Aynı kaynak, birleşmenin işlem gücü ile yapay zekanın fiziksel cihazlardaki kullanımını entegre eden dikey bir yapı kuracağını kaydetti.
Tesla ile SpaceX arasındaki finansal ilişkiler şimdiden belirgin bir hacme ulaştı. SpaceX, Tesla’dan yaklaşık 1 milyar dolar değerinde Megapack batarya sistemleri ve Cybertruck araçları satın aldı.
Tesla, yapay zeka girişimi xAI’a yaptığı 2 milyar dolarlık yatırımın Şubat 2026’da SpaceX ile birleşmesi sonucunda uzay şirketinin doğrudan hissedarı haline geldi. Musk, xAI hamlesini yapay zeka, roket teknolojisi ve uydu iletişimini bir araya getirerek uzayda veri merkezleri kurma hedefiyle gerekçelendirmişti.
Visible Alpha tarafından derlenen analist tahminleri, Tesla ve SpaceX’in toplam gelirinin 2026 yılında 153 milyar dolara çıkacağını gösteriyor. Buna karşılık yapay zeka altyapısı, çip üretimi ve roket harcamaları sebebiyle iki yapının toplam serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolar olması bekleniyor.
Financial Times, 3,6 trilyon dolarlık büyüklüğün kesinleşmiş anlaşma bedelini değil, şirketlerin mevcut piyasa değerini yansıttığını bildirdi. Olası birleşme aynı zamanda Musk’ın Tesla üzerindeki kontrolünü güçlendirebilir.
Girişimci, imtiyazlı hisseler sayesinde SpaceX’te yaklaşık yüzde 84 oy gücünü elinde tutarken bu oran Tesla’da yüzde 20 civarında kalıyor. Anlaşmanın kabul edilmesi için Tesla tarafında yalnızca oylamaya katılanların değil, tüm hisselerin çoğunluğunun desteği aranacak.
Hukuk uzmanları, birleşme müzakerelerinin bir tarafın diğerinin aleyhine avantaj sağlamadığına piyasayı ikna edecek biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Colorado Üniversitesi kurumsal hukuk profesörü Ann Lipton, her iki şirketin merkezini taşıdığı Teksas yasalarının yönetim kararlarına itirazı zorlaştırdığına işaret etti.
Lipton, çıkar çatışması iddiasının tek başına yetersiz kalacağını, hissedarların dolandırıcılık veya kasıtlı yasa ihlali gibi fiilleri ispat etmek zorunda olduğunu söyledi. Sürecin bir diğer zorlu ayağını ise küresel onaylar oluşturuyor.
Hukukçulara göre anlaşmanın AB, Birleşik Krallık ve Çin’deki düzenleyici kurumlardan onay alması gerekecek. Geçen yıl Tesla’ya 21 milyar dolarla toplam cirosunun yaklaşık yüzde 22’sini kazandıran Çin, şirketin en büyük otomobil fabrikasına Şanghay’da ev sahipliği yapıyor.
SpaceX’in ABD savunma ihalelerini üstlenmesi ve askeri Starshield uydularını üretmesi, Pekin hattında güvenlik çekincelerini artırıyor. JPMorgan analistleri, ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle Çin onayının ciddi engellerle karşılaşabileceğini bildirdi.
Banka analistleri, Tesla’nın Çin operasyonlarını tamamen ayırmasını veya kontrolü yerel bir konsorsiyuma devrederek marka ile otonom sürüş lisans gelirleriyle yetinmesini olası seçenekler arasında gösterdi.
The Wall Street Journal temmuz ayında Tesla’nın Çin birimini satmayı değerlendirdiğini yazmış, ancak Musk bu iddiayı “kesinlikle sahte haber” diyerek yalanlamıştı.
Tesla’ya yakın bir kaynak, birleşmenin Donald Trump’ın 2029’da bitecek başkanlık görev süresinden önce tamamlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Kaynak, “Bu anlaşma gerçekleşecek, ama herkesin düşündüğü kadar hızlı değil” dedi.
SpaceX’in halka arzının ardından haziran ayında tarihin ilk trilyoneri unvanını alan Musk, hisselerdeki dalgalanmalar nedeniyle bu eşiğin altına indi. Forbes verilerine göre 13 Ekim’de SpaceX hisselerinin değer kaybetmesiyle serveti 982,9 milyar dolara gerileyen girişimcinin güncel varlığı 925 milyar dolar seviyesinde.
Amerika
ABD’de yolsuzluğu ihbar edene ödül verilecek

ABD Başkanı Donald Trump, kamudaki dolandırıcılıkları ihbar edenlere nakit ödeme sağlayacak 25 milyon dolarlık teşvik programını tanıttı. Mahkûmiyetle sonuçlanan bildirimlere yüzde 1 komisyon vadeden düzenlemede ilk ödeme 10 bin dolarla muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye yapıldı.
ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, federal hükümeti dolandıranları ihbar edenlere nakit para ödenmesini öngören 25 milyon dolarlık bir ihbarcı programı açıkladı.
Oval Ofis’te duyurulan Dolandırıcılık İhbar Teşvik Programı kapsamında, mahkûmiyetle sonuçlanan başarılı bildirimlerde bulunanlara yüzde 1 oranında komisyon verilmesi planlanıyor.
Ödüllerin kimlere dağıtılacağı konusundaki tek yetkilinin kendisi olacağını belirten Trump, süreçte son sözü söyleyeceğini dile getirdi.
Trump, Oval Ofis’teki konuşmasında, “Biri birini ihbar ederse yüzde 1 komisyon alacak. Bu harika olacak çünkü bu ülkeden çalınan para trilyonları buluyor” ifadelerini kullandı.
İhbarların “America.gov/fraud” internet sitesi üzerinden toplanacağını aktaran Trump, süreci hızlandırmak adına aynı ödül için birden fazla talep gelmesi durumunda bağlayıcı hakem rolünü bizzat üstleneceğini bildirdi.
Trump, ödemelere ilişkin takdir yetkisini, “Başka bir deyişle o kişinin bunu hak edip etmediğine ben karar vereceğim ve oldukça cömert davranacağım” sözleriyle savundu.
İnternet sitesindeki yönergede, yapılan bildirimin cezai kovuşturmaya yol açması şartıyla ödülün en fazla 30 bin dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.
Öte yandan Trump, Oval Ofis’te yaptığı konuşmada bir kişinin alabileceği tutarda herhangi bir tavan sınır olmadığını iddia etti.
İhbarcıların çok yüksek gelirler elde edebileceğini öne süren Trump, “İnsanlar başkalarını ihbar ederek milyonlarca dolar kazanacak” dedi.
Trump ayrıca ödemelerin ceza davası açılmasına bağlı kalmayacağını, çalınan paranın geri alınması durumunda yapılacağını savundu.
Program kapsamında verilen ilk ödül, Oval Ofis’te Trump ve Vance’in yanında yer alan muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye gitti. Fox News, Shirley’ye bu kapsamda 10 bin dolar ödendiğini aktardı.
Shirley, Minnesota’daki çocuk bakım programlarında yürütülen usulsüzlük iddialarını araştırdığı bir video yayımlamasının ardından geçen yıl sağ çevrelerde tanınmıştı.
Yeni program, Başkan Yardımcısı Vance’in başkanlığını yürüttüğü dolandırıcılıkla mücadele görev gücünün çalışmalarına dayanıyor.
Vance, “Başkan bu durumun durması gerektiğini söyledi. Artık duruyor ve bunu durdurmamıza yardım etmek isterseniz, ABD Başkanı’nın yaptıkları sayesinde siz de bu ödülleri paylaşabilirsiniz” diye konuştu.
Trump, federal hükümet programlarındaki suistimalleri incelemek ve azaltmak amacıyla mart ayında Dolandırıcılığı Ortadan Kaldırma Görev Gücü’nü kurmuş, yapının başına da Vance’i getirmişti.
Amerika
Anthropic halka arz öncesinde 80,7 milyar dolar zarar açıkladı

Yapay zeka devi Anthropic, 2026’nın ilk yarısında 80,7 milyar dolar net zarar açıklarken gelirini 16,3 milyar dolara taşıdı. Şirket, halka arz izahnamesinde modellerin şantaj benzeri davranışlar sergileyebileceği ve felaket boyutundaki risklerin sigortalanamayacağı uyarısını yaptı.
Yapay zeka modeli Claude’un geliştiricisi Anthropic, 30 Haziran’da sona eren 2026’nın ilk altı ayında 80,7 milyar dolar net zarar açıkladı.
The Wall Street Journal gazetesinin şirketin halka arz izahname taslağına dayandırdığı habere göre kaydedilen bu zarar, 2025 yılının tamamında gerçekleşen 42 milyar dolarlık kaybı neredeyse ikiye katladı.
Söz konusu devasa tutarın 72 milyar dolarlık büyük bölümü muhasebe kaynaklı defter değeri düşüşlerinden kaynaklandı.
Buna karşın şirketin gelirlerinde sert bir yükseliş görüldü; yılın ilk yarısındaki ciro, önceki yılın aynı dönemindeki 1,1 milyar dolardan 16,3 milyar dolara ulaştı.
Anthropic bu dönemde işlem gücü ve altyapı ihtiyaçları için yaklaşık 9 milyar dolar harcayarak, 2025’in tamamında yapılan 7,3 milyar dolarlık harcamayı altı ayda geride bıraktı.
Şirketin önümüzdeki 7 ila 10 yıl içinde bulut hizmetleri sözleşmeleri kapsamında yaklaşık 450 milyar dolar ödeme taahhüdü bulunuyor.
Bu yükümlülükler çerçevesinde Google Cloud ile 111 milyar dolar, Amazon Web Services ile 110 milyar dolar ve Microsoft ile 31 milyar dolarlık sözleşmeler planlanıyor.
Anthropic ayrıca yapay zeka odaklı daha küçük bulut sağlayıcıları Nscale ve Lambda üzerinden Nvidia çipleri kiralamak için sırasıyla 2033 ve 2034 yıllarına kadar 86 milyar dolara varan harcama yapacak.
Şirket gelecek yıllarda bilgi işlem kapasitesini artırmak amacıyla 750 milyar dolar daha harcayabilir.
Halka arz izahname taslağının yaklaşık üçte birlik kısmı ise doğrudan risk faktörlerine ayrıldı.
Belgede modellerin gerçek dünyada somut zararlara yol açma olasılığına dikkat çekilirken, yapay zekanın “kendini koruma” eğilimi sergileyebileceği ve “şantajı” andıran yanıtlar üretebileceği kaydedildi.
Anthropic, yapay zeka kaynaklı “felaket boyutundaki bir olayın” yaratacağı hasarın büyüklüğü nedeniyle bu tür riskleri sigortalamanın imkansız hale gelebileceği uyarısında bulundu.
Piyasa beklentilerine göre Anthropic’in halka arzı tarihin en büyük işlemlerinden biri olabilir ve SpaceX’in rekorunu geride bırakabilir.
Borsaya açılmanın ardından şirketin piyasa değerinin 2 trilyon dolara kadar ulaşabileceği öngörülüyor.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Görüş2 hafta önceOrtadoğu’da Koridor İttifakları Devri
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Asya2 hafta önceEndonezya’nın yeni iş yasası işçileri memnun etti, iş dünyasını endişelendirdi
Diplomasi2 hafta önceİtalyan gazeteci ve yazar Thomas Fazi: Avrupa, II. Dünya Savaşı’ndan beri ABD işgali altında
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek











