Amerika
ABD’de sağlık harcamaları artarken Demokratlardan yeni reform önerileri

Ara seçimler yaklaşırken artan sağlık maliyetleri ve seçmenin erişilebilirlik konusundaki tepkisi, Demokrat Parti içinde yeni bir sağlık reformu arayışını hızlandırdı. Geliştirilmiş Affordable Care Act vergi indirimlerinin sona ermesinin ardından artan primler ve düşen katılım oranları, parti içinde farklı reform önerilerini gündeme getirdi.
Ara seçimler yaklaşırken, ABD’de sağlık maliyetlerinin karşılanamaz seviyelere ulaşması ve kamuoyunda erişilebilirlik konusundaki memnuniyetsizliğin sürmesi nedeniyle Demokrat Parti içinde “yeni bir ObamaCare” bulmaya yönelik eğilim güçleniyor.
Sağlık konusu, bu yılki ara seçimler öncesinde seçmenlerin en çok önem verdiği meseleler arasında yer almaya devam ediyor.
Emerson College tarafından haziran ayında yapılan anket, sağlık konusunun ekonomi, demokrasiye yönelik tehditler ve göçün ardından seçmenler için ilk beş gündem maddesi arasında yer aldığını ortaya koydu.
Kongre’deki Demokratlar için, geliştirilmiş Affordable Care Act (ACA) vergi indirimlerinin süresinin dolması önemli bir dönüm noktası oldu. Demokrat milletvekilleri, bu sübvansiyonların uzatılmasına yönelik bir oylama yapılabilmesi için tarihin en uzun hükümet kapanma sürecini göze almıştı.
Vergi indirimlerinin sona ermesinin ardından bu yıl primler yüzde 20’den fazla artış gösterirken, daha önce üst üste dört yıl boyunca rekor büyüme kaydeden ACA kapsamındaki sigorta kayıtlarında düşüş yaşandı.
Temsilciler Meclisi yılın başında sübvansiyonların üç yıl daha uzatılmasını öngören bir tasarıyı kabul etse de Senato’daki girişimlerden sonuç alınamadı. Bu durum, Demokrat koalisyonun farklı kanatlarının kendi halef önerilerini sunması için bir alan yarattı.
Farklı reform önerileri gündemde
Mart ayında Center for Health and Democracy (CHD), Demokratları arkasında birleştirmeyi hedeflediği “Medicare by Choice” (Tercihe Bağlı Medicare) adlı 2028 sağlık platformu önerisini açıkladı.
Eski Demokrat danışmanlar ile Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezleri çalışanları tarafından hazırlanan bu teklif, yaş sınırı olmaksızın tüm Amerikalılara Medicare’e kaydolma seçeneği sunuyor ve işverenlerin de çalışanlarına iş yeri hakkı olarak bu seçeneği sunmasına imkan tanıyor.
Searchlight Institute ise geçen ay, temel sağlık hizmetlerinin tüm Amerikalılar için ücretsiz olmasını ve kâr amacı gütmeyen bir kamu seçeneği oluşturulmasını içeren kendi önerisini yayımladı.
Eski Başkan Barack Obama’nın ACA’yı daha uygun fiyatlı sağlık hizmetleri için bir “başlangıç evi” olarak nitelendirdiğini hatırlatan enstitü, önerisinde “şimdi sağlık hizmetlerini tüm Amerikalılar için daha iyi hale getirerek bu başlangıç evini büyütme zamanıdır” ifadesine yer verdi.
Demokrat gruplar ACA’nın ötesinde yeni bir dönem için baskı yaparken, sol eğilimli kuruluşlar tabanın bu fikirlere açık olduğunu belirtiyor.
Center for American Progress (CAP) Sağlık Politikası Direktörü Natasha Murphy, The Hill’e yaptığı açıklamada, “Benim ve CAP’in deneyimlerine göre Demokratlar, Amerikalıların karşılaştığı son sağlık sorunlarına yönelik yeni ve taze fikirlere kesinlikle açıklar” dedi.
Murphy, siyasi yelpazenin farklı noktalarındaki Demokratların sadece prim uygunluğunu değil, aynı zamanda cepten yapılan harcamaları da düşürmeyi hedefleyen fikirler konusunda istekli olduğunu kaydetti.
“Medicare for All” desteği yayılıyor
On yıl önce, Vermont Senatörü Bernie Sanders, tek ödemeli ulusal bir sağlık sistemi olan “Medicare for All” (Herkes İçin Medicare) sistemini Demokrat grupta tek başına savunan az sayıdaki sesten biriydi.
Başkan Yardımcısı Kamala Harris de bir dönem bu fikri desteklemiş, ancak 2024 başkanlık kampanyası sürecinde bu desteğini geri çekmişti.
Şu anda görevde olmayan çok sayıda Demokrat aday, bu seçim döneminde platformlarında büyük sağlık reformlarına yer veriyor.
Maine eyaletinde zorlu bir seçim sürecinden geçen Senato adayı Graham Platner, Illinois Vali Yardımcısı Juliana Stratton ve Michigan’dan Abdul El-Sayed, “Medicare for All” sistemini desteklediklerini açıkladı.
Stratton daha önce yaptığı bir açıklamada, “Herkes İçin Medicare tasarısını yasalaştırmamız gerektiğine inanıyorum. Doktora ihtiyacı olan herkesin erişim sağlayabilmesi gerektiğine inanıyorum. Örneğin, kırsal topluluklarımızda potansiyel olarak dokuz temel destek hastanesinin, yani kritik erişim hastanelerinin kapanabileceğini görüyoruz” ifadelerini kullanmıştı.
Pennsylvania 7. Kongre Bölgesi’nden Temsilciler Meclisi adayı Bob Brooks ve New Jersey 12. Kongre Bölgesi adayı, tıp doktoru Adam Hamawy de bu sistemi destekleyen isimler arasında yer alıyor.
Hamawy, bu konunun kendisi için “kişisel bir mesele” olduğunu belirtti.
Kamuoyu araştırmacıları da sağlık konusunun bu seçimde Demokrat Parti için belirleyici bir başlık olduğunu kaydediyor.
Demokrat araştırma şirketi Global Strategy Group’un ortağı ve Obama yönetimi döneminde sağlık alanında görev yapmış eski bir çalışan olan Marissa Padilla, “Seçmenler, sağlık sorunlarının çözümü konusunda Demokratlara Cumhuriyetçilerden daha fazla güveniyor. Ancak seçmen tabanında, özellikle de bağımsızlar arasında her iki partiye de güvenmeyen önemli bir kesim var. Adaylar için bu kararsız seçmenlere hitap etme fırsatı bulunuyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bazı politika stratejistleri ise sağlık reformlarını desteklemekle birlikte, Demokratların Temsilciler Meclisi ve Senato’da kontrolü yeniden ele geçirmeye çalışırken erişilmesi güç hedefler koymaktan kaçınması gerektiğini savunuyor.
Merkez sol eğilimli düşünce kuruluşu Third Way’in sağlık ve maliye politikalarından sorumlu kıdemli uzmanı David Kendall, “Bence halkın aradığı şey seçenekler değil, garantilerdir. İnsanlar ulaşılabilir, anlaşılır ve maliyetler konusunda kendilerine acil rahatlama sağlayacak çözümler istiyor” dedi.
Third Way, bu yılın başında “Sağlık Hizmetleri Haklar Bildirgesi” adını verdiği bir sağlık muhtırası yayımlamıştı.
Öneride herkes için maliyetlerin sınırlandırılması, tıbbi borçların sonlandırılması, standart dışı sigortaların yasaklanması ve beklenmedik tıbbi faturaların engellenmesi gibi 10 temel ilke yer alıyordu.
Third Way de Searchlight gibi ACA’yı nihai bir standart değil, bir başlangıç noktası olarak tanımladı.
Kuruluşun muhtırasında şu ifadelere yer verildi:
“Affordable Care Act kalıcıdır. Bu imza niteliğindeki yasa, üzerine inşa edilecek güçlü bir temel sunuyor. Bu durum, Demokratlara halkın görmek istediği yönde birleşmeleri için olağanüstü bir fırsat sağlıyor ve bu öneri, tek ödemeli sistem gibi yüksek maliyetlerle dolu değil.”
Kendall, “Demokratların yapması gereken şeylerden biri, işçi sınıfı seçmenlerinin Cumhuriyetçi Parti tarafından nasıl göz ardı edildiğini konuşmaktır. Cumhuriyetçiler ilk kez ekonomik konularda zemin kaybediyor ve bu avantajı kullanmanız gerekiyor” diye konuştu.
Amerika
Yapay zeka sadece en zengin yüzde 1’lik kesime yaradı

ABD’de yapay zeka yatırımlarının tetiklediği piyasa rallisi hanehalkı servetini 26 trilyon dolar artırırken bu gelirden yalnızca en zengin yüzde 1’lik kesim faydalandı. Nüfusun en yoksul yarısı toplam servet büyümesinden 500 milyar dolardan daha az pay alabildi.
ABD, yapay zekanın gelişimiyle bağlantılı geniş çaplı bir teknoloji devrimi yaşıyor.
Reuters’ın haberine göre bu alana yapılan yatırımlar, geçmişteki telekomünikasyon atılımının yanı sıra demir yolu ve kara yolu inşasına ayrılan harcamaları geride bırakabilir.
Yapay zeka alanındaki ilerleme borsada hızlı yükseliş sağlarken hanehalkı servetini de artırdı.
Ancak bu süreçten asıl kazancı en varlıklı kesim sağladı; Amerikalıların çoğunluğu ise yüksek hayat pahalılığıyla karşılaşmaya devam ediyor.
ABD Merkez Bankası (Fed) verilerine göre, Joe Biden’ın başkanlık döneminin sonundan 2026 ortasına kadar Amerikan hanehalklarının toplam serveti yüzde 16,5, yani yaklaşık 26 trilyon dolar yükseldi.
Buna rağmen ülke genelindeki toplam servet payını sadece en zengin yüzde 1’lik kesim artırabildi; nüfusun geri kalan yüzde 99’luk diliminin payı ise daraldı.
Amerikan hanelerinin en az gelirli yarısı, bu 26 trilyon dolarlık artıştan 500 milyar dolardan daha az pay alabildi. En alt gruptaki artış oranı yaklaşık yüzde 10 düzeyinde kaldı.
Tüketiciler harcamalarını kısıyor
Diğer yandan Reuters ajansı, tüketici harcamalarının nominal olarak artmayı sürdürdüğünü ancak bu artışın önemli bölümünü enflasyonun erittiğini vurguluyor.
Fiyat artışları hesaba katıldığında Amerikalıların harcama temposu koronavirüs pandemisi öncesindeki düzeyde seyrediyor.
Ağustos ayında The Washington Post’un yayımladığı haberde, Amerikalıların daha sık indirim aradığı, ucuz gıdaya yöneldiği, restoranlara daha seyrek gittiği ve pahalı hizmetleri kullanmaktan vazgeçtiği aktarılmıştı.
Moody’s Analytics Başekonomisti Mark Zandi, borsa kazanımlarından faydalanan varlıklı Amerikalıların tüketim harcamaları verilerini büyük ölçüde yukarıda tuttuğunu kaydetti.
Fiyatlar üzerindeki ek baskıyı gümrük tarifeleri, İran ile yaşanan gerilim kaynaklı enerji maliyetleri ve yapay zeka sektöründeki yatırım yoğunluğu oluşturuyor.
Özellikle benzin ve sığır eti fiyatları belirgin biçimde arttı. Konut piyasasındaki erişilebilirlik sorunu da sürüyor.
Konut kredisi faizleri son bir yılda bir yüzde puanından fazla yükselerek ailelerin gayrimenkul edinmesini daha da zorlaştırdı.
Fed politika faizini artırdı
Süren enflasyon ortamında Fed, Temmuz 2023’ten bu yana ilk kez 16 Eylül’de politika faizini 25 baz puan artırarak yıllık yüzde 3,75 ila yüzde 4 aralığına çekti.
Fed Başkanı Kevin Warsh, bu adımı enflasyonu yüzde 2 hedefine geri döndürme zorunluluğuyla açıkladı.
Merkez Bankası ayrıca 2026 sonu enflasyon beklentisini yüzde 3,6’dan yüzde 3,7’ye revize etti.
ABD Başkanı Donald Trump, 2024 seçim kampanyasında enflasyonu dizginleme ve fiyatları düşürme taahhüdünde bulunmuştu. Ancak ikinci başkanlık döneminde hayat pahalılığı tırmanmaya devam etti.
Bu tablo da kasım ayındaki Kongre ara seçimleri öncesinde seçmenlerin ekonomi yönetiminden duyduğu hoşnutsuzluğu açıklamaya yetiyor.
İktisatçı Milanovic: Küresel neoliberalizm bitti, yeni bir evreye geçtik
Amerika
ABD Enerji Bakanlığı’ndan Orta Atlantik bölgesinde acil şebeke kararı

ABD Enerji Bakanlığı, Orta Atlantik bölgesinde artan talep ve planlı hat bakımları nedeniyle oluşabilecek elektrik kesintisi riskine karşı acil durum kararı yayımladı. Bölgesel şebeke işletmecisi PJM’e yedek üretim kapasitelerini devreye alma izni verilirken ülke genelinde 35 gigavatı aşkın kullanılmayan yedek kaynak bulunuyor.
ABD Enerji Bakanlığı, ülkenin Orta Atlantik bölgesindeki elektrik şebekesinde baş göstermesi beklenen aşırı yüklenme ve elektrik kesintisi riskine karşı acil durum kararı aldı.
Bakanlığın internet sitesinde yayımlanan talimata göre önlemler 13 Ekim 2026 ile 16 Ekim 2026 tarihleri arasında yürürlükte kalacak.
Karar, sonbahar bakım mevsimi nedeniyle üretim tesislerinde uygulanan planlı duruşlar, iletim hatlarındaki planlı kesintiler ve beklenen yüksek talep koşulları altında alındı.
Enerji Bakanlığı, bölgesel şebeke işletmecisi PJM Interconnection şirketinin 11 Ekim 2026 tarihinde ilettiği başvuru üzerine harekete geçti.
Bölgesel işletmeciye yedek kapasiteyi devreye alma yetkisi verildi
Bakanlık kararı kapsamında PJM Interconnection şirketine, şebeke güvenliğini korumak amacıyla belirlenen üretim ünitelerini devreye sokma ve çalıştırma yetkisi tanındı.
Şirket, nihai çare olarak Enerji Acil Durum Uyarısı (EEA) 3 ilan edilmeden önce veya uyarı yürürlükteyken yedek üretim kaynaklarını da kullanabilecek.
Şirkete ayrıca talimatı uygulamak üzere iletim hattı sahipleri ve elektrik dağıtım şirketlerine çağrı yapma hakkı verildi.
ABD Enerji Bakanı Chris Wright, kararın bölgede yaşayan milyonlarca aile ve işletmenin elektriğe kesintisiz ulaşmasını amaçladığını belirtti.
Wright, “Bu karar, ihtiyaç duyulduğunda yedek kaynaklar da dahil olmak üzere ek elektrik üretimini erişilebilir kılarak Orta Atlantik genelindeki milyonlarca Amerikalı aile ve işletmenin uygun fiyatlı, güvenilir ve emniyetli elektriğe erişmesini sağlayacak” dedi.
Bakan Wright önceki yönetimin enerji politikalarını eleştirdi
Bakan Wright, önceki yönetimin enerji kapasitesini azaltmaya yönelik politikalarının şebekeyi elektrik kesintilerine karşı daha savunmasız hale getirdiğini savundu.
Sistemin “güneşin parlamadığı ya da rüzgarın esmediği dönemlerde” daha kırılgan olduğunu kaydeden Wright, mevcut yönetimin elektrik kesintilerini engellemek adına eldeki bütün imkanları kullanacağını ifade etti.
Enerji Bakanlığı verilerine göre ABD genelinde 35 gigavatın üzerinde kullanılmayan yedek üretim kapasitesi yer alıyor.
Bakanlık benzer bir acil durum kararını daha önce 17-18 Eylül tarihlerinde, sıcak hava dalgası ve iletim hatlarındaki planlı kesintiler nedeniyle devreye sokmuştu.
Enerji Bakanlığı ayrıca ağustos ayında PJM şirketine Maryland eyaletinin Anne Arundel bölgesindeki Wagner elektrik santralinin 4 numaralı ünitesini elektrik talebini karşılamak üzere çalıştırma izni verdi.
Wagner santraline ilişkin acil önlem kararı 20 Ağustos ile 17 Kasım tarihleri arasını kapsıyor.
Amerika
Elon Musk, ABD seçimleri için kesenin ağzını açtı

Milyarder Elon Musk, ABD’de yapılacak ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti bağlantılı komitelere son üç ayda 276 milyon dolar bağışladı. Son aktarımla siyasi harcamaları 366 milyon dolara ulaşan teknoloji milyarderi, daha önce siyasete ayırdığı bütçeyi kısacağını açıklamıştı.
Dünyanın en zengin ismi Elon Musk, ABD’de yaklaşan ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi partilileri destekleyen siyasi eylem komitelerine ve muhafazakar kuruluşlara son üç ayda 276 milyon dolar bağışladı.
Tesla ve SpaceX’in üst yöneticisi olan Musk’ın ara seçim sürecindeki toplam bağış tutarı, son aktarımla 366 milyon dolara ulaştı.
İlk olarak The New York Times gazetesinin duyurduğu meblağlar, Musk’ın kurduğu America PAC sözcüsü tarafından The Hill’e doğrulandı. Yapılan bu son harcamalar, Musk’ı 2026 ara seçimlerinin bilinen en büyük bağışçısı konumuna getirdi.
Musk’ın temmuz ile eylül ayları arasındaki mali desteklerinin büyük bölümü Kongre yarışlarına yöneldi.
ABD’li milyarder, Cumhuriyetçi Senato adaylarını destekleyen “Senate Leadership Fund” adlı süper PAC’e 158 milyon dolar, Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçilere kaynak sağlayan “Congressional Leadership Fund” komitesine ise 20 milyon dolar aktardı.
Milyonlarca dolarlık kaynak farklı komitelere paylaştırıldı
Kendisinin 2024 seçim sürecinde kurduğu America PAC’e söz konusu dönemde 76 milyon doları aşkın kaynak sağlayan Musk, eyalet düzeyindeki yarışları da finanse etti.
Teksas’tan Senato adayı olan Cumhuriyetçi Ken Paxton’ı destekleyen Lone Star Liberty PAC komitesine 10 milyon dolar aktaran iş insanı, Cumhuriyetçi Valiler Birliğine 10 milyon dolar, Cumhuriyetçi Başsavcılar Birliğine ise 2 milyon dolar verdi.
America PAC Sözcüsü Andrew Romeo, The New York Times’a yaptığı ve The Hill’in teyit ettiği açıklamada, Demokratların başkent Washington’da kontrolü ele geçirmesi ve kritik eyalet yarışlarını kazanması durumunda ülkenin sınırları korunamayan bir yapıya dönüşme riskiyle karşılaşacağını öne sürdü.
Romeo, söz konusu yatırımların Cumhuriyetçi mekanizmanın mesajlarını seçmene iletmesini sağladığını belirtti.
Geri adım söylemine rağmen sahadaki harcamalar sürüyor
Siyasete uzun yıllar mesafeli kalan Musk, 2024 seçimlerinde Donald Trump için yüz milyonlarca dolar harcayarak bu alana girdi.
Seçim kampanyalarında Trump’a eşlik eden Musk, daha sonra federal hükümetteki istihdam ve bütçe kısıntılarıyla tartışma yaratan Hükümet Verimliliği Departmanının (DOGE) başına geçti.
Mayıs 2025’in sonlarında Beyaz Saray’daki görevinden ayrılan Musk, Trump ile kamuoyuna yansıyan bir gerginlik yaşamasının ardından siyasette aylarca sessiz kaldı.
Geçen mayıs ayında siyasi harcamalarını ciddi oranda kısacağını duyuran Musk, temmuzda The Economist’e verdiği mülakatta siyasete gereğinden fazla dahil olduğunu ve ölçüyü kaçırdığını ifade etti.
Bu açıklamalara rağmen Musk, temmuz ayında America PAC’e 2026 ara seçimlerinde muhafazakar seçmenlerin sandığa gitmesini hedefleyen yeni bir saha çalışması için 100 milyon ile 120 milyon dolar arasında harcama yetkisi vererek siyasi faaliyetlerini sürdürdü.
Kamuoyundaki tartışmanın ardından Trump ile ilişkilerini yeniden düzelten Musk, mayıs ayında ABD Başkanı’nın Çin’e gerçekleştirdiği resmi ziyarete katıldı ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in geçen ay Washington’a yaptığı ziyarette de yer aldı.
Görüş2 hafta önceEast-West Forum: Dünyanın artık kaçınamayacağı bir diyalog
Asya2 hafta önceÇin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor
Dünya Basını5 gün önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Dünya Basını2 hafta önceÇin büyük güç kavramının anlamını nasıl dönüştürmek istiyor?
Dünya Basını2 hafta önceYarım trilyon dolarlık balon: Süper zeka söylemi gerçek zararları gizliyor
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Richard Wolff: ABD’de oligarklar devleti rehin alarak piyasayı yönetiyor
Görüş7 gün önceOrtadoğu’da Koridor İttifakları Devri
Asya2 hafta önceJapon iş dünyası heyeti Pekin’i ziyaret ederken Çin ‘tarihten ders çıkarma’ uyarısı yaptı










