Bizi Takip Edin

Amerika

Cumhuriyetçiler Trump’ın yeni bütçe uzlaştırma tasarısına sıcak bakmıyor

Yayınlanma

ABD’de Senato Cumhuriyetçileri, Başkan Donald Trump’ın Pentagon’a 350 milyar dolarlık ek kaynak sağlamak amacıyla bütçe uzlaştırma sürecinin üçüncü kez kullanılması yönündeki talebine karşı çıkıyor. Geçen hafta sınır güvenliği paketini geçirmek için yoğun bir oylama sürecini geride bırakan senatörler, yeni bir oylama maratonunun yaklaşan ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi adayları zor durumda bırakacağını belirtiyor.

ABD’de Senato bünyesindeki Cumhuriyetçiler, Başkan Donald Trump’ın Pentagon’a 350 milyar dolarlık ek kaynak aktarmak amacıyla Kongre’nin bütçe uzlaştırma sürecini üçüncü kez kullanması yönündeki talebine destek vermeyeceklerini ifade ediyor.

Göç operasyonlarını fonlayan 70 milyar dolarlık paketi geçirmek için geçen hafta 18 saatlik kesintisiz bir oylama sürecini geride bırakan Cumhuriyetçi senatörler, üçüncü bir uzlaştırma sürecinin hassas konumdaki Cumhuriyetçi çalışma arkadaşlarını siyasi açıdan zor bir durumda bırakacağını belirtiyor.

İran ile yaşanan savaşa yönelik güçlü toplumsal hoşnutsuzluk, artan federal borç ve bütçe açığı endişeleri nedeniyle, Senato Cumhuriyetçi grubunda bu tasarı için gerekli olan 50 oyun bulunup bulunamayacağı konusunda ciddi şüpheler taşınıyor.

Seçim bölgelerinde risk altında olan Cumhuriyetçi senatörlerin, sonbahardaki seçimlerde Demokratlar tarafından siyasi reklamlarda kullanılmak üzere tasarlanan zorlu değişiklik önergeleriyle yeniden karşı karşıya kalmaya sıcak bakmadığı aktarılıyor.

Cumhuriyetçilerin üçüncü bir uzlaştırma paketine yönelik isteksizliğini tartışmak üzere kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir Cumhuriyetçi senatör, “Yeni bir oylama maratonu istemiyoruz. Son oylama maratonu neredeyse belimizi büküyordu. Çok uzun sürdü, başladığımız yerde bitirdik ve bu durum üyelerimiz için sinir bozucu” dedi.

Senatör, son uzlaştırma paketi için sunulan değişiklik önergelerinden hiçbirinin kabul edilmediğini, bunun yerine yalnızca Beyaz Saray’daki 90 bin metrekarelik balo salonu ile Trump’ın 1,8 milyar dolarlık “mağdur fonu” konusunda Cumhuriyetçiler arasındaki bölünmeleri gün yüzüne çıkardığını kaydetti.

Teksas Senatörü Cumhuriyetçi John Cornyn, Savunma Bakanlığı için daha fazla harcama yapılmasını desteklediğini belirtmekle birlikte, mevcut ortamda bunu özellikle sadece Cumhuriyetçilerin oylarıyla başarmanın son derece zorlu bir iş olacağı uyarısında bulundu.

Seçim bölgelerinde durumu hassas olan Cumhuriyetçileri yeni bir bütçe uzlaştırma tartışmasına ve oylama maratonuna zorlamanın yeniden seçilme yarışlarını daha da zorlaştıracağını ifade eden Cornyn, Demokratların ara seçimlerde Senato çoğunluğunu ele geçirme şansının artmasına atıfta bulunarak, “Hedefte olmaması gereken pek çok yarış şu an hedefte” dedi.

Cornyn, savunmayı fonlamanın gerekliliğini anladığını ancak bütçe uzlaştırması üzerindeki yeni bir yıpratıcı mücadelenin seçimi kolaylaştırmayacağını ekledi.

Cornyn, Trump Kongre’ye üçüncü uzlaştırma paketini geçirme çağrısı yapmadan önce de bunun başarılı olma şansının bulunmadığına inandığını belirterek, “Hiçbir yolu olduğunu düşünmüyorum” ifadesini kullanmıştı.

Savunma bütçesinin uzlaştırma yöntemiyle 350 milyar dolar artırılmasının önündeki en büyük engellerden birini, Wisconsin Senatörü Ron Johnson gibi bütçe disiplini yanlısı muhafazakar Cumhuriyetçilerin, tasarının tüm maliyetinin diğer harcama kesintileriyle dengelenmesini istemesi oluşturuyor.

Alaska Senatörü Cumhuriyetçi Lisa Murkowski ise Demokrat muhalefeti aşmak için yeniden bütçe uzlaştırma yöntemine başvurulması çağrısının büyük engellerle karşı karşıya olduğunu belirterek, “Yeni bir uzlaştırma turunun çok ama çok zorlu geçeceğini düşünüyorum” dedi.

Murkowski, Senato’nun geçen hafta ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ile Sınır Devriyesi’ni 2029 yılına kadar fonlamak için kabul ettiği uzlaştırma paketine “hayır” oyu veren tek Cumhuriyetçi senatör olmuştu.

Murkowski ayrıca, Senato Tahsisatlar Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Susan Collins ile Senato Tahsisatlar Komisyonu Savunma Alt Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Mitch McConnell’ın bu hafta başında yapılan bir oturumda, üçüncü bir uzlaştırma paketinin geçme şansının çok düşük olduğunu ifade ettiklerini aktardı.

Collins, perşembe günü gazetecilere yaptığı açıklamada, uzlaştırmanın en iyi yöntem olmadığına ve üçüncü bir uzlaştırma tasarısının onaylanmasının çok zor olacağına ikna olmayı sürdürdüğünü söyledi.

McConnell ise salı günü Hava Kuvvetleri Müsteşarı Troy E. Meink ile yapılan oturumda görüşünü dile getirerek, “Başka bir uzlaştırma tasarısı olmayacağı sonucuna varmak güvenlidir” dedi.

Trump, Senato Cumhuriyetçilerinin Demokratların engelleme girişimini aşması için bütçe uzlaştırma sürecini kullanmasını istiyor. Ancak Cumhuriyetçi liderlerin tasarıyı geçirebilmek için Senato’da yalnızca üç, daha az sandalye farkı bulunan Temsilciler Meclisi’nde ise sadece iki fire verme lüksü bulunuyor.

Bütçe uzlaştırma süreci, Cumhuriyetçi liderlerin önemli bir tasarıyı basit çoğunlukla geçirmesine olanak tanısa da Demokratlara sınırsız sayıda değişiklik önergesi sunma fırsatı veriyor.

Bu durum, Collins’in yanı sıra Ohio Senatörü Jon Husted ve Alaska Senatörü Dan Sullivan gibi Demokratların siyasi hedefindeki isimleri zorlu oylamalarla karşı karşıya bırakıyor.

Senato Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi John Thune ise bu hafta yaptığı açıklamada, üçüncü bir bütçe uzlaştırma paketi olasılığını dışlamadı ancak Cumhuriyetçilerin etrafında birleşebileceği bir zemin bulması gerektiğini ve her iki meclisteki Cumhuriyetçi grupları bir araya getirmenin bir zorluk olacağını ifade etti.

Thune, sürecin ilerlemesinin tamamen oylara bağlı olduğunu belirterek, kararın her iki mecliste de yeterli desteğin bulunmasına bağlı olduğunu açıkladı.

Ancak Thune, savunmaya yönelik 350 milyar dolarlık ek bütçeyi ilerletmek için bütçe uzlaştırma yönteminin düşünülme nedeninin, Cumhuriyetçi liderlerin normal bütçe süreciyle geçirmeye çalışacağı herhangi bir ek savunma finansmanı paketinin Demokratlar tarafından engellenmesi ihtimali olduğunu kabul etti.

Thune, “Savunma için daha fazlasını yapmamız gerektiğini biliyoruz. Soru şu: Demokratlar neyi destekleyecek? Bunu göreceğiz. Varsayımlardan biri, Demokratların ulusal güvenlik için ek fonları desteklemeye gönüllü olmayacağı yönünde” diye konuştu.

Normal harcama tasarılarının Senato’da ilerleyebilmesi için 60 oy gerekiyor.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu Kıdemli Üyesi Demokrat Jack Reed, Kongre’nin İran ile yaşanan askeri çatışmayı onaylamaması durumunda Demokratların bir ek savunma bütçesi tasarısına destek vermeyeceğini belirtti.

Reed, perşembe günü The Hill’e yaptığı açıklamada, “Bu çatışmayı yetkilendirene kadar, onu finanse etmemiz gerektiğini düşünmüyorum” dedi.

Trump, bir sonraki bütçe uzlaştırma paketinin, seçmen kaydı sırasında vatandaşlık belgesi gösterilmesini ve sandıkta fotoğraflı kimlik ibraz edilmesini zorunlu kılan Amerikalı Seçmen Uygunluğunu Koruma (SAVE America) Yasası’nı da içermesini istiyor.

Trump, tasarının bu son versiyonunun, ağır hastalık, engellilik, askeri görev veya seyahat durumları hariç olmak üzere mektupla oy kullanılmasını yasaklamasını talep ediyor.

Trump ayrıca biyolojik erkeklerin kadın sporlarında yarışmasının ve çocuklara yönelik cinsiyet değiştirme ameliyatlarının yasaklanmasını istiyor.

Ancak bu teklif, geçen hafta Güney Carolina Senatörü Cumhuriyetçi Lindsey Graham tarafından İç Güvenlik odaklı bütçe uzlaştırma paketine bir değişiklik önergesi olarak sunulduğunda basit çoğunluğu elde edememişti.

Dört Cumhuriyetçi senatör olan Collins, Murkowski, McConnell ve Kuzey Carolina Senatörü Thom Tillis önergenin aleyhinde oy kullanmıştı.

Amerika

Louisiana Başsavcısı Liz Murrill hakkında iddianame

Yayınlanma

ABD’nin Louisiana Eyaleti Başsavcısı Liz Murrill hakkında, New Orleans kentindeki yerel yetkililere gözdağı verdiği gerekçesiyle hazırlanan 16 maddelik iddianame kabul edildi. Hakkında yakalama kararı çıkarılan Cumhuriyetçi Başsavcı suçlamaları reddederken, Eyalet Valisi Jeff Landry olası mahkumiyet durumunda hızlı şekilde af yetkisini kullanacağını açıkladı.

Louisiana Eyaleti Başsavcısı Liz Murrill hakkında, New Orleans kentindeki yerel yetkililere gözdağı verdiği ve görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle hazırlanan iddianame büyük jüri tarafından kabul edildi. Davaya özel yetkili savcı olarak atanan eski yargıç Laurie White, adliye binası önünde düzenlediği basın toplantısında, büyük jürinin kararıyla konunun artık cezai bir nitelik kazandığını bildirdi.

Haftalar süren müzakerelerin ardından hazırlanan 16 maddelik iddianamede, Cumhuriyetçi Başsavcı Murrill’e sekiz kez görevi kötüye kullanma ve sekiz kez gözdağı verme suçlaması yöneltiliyor. Orleans Ceza Bölge Mahkemesi Yargıcı Leon Roche, Murrill hakkında yakalama kararı çıkarırken, kefalet bedelini her bir suçlama için 25 biner dolar olmak üzere toplam 400 bin dolar olarak belirledi.

Suçlamaların temelini, eyalet başsavcısının New Orleans Belediye Başkanı Helena Moreno, soruşturmadan çekilen Bölge Savcısı Jason Williams ve beş belediye meclisi üyesinin de yer aldığı yerel kamu görevlilerini sindirmeye çalıştığı iddiaları oluşturuyor. Murrill, kentin ceza ve bölge mahkemesi yazı işleri müdürlüklerini birleştiren yeni yasaya karşı çıkan yetkililere mayıs ayında mektup yazarak, işlerinin tehlikeye girebileceği ve sonuçlarla karşılaşabilecekleri yönünde uyarıda bulunmakla suçlanıyor.

Özel Yetkili Savcı White, basın toplantısında yaptığı değerlendirmede, “New Orleans’taki seçilmiş yetkililerin mektup ya da başka bir yolla sindirilmemesi veya tehdit edilmemesi konusuna büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı.

Başsavcı suçlamaları reddetti

Hakkındaki suçlamaları geri çeviren Başsavcı Liz Murrill, yürütülen soruşturmayı “yozlaşmış” olarak nitelendirirken, iddianamenin “misilleme amacı taşıyan, dayanaksız ve anayasaya aykırı” olduğunu belirtti.

Murrill yaptığı açıklamada, “New Orleans’taki şiddet suçları ve kökleşmiş yolsuzlukla mücadele ettikten sonra, statükonun beni durdurmak için yollar arıyor olması şaşırtıcı değil” dedi.

Murrill, usulsüz şekilde atandığını belirttiği özel yetkili savcının büyük jüri gizliliğini ihlal ettiğini ve jüri üyelerinin basına bilgi sızdırdığını öne sürdü. Durumu hızlıca çözmek amacıyla Louisiana Yüksek Mahkemesine acil denetim başvurusu yapacağını açıklayan Başsavcı, geri adım atmayacağını ve yasaları uygulamaya devam edeceğini ekledi.

Murrill’in avukatı Laura Rodrigue Cannizzaro da iddianameyi adalet sisteminin kötüye kullanılması olarak değerlendirerek, davadaki çıkar çatışmalarına karşı yasal girişimlerde bulunacaklarını açıkladı.

Vali Landry’den af taahhüdü

Louisiana Valisi Jeff Landry, iddianameyi kınayarak Başsavcı Murrill’e tam destek verdi. Vali Landry, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, mahkeme sürecini gayrimeşru olarak nitelendirdi ve olası mahkumiyet halinde Murrill’i yasaların izin verdiği en hızlı şekilde affedeceğini duyurdu.

Özel Yetkili Savcı Laurie White ise gazetecilerin valinin bu açıklamasına yönelik sorusu üzerine, “Güzel, önce kendisi suçlu bulunsun, ardından vali af yetkisini kullanabilir” yanıtını verdi.

Okumaya Devam Et

Amerika

WSJ yayın kurulu: Trump ailesi başkanlık makamını şahsi kazanç aracına dönüştürüyor

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump ve ailesinin yıllık gelirinin 2 milyar dolara ulaştığını gösteren finansal beyanname, ülkenin önde gelen yayın organlarından The Wall Street Journal gazetesinde sert eleştirilere yol açtı. Gazetenin yayın kurulu, Trump ailesinin başkanlık makamını şüpheli yöntemlerle kendi çıkarları için kullandığını belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın son finansal beyannamesinde sadece geçen yıl 2 milyar dolar gelir elde ettiğinin ortaya çıkması üzerine, ülkenin prestijli gazetelerinden The Wall Street Journal (WSJ) yayın kurulu, Trump ve ailesini başkanlık makamını şahsi kazanca dönüştürmekle eleştiren bir yazı kaleme aldı.

Trump Organization tarafından yönetilen kripto para girişimi, World Liberty Financial platformu üzerinden satılan dijital varlıklardan 526,8 milyon dolardan fazla gelir sağladı.

Bu ticari faaliyetlerin, Trump’ın oğulları Eric Trump ve Donald Trump Jr. ile sınırlı kalmadığı, merkeziyetsiz finans platformunun kurucu ortakları arasında yer alan özel temsilci Steve Witkoff ve oğlu Zach Witkoff’un ailesine de büyük mali destek sağladığı bildirildi.

WSJ yayın kurulu yazısında, “Amerikalılar anketörlere mali olarak ilerleme kaydedemediklerini söylüyor. Ancak Salı günü yayımlanan 2025 yılı finansal beyanname raporuna bakılırsa, Başkan Trump ve ailesi bu konuda hiçbir zorluk çekmiyor” ifadelerine yer verdi.

Yayın kurulu, 927 sayfalık rapora atıfta bulunarak Trump’ın yalnızca geçen yıl kripto varlıklardan yaklaşık 1,4 milyar dolar kazandığını kaydetti.

Yazıda, söz konusu kripto paranın Trump’ın başkanlık yemin töreninden sadece günler önce piyasaya sürülmesinin zamanlamasına dikkat çekildi.

Kurul, Trump ailesinin bu durumu, siyasi nüfuzun yasal sınırlar içinde kazanca dönüştürülmesi anlamına gelen “dürüst rüşvet” geleneği çerçevesinde değerlendirdiğini belirtti.

Yazıda, “Tüm bunların yasal olduğu varsayılsa bile, başkanlık makamının aile çıkarları için kullanılması yakışıksız bir tablo ortaya koyuyor” denildi.

Finansal beyanname verilerine göre Trump ailesinin şirketleri, Trump’ın hafta sonları sıkça ziyaret ettiği Florida’daki Mar-a-Lago malikanesinden geçen yıl 77,4 milyon dolardan fazla gelir elde etti.

Ayrıca yakınlarda bulunan Doral’daki golf sahasından sağlanan gelir de 121,8 millyon doları aştı.

Trump Organization bünyesinde başkan yardımcısı olarak görev yapan Eric Trump ve Donald Trump Jr. ise şirketin küresel gayrimenkul ve otel ağını genişletmeye devam ediyor.

Şirket; Hindistan, Vietnam, Endonezya, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Umman, Sırbistan, Romanya ve Maldivler gibi birçok ülkede büyük ölçekli projeler yürütüyor.

WSJ makalesinde bu küresel faaliyetler, “Babaları Oval Ofis’te oturmasaydı Trump kardeşlerin bu anlaşmaları yapabileceğine inanmak güç. Hunter Biden’ın yabancı ülkelerle yaptığı işler ile Trump projeleri arasındaki temel fark, Trump ailesinin kendi işlerini tamamen açık bir şekilde yürütmesidir” sözleriyle değerlendirildi.

Başkan Trump ise çarşamba günü yaptığı açıklamada işletmelerinin borsa endekslerindeki yükseliş sayesinde büyüdüğünü ifade ederek “herkesin kazanç sağladığını” söyledi. Ancak kamuoyu araştırmaları, İran ile yaşanan savaş nedeniyle yüksek seyreden akaryakıt fiyatları çerçevesinde geçim sıkıntısının Amerikalıların en önemli sorunlarından biri olmaya devam ettiğini gösteriyor.

The Wall Street Journal yayın kurulu, geniş halk kitlelerinin mevcut ekonomik durumunun göz ardı edilmesinin siyasi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Yazıda, Demokratların bu yıl yapılacak seçimlerde Kongre’de çoğunluğu ele geçirmesi durumunda Trump ailesinin ticari ilişkilerine yönelik geniş çaplı soruşturmalar açılacağı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Cumhuriyetçilere yönelik yolsuzluk suçlamaları 2028 yılına kadar yankılanacaktır. Bu durum, solun sınıf savaşı söylemini ve milyarderlerin hükümet üzerinden zenginleştiği yönündeki iddialarını besleyecektir. Yabancı aktörler, Trump ailesine iş ortaklığı sunarak Amerikan hükümetinin desteğini satın alabileceklerini düşünebilirler. Amerikalılar ve özellikle Trump’ın destekçileri, herhangi bir başkandan çok daha fazlasını hak ediyor.”

Okumaya Devam Et

Amerika

Pentagon’da İHA’lar için yeni merkezi birim kuruldu

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanlığı, askeri alanda otonom yeteneklerin geliştirilmesini ve yaygınlaştırılmasını hızlandırmak amacıyla doğrudan savaş bakan yardımcısına bağlı merkezi bir insansız hava aracı dairesi kurdu. Yeni yapılanma kapsamında ayrıca 500 milyon dolarlık İHA savunma sistemi tedarik sözleşmesi imzalandı.

ABD Savaş Bakanlığı bünyesinde, doğrudan bakan yardımcısına bağlı olarak çalışacak merkezi bir insansız hava aracı (İHA) dairesi kuruldu. Bakanlık basın servisinin aktardığı bilgilere göre yeni idari yapılanma, askeri teknolojilerde dönüşüm gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Bakanlık açıklamasında, yeni birimin kuruluş amacına dair şu ifadelere yer verildi:

“Bu stratejik öncelik, ABD’nin kesin askeri üstünlüğünü korumak için ihtiyaç duyulan otonom yeteneklerin geliştirilmesini, tedarikini ve büyük ölçekli entegrasyonunu hızla artırmayı amaçlıyor.”

Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, gerçekleştirilen bu yapısal reformun doğrudan hükümet tarafından atılan bir dizi kararlı adımı hayata geçirdiğini belirtti.

Yarım milyar dolarlık savunma sözleşmesi

Bakanlık, yeni idari birimin kuruluşunun yanı sıra İHA savunma sistemlerinin tedariki amacıyla 500 milyon dolar değerinde bir sözleşme imzalandığını da duyurdu.

Pentagon’un açıklamasında, sözleşmenin ayrıntılarına dair şu bilgiler paylaşıldı:

“Simi Valley, California merkezli AeroVironment firması, ticari İHA savunma sistemleri ile küçük boyutlu insansız hava araçlarına karşı koyacak teknolojilerin tedariki için 500 milyon dolarlık sabit fiyatlı bir sözleşme aldı.”

Maliyet etkin sistemler test ediliyor

The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre ABD ordusu, nisan ayında Filipinler’de gerçekleştirilen askeri tatbikat sırasında MADIS (Deniz Piyadeleri Entegre Hava Savunma Sistemi) olarak adlandırılan İHA savunma sistemini denedi. Söz konusu sistemin, İHA’larla mücadelede yüksek maliyetli füzelere sürekli ihtiyaç duyulmasını önleyen bir yapı sunduğu ifade ediliyor.

The New York Times gazetesinin nisan ayında konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberinde ise Pentagon yetkililerinin, Rusya ve Çin’in İHA geliştirme programlarını ABD’nin mevcut projelerine kıyasla daha ileri düzeyde gördüğü aktarılmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English