Bizi Takip Edin

Amerika

İran Milli Takımı Meksika’da yoğun güvenlik altında antrenman yapıyor

Yayınlanma

Dünya Kupası’nda maçlarını ABD’de oynayacak İran Milli Takımı, Meksika’nın Tijuana kentindeki antrenmanlarını yoğun güvenlik önlemleri altında yapıyor.

The Guardian’ın aktardığına göre üstü açık kamyonlar bugün Estadio Caliente’nin dışındaki çevre yollarda devriye geziyordu ve kamyonların üzerinde kask ve maske takmış, makineli tüfeklerle donanmış adamlar bulunuyordu.

Silahlı devriyeler, her birkaç saatte bir ana girişin önünden geçerek, İran milli takımının bulunduğu şehir bloğunu koruyorlardı.

Öte yandan Estadio Caliente, ülkenin diğer futbol merkezlerinden uzaklığı ve suni çim oyun yüzeyi nedeniyle yerel ligdeki çoğu takımın ziyaret etmekten nefret ettiği bir yer.

İran futbol takımının aslında, yaklaşık 645 km uzaklıktaki Arizona eyaletinin Tucson kentinde, çok sayıda sahaya sahip profesyonel düzeyde bir tesis olan geniş Kino Spor Kompleksinde kalması planlanıyordu.

Bu planlar, ABD ve İsrail’in İran’a saldırı başlattığı haftalarda aceleyle iptal edildi.

Club Tijuana’da çalışan personel, takımın taşınacağı haberini ancak iki hafta önce FIFA ile yapılan bir telefon görüşmesinde öğrendi.

O günden beri, Asya’nın en iyi takımlarından birine antrenman sahasını hazır hale getirmek için günde 18 saat çalışıyorlar ama tesiste doğal çim sahadan sadece bir tane bulunuyor.

The Guardian’a göre bu durum, lojistik sorunların da üstüne ekleniyor. Tesise giriş sıkı bir şekilde kontrol ediliyor. Kimlikler kontrol ediliyor, tekrar kontrol ediliyor, sonra bir kez daha kontrol ediliyor.

Takım yakındaki bir otelde kalıyor olsa da, siyasi durum en üst düzeyde güvenlik önlemleri alınmasını gerektiriyor.

Bu nedenle makineli tüfekler, sıkı güvenlik önlemleri, antrenman saatleri, çekim yerleri ve takımın içinde bulunduğu olağanüstü durum hakkında kimlerin konuşacağı konusunda bilgi eksikliği söz konusu.

Öte yandan Meksikalılar, İranlı futbolcuları sevinçle karşılamış görünüyor. Club Tijuana çalışanları, ani plan değişikliğinden dolayı açıkça stres altında olsalar da, oyuncuların kendilerini evlerinde hissetmeleri için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.

Örneğin sahayı çevreleyen büyük bir pankartta Farsça olarak “İran çitaları, Tijuana’ya hoş geldiniz” yazıyor.

Meksikalı taraftarlar da takımın kaldığı otelin önünde toplanarak, oyuncuları antrenmanlara giderken tezahüratlarla uğurladı ve imza istedi.

AFP’ye konuşan Meksikalı bir taraftar, “Amerika Birleşik Devletleri’nin yaptıklarından utanıyorum,” derken, bir diğeri de ABD’nin “herkese terörist muamelesi yaptığını” vurguladı.

Bir federasyon yetkilisi, pazar günü FIFA’nın zorunlu kıldığı basın toplantısı için Los Angeles’a giderken, medya operasyonları departmanının tamamı da dahil olmak üzere 15 destek personeli olmadan yola çıkacaklarını doğruladı.

Yeni Zelanda ile oynayacakları Dünya Kupası açılış maçının ardından basın toplantısını kimin yöneteceği ve oyuncularla görüşme imkânlarının nasıl düzenleneceği sorulduğunda, yetkili bu görevin muhtemelen malzeme sorumlusuna düşeceğini belirtti.

ABD, Filistin Futbol Federasyonu Başkanına vize vermedi

Öte yandan ABD yönetiminin Dünya Kupası için ülkelerine gelen Asya, Afrika ve Latin Amerika sporcularına ve spor adamlarına yaptığı eziyet sürüyor.

Son olarak Filistin Futbol Federasyonu Başkanı Cibril Racub, vize alamadığı için 2026 FIFA Dünya Kupasına katılacak diğer federasyon başkanlarıyla birlikte ABD’ye seyahat edemeyeceğini açıkladı.

Cibril Racub, dün Mexico City’de oynanan Meksika ile Güney Afrika arasındaki açılış maçına gitti. 

Fakat kendisi, Dünya Kupası’na katılmak üzere akredite edilmiş fakat ABD’den vize alamayan ya da henüz vizesini almamış birkaç kişiden biri.

Deneyimli Filistinli siyasetçi, Associated Press’e verdiği demeçte, “Dünyanın dört bir yanındaki tüm futbolcuların bu etkinliğe katılma hakkını kullanmanın ya da suistimal etmenin ve bu hakkı reddetmenin adil olduğunu düşünmüyorum,” dedi.

Filistin milli takımı Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanamadı ama FIFA her dört yılda bir, bu etkinliği küresel birliğin kutlaması olarak tanımlayarak dünyanın dört bir yanından futbol federasyonlarının başkanlarını davet ediyor.

FIFA Başkanı Gianni Infantino geçen yıl, “Gelecek yıl Kanada, Meksika ve Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenecek FIFA Dünya Kupası’nda herkese kapımız açık olacak. Tam da bunun için çalışıyoruz,” demişti.

Amerika

Araştırma: ABD’lilerin yüzde 29’u sosyalist adaya oy verebilir

Yayınlanma

ABD’de gerçekleştirilen yenikamuoyu araştırması, seçmenlerin yaklaşık üçte birinin seçimlerde demokratik sosyalist bir adayı desteklemeye sıcak baktığını ortaya koydu. Araştırma, ülkede son dönemde demokratik sosyalist adayların yerel düzeyde elde ettiği başarıların ardından geldi.

ABD’de gerçekleştirilen yeni bir kamuoyu araştırmasına göre, seçmenlerin yaklaşık üçte biri seçimlerde demokratik sosyalist bir adayı desteklemeye hazır olduğunu belirtiyor.

The Economist/YouGov tarafından ortaklaşa düzenlenen ankete katılanların yüzde 29’u demokratik sosyalist bir adaya oy vermeye istekli olduğunu ifade ederken, yüzde 45’i bu seçeneğe karşı olduğunu, yüzde 26’sı ise kararsız kaldığını beyan etti.

Söz konusu araştırma, demokratik sosyalist adayların New York, Washington D.C., Los Angeles ve Colorado eyaletlerinde son dönemde elde ettiği başarıların ardından geldi.

ABD’deki demokratik sosyalist hareket, özellikle geçen yıl New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin seçilmesinden bu yana görünürlüğünü belirgin şekilde artırdı.

Vermont Senatörü bağımsız Bernie Sanders, 2016 yılındaki başkanlık kampanyasıyla modern demokratik sosyalist hareketi ülke siyasetinin merkezine taşımış, bu süreç birkaç yıl sonra Demokrat Partili New York Temsilciler Meclisi Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez’in seçilmesiyle sonuçlanmıştı.

ABD’de Demokrat Parti içindeki sol dalga Colorado’ya ulaştı

Her iki siyasetçi, günümüz Amerikan politikasında demokratik sosyalizmin en tanınan iki figürü olarak kabul ediliyor.

Senatör Bernie Sanders, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Colorado ve diğer yerlerdeki son ilerici zaferlere ve ülke genelinde filizlenen başarılı örgütlenme kampanyalarına baktığımda, uğrunda mücadele ettiğimiz siyasi devrimin eşiğinde olabileceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

The Economist/YouGov araştırması, seçmenlerin sosyalizm kavramına yönelik genel yaklaşımlarını da mercek altına aldı. Buna göre, katılımcıların yüzde 32’si sosyalizme “çok olumlu” veya “kısmen olumlu” baktığını belirtirken, yüzde 39’u bu kavrama “kısmen olumsuz” veya “çok olumsuz” yaklaştığını ifade etti. Katılımcıların yüzde 29’u ise bu konuda kararsız olduğunu bildirdi.

The Economist/YouGov araştırması, 26-29 Haziran tarihleri arasında, bin 606 katılımcıyla gerçekleştirildi. Araştırmanın hata payı ise yüzde 3,2 olarak açıklandı.

Okumaya Devam Et

Amerika

New York’ta gökdelene tırmanan Rus çift gözaltına alındı

Yayınlanma

ABD’nin New York kentindeki tarihi Empire State Binası’na tırmanan Rus çatı aktivistleri Angela Nikolau ve Ivan Berkus gözaltına alındı. Yaklaşık 443 metre yükseklikteki gökdelenin şpiline çıkan çifte, aralarında haneye tecavüz ve kamu düzenini bozmanın yer aldığı sekiz ayrı suçlama yöneltildi.

ABD’nin New York kentindeki 443 metre yükseklikteki Empire State Binası’na tırmanan Rus çatı tırmanıcıları Angela Nikolau ve Ivan Kuznetsov (Ivan Berkus) güvenlik güçlerince gözaltına alındı.

İki şahıs hakkında yasal işlem başlatıldı.

ABC7 kanalının aktardığına göre, tamamen siyah giyinen ve kar maskesi takan çift, 1 Temmuz günü binanın şpiline tırmanarak üzerinde alıntı yer alan pankart açtı.

CBS News kanalının emniyet kaynaklarına dayandırdığı ayrıntılara göre tırmanıcılar, kulenin tepesine 103’üncü kattaki ve yalnızca bakım çalışmaları için kullanılan kapaktan çıkış sağladı.

Binanın 102’nci katının ziyaretçilere açık olduğu bilinirken, çiftin bu kattan bir üst kata nasıl geçiş yaptığı henüz netlik kazanmadı.

NBC New York televizyonu, Nikolau ve Berkus’un binanın şpilinde yaklaşık 30 dakika kaldığını, bu esnada fark edilerek acil durum ekiplerinin çağrıldığını aktardı. Çiftin daha sonra aşağıdaki platforma indiği ve Berkus’un burada kız arkadaşına evlilik teklif ettiği bildirildi.

Yaklaşık on dakika sonra aşağı inmeye başlayan çift, binanın alt katlarında gözaltına alındı.

CBS News kaynağı, Empire State Binası’nın şpilinin sinyal iletimi gerçekleştirmesi sebebiyle tehlike arz ettiğini, bu nedenle tırmanış sırasında sinyal vericilerin geçici olarak kapatıldığını belirtti.

New York Emniyet Müdürü Jessica Tisch, çifti gözaltına almak için acil servis ekiplerinin emniyet kemerleri ve özel ekipmanlar kullanarak gökdelenin zirvesine tırmandığını açıkladı.

Berkus ve Nikolau hakkında; haneye tecavüz, hayatı ve sağlığı tehlikeye atma, mala kasıtlı zarar verme, yerel yasaları ihlal etme, hırsızlık aletleri bulundurma, başkalarının işlerine yasadışı müdahale, mülke yasadışı giriş ve kamu düzenini bozma dahil olmak üzere sekiz ayrı suçlamadan iddianame hazırlandı.

Empire State Binası yönetimi, kaçak geçiş nedeniyle personel ya da ziyaretçiler için herhangi bir tehlike yaratmadığını kaydetti.

Yönetim ayrıca, gökdelenin zirvesinde evlilik tekliflerinin, 86 ve 102’nci katlara tırmanışı içeren ücretli turlar kapsamında yasal yollarla da yapılabileceğini hatırlattı.

Gökdelen tırmanışlarıyla tanınan çift

Ailesi sirk sanatçısı olan 33 yaşındaki Nikolau’nun geçmişte jimnastik eğitimi aldığı biliniyor. Nikolau ve 32 yaşındaki Berkus, dünyanın farklı noktalarındaki yüksek yapılara güvenlik ekipmanı kullanmadan tırmanarak tanınırlık kazandı.

USA Today gazetesinin aktardığına göre çift, Çin’in Tianjin kentindeki, finansal zorluklar nedeniyle inşaatı yarım kalan 597 metre yükseklikteki Goldin Finance 117 gökdelenine yaptıkları tırmanışın ardından birliktelik yaşamaya başladı.

CBS verilerine göre Nikolau ve Berkus, ABD’nin New Jersey eyaletindeki East Orange bölgesinde yaşıyor. Nikolau’nun Instagram hesabında 1 milyon, Berkus’un hesabında ise 568 bin takipçi yer alıyor.

Çift hakkında, Aralık 2022’de Malezya’daki dünyanın en yüksek ikinci binası olan Merdeka 118’e tırmanmalarının ardından da soruşturma açılmıştı.

Ülkedeki The Star gazetesinin ocak ayındaki haberinde, göç dairesinin blog yazarlarının ülkeye giriş veya çıkışlarına dair herhangi bir kayıt bulamadığı bildirilmişti.

Nikolau daha sonra yaptığı açıklamada, Merdeka 118 binasına inşaat işçisi üniforması, başörtüsü ve güneş gözlüğü takarak sızdığını, ilk 32 katı yürüyerek çıktığını açıklamıştı.

Tırmanış esnasında fark edildiğini belirten Nikolau, sığınakta yaklaşık 20 saat gizlenmek zorunda kaldığını, işçilerin molaya çıkmasıyla çatıya ulaştığını kaydetmişti.

2024 yılında dijital yayın platformu Netflix, çiftin hikayesini konu alan “Skywalkers: A Love Story” isimli belgesel film yayımladı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump’ın posta yoluyla oy planına ikinci yargı engeli

Yayınlanma

Washington’daki federal yargıç Emmet Sullivan, ABD Posta Servisi’nin posta yoluyla kullanılan oylarla ilgili önerdiği yeni kısıtlamaları durdurdu. Sullivan, düzenlemenin bir sivil haklar kuruluşuyla 2021’de yapılan ve posta yoluyla gönderilen oy pusulalarının hızla işleme alınmasını öngören uzlaşma anlaşmasını ihlal ettiği sonucuna vardı.

Washington’daki federal yargıç Emmet Sullivan, ABD Posta Servisi’nin posta yoluyla oylamaya ilişkin önerdiği yeni kısıtlamaları durdurdu.

Sullivan, düzenlemenin bir sivil haklar kuruluşuyla yapılan uzlaşma anlaşmasını ihlal ettiği sonucuna vardı. Söz konusu anlaşma, posta yoluyla gönderilen oy pusulalarının süratle işleme alınmasını zorunlu kılıyor.

Karar, ABD Başkanı Donald Trump’ın 3 Kasım’da yapılacak ara seçimler öncesinde posta yoluyla oylamaya daha sıkı sınırlamalar getirme girişimlerine iki hafta içinde gelen ikinci yargı engeli niteliği taşıyor.

Demokrat eski Başkan Bill Clinton tarafından göreve atanan Sullivan, yeni düzenlemenin 2021’de imzalanan hukuki uzlaşma anlaşmasıyla çeliştiğini belirten sivil haklar kuruluşunun başvurusunu haklı buldu.

2021 tarihli uzlaşma anlaşması, ABD Posta Servisi yetkililerini 2028’e kadar posta yoluyla gönderilen oy pusulalarının zamanında teslim edilmesini sağlamak amacıyla “olağanüstü tedbirler” almaya yükümlü kılıyor.

Boston’daki başka bir federal yargıç da 25 Haziran’da Trump’ın posta yoluyla oylama kurallarını sıkılaştıran başkanlık emrinin uygulanmasını durdurmuş, böylece düzenlemenin seçimlerden önce yürürlüğe girmesini engellemişti.

ABD Posta Servisi, mayıs ayında eyaletlerin seçmen listelerini sunmasını ve dağıtım işlemlerinden önce yeni oylama prosedürlerini uygulamasını zorunlu kılan bir düzenleme önermişti.

Öneriye göre, bu şartlara uymayan eyaletlerde oy pusulalarının teslim edilmemesi öngörülüyordu.

Trump, herhangi bir kanıt sunmaksızın posta yoluyla oylamanın “hileye açık” olduğunu yinelemeyi sürdürüyor. Bu söylem, Trump’ın yıllardır ABD seçim sistemine duyulan güveni sorgulayan kampanyasının temel unsurlarından birini oluşturuyor.

Trump ayrıca 2020 başkanlık seçimlerindeki yenilgisinin “yaygın seçim hilesi” sonucu ortaya çıktığını da öne sürüyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English