Bizi Takip Edin

Amerika

İran Milli Takımı Meksika’da yoğun güvenlik altında antrenman yapıyor

Yayınlanma

Dünya Kupası’nda maçlarını ABD’de oynayacak İran Milli Takımı, Meksika’nın Tijuana kentindeki antrenmanlarını yoğun güvenlik önlemleri altında yapıyor.

The Guardian’ın aktardığına göre üstü açık kamyonlar bugün Estadio Caliente’nin dışındaki çevre yollarda devriye geziyordu ve kamyonların üzerinde kask ve maske takmış, makineli tüfeklerle donanmış adamlar bulunuyordu.

Silahlı devriyeler, her birkaç saatte bir ana girişin önünden geçerek, İran milli takımının bulunduğu şehir bloğunu koruyorlardı.

Öte yandan Estadio Caliente, ülkenin diğer futbol merkezlerinden uzaklığı ve suni çim oyun yüzeyi nedeniyle yerel ligdeki çoğu takımın ziyaret etmekten nefret ettiği bir yer.

İran futbol takımının aslında, yaklaşık 645 km uzaklıktaki Arizona eyaletinin Tucson kentinde, çok sayıda sahaya sahip profesyonel düzeyde bir tesis olan geniş Kino Spor Kompleksinde kalması planlanıyordu.

Bu planlar, ABD ve İsrail’in İran’a saldırı başlattığı haftalarda aceleyle iptal edildi.

Club Tijuana’da çalışan personel, takımın taşınacağı haberini ancak iki hafta önce FIFA ile yapılan bir telefon görüşmesinde öğrendi.

O günden beri, Asya’nın en iyi takımlarından birine antrenman sahasını hazır hale getirmek için günde 18 saat çalışıyorlar ama tesiste doğal çim sahadan sadece bir tane bulunuyor.

The Guardian’a göre bu durum, lojistik sorunların da üstüne ekleniyor. Tesise giriş sıkı bir şekilde kontrol ediliyor. Kimlikler kontrol ediliyor, tekrar kontrol ediliyor, sonra bir kez daha kontrol ediliyor.

Takım yakındaki bir otelde kalıyor olsa da, siyasi durum en üst düzeyde güvenlik önlemleri alınmasını gerektiriyor.

Bu nedenle makineli tüfekler, sıkı güvenlik önlemleri, antrenman saatleri, çekim yerleri ve takımın içinde bulunduğu olağanüstü durum hakkında kimlerin konuşacağı konusunda bilgi eksikliği söz konusu.

Öte yandan Meksikalılar, İranlı futbolcuları sevinçle karşılamış görünüyor. Club Tijuana çalışanları, ani plan değişikliğinden dolayı açıkça stres altında olsalar da, oyuncuların kendilerini evlerinde hissetmeleri için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.

Örneğin sahayı çevreleyen büyük bir pankartta Farsça olarak “İran çitaları, Tijuana’ya hoş geldiniz” yazıyor.

Meksikalı taraftarlar da takımın kaldığı otelin önünde toplanarak, oyuncuları antrenmanlara giderken tezahüratlarla uğurladı ve imza istedi.

AFP’ye konuşan Meksikalı bir taraftar, “Amerika Birleşik Devletleri’nin yaptıklarından utanıyorum,” derken, bir diğeri de ABD’nin “herkese terörist muamelesi yaptığını” vurguladı.

Bir federasyon yetkilisi, pazar günü FIFA’nın zorunlu kıldığı basın toplantısı için Los Angeles’a giderken, medya operasyonları departmanının tamamı da dahil olmak üzere 15 destek personeli olmadan yola çıkacaklarını doğruladı.

Yeni Zelanda ile oynayacakları Dünya Kupası açılış maçının ardından basın toplantısını kimin yöneteceği ve oyuncularla görüşme imkânlarının nasıl düzenleneceği sorulduğunda, yetkili bu görevin muhtemelen malzeme sorumlusuna düşeceğini belirtti.

ABD, Filistin Futbol Federasyonu Başkanına vize vermedi

Öte yandan ABD yönetiminin Dünya Kupası için ülkelerine gelen Asya, Afrika ve Latin Amerika sporcularına ve spor adamlarına yaptığı eziyet sürüyor.

Son olarak Filistin Futbol Federasyonu Başkanı Cibril Racub, vize alamadığı için 2026 FIFA Dünya Kupasına katılacak diğer federasyon başkanlarıyla birlikte ABD’ye seyahat edemeyeceğini açıkladı.

Cibril Racub, dün Mexico City’de oynanan Meksika ile Güney Afrika arasındaki açılış maçına gitti. 

Fakat kendisi, Dünya Kupası’na katılmak üzere akredite edilmiş fakat ABD’den vize alamayan ya da henüz vizesini almamış birkaç kişiden biri.

Deneyimli Filistinli siyasetçi, Associated Press’e verdiği demeçte, “Dünyanın dört bir yanındaki tüm futbolcuların bu etkinliğe katılma hakkını kullanmanın ya da suistimal etmenin ve bu hakkı reddetmenin adil olduğunu düşünmüyorum,” dedi.

Filistin milli takımı Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanamadı ama FIFA her dört yılda bir, bu etkinliği küresel birliğin kutlaması olarak tanımlayarak dünyanın dört bir yanından futbol federasyonlarının başkanlarını davet ediyor.

FIFA Başkanı Gianni Infantino geçen yıl, “Gelecek yıl Kanada, Meksika ve Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenecek FIFA Dünya Kupası’nda herkese kapımız açık olacak. Tam da bunun için çalışıyoruz,” demişti.

Amerika

ABD’de sağlık harcamaları artarken Demokratlardan yeni reform önerileri

Yayınlanma

Ara seçimler yaklaşırken artan sağlık maliyetleri ve seçmenin erişilebilirlik konusundaki tepkisi, Demokrat Parti içinde yeni bir sağlık reformu arayışını hızlandırdı. Geliştirilmiş Affordable Care Act vergi indirimlerinin sona ermesinin ardından artan primler ve düşen katılım oranları, parti içinde farklı reform önerilerini gündeme getirdi.

Ara seçimler yaklaşırken, ABD’de sağlık maliyetlerinin karşılanamaz seviyelere ulaşması ve kamuoyunda erişilebilirlik konusundaki memnuniyetsizliğin sürmesi nedeniyle Demokrat Parti içinde “yeni bir ObamaCare” bulmaya yönelik eğilim güçleniyor.

Sağlık konusu, bu yılki ara seçimler öncesinde seçmenlerin en çok önem verdiği meseleler arasında yer almaya devam ediyor.

Emerson College tarafından haziran ayında yapılan anket, sağlık konusunun ekonomi, demokrasiye yönelik tehditler ve göçün ardından seçmenler için ilk beş gündem maddesi arasında yer aldığını ortaya koydu.

Kongre’deki Demokratlar için, geliştirilmiş Affordable Care Act (ACA) vergi indirimlerinin süresinin dolması önemli bir dönüm noktası oldu. Demokrat milletvekilleri, bu sübvansiyonların uzatılmasına yönelik bir oylama yapılabilmesi için tarihin en uzun hükümet kapanma sürecini göze almıştı.

Vergi indirimlerinin sona ermesinin ardından bu yıl primler yüzde 20’den fazla artış gösterirken, daha önce üst üste dört yıl boyunca rekor büyüme kaydeden ACA kapsamındaki sigorta kayıtlarında düşüş yaşandı.

Temsilciler Meclisi yılın başında sübvansiyonların üç yıl daha uzatılmasını öngören bir tasarıyı kabul etse de Senato’daki girişimlerden sonuç alınamadı. Bu durum, Demokrat koalisyonun farklı kanatlarının kendi halef önerilerini sunması için bir alan yarattı.

Farklı reform önerileri gündemde

Mart ayında Center for Health and Democracy (CHD), Demokratları arkasında birleştirmeyi hedeflediği “Medicare by Choice” (Tercihe Bağlı Medicare) adlı 2028 sağlık platformu önerisini açıkladı.

Eski Demokrat danışmanlar ile Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezleri çalışanları tarafından hazırlanan bu teklif, yaş sınırı olmaksızın tüm Amerikalılara Medicare’e kaydolma seçeneği sunuyor ve işverenlerin de çalışanlarına iş yeri hakkı olarak bu seçeneği sunmasına imkan tanıyor.

Searchlight Institute ise geçen ay, temel sağlık hizmetlerinin tüm Amerikalılar için ücretsiz olmasını ve kâr amacı gütmeyen bir kamu seçeneği oluşturulmasını içeren kendi önerisini yayımladı.

Eski Başkan Barack Obama’nın ACA’yı daha uygun fiyatlı sağlık hizmetleri için bir “başlangıç evi” olarak nitelendirdiğini hatırlatan enstitü, önerisinde “şimdi sağlık hizmetlerini tüm Amerikalılar için daha iyi hale getirerek bu başlangıç evini büyütme zamanıdır” ifadesine yer verdi.

Demokrat gruplar ACA’nın ötesinde yeni bir dönem için baskı yaparken, sol eğilimli kuruluşlar tabanın bu fikirlere açık olduğunu belirtiyor.

Center for American Progress (CAP) Sağlık Politikası Direktörü Natasha Murphy, The Hill’e yaptığı açıklamada, “Benim ve CAP’in deneyimlerine göre Demokratlar, Amerikalıların karşılaştığı son sağlık sorunlarına yönelik yeni ve taze fikirlere kesinlikle açıklar” dedi.

Murphy, siyasi yelpazenin farklı noktalarındaki Demokratların sadece prim uygunluğunu değil, aynı zamanda cepten yapılan harcamaları da düşürmeyi hedefleyen fikirler konusunda istekli olduğunu kaydetti.

“Medicare for All” desteği yayılıyor

On yıl önce, Vermont Senatörü Bernie Sanders, tek ödemeli ulusal bir sağlık sistemi olan “Medicare for All” (Herkes İçin Medicare) sistemini Demokrat grupta tek başına savunan az sayıdaki sesten biriydi.

Başkan Yardımcısı Kamala Harris de bir dönem bu fikri desteklemiş, ancak 2024 başkanlık kampanyası sürecinde bu desteğini geri çekmişti.

Şu anda görevde olmayan çok sayıda Demokrat aday, bu seçim döneminde platformlarında büyük sağlık reformlarına yer veriyor.

Maine eyaletinde zorlu bir seçim sürecinden geçen Senato adayı Graham Platner, Illinois Vali Yardımcısı Juliana Stratton ve Michigan’dan Abdul El-Sayed, “Medicare for All” sistemini desteklediklerini açıkladı.

Stratton daha önce yaptığı bir açıklamada, “Herkes İçin Medicare tasarısını yasalaştırmamız gerektiğine inanıyorum. Doktora ihtiyacı olan herkesin erişim sağlayabilmesi gerektiğine inanıyorum. Örneğin, kırsal topluluklarımızda potansiyel olarak dokuz temel destek hastanesinin, yani kritik erişim hastanelerinin kapanabileceğini görüyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Pennsylvania 7. Kongre Bölgesi’nden Temsilciler Meclisi adayı Bob Brooks ve New Jersey 12. Kongre Bölgesi adayı, tıp doktoru Adam Hamawy de bu sistemi destekleyen isimler arasında yer alıyor.

Hamawy, bu konunun kendisi için “kişisel bir mesele” olduğunu belirtti.

Kamuoyu araştırmacıları da sağlık konusunun bu seçimde Demokrat Parti için belirleyici bir başlık olduğunu kaydediyor.

Demokrat araştırma şirketi Global Strategy Group’un ortağı ve Obama yönetimi döneminde sağlık alanında görev yapmış eski bir çalışan olan Marissa Padilla, “Seçmenler, sağlık sorunlarının çözümü konusunda Demokratlara Cumhuriyetçilerden daha fazla güveniyor. Ancak seçmen tabanında, özellikle de bağımsızlar arasında her iki partiye de güvenmeyen önemli bir kesim var. Adaylar için bu kararsız seçmenlere hitap etme fırsatı bulunuyor” değerlendirmesinde bulundu.

Bazı politika stratejistleri ise sağlık reformlarını desteklemekle birlikte, Demokratların Temsilciler Meclisi ve Senato’da kontrolü yeniden ele geçirmeye çalışırken erişilmesi güç hedefler koymaktan kaçınması gerektiğini savunuyor.

Merkez sol eğilimli düşünce kuruluşu Third Way’in sağlık ve maliye politikalarından sorumlu kıdemli uzmanı David Kendall, “Bence halkın aradığı şey seçenekler değil, garantilerdir. İnsanlar ulaşılabilir, anlaşılır ve maliyetler konusunda kendilerine acil rahatlama sağlayacak çözümler istiyor” dedi.

Third Way, bu yılın başında “Sağlık Hizmetleri Haklar Bildirgesi” adını verdiği bir sağlık muhtırası yayımlamıştı.

Öneride herkes için maliyetlerin sınırlandırılması, tıbbi borçların sonlandırılması, standart dışı sigortaların yasaklanması ve beklenmedik tıbbi faturaların engellenmesi gibi 10 temel ilke yer alıyordu.

Third Way de Searchlight gibi ACA’yı nihai bir standart değil, bir başlangıç noktası olarak tanımladı.

Kuruluşun muhtırasında şu ifadelere yer verildi:

“Affordable Care Act kalıcıdır. Bu imza niteliğindeki yasa, üzerine inşa edilecek güçlü bir temel sunuyor. Bu durum, Demokratlara halkın görmek istediği yönde birleşmeleri için olağanüstü bir fırsat sağlıyor ve bu öneri, tek ödemeli sistem gibi yüksek maliyetlerle dolu değil.”

Kendall, “Demokratların yapması gereken şeylerden biri, işçi sınıfı seçmenlerinin Cumhuriyetçi Parti tarafından nasıl göz ardı edildiğini konuşmaktır. Cumhuriyetçiler ilk kez ekonomik konularda zemin kaybediyor ve bu avantajı kullanmanız gerekiyor” diye konuştu.

Okumaya Devam Et

Amerika

Cumhuriyetçiler Trump’ın yeni bütçe uzlaştırma tasarısına sıcak bakmıyor

Yayınlanma

ABD’de Senato Cumhuriyetçileri, Başkan Donald Trump’ın Pentagon’a 350 milyar dolarlık ek kaynak sağlamak amacıyla bütçe uzlaştırma sürecinin üçüncü kez kullanılması yönündeki talebine karşı çıkıyor. Geçen hafta sınır güvenliği paketini geçirmek için yoğun bir oylama sürecini geride bırakan senatörler, yeni bir oylama maratonunun yaklaşan ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi adayları zor durumda bırakacağını belirtiyor.

ABD’de Senato bünyesindeki Cumhuriyetçiler, Başkan Donald Trump’ın Pentagon’a 350 milyar dolarlık ek kaynak aktarmak amacıyla Kongre’nin bütçe uzlaştırma sürecini üçüncü kez kullanması yönündeki talebine destek vermeyeceklerini ifade ediyor.

Göç operasyonlarını fonlayan 70 milyar dolarlık paketi geçirmek için geçen hafta 18 saatlik kesintisiz bir oylama sürecini geride bırakan Cumhuriyetçi senatörler, üçüncü bir uzlaştırma sürecinin hassas konumdaki Cumhuriyetçi çalışma arkadaşlarını siyasi açıdan zor bir durumda bırakacağını belirtiyor.

İran ile yaşanan savaşa yönelik güçlü toplumsal hoşnutsuzluk, artan federal borç ve bütçe açığı endişeleri nedeniyle, Senato Cumhuriyetçi grubunda bu tasarı için gerekli olan 50 oyun bulunup bulunamayacağı konusunda ciddi şüpheler taşınıyor.

Seçim bölgelerinde risk altında olan Cumhuriyetçi senatörlerin, sonbahardaki seçimlerde Demokratlar tarafından siyasi reklamlarda kullanılmak üzere tasarlanan zorlu değişiklik önergeleriyle yeniden karşı karşıya kalmaya sıcak bakmadığı aktarılıyor.

Cumhuriyetçilerin üçüncü bir uzlaştırma paketine yönelik isteksizliğini tartışmak üzere kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir Cumhuriyetçi senatör, “Yeni bir oylama maratonu istemiyoruz. Son oylama maratonu neredeyse belimizi büküyordu. Çok uzun sürdü, başladığımız yerde bitirdik ve bu durum üyelerimiz için sinir bozucu” dedi.

Senatör, son uzlaştırma paketi için sunulan değişiklik önergelerinden hiçbirinin kabul edilmediğini, bunun yerine yalnızca Beyaz Saray’daki 90 bin metrekarelik balo salonu ile Trump’ın 1,8 milyar dolarlık “mağdur fonu” konusunda Cumhuriyetçiler arasındaki bölünmeleri gün yüzüne çıkardığını kaydetti.

Teksas Senatörü Cumhuriyetçi John Cornyn, Savunma Bakanlığı için daha fazla harcama yapılmasını desteklediğini belirtmekle birlikte, mevcut ortamda bunu özellikle sadece Cumhuriyetçilerin oylarıyla başarmanın son derece zorlu bir iş olacağı uyarısında bulundu.

Seçim bölgelerinde durumu hassas olan Cumhuriyetçileri yeni bir bütçe uzlaştırma tartışmasına ve oylama maratonuna zorlamanın yeniden seçilme yarışlarını daha da zorlaştıracağını ifade eden Cornyn, Demokratların ara seçimlerde Senato çoğunluğunu ele geçirme şansının artmasına atıfta bulunarak, “Hedefte olmaması gereken pek çok yarış şu an hedefte” dedi.

Cornyn, savunmayı fonlamanın gerekliliğini anladığını ancak bütçe uzlaştırması üzerindeki yeni bir yıpratıcı mücadelenin seçimi kolaylaştırmayacağını ekledi.

Cornyn, Trump Kongre’ye üçüncü uzlaştırma paketini geçirme çağrısı yapmadan önce de bunun başarılı olma şansının bulunmadığına inandığını belirterek, “Hiçbir yolu olduğunu düşünmüyorum” ifadesini kullanmıştı.

Savunma bütçesinin uzlaştırma yöntemiyle 350 milyar dolar artırılmasının önündeki en büyük engellerden birini, Wisconsin Senatörü Ron Johnson gibi bütçe disiplini yanlısı muhafazakar Cumhuriyetçilerin, tasarının tüm maliyetinin diğer harcama kesintileriyle dengelenmesini istemesi oluşturuyor.

Alaska Senatörü Cumhuriyetçi Lisa Murkowski ise Demokrat muhalefeti aşmak için yeniden bütçe uzlaştırma yöntemine başvurulması çağrısının büyük engellerle karşı karşıya olduğunu belirterek, “Yeni bir uzlaştırma turunun çok ama çok zorlu geçeceğini düşünüyorum” dedi.

Murkowski, Senato’nun geçen hafta ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ile Sınır Devriyesi’ni 2029 yılına kadar fonlamak için kabul ettiği uzlaştırma paketine “hayır” oyu veren tek Cumhuriyetçi senatör olmuştu.

Murkowski ayrıca, Senato Tahsisatlar Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Susan Collins ile Senato Tahsisatlar Komisyonu Savunma Alt Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Mitch McConnell’ın bu hafta başında yapılan bir oturumda, üçüncü bir uzlaştırma paketinin geçme şansının çok düşük olduğunu ifade ettiklerini aktardı.

Collins, perşembe günü gazetecilere yaptığı açıklamada, uzlaştırmanın en iyi yöntem olmadığına ve üçüncü bir uzlaştırma tasarısının onaylanmasının çok zor olacağına ikna olmayı sürdürdüğünü söyledi.

McConnell ise salı günü Hava Kuvvetleri Müsteşarı Troy E. Meink ile yapılan oturumda görüşünü dile getirerek, “Başka bir uzlaştırma tasarısı olmayacağı sonucuna varmak güvenlidir” dedi.

Trump, Senato Cumhuriyetçilerinin Demokratların engelleme girişimini aşması için bütçe uzlaştırma sürecini kullanmasını istiyor. Ancak Cumhuriyetçi liderlerin tasarıyı geçirebilmek için Senato’da yalnızca üç, daha az sandalye farkı bulunan Temsilciler Meclisi’nde ise sadece iki fire verme lüksü bulunuyor.

Bütçe uzlaştırma süreci, Cumhuriyetçi liderlerin önemli bir tasarıyı basit çoğunlukla geçirmesine olanak tanısa da Demokratlara sınırsız sayıda değişiklik önergesi sunma fırsatı veriyor.

Bu durum, Collins’in yanı sıra Ohio Senatörü Jon Husted ve Alaska Senatörü Dan Sullivan gibi Demokratların siyasi hedefindeki isimleri zorlu oylamalarla karşı karşıya bırakıyor.

Senato Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi John Thune ise bu hafta yaptığı açıklamada, üçüncü bir bütçe uzlaştırma paketi olasılığını dışlamadı ancak Cumhuriyetçilerin etrafında birleşebileceği bir zemin bulması gerektiğini ve her iki meclisteki Cumhuriyetçi grupları bir araya getirmenin bir zorluk olacağını ifade etti.

Thune, sürecin ilerlemesinin tamamen oylara bağlı olduğunu belirterek, kararın her iki mecliste de yeterli desteğin bulunmasına bağlı olduğunu açıkladı.

Ancak Thune, savunmaya yönelik 350 milyar dolarlık ek bütçeyi ilerletmek için bütçe uzlaştırma yönteminin düşünülme nedeninin, Cumhuriyetçi liderlerin normal bütçe süreciyle geçirmeye çalışacağı herhangi bir ek savunma finansmanı paketinin Demokratlar tarafından engellenmesi ihtimali olduğunu kabul etti.

Thune, “Savunma için daha fazlasını yapmamız gerektiğini biliyoruz. Soru şu: Demokratlar neyi destekleyecek? Bunu göreceğiz. Varsayımlardan biri, Demokratların ulusal güvenlik için ek fonları desteklemeye gönüllü olmayacağı yönünde” diye konuştu.

Normal harcama tasarılarının Senato’da ilerleyebilmesi için 60 oy gerekiyor.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu Kıdemli Üyesi Demokrat Jack Reed, Kongre’nin İran ile yaşanan askeri çatışmayı onaylamaması durumunda Demokratların bir ek savunma bütçesi tasarısına destek vermeyeceğini belirtti.

Reed, perşembe günü The Hill’e yaptığı açıklamada, “Bu çatışmayı yetkilendirene kadar, onu finanse etmemiz gerektiğini düşünmüyorum” dedi.

Trump, bir sonraki bütçe uzlaştırma paketinin, seçmen kaydı sırasında vatandaşlık belgesi gösterilmesini ve sandıkta fotoğraflı kimlik ibraz edilmesini zorunlu kılan Amerikalı Seçmen Uygunluğunu Koruma (SAVE America) Yasası’nı da içermesini istiyor.

Trump, tasarının bu son versiyonunun, ağır hastalık, engellilik, askeri görev veya seyahat durumları hariç olmak üzere mektupla oy kullanılmasını yasaklamasını talep ediyor.

Trump ayrıca biyolojik erkeklerin kadın sporlarında yarışmasının ve çocuklara yönelik cinsiyet değiştirme ameliyatlarının yasaklanmasını istiyor.

Ancak bu teklif, geçen hafta Güney Carolina Senatörü Cumhuriyetçi Lindsey Graham tarafından İç Güvenlik odaklı bütçe uzlaştırma paketine bir değişiklik önergesi olarak sunulduğunda basit çoğunluğu elde edememişti.

Dört Cumhuriyetçi senatör olan Collins, Murkowski, McConnell ve Kuzey Carolina Senatörü Thom Tillis önergenin aleyhinde oy kullanmıştı.

Okumaya Devam Et

Amerika

SpaceX bugün halka arz ediliyor

Yayınlanma

SpaceX bugün halka arz piyasasına giriyor. 1,77 trilyon dolarlık değerlemeyle 75 milyar dolar kaynak yaratmayı hedefleyen şirket, bu hamlesiyle tarihin en büyük halka arzı olacak.

Uydu, roket ve yapay zeka şirketinin halka arzı, Wall Street ve ötesinde dalgalar yaratacak, yatırımcıların bu son teknoloji sektörlere finansman sağlama istekliliğini belirleyecek ve OpenAI ile Anthropic’in planlanan dev halka arzlarının nasıl sonuçlanabileceğine dair bir ön izlenim sunacak.

Yatırımcılar, hisseyi önceden belirlenen 135 dolarlık fiyattan satın almak için sıraya girdi. Bloomberg’in haberine göre, alıcılar işlemler başlamadan önce mevcut hisselerin dört katı kadar talep gösterdi.

Perşembe öğleden sonra SpaceX, halka arz için satışa sunduğu 555.555.555 hisseyi hisse başına 135 dolardan sattığını ve bu sayede şirketin değerinin yaklaşık 1,77 trilyon dolara ulaştığını açıkladı.

Hisselerin alışılmadık derecede büyük bir kısmı olan %20’si, 100 milyar dolarlık alım emri veren bireysel yatırımcılar için ayrıldı.

Reuters, daha önce ​SpaceX’in halka arzın %30’una varan bir kısmını bireysel yatırımcılara ayırmayı düşündüğünü yazmıştı.

Geri kalanı ise BlackRock gibi kurumsal fon yöneticileri ve devlet fonları tarafından kapışılacak.

Wall Street Journal (WSJ) konuyla ilgili kaynaklara atıfta bulunarak, BlackRock’un SpaceX’in halka arzında en az 5 milyar dolar değerinde hisse satın almayı planladığını bildirdi.

Durumu daha net bir şekilde ifade etmek gerekirse, SpaceX’ten önce yılın en büyük halka arzı, halka arzında toplam 5,55 milyar dolar toplayan çip üreticisi Cerebras’tı.

WSJ’nin haberine göre, sipariş defteri çarşamba günü kapandı ve bankacılar, cuma günü planlanan Nasdaq halka arzı öncesinde hisse tahsislerini belirliyor.

Musk, SpaceX’in halka arz stratejisini pek çok yönden yeniden şekillendirdi. Bu stratejiler arasında, tahsisatlarda bireysel yatırımcılara daha büyük bir rol vermeyi planlamaktan, endekse erken dahil edilmesini sağlamaya çalışmaya ve kurucunun kontrolünü güçlü tutacak şekilde yönetişim yapısını düzenlemeye kadar pek çok adım yer alıyor.

Bu arada, halka arz, risk sermayedarları, üniversite bağış fonları ve hisse sahibi erken dönem SpaceX çalışanlarını içeren erken dönem yatırımcılar için bir nakit çıkışı madeni niteliğinde.

Yatırım platformu Hill.com’a göre, bunların yaklaşık 4.400’ü kağıt üzerinde milyoner olacak.

Ayrıca bu durum, Musk’ı muhtemelen dünyanın ilk trilyoneri yapacak.

SpaceX hisselerini satın alan yatırımcılar, hisse başına gelirinin neredeyse 100 katı olan bir fiyatı kabul ediyorlar.

Bu rakam, yapay zeka, uydu veya roket şirketleri için tipik olan seviyelerin çok üzerinde.

Yatırımcılar, Starlink’in uydu internet pazarında hakimiyet kuracağına, SpaceX’in uzaya veri merkezleri göndereceğine ve xAI’ın modellerinin Anthropic ve OpenAI’ın modellerine rakip olacağına güveniyorlar.

Şüpheci analistler ise, bu göz kamaştırıcı değerlemenin ancak şirketin ticari olarak uygulanabilir bir şekilde son derece spekülatif kilometre taşlarına ulaşması halinde haklı olacağını söylüyor.

Bu kişiler, şirketin yüksek giderlerinin bu yılın ilk çeyreğinde 4,3 milyar dolarlık bir zarara yol açtığına dikkat çekiyor.

CNBC’ye göre SpaceX’i anlamanın en iyi yolu, onu özel bir jeopolitik altyapı olarak görmek olabilir: Ürünleri, hükümetlerin, orduların, havayollarının, uzak toplulukların ve yapay zeka iş yüklerinin işleyişinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş bir şirket.

Buna göre hızlı büyüme, ulusal öneme sahip olma ve hafif regülasyon unsurlarının bir arada bulunması, aynı şirkette nadiren görülür.

SpaceX, halka arz başvurusunda, 2025 yılında ABD hükümetinin başlıca fırlatma hizmet sağlayıcısı olduğunu, Ulusal Güvenlik Uzay Fırlatma Programı kapsamındaki 12 orta ve ağır yük fırlatma görevinden 11’ini gerçekleştirdiğini ve NASA adına Uluslararası Uzay İstasyonu’na yapılan beş mürettebat ve kargo görevinin tamamını üstlendiğini belirtmişti.

Şirketin 2025 yılı gelirinin yaklaşık beşte biri ABD federal devlet kurumlarından geldi.

CNBC’ye göre geleneksel bir değerleme, devlet faaliyetlerinde bu tür temel bir rolü gözden kaçırabilir:

“Sıradan bir teknoloji şirketi, müşterilerin onu tercih etmesi nedeniyle değerlidir. Stratejik bir teknoloji şirketi ise, müşterilerin onu başka bir şirketle değiştirmekte zorluk çekebilmesi nedeniyle daha değerli hale gelir.”

Musk’ın şirketi, savunma, teknoloji ve altyapı sektörlerinin kesişim noktasında yer alıyor. Şirket, devlet açısından önem taşıyor ama aynı zamanda geniş bir ticari faaliyet yelpazesine de sahip. 

Savunma sektöründe aktif ama olgun bir savunma şirketi ile aynı değerleme düzeyinde değil. 

Altyapı özellikleri taşıyor ama kamu hizmeti sektöründeki gibi bir regülasyona da tabi değil.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English