Bizi Takip Edin

Amerika

SpaceX bugün halka arz ediliyor

Yayınlanma

SpaceX bugün halka arz piyasasına giriyor. 1,77 trilyon dolarlık değerlemeyle 75 milyar dolar kaynak yaratmayı hedefleyen şirket, bu hamlesiyle tarihin en büyük halka arzı olacak.

Uydu, roket ve yapay zeka şirketinin halka arzı, Wall Street ve ötesinde dalgalar yaratacak, yatırımcıların bu son teknoloji sektörlere finansman sağlama istekliliğini belirleyecek ve OpenAI ile Anthropic’in planlanan dev halka arzlarının nasıl sonuçlanabileceğine dair bir ön izlenim sunacak.

Yatırımcılar, hisseyi önceden belirlenen 135 dolarlık fiyattan satın almak için sıraya girdi. Bloomberg’in haberine göre, alıcılar işlemler başlamadan önce mevcut hisselerin dört katı kadar talep gösterdi.

Perşembe öğleden sonra SpaceX, halka arz için satışa sunduğu 555.555.555 hisseyi hisse başına 135 dolardan sattığını ve bu sayede şirketin değerinin yaklaşık 1,77 trilyon dolara ulaştığını açıkladı.

Hisselerin alışılmadık derecede büyük bir kısmı olan %20’si, 100 milyar dolarlık alım emri veren bireysel yatırımcılar için ayrıldı.

Reuters, daha önce ​SpaceX’in halka arzın %30’una varan bir kısmını bireysel yatırımcılara ayırmayı düşündüğünü yazmıştı.

Geri kalanı ise BlackRock gibi kurumsal fon yöneticileri ve devlet fonları tarafından kapışılacak.

Wall Street Journal (WSJ) konuyla ilgili kaynaklara atıfta bulunarak, BlackRock’un SpaceX’in halka arzında en az 5 milyar dolar değerinde hisse satın almayı planladığını bildirdi.

Durumu daha net bir şekilde ifade etmek gerekirse, SpaceX’ten önce yılın en büyük halka arzı, halka arzında toplam 5,55 milyar dolar toplayan çip üreticisi Cerebras’tı.

WSJ’nin haberine göre, sipariş defteri çarşamba günü kapandı ve bankacılar, cuma günü planlanan Nasdaq halka arzı öncesinde hisse tahsislerini belirliyor.

Musk, SpaceX’in halka arz stratejisini pek çok yönden yeniden şekillendirdi. Bu stratejiler arasında, tahsisatlarda bireysel yatırımcılara daha büyük bir rol vermeyi planlamaktan, endekse erken dahil edilmesini sağlamaya çalışmaya ve kurucunun kontrolünü güçlü tutacak şekilde yönetişim yapısını düzenlemeye kadar pek çok adım yer alıyor.

Bu arada, halka arz, risk sermayedarları, üniversite bağış fonları ve hisse sahibi erken dönem SpaceX çalışanlarını içeren erken dönem yatırımcılar için bir nakit çıkışı madeni niteliğinde.

Yatırım platformu Hill.com’a göre, bunların yaklaşık 4.400’ü kağıt üzerinde milyoner olacak.

Ayrıca bu durum, Musk’ı muhtemelen dünyanın ilk trilyoneri yapacak.

SpaceX hisselerini satın alan yatırımcılar, hisse başına gelirinin neredeyse 100 katı olan bir fiyatı kabul ediyorlar.

Bu rakam, yapay zeka, uydu veya roket şirketleri için tipik olan seviyelerin çok üzerinde.

Yatırımcılar, Starlink’in uydu internet pazarında hakimiyet kuracağına, SpaceX’in uzaya veri merkezleri göndereceğine ve xAI’ın modellerinin Anthropic ve OpenAI’ın modellerine rakip olacağına güveniyorlar.

Şüpheci analistler ise, bu göz kamaştırıcı değerlemenin ancak şirketin ticari olarak uygulanabilir bir şekilde son derece spekülatif kilometre taşlarına ulaşması halinde haklı olacağını söylüyor.

Bu kişiler, şirketin yüksek giderlerinin bu yılın ilk çeyreğinde 4,3 milyar dolarlık bir zarara yol açtığına dikkat çekiyor.

CNBC’ye göre SpaceX’i anlamanın en iyi yolu, onu özel bir jeopolitik altyapı olarak görmek olabilir: Ürünleri, hükümetlerin, orduların, havayollarının, uzak toplulukların ve yapay zeka iş yüklerinin işleyişinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş bir şirket.

Buna göre hızlı büyüme, ulusal öneme sahip olma ve hafif regülasyon unsurlarının bir arada bulunması, aynı şirkette nadiren görülür.

SpaceX, halka arz başvurusunda, 2025 yılında ABD hükümetinin başlıca fırlatma hizmet sağlayıcısı olduğunu, Ulusal Güvenlik Uzay Fırlatma Programı kapsamındaki 12 orta ve ağır yük fırlatma görevinden 11’ini gerçekleştirdiğini ve NASA adına Uluslararası Uzay İstasyonu’na yapılan beş mürettebat ve kargo görevinin tamamını üstlendiğini belirtmişti.

Şirketin 2025 yılı gelirinin yaklaşık beşte biri ABD federal devlet kurumlarından geldi.

CNBC’ye göre geleneksel bir değerleme, devlet faaliyetlerinde bu tür temel bir rolü gözden kaçırabilir:

“Sıradan bir teknoloji şirketi, müşterilerin onu tercih etmesi nedeniyle değerlidir. Stratejik bir teknoloji şirketi ise, müşterilerin onu başka bir şirketle değiştirmekte zorluk çekebilmesi nedeniyle daha değerli hale gelir.”

Musk’ın şirketi, savunma, teknoloji ve altyapı sektörlerinin kesişim noktasında yer alıyor. Şirket, devlet açısından önem taşıyor ama aynı zamanda geniş bir ticari faaliyet yelpazesine de sahip. 

Savunma sektöründe aktif ama olgun bir savunma şirketi ile aynı değerleme düzeyinde değil. 

Altyapı özellikleri taşıyor ama kamu hizmeti sektöründeki gibi bir regülasyona da tabi değil.

Amerika

WSJ yayın kurulu: Trump ailesi başkanlık makamını şahsi kazanç aracına dönüştürüyor

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump ve ailesinin yıllık gelirinin 2 milyar dolara ulaştığını gösteren finansal beyanname, ülkenin önde gelen yayın organlarından The Wall Street Journal gazetesinde sert eleştirilere yol açtı. Gazetenin yayın kurulu, Trump ailesinin başkanlık makamını şüpheli yöntemlerle kendi çıkarları için kullandığını belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın son finansal beyannamesinde sadece geçen yıl 2 milyar dolar gelir elde ettiğinin ortaya çıkması üzerine, ülkenin prestijli gazetelerinden The Wall Street Journal (WSJ) yayın kurulu, Trump ve ailesini başkanlık makamını şahsi kazanca dönüştürmekle eleştiren bir yazı kaleme aldı.

Trump Organization tarafından yönetilen kripto para girişimi, World Liberty Financial platformu üzerinden satılan dijital varlıklardan 526,8 milyon dolardan fazla gelir sağladı.

Bu ticari faaliyetlerin, Trump’ın oğulları Eric Trump ve Donald Trump Jr. ile sınırlı kalmadığı, merkeziyetsiz finans platformunun kurucu ortakları arasında yer alan özel temsilci Steve Witkoff ve oğlu Zach Witkoff’un ailesine de büyük mali destek sağladığı bildirildi.

WSJ yayın kurulu yazısında, “Amerikalılar anketörlere mali olarak ilerleme kaydedemediklerini söylüyor. Ancak Salı günü yayımlanan 2025 yılı finansal beyanname raporuna bakılırsa, Başkan Trump ve ailesi bu konuda hiçbir zorluk çekmiyor” ifadelerine yer verdi.

Yayın kurulu, 927 sayfalık rapora atıfta bulunarak Trump’ın yalnızca geçen yıl kripto varlıklardan yaklaşık 1,4 milyar dolar kazandığını kaydetti.

Yazıda, söz konusu kripto paranın Trump’ın başkanlık yemin töreninden sadece günler önce piyasaya sürülmesinin zamanlamasına dikkat çekildi.

Kurul, Trump ailesinin bu durumu, siyasi nüfuzun yasal sınırlar içinde kazanca dönüştürülmesi anlamına gelen “dürüst rüşvet” geleneği çerçevesinde değerlendirdiğini belirtti.

Yazıda, “Tüm bunların yasal olduğu varsayılsa bile, başkanlık makamının aile çıkarları için kullanılması yakışıksız bir tablo ortaya koyuyor” denildi.

Finansal beyanname verilerine göre Trump ailesinin şirketleri, Trump’ın hafta sonları sıkça ziyaret ettiği Florida’daki Mar-a-Lago malikanesinden geçen yıl 77,4 milyon dolardan fazla gelir elde etti.

Ayrıca yakınlarda bulunan Doral’daki golf sahasından sağlanan gelir de 121,8 millyon doları aştı.

Trump Organization bünyesinde başkan yardımcısı olarak görev yapan Eric Trump ve Donald Trump Jr. ise şirketin küresel gayrimenkul ve otel ağını genişletmeye devam ediyor.

Şirket; Hindistan, Vietnam, Endonezya, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Umman, Sırbistan, Romanya ve Maldivler gibi birçok ülkede büyük ölçekli projeler yürütüyor.

WSJ makalesinde bu küresel faaliyetler, “Babaları Oval Ofis’te oturmasaydı Trump kardeşlerin bu anlaşmaları yapabileceğine inanmak güç. Hunter Biden’ın yabancı ülkelerle yaptığı işler ile Trump projeleri arasındaki temel fark, Trump ailesinin kendi işlerini tamamen açık bir şekilde yürütmesidir” sözleriyle değerlendirildi.

Başkan Trump ise çarşamba günü yaptığı açıklamada işletmelerinin borsa endekslerindeki yükseliş sayesinde büyüdüğünü ifade ederek “herkesin kazanç sağladığını” söyledi. Ancak kamuoyu araştırmaları, İran ile yaşanan savaş nedeniyle yüksek seyreden akaryakıt fiyatları çerçevesinde geçim sıkıntısının Amerikalıların en önemli sorunlarından biri olmaya devam ettiğini gösteriyor.

The Wall Street Journal yayın kurulu, geniş halk kitlelerinin mevcut ekonomik durumunun göz ardı edilmesinin siyasi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Yazıda, Demokratların bu yıl yapılacak seçimlerde Kongre’de çoğunluğu ele geçirmesi durumunda Trump ailesinin ticari ilişkilerine yönelik geniş çaplı soruşturmalar açılacağı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Cumhuriyetçilere yönelik yolsuzluk suçlamaları 2028 yılına kadar yankılanacaktır. Bu durum, solun sınıf savaşı söylemini ve milyarderlerin hükümet üzerinden zenginleştiği yönündeki iddialarını besleyecektir. Yabancı aktörler, Trump ailesine iş ortaklığı sunarak Amerikan hükümetinin desteğini satın alabileceklerini düşünebilirler. Amerikalılar ve özellikle Trump’ın destekçileri, herhangi bir başkandan çok daha fazlasını hak ediyor.”

Okumaya Devam Et

Amerika

Pentagon’da İHA’lar için yeni merkezi birim kuruldu

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanlığı, askeri alanda otonom yeteneklerin geliştirilmesini ve yaygınlaştırılmasını hızlandırmak amacıyla doğrudan savaş bakan yardımcısına bağlı merkezi bir insansız hava aracı dairesi kurdu. Yeni yapılanma kapsamında ayrıca 500 milyon dolarlık İHA savunma sistemi tedarik sözleşmesi imzalandı.

ABD Savaş Bakanlığı bünyesinde, doğrudan bakan yardımcısına bağlı olarak çalışacak merkezi bir insansız hava aracı (İHA) dairesi kuruldu. Bakanlık basın servisinin aktardığı bilgilere göre yeni idari yapılanma, askeri teknolojilerde dönüşüm gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Bakanlık açıklamasında, yeni birimin kuruluş amacına dair şu ifadelere yer verildi:

“Bu stratejik öncelik, ABD’nin kesin askeri üstünlüğünü korumak için ihtiyaç duyulan otonom yeteneklerin geliştirilmesini, tedarikini ve büyük ölçekli entegrasyonunu hızla artırmayı amaçlıyor.”

Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, gerçekleştirilen bu yapısal reformun doğrudan hükümet tarafından atılan bir dizi kararlı adımı hayata geçirdiğini belirtti.

Yarım milyar dolarlık savunma sözleşmesi

Bakanlık, yeni idari birimin kuruluşunun yanı sıra İHA savunma sistemlerinin tedariki amacıyla 500 milyon dolar değerinde bir sözleşme imzalandığını da duyurdu.

Pentagon’un açıklamasında, sözleşmenin ayrıntılarına dair şu bilgiler paylaşıldı:

“Simi Valley, California merkezli AeroVironment firması, ticari İHA savunma sistemleri ile küçük boyutlu insansız hava araçlarına karşı koyacak teknolojilerin tedariki için 500 milyon dolarlık sabit fiyatlı bir sözleşme aldı.”

Maliyet etkin sistemler test ediliyor

The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre ABD ordusu, nisan ayında Filipinler’de gerçekleştirilen askeri tatbikat sırasında MADIS (Deniz Piyadeleri Entegre Hava Savunma Sistemi) olarak adlandırılan İHA savunma sistemini denedi. Söz konusu sistemin, İHA’larla mücadelede yüksek maliyetli füzelere sürekli ihtiyaç duyulmasını önleyen bir yapı sunduğu ifade ediliyor.

The New York Times gazetesinin nisan ayında konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberinde ise Pentagon yetkililerinin, Rusya ve Çin’in İHA geliştirme programlarını ABD’nin mevcut projelerine kıyasla daha ileri düzeyde gördüğü aktarılmıştı.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD ordusu radarsız F-35’leri teslim aldı

Yayınlanma

Northrop Grumman, F-35’in yeni ve geliştirilmiş AN/APG-85 radarını, şu anda montaj hattından çıkan yükseltilmiş Lockheed uçaklarına takılabilecek kadar hızlı bir şekilde üretemedi.

Bu uçaklarda, savaşta mücadele etmek ve galip gelmek için hayati önem taşıyan, adedi yaklaşık 9 milyon dolar değerindeki radarlar eksik.

The Bunker’ın aktardığına göre şu ana kadar, altı adet Deniz Piyadeleri F-35’i radarsız olarak teslim edildi.

İleride Hava Kuvvetleri ve Donanma’ya teslim edilecek, sayısı belirtilmeyen bir sayıda F-35 de radarsız olacak. Yeni radarlar en az 2028 yılına kadar teslim edilmeyecek.

Ayrıca mevcut radar, yeni ve geliştirilmiş F-35’e sığmıyor.

196 milyon dolarlık F-35 avcı uçağının bu kadar pahalı olmasının nedenlerinden biri, radardan kaçmak üzere tasarlanmış karmaşık şekil, kaplama ve elektronik ağ.

The Bunker’a göre bu durum, “mermisiz karabinalara, zırhsız tanklara, okyanussuz gemilere, atom içermeyen nükleer silahlara” eşdeğer.

Bu sorun, tüm F-35 programının bir simgesi niteliğinde. 2 trilyon dolarlık proje, Pentagon’un filosunu havada tutmak için yeterli yedek parça satın almaması nedeniyle hazırlık sorunları ile boğuşuyor.

Eksik radarlar konusunda özellikle dikkat çekici olan nokta, abartılı tehditlerin tedarik karmaşasına yol açmasının ikinci kez yaşanması.

Programın başlamasından on yıl sonra, 2012’de Pentagon’un en üst düzey silah alım sorumlusu Frank Kendall şöyle demişti: Tasarım çizimleri sürekli değişirken F-35’i üretime sokmak için gösterilen ilk acele, “tedarik hatası”ydı.

Bu sefer ise Pentagon, F-35’i “gelecekteki tehditlere karşı hava üstünlüğü sağlayabilmesi” için geliştirmek amacıyla riskli bir “yüksek derecede eşzamanlı geliştirme ve üretim programını” “kasten üstlendiğini” belirtiyor.

Basitçe ifade etmek gerekirse, “yüksek derecede eşzamanlı” demek, tasarım tamamlanmadan parçaları üretmek demek.

İşte bu durum, radarların eksik kalmasına yol açtı ve tam da Kendall’ın 14 yıl önce kınadığı şeyin aynısının tekrarlanmasına neden oldu.

Öte yandan bu, radarları olmayan bu F-35’lerin yeni elektronik donanımları hazır olana kadar pistte bekleyeceği anlamına gelmiyor.

Pentagon şu anda dünyanın en pahalı jet eğitim uçaklarından oluşan ve giderek büyüyen bir filoya sahip.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English