Amerika
Moody’s uyardı: Devlerin yapay zeka harcamaları kredi kalitesini tehdit ediyor

Google, Meta, Microsoft ve Amazon gibi küresel teknoloji devleri, yapay zeka altyapı yatırımlarını finanse etmek amacıyla devasa miktarlarda borçlanmaya gidiyor. Derecelendirme kuruluşları ve analistler, milyarlarca dolarlık harcamaların şirketlerin bilanço yapısını değiştirdiği ve kredi kalitesini tehdit edebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Dünyanın önde gelen teknoloji şirketleri, iddialı yapay zeka hedeflerini finanse etmek amacıyla devasa miktarlarda borç yükünün altına giriyor.
Şirketlerin borçlanma oranlarındaki bu hızlı artış, yatırımcıların yapay zeka odaklı hisse senetlerine yönelik daha önce sınırsız görünen coşkusuna gölge düşürürken piyasalarda da tedirginliğe yol açıyor.
Google, Meta, Microsoft ve Amazon gibi teknoloji devleri, son yıllarda yapay zeka geliştirmelerini destekleyecek altyapıları inşa etmek için yüz milyarlarca dolar taahhüt etti.
Yatırımcılar başlangıçta bu yüklü harcamaları büyük ölçüde ödüllendirdi. Ancak şirketlerin bu maliyetli yatırımı finanse etmek için giderek daha fazla borca dayanmasıyla birlikte piyasa, en büyük yapay zeka aktörlerinin bazılarına kaygılı bir gözle bakmaya başlıyor.
Moody’s Ratings tarafından yayımlanan yakın tarihli rapora göre, veri merkezi kurulumuna öncülük eden Amazon, CoreWeave, Google, Meta, Microsoft ve Oracle firmalarının bu yıl altyapı için 785 milyar dolar harcaması bekleniyor. Raporda, bu toplamın 2027 yılında daha da büyüyerek 1 trilyon dolara yaklaşacağı öngörülüyor.
Moody’s, bu firmaların “tarihin en zengin nakit rezervine sahip şirketleri arasında” yer almasına rağmen, yapay zeka harcamalarını desteklemek amacıyla yaklaşık 460 milyar dolar borç aldıklarına dikkat çekti. Kuruluş, bu durumun “kredi kalitesini tehdit edebileceği” uyarısında bulundu.
Raporda ayrıca, “Kredi göstergeleri bu şirketlerin çoğu için halen çok güçlü seyrediyor; ancak bilanço yapılarında maddi bir kayma olduğu açıkça görülüyor” değerlendirmesine yer verildi.
LSEG verilerine göre, CoreWeave dışındaki söz konusu dev altyapı sağlayıcılarının (hyperscaler) ihraç ettiği tahvillerde muazzam bir artış yaşandı. Şirketlerin tahvil ihraçları 2024 yılındaki 16,7 milyar dolar seviyesinden 2026’da şu ana kadar 193 milyar dolara fırladı.
Ritholtz Wealth Management Baş Piyasa Stratejisti Callie Cox, konuya ilişkin The Hill’e yaptığı değerlendirmede, “Büyük teknoloji şirketlerinin piyasaya çıkıp özkaynak ve borçlanma piyasalarını kullanması beni şaşırtmadı. Harcamalarını artırmaya ve cesur yapay zeka stratejileri hakkında konuşmaya başladıklarında bu durum zaten tahmin ediliyordu” dedi.
Cox sözlerini şöyle sürdürdü: “Bence şaşırtıcı olan, harcamaların büyüklüğü ve bu şirketlerin hisse senetleri ile borçlanma piyasalarından temin ettiği kaynağın miktarıdır.”
S&P Global analistleri de geçen hafta yayımladıkları raporda piyasaların borç akını karşısında “bazı yorgunluk belirtileri gösterdiğini” yazdı.
Yatırımcıların daha yüksek getiri arayışına girdiğini gösteren bir işaret olarak, bu şirketlerin tahvil spread’lerinin (getiri farkları) yükseldiği kaydedildi.
S&P Global analistleri raporda şu ifadelere yer verdi:
“Dev altyapı sağlayıcılarının spread’leri, geçen sonbahardan bu yana gerçekleşen her yeni borç enjeksiyonuyla hızlı bir şekilde genişliyor; hatta Microsoft yeni bir tahvil ihraç etmemesine rağmen bu dönemde daha geniş spread’lerle karşılaşıyor. Piyasa katılımcıları, daha önce güçlü ve güvenilir nakit akışıyla karakterize edilen ihraççıların hızla artan kaldıracından giderek daha fazla endişe duyuyor.”
Aynı zamanda ana altyapı sağlayıcılarının borçlarını sigortalamanın maliyeti de son haftalarda artış gösterdi.
S&P Global verilerine göre, büyüyen borç yükü hakkında uzun süredir sorularla karşılaşan Oracle’ın beş yıllık kredi temerrüt takası (CDS) primleri geçen çarşamba günü 218 baz puana yükseldi.
Kredi temerrüt takasları, alıcının bir prim karşılığında borçlunun borcunu temerrüde düşürme riskine karşı korunmasını sağlıyor. Bu fiyat yükseldiğinde, genellikle daha yüksek bir temerrüt riskini yansıtıyor.
Amazon, Microsoft, Alphabet, Meta, Nvidia, CoreWeave ve SpaceX’in CDS primleri de geçen ayın sonunda benzer şekilde artış kaydetti.
Bu yılın başlarında xAI’ı satın alan SpaceX, işlem gücü sağlamak amacıyla yapay zeka laboratuvarlarıyla milyarlarca dolarlık anlaşmalar imzalayarak kendisini giderek daha fazla bir dev altyapı sağlayıcısı olarak konumlandırıyor.
Cox, CDS fiyatlarındaki bu duruma dair şunları söyledi:
“Büyük teknoloji şirketlerinin CDS oranlarında, özellikle de serbest nakit akışı biraz düşük olanlarda yükselişler görüyoruz. Bunun temel nedeni, risk yönetimi perspektifinden bakıldığında gelecekte bir şeylerin başarısız olabileceğini düşünmenin makul olmasıdır. Bu mutlaka bir şeylerin başarısız olacağına dair bir bahis değildir. Ancak Wall Street’te kesinlikle kaşların çatılmasına neden oluyor.”
Piyasa uzun süredir yapay zeka sektörünün sürekli büyüyen altyapı taahhütlerini desteklese de, yatırımcıların teknolojinin beklenen yatırım getirisini sağlayıp sağlamayacağını sorgulamasıyla bu coşku bocalamaya başlıyor.
Google’ın hisseleri, ikinci çeyrek kazançlarını açıkladıktan sonra geçen ay darbe aldı.
Arama motoru devi, bu yılki harcama tahminini 15 milyar dolar artırırken, halka açılmasından bu yana serbest nakit akışının ilk kez negatife döndüğünü ortaya koydu.
Meta’nın hisseleri de geçen hafta açıklanan çeyreklik kazançların ardından geriledi.
Facebook’un ana şirketi, 2026 harcama tahmininin alt sınırını 5 milyar dolar yükseltti ve serbest nakit akışının yaklaşık 780 milyon dolara gerilediğini açıkladı.
Öte yandan Microsoft, sonuçlarını açıkladığı günün ardından değerine yaklaşık 450 milyar dolar kattı. Şirket, harcamalarını bu yıl sabit tutacağını duyurdu ve serbest nakit akışının 2027 mali yılı boyunca pozitif kalacağına işaret etti.
Amazon ise bu eğilimi tersine çevirmiş göründü. E-ticaret devi 20 milyar dolarlık ek sermaye harcaması ve negatif nakit akışı açıklamasına rağmen, beklenenden yüksek gelen geliri sayesinde hisselerinde artış kaydetti.
Yapay zeka harcama çılgınlığının büyük ölçüde dışında kalan Apple ise rakiplerinden ayrılarak nispeten benzersiz bir konumda yer aldı.
Cox, Apple’ın durumunu değerlendirirken, “Apple son zamanlarda dev altyapı sağlayıcılarına karşı adeta ters bir işlem konumunda. Apple iyi gidiyorsa dev altyapı sağlayıcıları iyi gitmiyor veya bunun tersi yaşanıyor” dedi.
Cox ayrıca, “Yapay zeka etrafında finansal kalite ile esneklik arasında gerçekten bir çekişme olduğunu düşünüyorum. Günün koşullarına, olaya veya ruh haline bağlı olarak yatırımcılar bu denklemin her iki tarafını da beğenebilir” ifadelerini kullandı.
Yapay zeka harcamalarına ilişkin endişeler ve Çin’den gelen rekabet korkularının etkisiyle geçen hafta yaşanan teknoloji hissesi satışlarına rağmen, piyasalar salı günü yeniden yükselişe geçti; hem S&P 500 hem de Dow Jones Industrial Average endeksleri kapanışta yeni zirvelere ulaştı.
Amerika
OpenAI editörleri ChatGPT sohbetlerinizi okuyor

OpenAI, gerçek kullanıcıların ChatGPT’ye gönderdiği muazzam hacimli komut akışını inceleyen yüzlerce sözleşmeli çalışan istihdam ediyor.
404 Media’nın edindiği bilgilere göre bu komutlar bazen hassas kişisel bilgiler de içeriyor.
Bu kişilerin incelediği komutlar, kullanıcılar ile sohbet robotu arasındaki tüm konuşmaları içerebilir.
ChatGPT’nin 900 milyondan fazla kullanıcısının çoğunun, bu konuşmaların gerçek kişiler tarafından okunabileceğinin muhtemelen farkında olmadığı konuşmalar.
Bu komut inceleme ekiplerinin amacı, ChatGPT’nin kullanıcılarına verdiği yanıtları iyileştirmek.
Sözleşmeli çalışanlar, sohbet robotunun ürettiği yanıtları derecelendirip eleştiriyor.
404 Media’nın gördüğü iç belgelere göre, sözleşmeli çalışanlar ChatGPT’yi kendisini “insanlaştırmamak” ve daha az “dalkavukça” davranmak üzere eğitiyor.
Bu, OpenAI için önemli bir sorun çünkü çeşitli davalara göre, “aşırı dalkavukça” davranan 4o modeli, birçok kişinin intihar etmesi ile ilişkilendiriliyor.
Bu haber, ChatGPT kullanıcıları için ciddi bir gizlilik riski oluşturuyor; zira kullanıcılar genellikle ChatGPT’yi bir terapist, profesyonel asistan veya dijital arkadaş olarak kullanıyor ve ona hayatlarıyla ilgili her türlü özel ayrıntıyı paylaşıyor.
Sözleşmeli çalışanlar ChatGPT kullanıcı adlarını görmüyor ve OpenAI, komutların gözden geçirenlere ulaşmadan önce kişisel bilgileri kaldırmaya çalıştığını belirtiyor.
Fakat şirket, hassas ayrıntıların yine de sızabileceğini kabul ediyor.
Bu haber, bu modellerin yalnızca OpenAI’nin interneti kitlesel olarak taraması, yüksek maaşlı mühendislik ve yapay zeka ekiplerinin yeteneği ya da yeni modellerinin gücü sayesinde geliştiği yönündeki yanlış kanıyı da ortadan kaldırıyor.
Önemli ama gözden kaçan bir unsur ise, gerçek istemlere verilen ChatGPT yanıtlarını defalarca okumak ve incelemek üzere ücretlendirilen dış yükleniciler.
Anthropic de 404 Media’ya modellerini geliştirmek için insan denetiminden de yararlandığını doğruladı.
Komutlarla çalışan bir kişi, ChatGPT kullanıcılarının sohbetlerini insanların okuduğunu bilip bilmedikleri sorulduğunda, “Hayır” yanıtını verdi.
Kaynak, “Bir yerlerde bir yüklenicinin […] konuşmaları analiz ettiğini hayal edebileceklerini sanmıyorum,” dedi.
“Project Lily” adı verilen proje için kullanılan kılavuzlardan birinde şöyle yazıyor:
“Mükemmel bir yanıt, kullanıcının niyetini anlamalı, yararlı ve doğru yardım sunmalı ve açık, doğal ve uygun derecede sıcak bir üslupla yazılmalıdır.”
Yükleniciler bunu üç aşamada gerçekleştiriyor: Gerçek ChatGPT kullanıcısının komutunu okumak; kullanıcının ChatGPT’den ne yapmasını istediğini düşündüklerini özetlemek; ve ardından komuta yönelik ChatGPT tarafından üretilen yanıtları derecelendirmek ve eleştirmek.
Çalışanların erişebildiği bir kontrol panelinde, insan denetçiler hangi “görevi” üstlenmek istediklerini seçebiliyorlar.
Seçtikleri anda, gerçek ChatGPT kullanıcısının komutu karşılarına çıkıyor. 404 Media, çok sayıda gerçek komut gördü ama kaynak koruma nedenleriyle bunların hiçbirini aktarmadı.
Bazı komutlar, ChatGPT kullanıcısının, içeriği kendilerine saklamasını istediği için, bir insanın konuşmalarını okuyabileceğini beklemediğini gösteriyor.
Komutlar, kontrol panelinde komutu giren ChatGPT kullanıcısının kullanıcı adı yer almadığı için anonimleştiriliyor.
Fakat bazı komutlar yine de hassas veya kişisel bilgiler içerebilir.
Komutun üstündeki bir bölümde bazen, o kullanıcının daha önce sohbet robotunu ne amaçla kullanmaya çalıştığına dair genel bir bakış sunan bir “kullanıcı geçmişi özeti” yer alıyor ve bazı durumlarda bu kişinin dünyanın neresinde yaşadığına dair bilgiler ile kişisel bağlamda diğer ayrıntılar da bulunabilir.
404 Media’nın eline geçen, yükleniciler için hazırlanmış bir talimat kılavuzu, denetçilere “potansiyel güvenlik endişeleri” barındıran veya kişisel bilgiler içeren görevleri üst düzey yetkililere iletmelerini söylüyor.
OpenAI, 404 Media’ya, kullanıcıların konuşmalarını yüklenicilere ulaşmadan önce Gizlilik Filtresi modelinin bir sürümü aracılığıyla işlediğini belirtti.
OpenAI, bunun kişisel bilgileri tespit etmek ve kaldırmak amacıyla tasarlandığını açıkladı.
404 Media’nın incelediği belgede, insan denetçilerin hangi OpenAI modelini eğittiği ve bunun halihazırda mevcut bir model mi yoksa gelecekte piyasaya sürülmesi planlanan bir model mi olduğu belirtilmiyor.
Belgede yalnızca “Project Lily” adlı bir kod adı kullanılıyor.
Amerika
Trump, Nvidia CEO’su Huang’ı yapay zeka için aradı

Nvidia CEO’su Jensen Huang, Los Angeles’ta düzenlenen bir zirvede Başkan Doanld Trump’tan sürpriz bir telefon aldı.
İkili, bu görüşmede yapay zekanın dünyayı ele geçireceği yönündeki endişeleri reddetti.
Trump ve Huang, dünyanın en güçlü CEO’ları ve yapay zeka uzmanlarından bazılarının güvenlik endişeleri nedeniyle yapay zeka geliştirme sürecinin yavaşlatılması çağrısında bulunduğu bir dönemde, yapay zeka konusunda karamsar görüşlere karşı giderek daha net bir reddiye ortaya koyuyorlar.
Sosyal medyada dolaşan video görüntülerine göre, Huang pazartesi günü All-In Podcast röportajının ortasında Trump’tan bir telefon aldığı görüldü.
Huang, kalabalığın konuşmayı duyabilmesi için başkanı hoparlöre bağladı.
Büyük şirketlerin “yapay zekayı yavaşlatma” çağrısı hisseleri vurdu
Trump ve Huang, yapay zeka konusunda iyimser bir bakış açısını paylaştılar ve yapay zekanın iktisadi büyüme ve ulusal güvenlik açısından sahip olduğu potansiyeli vurguladılar.
Trump, Huang’a “Robotlar dünyayı ele geçirmeyecek. Yapay zeka dünyanın geri kalanını ele geçirmeyecek. Bütün bunlar bir aldatmaca,” diyerek, yapay zekanın yol açabileceği felaket risklerine dair son zamanlarda ortaya çıkan uyarı dalgasına atıfta bulundu.
Huang ise Trump’a şöyle dedi:
“Amerika’nın yapay zeka yarışında herkesin kazanmasını sağlayacağız. Her sektör, her şirket, her eyalet, her insan.”
Öte yandan Huang, hafta sonu ortaya çıkan yapay zeka güvenliği endişelerine ayrı bir açıklama yaparak, Trump’tan daha incelikli bir üslup sergiledi.
Uyarıların ciddiye alınması gerektiğini belirten Huang, Anthropic’teki ihbarcı Jacob Coxon’u, şirketin yapay zeka geliştirme çalışmalarının çok hızlı ilerlediğine dair endişelerini dile getirme konusunda “büyük cesaret” gösterdiği için övdü.
Gelgelelim Huang, yapay zekanın dünyanın sonunu getirebileceğine dair öngörüleri “bilimsel temele dayanmayan” gerekçesiyle reddetti.
Nvidia CEO’su yapay zeka şirketlerinin, “şirketlerinin kontrolden çıktığını hissederlerse” çalışmalarını askıya almaları veya hızlarını ayarlamaları gerektiğini söyledi.
Huang, yapay zeka konusunda karamsar endişeleri defalarca reddetmiş ve yapay zeka etrafındaki bazı siber güvenlik alarmlarının, güvenlik sektörüne iş yaratmaya yardımcı olabileceğini öne sürmüştü.
Forbes’a göre, Huang geçen hafta San Francisco’da düzenlenen bir Goldman Sachs konferansında şunları söyledi:
“Talep yaratmanın, bir sorun yaratmaktan daha iyi bir yolu olabilir mi?. Kim, pazarının kendi ürününe karşı çılgına dönmesini ve onu almak için köşede kuyruk oluşturmasını istemez ki?”
Nvidia, gelişmiş AI modellerini çalıştıran çiplerin başlıca tedarikçisi olarak, AI’ın devam eden başarısında büyük bir pay sahibi.
Amerika
ABD ordusu, uzayda silahları olduğunu ilk kez kabul etti

Çin ve Rusya’nın yörüngedeki askeri programlarını genişletmesi üzerine, ABD ordusu pazartesi günü ilk kez uzayda silahlara sahip olduğunu kabul etti.
Hava Kuvvetleri Sekreteri Troy Meink, Maryland’da düzenlenen Hava ve Uzay Kuvvetleri Derneği konferansında, “ABD artık, düşmanca rakip eylemlerine karşı müşterek kuvvetleri savunabilecek yörüngedeki uzay kontrol silahlarına sahip,” dedi.
Meink, silahın ne olduğu veya yetenekleri hakkında ayrıntılı bilgi vermeyi reddetti. Fakat kullandığı ifadenin “caydırıcılık açısından önemli” olduğunu ve “ne yaptığımızla ilgili daha fazla ayrıntıya girmemizin aslında bu caydırıcılığa fayda sağlamayacağını” belirtti.
Meink, ABD’nin uzayda “serbestçe hareket edebileceğinden” emin olması gerektiğini ve uzayın Amerikan askeri ve iktisadi güvenliği için önemli bir arena olduğunu da sözlerine ekledi.
Meink’in açıklaması, Trump yönetiminin “Altın Kubbe” füze savunma kalkanı için uzay yeteneklerini hızla geliştirmeye çalıştığı bir dönemde geldi.
Hava Kuvvetleri Bakanı pazartesi günü, uzayda saldıran füzeleri önleyecek olan ve Altın Kubbe’nin belirleyici bir özelliği olan uzay tabanlı önleyiciler için artık “uçuşa hazır donanım” bulunduğunu söyledi.
Fakat uzay güvenliği uzmanları, ABD’nin yörünge silahı hakkındaki açıklamasının diğer hükümetler tarafından uzay silahlarının yaygınlaşmasına yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.
ABD Uzay Kuvvetleri, “uzay kontrolünü”, uzay üstünlüğünü hedefleyen, “uzay alanını ele geçirmek ve kontrol etmek için gerekli olan” savunma veya saldırı faaliyetleri olarak tanımlıyor.
Savaş çerçeve planında, bu kuvvet, yörünge saldırılarının hem kinetik, yani fiziksel olarak yıkıcı, hem de kinetik olmayan silahların kullanımını içerebileceğini belirtmiştir.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) düşünce kuruluşunda havacılık ve uzay güvenliği projesinin müdür yardımcısı olan Clayton Swope, uzayda ve Dünya’da gerçekleşebilen uzay kontrolünün, bir uydu yer istasyonuna saldırmayı veya uydu iletişimini bozmayı içerebileceğini söyledi.
Fakat eski bir CIA teknik istihbarat subayı olan Swope, Meink’in Çin ve Rusya’yı etkili bir şekilde caydırmak için “çok belirsiz” olduğunu belirtti.
Swope, “Bu ülkelerin, silahın yıkıcı potansiyeli hakkında daha fazla bilgiye sahip olmaları ve ABD’nin bu silahı kullanmadan önce hangi genel sınırı aşmaları gerektiğini bilmeleri gerekir,” diye ekledi.
Secure World Foundation’ın uzay güvenliği ve istikrarı baş direktörü Victoria Samson, kinetik bir saldırıda ortaya çıkacak enkaz oluşumuna yol açan eylemlerden kaçınmaya yönelik ABD politikası göz önüne alındığında, söz konusu silahın uzay tabanlı bir sinyal bozucu olduğunu öne sürdü.
Samson, Çin veya Rusya’nın benzer silahlara sahip olduğunu kabul etmesi halinde, Hava Kuvvetleri Bakanı’nın açıklamasının “caydırıcı olarak ters tepebileceğini” de sözlerine ekledi.
Samson, “Bu, kendi kendini besleyen bir döngüye dönüşür ve eninde sonunda birisi bu silahlardan birini kullanacak,” dedi.
Dış Politika Araştırma Enstitüsü’nden araştırmacı Sam Lair ise şöyle konuştu:
“Bu, artık ABD’nin rakiplerinin veya diğer ülkelerin, yeni ya da mevcut uzay karşıtı programlarını meşrulaştırmak için işaret edebilecekleri bir şey olacak.”
Meink’in açıklamasının diğer ülkelerde tamamen yeni uzay karşıtı programları tetikleyeceğinden şüpheli olsa da, “Bu, başka yerlerdeki mevcut veya yeni programların destekçilerine retorik bir argüman sağlayacaktır,” dedi.
Avrupa1 hafta önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa1 hafta önceKoçbaşı olarak AfD
Avrupa1 hafta önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya7 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Ortadoğu6 gün önceİsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı, Türkiye’yi tehdit etti
Dünya Basını2 hafta önceÇin-Mısır ortak tatbikatı, Pekin’in askeri erişiminin göstergesi
Amerika2 hafta önceKıyamete beş kala – 3: Kapitalizmin (önlenemeyen) ölümleri











