Amerika
ABD’de suikaste kurban giden Charlie Kirk kimdir?
Muhafazakâr medya yorumcusu ve Başkan Donald Trump’ın destekçisi Charlie Kirk, dün Utah Valley Üniversitesinde bir etkinlikte konuşma yaparken vurularak öldürüldü.
Hızlı sosyal medyada yayılan vurulma anı, Kirk’ün boynuna bir kurşun isabet ettiğini gösteriyor.
Kirk hastane kaldırıldıktan bir süre sonra hayatını kaybetti. Akşama doğru kolluk kuvvetleri “şüpheli bir kişinin” gözaltına alındığını, fakat bu kişinin daha sonra serbest bırakıldığını açıkladı. Yetkililer tarafından henüz herhangi bir neden bildirilmedi.
Trump, 31 yaşındaki Kirk’ün ölümünü sosyal medyada duyurdu ve ülke çapında bayrakların yarıya indirilmesini istedi. Başkan, Truth Social hesabında yayınlanan bir videoda, “Yıllardır radikal solcular, Charlie gibi harika Amerikalıları Nazilerle ve dünyanın en kötü katilleriyle ve suçlularıyla karşılaştırıyorlar. Bu tür söylemler, bugün ülkemizde gördüğümüz terörizmin doğrudan sorumlusudur,” dedi.
JD Vance, Kirk henüz hastanedeyken X’te takipçilerinden “dua etmelerini” söyledi ve Kirk’in “gerçekten iyi bir adam ve genç bir baba” olduğunu söyledi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da bir tweet atarak “dualarının Charlie Kirk ile olduğunu” belirtti. Netanyahu daha sonra, “Charlie Kirk, gerçeği söylediği ve özgürlüğü savunduğu için öldürüldü. İsrail’in cesur bir dostu olan Kirk, yalanlarla mücadele etti ve Yahudi-Hristiyan medeniyetini savunmak için dik durdu. Onunla sadece iki hafta önce konuştum ve onu İsrail’e davet ettim. Ne yazık ki, bu ziyaret gerçekleşmeyecek,” dedi.
Aleksandr Dugin ise Kirk’ü vuranın “Soros” olduğunu ileri sürdü. Sağcı İsrail Kamu Güvenliği Bakanı Itamar Ben-Gvir ise, “Küresel sol ve radikal İslam arasındaki işbirliği, günümüz insanlığı için en büyük tehlikedir. Charlie Kirk bu tehlikeyi gördü ve uyarıda bulundu. Ancak aşağılık bir katilin kurşunları onu vurdu. İsrail’e desteğin ve daha iyi bir dünya için verdiğin mücadele için teşekkürler, Charlie,” diye yazdı.
Birçok aşırı sağcı influencer ve Cumhuriyetçi yetkili de, saldırıyı gerçekleştirenlerin “solcular” olduğunu ileri sürdü. Bazı aşırılıkçı gruplarda üyeler iç savaş ve şiddetli intikam çağrısında bulundu. Influencer ve muhafazakâr Alex Jones, Infowars kanalındaki canlı yayında “Bu bir savaş, bu bir savaş, bu bir savaş” dedi.
6 Ocak 2021’de Kongre Binasında yaşanan isyanla ilgili olarak isyan komplosu suçundan aldığı hapis cezasını bu yılın başlarında Trump tarafından hafifletilen Oath Keeper kurucusu Stewart Rhodes, Infowars’ta Kirk gibi şahsiyetlere kamu güvenliği sağlamak için milis grubunu yeniden faaliyete geçirme zamanının geldiğini duyurdu.
Rhodes daha sonra Trump’a, silahlı saldırının ardından “doğru olanı, gerekli olanı yapması” ve “İsyan Yasasını yürürlüğe koyması” çağrısında bulundu.
Rhodes, “Bu ülkedeki solun, ABD yasalarına karşı açıkça isyan halinde olduğunu, isyan çıkardığını, bir işgale yardım ve yataklık ettiğini ve federal yasaların uygulanmasını engellediğini ilan etmelisiniz,” dedi.
X’in Elon Musk, “Sol, cinayet partisidir,” diye yazdı ve ardından, Kirk gibi sağcı figürlere karşı insanları radikalleştiren “solcu ana akım medya ve Gavin Newsom gibi figürler”i suçlayan bir gönderiyi alıntılayarak, “Aynen öyle” dedi.
Andrew Tate gibi figürler ise sosyal medya üzerinden “iç savaş” temalı gönderilere başladılar.
Barack Obama, Joe Biden ve Kamala Harris dahil olmak üzere ideolojik yelpazenin diğer önemli siyasi figürleri de silahlı saldırıyı ve siyasi şiddeti kınadı.
Kirk, 2012 yılında, henüz on sekiz yaşındayken, gençlere odaklanan sağcı-muhafazakâr bir “kâr amacı gütmeyen kuruluş” olan Turning Point USA’i kurdu. Amerika’yı Yeniden Büyük Yap (MAGA) hareketi ile Cumhuriyetçi siyasette önemli bir rol oynayan Kirk hakkında New Yorker muhabiri Antonia Hitchens, “Bir muhabir olarak, siyasi katılımlarını, yani ülkeye olan bağlılıklarını Turning Point’e borçlu olduğunu söyleyen sayısız insanla tanıştım,” diye yazıyor.
2022’den bir New York Times haberi de bu etkiyi doğrular gibi görünüyor. JD Vance, kariyerine bir Trump karşıtı olarak başlamışken, ara seçimlerde Ohio’dan senatör seçilmesini ve MAGA hareketine dahil olmasını sağlayan isimler arasında Palantir’in kurucusu Peter Thiel’in yanı sıra, Vance’i Trump’ın danışmanı Andy Surabian ile tanıştıran Charlie Kirk de yer alıyor. JD Vance, senatörlüğü kazandıktan sonra yaptığı zafer konuşmasında Donald Trump ve Donald Trump Jr.’ın yanı sıra Charlie Kirk ve Tucker Carlson’a teşekkür ediyordu.
Hitchens, 2024 seçimlerinde Kirk’ün kuruluşunun iştiraki “Turning Point Action”ın, Arizona ve diğer kararsız eyaletlerde kapı kapı dolaşıp Cumhuriyetçilerin oylarını toplayarak büyük bir rol oynadığına işaret ediyor. Turning Point, Siyasi Eylem Komitesi (PAC) aracılığıyla da Trump’a önemli meblağlarda bağış topladı.
Dahası, Kirk’ün geçen sonbaharda, Pentagon ve istihbarat kurumlarında üst düzey pozisyonlara atanacak adaylara “sadakat testleri” uygulamakla görevlendirilen bir avuç Trump yanlısından biri olduğu haberlere konu olmuştu.
Kirk ayrıca, Başkan Trump’ın ABD’deki askeri akademilerin yönetim kurullarına atadığı sadık kişilerden biriydi. Kirk, Hava Kuvvetleri Akademisinin Mütevelli Heyetine atandı. Bu kurul, akademinin müfredatı ve öğretimini incelemekle görevli.
Kirk’ün atanması özellikle ironik bulunuyor; çünkü, 2012 yılında Chicago’daki Wheeling Lisesinden mezun olan Kirk, West Point Askeri Akademisinden ret yemesi üzerine şu anda başında bulunduğu sağcı harekete yönelmişti. West Point’e kabul alamayan Kirk, reddedilmesinin nedeninin “farklı cinsiyetten ve farklı görüşlere sahip, çok daha az nitelikli bir adayın” tercih edilmesi olduğunu iddia etti.
Öncesinde Kirk hakkında hazırlanan profillere göre babası kendi şirketi olan bir mimardı. “Orta sınıf lüks konutlar” tasarlayıp inşa ederken, Kirk’ün annesi de Chicago Mercantile Exchange’de ticaret yapıyordu.
Görünen o ki, 2008 krizi ve bunun sonucunda bankaların federal hükümet tarafından kurtarılması, Kirk’ün ailesinin işlerini etkilediği gibi sonraki gelişimi üzerinde de hayli etkili oldu.
Devletin ekonomiye müdahalesine itiraz eden Kirk’ün Reagan ekonomisi, serbest piyasa gurusu Milton Friedman’ın çalışmaları ve silah hakları gibi meseleler üzerine eğilmeye başladı.
Kirk son sınıfa girdiğinde, Çay Partisi yükselişteydi. Stanford sosyoloğu Robb Willer, 2016 yılında yaptığı bir araştırmada, Çay Partisinin yükselişinin, Obama’nın seçilmesi ve 2008 yılındaki iktisadi eğilimlerle birlikte “Amerika Birleşik Devletleri’ndeki beyazların göreceli ‘ırksal konumu’” ile doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Nitekim ölmeden önce Jubilee YouTube kanalında “25 liberal üniversite öğrencisi 1 muhafazakârı alt edebilir mi?” başlıklı bir programa katılarak “woke” üniversite öğrencilerini “alt etmeye” çalışan Kirk, burada siyahların kölelik ve segregasyon döneminde daha iyi yaşadığını iddia etmişti.
Lise son sınıf öğrencisiyken Kirk, toplantılara katılmaya ve 71 yaşındaki Bill Montgomery gibi sağcı siyasi aktivistlerle takılmaya başladı. Montgomery, birkaç ay sonra Kirk’ün Turning Point USA’i kurmasına da yardımcı olacaktı.
Ayrıca son sınıfta Kirk, Breitbart için bir görüş yazısı yazdı ve bu yazısı sayesinde Fox News’e mülakat verdi.
Beyaz milliyetçiliği ile Hıristiyan milliyetçiliği arasında salınan Kirk ve TPUSA, 6 Ocak 2021’deki Kongre baskınından sadece birkaç ay sonra, artık “partizan olmayan tartışma, diyalog ve müzakere yoluyla mali sorumluluk, serbest piyasa ve kapitalizm” üzerine odaklanmayacağını ilan ediyor, bunun yerine kendine yeni bir misyon tarif ediyordu:
“Amerikan İstisnacılığı ve olumlu eylem ruhuna dayanan bilinçli sivil ve kültürel katılımı güçlendirmek. Turning Point USA, vatandaşlara bilgi, beceri, değerler ve motivasyon geliştirme konusunda rehberlik ederek, vatanseverlik, yaşama saygı, özgürlük, aile ve mali sorumluluk gibi geleneksel Amerikan değerlerini geri kazanmak için topluluklarına anlamlı bir şekilde katılabilmelerini sağlar.”
2023 yılında vergi beyanı sırasında doldurduğu misyon açıklamasında ise, TPUSA Faith’in (İnanç) hedefini “Amerika’da seküler totalitarizme karşı direnmek, kiliseden woke’luğu ortadan kaldırmak, güçlü kiliselerin yükselişine ilham vermek ve inananları özgürlük için savaşma konusundaki İncil’deki sorumluluklarına uyandırmak için başlatılan bir hareket” olarak tanımlıyordu.
30 Haziran 2023 tarihinde sona eren TPUSA Faith’in giderleri toplamda 13 milyon dolardan fazla oldu ve kuruluş, 2.400 kilise ve 6.000 papazla “koordinasyon” sağladı ve bu kiliseleri ve papazları hedefleyen zirvelere ve yuvarlak masa toplantılarına katıldı.
Evangelist bir Hıristiyan olan Kirk, açıkça İsrail yanlısıydı ve sık sık üniversite öğrencileri ve diğer kişilerle Gazze işgalini tartışıyordu. Turning Point USA de İsrail yanlısı kuruluşlarla bağlarını sürdürmüş ve konferanslarında düzenli olarak İsrail yanlısı konuşmacıları ağırlamıştı.
Kirk, kendisi de İsrail’e seyahat etmiş ve 2018’de ABD büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması da dahil olmak üzere Trump’ın İsrail’e yönelik politikalarını övmüştü.
İsrail’e yaptığı ziyaretleri “ufuk açıcı” olarak nitelendiren Kirk, ikinci gezisi sırasında Kudüs’teki bir barda kalabalığa seslenerek, “Ben İsrail’i çok destekliyorum, evanjelik bir Hristiyanım, muhafazakârım, Trump destekçisiyim, Cumhuriyetçiyim ve hayatım boyunca İsrail’i savundum,” demişti.
Kirk, İsrail ve diğer konularla ilgili tartışmalarında zaman zaman “antisemitizme kayma” eleştirilerine de maruz kaldı. Ekim 2023’te, Aksa Tufanı operasyonundan sadece birkaç gün sonra, Kirk, Amerikan üniversitelerine yapılan Yahudi hayırsever yardımlarının “antisemitleri yetiştiren ve soykırımcı katilleri destekleyen kurumları destekleyerek kendi yok oluşunu sübvanse etmek” şeklinde eleştirince tartışmalara yol açmıştı.
Haftalar sonra “The Charlie Kirk Show” programında, Yahudilerin “sadece üniversiteleri değil, kâr amacı gütmeyen kuruluşları, filmleri, Hollywood’u, her şeyi” kontrol ettiğini de söylemişti.
Ertesi ay, Kirk, Elon Musk’ın “Büyük İkame” teorisine atıfta bulunan bir kullanıcıya “Gerçekleri söyledin” yanıtını vermesinden sonra, programında Musk’ı savundu ve Yahudilerin, ABD’ye gelen göçmenlerin “onları pek sevmediklerini” fark etmeye başladıklarını yazdı.
Kirk programında, “Yahudi toplulukları, insanların kendilerine karşı kullanmayı bırakmasını istediklerini iddia ettikleri türden bir nefreti beyazlara karşı teşvik ediyorlar,” dedi ve daha sonra “beyaz karşıtlığının felsefi temeli büyük ölçüde ülkedeki Yahudi bağışçılar tarafından finanse edildiğini” savundu.
Kirk’ün beyaz Amerikalıların statüsünün aşınması konusundaki endişeleri, politikasının merkezinde yer alıyordu. Ayrıca, “Marksizm” olarak adlandırdığı şey, silah haklarını kısıtlama çabaları ve transseksüel kişilere karşı da sert eleştirilerde bulunuyordu. Vurulduğu sırada da transseksüel kişilerle ilgili bir soruya cevap veriyordu.
Nisan 2024’te, İsrail’e karşı Filistin yanlısı protestolar Amerikan kampüslerine yayılırken, Kirk Cumhuriyetçilerin sert önlemlerini destekledi ve onları “beyazlara karşı kurumsal nefret” olarak adlandırdığı şeyle de yüzleşmeye çağırdı.
Kirk, “Yahudi nefretine karşı Cumhuriyetçi Partinin gösterdiği birlikteliği çok beğeniyorum. Amerika’da buna yer yok. Kampüste beyazlara karşı kurumsal nefret konusunda da aynı birlikteliği sağlayabilir miyiz? Bu, antisemitizmden bile daha köklü bir sorun,” demişti.
Kirk ayrıca İsrail’in Gazze’de devam eden işgalini sık sık savundu. Temmuz ayında, X’te yayınlanan programından bir bölümü paylaşarak, İsrail devletini “Filistinlileri aç bıraktığı iddialarına karşı” savundu.