Bizi Takip Edin

Amerika

ABD’de suikaste kurban giden Charlie Kirk kimdir?

Yayınlanma

Muhafazakâr medya yorumcusu ve Başkan Donald Trump’ın destekçisi Charlie Kirk, dün Utah Valley Üniversitesinde bir etkinlikte konuşma yaparken vurularak öldürüldü.

Hızlı sosyal medyada yayılan vurulma anı, Kirk’ün boynuna bir kurşun isabet ettiğini gösteriyor. 

Kirk hastane kaldırıldıktan bir süre sonra hayatını kaybetti. Akşama doğru kolluk kuvvetleri “şüpheli bir kişinin” gözaltına alındığını, fakat bu kişinin daha sonra serbest bırakıldığını açıkladı. Yetkililer tarafından henüz herhangi bir neden bildirilmedi.

Trump, 31 yaşındaki Kirk’ün ölümünü sosyal medyada duyurdu ve ülke çapında bayrakların yarıya indirilmesini istedi. Başkan, Truth Social hesabında yayınlanan bir videoda, “Yıllardır radikal solcular, Charlie gibi harika Amerikalıları Nazilerle ve dünyanın en kötü katilleriyle ve suçlularıyla karşılaştırıyorlar. Bu tür söylemler, bugün ülkemizde gördüğümüz terörizmin doğrudan sorumlusudur,” dedi.

JD Vance, Kirk henüz hastanedeyken X’te takipçilerinden “dua etmelerini” söyledi ve Kirk’in “gerçekten iyi bir adam ve genç bir baba” olduğunu söyledi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da bir tweet atarak “dualarının Charlie Kirk ile olduğunu” belirtti. Netanyahu daha sonra, “Charlie Kirk, gerçeği söylediği ve özgürlüğü savunduğu için öldürüldü. İsrail’in cesur bir dostu olan Kirk, yalanlarla mücadele etti ve Yahudi-Hristiyan medeniyetini savunmak için dik durdu. Onunla sadece iki hafta önce konuştum ve onu İsrail’e davet ettim. Ne yazık ki, bu ziyaret gerçekleşmeyecek,” dedi.

Aleksandr Dugin ise Kirk’ü vuranın “Soros” olduğunu ileri sürdü. Sağcı İsrail Kamu Güvenliği Bakanı Itamar Ben-Gvir ise, “Küresel sol ve radikal İslam arasındaki işbirliği, günümüz insanlığı için en büyük tehlikedir. Charlie Kirk bu tehlikeyi gördü ve uyarıda bulundu. Ancak aşağılık bir katilin kurşunları onu vurdu. İsrail’e desteğin ve daha iyi bir dünya için verdiğin mücadele için teşekkürler, Charlie,” diye yazdı.

Birçok aşırı sağcı influencer ve Cumhuriyetçi yetkili de, saldırıyı gerçekleştirenlerin “solcular” olduğunu ileri sürdü. Bazı aşırılıkçı gruplarda üyeler iç savaş ve şiddetli intikam çağrısında bulundu. Influencer ve muhafazakâr Alex Jones, Infowars kanalındaki canlı yayında “Bu bir savaş, bu bir savaş, bu bir savaş” dedi.

6 Ocak 2021’de Kongre Binasında yaşanan isyanla ilgili olarak isyan komplosu suçundan aldığı hapis cezasını bu yılın başlarında Trump tarafından hafifletilen Oath Keeper kurucusu Stewart Rhodes, Infowars’ta Kirk gibi şahsiyetlere kamu güvenliği sağlamak için milis grubunu yeniden faaliyete geçirme zamanının geldiğini duyurdu.

Rhodes daha sonra Trump’a, silahlı saldırının ardından “doğru olanı, gerekli olanı yapması” ve “İsyan Yasasını yürürlüğe koyması” çağrısında bulundu.

Rhodes, “Bu ülkedeki solun, ABD yasalarına karşı açıkça isyan halinde olduğunu, isyan çıkardığını, bir işgale yardım ve yataklık ettiğini ve federal yasaların uygulanmasını engellediğini ilan etmelisiniz,” dedi.

X’in Elon Musk, “Sol, cinayet partisidir,” diye yazdı ve ardından, Kirk gibi sağcı figürlere karşı insanları radikalleştiren “solcu ana akım medya ve Gavin Newsom gibi figürler”i suçlayan bir gönderiyi alıntılayarak, “Aynen öyle” dedi.

Andrew Tate gibi figürler ise sosyal medya üzerinden “iç savaş” temalı gönderilere başladılar.

Barack Obama, Joe Biden ve Kamala Harris dahil olmak üzere ideolojik yelpazenin diğer önemli siyasi figürleri de silahlı saldırıyı ve siyasi şiddeti kınadı.

Kirk, 2012 yılında, henüz on sekiz yaşındayken, gençlere odaklanan sağcı-muhafazakâr bir “kâr amacı gütmeyen kuruluş” olan Turning Point USA’i kurdu. Amerika’yı Yeniden Büyük Yap (MAGA) hareketi ile Cumhuriyetçi siyasette önemli bir rol oynayan Kirk hakkında New Yorker muhabiri Antonia Hitchens, “Bir muhabir olarak, siyasi katılımlarını, yani ülkeye olan bağlılıklarını Turning Point’e borçlu olduğunu söyleyen sayısız insanla tanıştım,” diye yazıyor.

2022’den bir New York Times haberi de bu etkiyi doğrular gibi görünüyor. JD Vance, kariyerine bir Trump karşıtı olarak başlamışken, ara seçimlerde Ohio’dan senatör seçilmesini ve MAGA hareketine dahil olmasını sağlayan isimler arasında Palantir’in kurucusu Peter Thiel’in yanı sıra, Vance’i Trump’ın danışmanı Andy Surabian ile tanıştıran Charlie Kirk de yer alıyor. JD Vance, senatörlüğü kazandıktan sonra yaptığı zafer konuşmasında Donald Trump ve Donald Trump Jr.’ın yanı sıra Charlie Kirk ve Tucker Carlson’a teşekkür ediyordu.

Hitchens, 2024 seçimlerinde Kirk’ün kuruluşunun iştiraki “Turning Point Action”ın, Arizona ve diğer kararsız eyaletlerde kapı kapı dolaşıp Cumhuriyetçilerin oylarını toplayarak büyük bir rol oynadığına işaret ediyor. Turning Point, Siyasi Eylem Komitesi (PAC) aracılığıyla da Trump’a önemli meblağlarda bağış topladı.

Dahası, Kirk’ün geçen sonbaharda, Pentagon ve istihbarat kurumlarında üst düzey pozisyonlara atanacak adaylara “sadakat testleri” uygulamakla görevlendirilen bir avuç Trump yanlısından biri olduğu haberlere konu olmuştu.

Kirk ayrıca, Başkan Trump’ın ABD’deki askeri akademilerin yönetim kurullarına atadığı sadık kişilerden biriydi. Kirk, Hava Kuvvetleri Akademisinin Mütevelli Heyetine atandı. Bu kurul, akademinin müfredatı ve öğretimini incelemekle görevli.

Kirk’ün atanması özellikle ironik bulunuyor; çünkü, 2012 yılında Chicago’daki Wheeling Lisesinden mezun olan Kirk, West Point Askeri Akademisinden ret yemesi üzerine şu anda başında bulunduğu sağcı harekete yönelmişti. West Point’e kabul alamayan Kirk, reddedilmesinin nedeninin “farklı cinsiyetten ve farklı görüşlere sahip, çok daha az nitelikli bir adayın” tercih edilmesi olduğunu iddia etti.

Öncesinde Kirk hakkında hazırlanan profillere göre babası kendi şirketi olan bir mimardı. “Orta sınıf lüks konutlar” tasarlayıp inşa ederken, Kirk’ün annesi de Chicago Mercantile Exchange’de ticaret yapıyordu.

Görünen o ki, 2008 krizi ve bunun sonucunda bankaların federal hükümet tarafından kurtarılması, Kirk’ün ailesinin işlerini etkilediği gibi sonraki gelişimi üzerinde de hayli etkili oldu.

Devletin ekonomiye müdahalesine itiraz eden Kirk’ün Reagan ekonomisi, serbest piyasa gurusu Milton Friedman’ın çalışmaları ve silah hakları gibi meseleler üzerine eğilmeye başladı.

Kirk son sınıfa girdiğinde, Çay Partisi yükselişteydi. Stanford sosyoloğu Robb Willer, 2016 yılında yaptığı bir araştırmada, Çay Partisinin yükselişinin, Obama’nın seçilmesi ve 2008 yılındaki iktisadi eğilimlerle birlikte “Amerika Birleşik Devletleri’ndeki beyazların göreceli ‘ırksal konumu’” ile doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Nitekim ölmeden önce Jubilee YouTube kanalında “25 liberal üniversite öğrencisi 1 muhafazakârı alt edebilir mi?” başlıklı bir programa katılarak “woke” üniversite öğrencilerini “alt etmeye” çalışan Kirk, burada siyahların kölelik ve segregasyon döneminde daha iyi yaşadığını iddia etmişti.

Lise son sınıf öğrencisiyken Kirk, toplantılara katılmaya ve 71 yaşındaki Bill Montgomery gibi sağcı siyasi aktivistlerle takılmaya başladı. Montgomery, birkaç ay sonra Kirk’ün Turning Point USA’i kurmasına da yardımcı olacaktı.

Ayrıca son sınıfta Kirk, Breitbart için bir görüş yazısı yazdı ve bu yazısı sayesinde Fox News’e mülakat verdi.

Beyaz milliyetçiliği ile Hıristiyan milliyetçiliği arasında salınan Kirk ve TPUSA, 6 Ocak 2021’deki Kongre baskınından sadece birkaç ay sonra, artık “partizan olmayan tartışma, diyalog ve müzakere yoluyla mali sorumluluk, serbest piyasa ve kapitalizm” üzerine odaklanmayacağını ilan ediyor, bunun yerine kendine yeni bir misyon tarif ediyordu:

“Amerikan İstisnacılığı ve olumlu eylem ruhuna dayanan bilinçli sivil ve kültürel katılımı güçlendirmek. Turning Point USA, vatandaşlara bilgi, beceri, değerler ve motivasyon geliştirme konusunda rehberlik ederek, vatanseverlik, yaşama saygı, özgürlük, aile ve mali sorumluluk gibi geleneksel Amerikan değerlerini geri kazanmak için topluluklarına anlamlı bir şekilde katılabilmelerini sağlar.”

2023 yılında vergi beyanı sırasında doldurduğu misyon açıklamasında ise, TPUSA Faith’in (İnanç) hedefini “Amerika’da seküler totalitarizme karşı direnmek, kiliseden woke’luğu ortadan kaldırmak, güçlü kiliselerin yükselişine ilham vermek ve inananları özgürlük için savaşma konusundaki İncil’deki sorumluluklarına uyandırmak için başlatılan bir hareket” olarak tanımlıyordu.

30 Haziran 2023 tarihinde sona eren TPUSA Faith’in giderleri toplamda 13 milyon dolardan fazla oldu ve kuruluş, 2.400 kilise ve 6.000 papazla “koordinasyon” sağladı ve bu kiliseleri ve papazları hedefleyen zirvelere ve yuvarlak masa toplantılarına katıldı.

Evangelist bir Hıristiyan olan Kirk, açıkça İsrail yanlısıydı ve sık sık üniversite öğrencileri ve diğer kişilerle Gazze işgalini tartışıyordu. Turning Point USA de İsrail yanlısı kuruluşlarla bağlarını sürdürmüş ve konferanslarında düzenli olarak İsrail yanlısı konuşmacıları ağırlamıştı.

Kirk, kendisi de İsrail’e seyahat etmiş ve 2018’de ABD büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması da dahil olmak üzere Trump’ın İsrail’e yönelik politikalarını övmüştü.

İsrail’e yaptığı ziyaretleri “ufuk açıcı” olarak nitelendiren Kirk, ikinci gezisi sırasında Kudüs’teki bir barda kalabalığa seslenerek, “Ben İsrail’i çok destekliyorum, evanjelik bir Hristiyanım, muhafazakârım, Trump destekçisiyim, Cumhuriyetçiyim ve hayatım boyunca İsrail’i savundum,” demişti.

Kirk, İsrail ve diğer konularla ilgili tartışmalarında zaman zaman “antisemitizme kayma” eleştirilerine de maruz kaldı. Ekim 2023’te, Aksa Tufanı operasyonundan sadece birkaç gün sonra, Kirk, Amerikan üniversitelerine yapılan Yahudi hayırsever yardımlarının “antisemitleri yetiştiren ve soykırımcı katilleri destekleyen kurumları destekleyerek kendi yok oluşunu sübvanse etmek” şeklinde eleştirince tartışmalara yol açmıştı.

Haftalar sonra “The Charlie Kirk Show” programında, Yahudilerin “sadece üniversiteleri değil, kâr amacı gütmeyen kuruluşları, filmleri, Hollywood’u, her şeyi” kontrol ettiğini de söylemişti.

Ertesi ay, Kirk, Elon Musk’ın “Büyük İkame” teorisine atıfta bulunan bir kullanıcıya “Gerçekleri söyledin” yanıtını vermesinden sonra, programında Musk’ı savundu ve Yahudilerin, ABD’ye gelen göçmenlerin “onları pek sevmediklerini” fark etmeye başladıklarını yazdı.

Kirk programında, “Yahudi toplulukları, insanların kendilerine karşı kullanmayı bırakmasını istediklerini iddia ettikleri türden bir nefreti beyazlara karşı teşvik ediyorlar,” dedi ve daha sonra “beyaz karşıtlığının felsefi temeli büyük ölçüde ülkedeki Yahudi bağışçılar tarafından finanse edildiğini” savundu.

Kirk’ün beyaz Amerikalıların statüsünün aşınması konusundaki endişeleri, politikasının merkezinde yer alıyordu. Ayrıca, “Marksizm” olarak adlandırdığı şey, silah haklarını kısıtlama çabaları ve transseksüel kişilere karşı da sert eleştirilerde bulunuyordu. Vurulduğu sırada da transseksüel kişilerle ilgili bir soruya cevap veriyordu.

Nisan 2024’te, İsrail’e karşı Filistin yanlısı protestolar Amerikan kampüslerine yayılırken, Kirk Cumhuriyetçilerin sert önlemlerini destekledi ve onları “beyazlara karşı kurumsal nefret” olarak adlandırdığı şeyle de yüzleşmeye çağırdı.

Kirk, “Yahudi nefretine karşı Cumhuriyetçi Partinin gösterdiği birlikteliği çok beğeniyorum. Amerika’da buna yer yok. Kampüste beyazlara karşı kurumsal nefret konusunda da aynı birlikteliği sağlayabilir miyiz? Bu, antisemitizmden bile daha köklü bir sorun,” demişti.

Kirk ayrıca İsrail’in Gazze’de devam eden işgalini sık sık savundu. Temmuz ayında, X’te yayınlanan programından bir bölümü paylaşarak, İsrail devletini “Filistinlileri aç bıraktığı iddialarına karşı” savundu.

Amerika

Hackerlar, Meta AI’ı “kandırarak” kullanıcı hesaplarını ele geçirdiler

Yayınlanma

Bilgisayar korsanlarının, Meta’nın yapay zeka destek ekibini (Meta AI) ünlü hesapları ele geçirmelerine yardım etmeleri için “kandırdığı” ortaya çıktı.

Henüz kaç hesabın etkilendiği belli değil ama mağdurlar arasında Barack Obama’nın Beyaz Saray hesabı, ABD Uzay Kuvvetleri’nin başçavuşu ve güvenlik araştırmacısı olan eski bir Meta çalışanı da bulunuyor gibi görünüyor.

Hackerların sosyal medya paylaşımlarının da gösterdiği gibi, Meta’nın sohbet robotunu kandırmak şaşırtıcı derecede kolaydı.

404 Media’ya göre, hackerlar ilk olarak bir VPN kullanarak kendilerini hedef hesap sahibinin bulunduğu coğrafi bölgedeymiş gibi gösterdiler ve böylece otomatik hesap korumalarını atlattılar.

Ardından, Meta AI Destek Asistanı’ndan hesaba yeni bir e-posta adresi eklemesini istediler ve botun bir kod göndermesini sağladılar.

Kodu ele geçiren hacker, şifre sıfırlama talebinde bulunabildi; bot da bunu yeni e-posta adresine göndererek hesabın kontrolünü devretti.

Fakat bot artık hackerlara kapılarını ardına kadar açmayacak. Dün bir Meta sözcüsü, sorunun “çözüldüğünü ve etkilenen hesapları güvence altına aldıklarını” söyledi.

Botun yaptığı bu hata, önemli iş fonksiyonlarını yapay zeka ajanlarına devretme gibi giderek yaygınlaşan uygulamanın risklerini ortaya koyuyor.

Instagram, birçok kullanıcının hesabının ele geçirilmesine yol açan güvenlik sorununu çözdüğünü açıkladı.

Hafta sonu boyunca, Reddit’teki birçok kullanıcı Instagram hesaplarının ele geçirildiğini iddia etti ve X’teki bir dizi kullanıcı da benzer hesap ele geçirme olaylarına karşı uyarıda bulundu.

Güvenlik araştırmacısı Jane Wong, kendi Instagram hesabının da ele geçirildiğini söyledi.

Wong, “Şifrem benden habersiz değiştirildi ve dün boyunca farklı şifre sıfırlama girişimleri aldım. Oldukça endişe verici,” dedi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump, yapay zeka kararnamesini imzaladı

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, yapay zeka şirketlerinden, modellerin tam olarak piyasaya sürülmeden önce yeteneklerini değerlendirmek üzere federal hükümete modeller sunmalarını talep eden bir başkanlık emri imzaladı.

Emirde, şirketlerden gönüllülük esasına dayalı olarak, bir modelin “gelişmiş siber yeteneklerini” değerlendirmek ve modelin “kapsam dahilindeki öncü model” olarak kabul edilip edilmeyeceğini belirlemek üzere bir karşılaştırmalı değerlendirme sürecine katılmaları isteniyor.

Ardından, şirketlerin bu modelleri daha geniş bir kitleye sunmayı planladıkları tarihten en fazla 30 gün önce bu modellere erişim talep ediyor ve hükümetin erken erişim hakkı alacak “güvenilir ortakları” seçmesine olanak tanıyor.

Kararnamede şöyle deniyor.

“Bu bölümdeki hiçbir hüküm, sınır modeli dahil olmak üzere yeni yapay zeka modellerinin geliştirilmesi, yayınlanması, piyasaya sürülmesi veya dağıtımı için zorunlu bir hükümet lisanslama, ön onay veya izin şartı oluşturulmasına yetki verdiği şeklinde yorumlanamaz.”

Trump, o dönemde gazetecilere verdiği demeçte, önde gelen teknoloji şirketlerinin CEO’larıyla imza törenini “kararnamenin bazı yönlerini beğenmediği”için ertelediğini söylemişti.

Somut ayrıntılar açısından yetersiz olan salı günkü kararname, ABD’deki yapay zeka geliştirme çalışmaları için kritik bir anda yayınlandı.

Pazartesi günü Anthropic, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonuna halka arz için gizli başvuruda bulunduğunu açıkladı. Rakip OpenAI da bu yıl içinde olası bir halka arz için hazırlıklarını sürdürüyor.

SpaceX, kendi AI laboratuvarı SpaceXAI’nin sahibi olarak, her ikisini de halka arz konusunda geride bırakmaya hazırlanıyor. Şirketin değerini 1 trilyon doların çok üzerine çıkarabilecek halka arzın önümüzdeki hafta gerçekleşmesi bekleniyor.

AI patlaması sırasında servetlerin hızla arttığı teknoloji sektörü, Beyaz Saray’ın AI konusundaki tutumunda merkezi bir rol oynadı.

Musk’ın uzun süredir müttefiki olan risk sermayedarı David Sacks, bu yılın başlarında görevine son verilene kadar ilk kripto ve yapay zeka sorumlusu olarak görev yaptı. 

Fakat Sacks’ın, Musk ve Meta CEO’su Mark Zuckerberg ile birlikte geçen ay Trump yönetimini arayarak, başkanın imzalamaya hazırlandığı önceki yapay zeka başkanlık kararnamesine karşı lobi yaptığı bildirildi.

Salı günkü kararname, Anthropic’in yazılımdaki zayıflıkları ve güvenlik açıklarını tespit etmede üstün bir model olan Claude Mythos Preview’u duyurarak bu yılın başlarında hükümet yetkililerini ve Wall Street’i şaşırtmasının ardından geldi.

Şirket, Project Glasswing adlı siber güvenlik girişiminin bir parçası olarak bu modelin kullanıma sunulmasını seçkin bir grup şirketle sınırladı ve bu girişimi salı günü genişletti.

Mythos’un piyasaya sürülmesi, Anthropic ile Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles ve Hazine Bakanı Scott Bessent dahil olmak üzere Trump yönetiminin üst düzey üyeleri arasında birkaç yüksek profilli toplantı düzenlenmesine yol açtı.

Trump’ın yapay zeka kararnamesi, yönergeler ve diğer kılavuzların geliştirilmesi için çeşitli zaman dilimlerini özetliyor ve özellikle Savunma Bakanlığı’ndan bilgi sistemlerinin siber savunmasına öncelik vermesini istiyor.

Savunma Bakanlığı, Mythos’u piyasaya sürmeden kısa bir süre önce bu girişimi bir tedarik zinciri riski olarak nitelendirerek, Anthropic’in öncü modellerinden aktif olarak uzaklaşmaya çalıştı.

Bu tanımlama, Anthropic’in ABD ulusal güvenliğini tehdit ettiği anlamına geliyor ve savunma müteahhitlerinin kurumla yaptıkları çalışmalarda şirketin teknolojisini kullanmalarını yasaklıyor.

Anthropic, bu tanımlamayı geri aldırmak için Trump yönetimine dava açtı ve bu dava halen devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

SpaceX 75 milyar dolarlık rekor halka arza hazırlanıyor

Yayınlanma

Elon Musk’ın sahibi olduğu havacılık ve uzay şirketi SpaceX, hisse başına 135 dolar sabit fiyat belirleyerek gerçekleştireceği halka arzla rekor düzeyde 75 milyar dolar toplamayı planlıyor. Reuters’ın haberine göre şirket, bu adımla piyasa değerini 1,75 trilyon dolara ulaştırmayı hedefliyor.

Milyarder Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX şirketi, hisse başına 135 dolar sabit fiyat belirleyerek gerçekleştireceği halka arzla rekor düzeyde 75 milyar dolar toplamayı planlıyor. Reuters ajansının konuya aşina bir kaynağa dayandırdığı haberine göre şirket, bu süreçte 555,6 milyon adet hisse satmayı amaçlıyor ve toplam piyasa değerinin 1,75 trilyon dolara ulaşmasını bekliyor.

Bu halka arzın borsa tarihindeki en büyük işlem olabileceği ve ardından yapay zeka devleri OpenAI ile Anthropic’in de izlemesi beklenen büyük ölçekli yeni bir halka arz dalgasına öncülük edebileceği belirtiliyor.

Sabit fiyatlı halka arz, bir şirketin talep toplama süreci başlamadan önce hisse başına kesin değeri önceden duyurduğu bir fiyatlandırma yöntemi. Bu fiyat, şirketin analistleri ve yetkilendirilmiş aracı kurumlar tarafından finansal göstergeler, piyasa koşulları ve rakip analizleri temel alınarak hesaplanıyor. Yatırımcılar bu arza katılırken doğrudan belirlenen bu fiyat üzerinden talep iletiyor; talebin arzı aşması durumunda hisseler, genellikle bireysel küçük yatırımcılara öncelik verilerek katılımcılar arasında dağıtılıyor.

Reuters, yatırımcı sunumları yapılmadan ve talep toplama defteri oluşturulmadan önce sabit bir fiyat belirlenmesinin piyasa teamülleri açısından sıra dışı bir adım olduğunu aktardı.

Şirketler genellikle talebe göre fiyatı ayarlayabilmek amacıyla belirli bir fiyat aralığı ilan etmeyi tercih ediyor.

ABD merkezli hukuk firması Wilson Sonsini Goodrich & Rosati’nin kıdemli ortağı Weiheng Chen konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Musk, kendi takipçi kitlesinde işe yarayan ‘ister al ister bırak’ yaklaşımını uyguluyor. Piyasa koşulları ve sektörde karşılaştırılabilecek başka bir şirketin bulunmaması göz önüne alındığında bu makul bir adım” dedi.

SpaceX’in yatırımcı turları kapsamındaki tanıtım faaliyetleri (roadshow) 4 Haziran Perşembe günü başlayacak.

Halka arzın tamamen birincil piyasa halka arzı olarak yapılandırılması, yani elde edilecek tüm gelirlerin doğrudan şirkete aktarılması ve mevcut hissedarların kendi paylarını satamaması bekleniyor. Kurucu Elon Musk’ın da halka arzın ardından 366 gün boyunca SpaceX hisselerini elinde tutma zorunluluğu bulunuyor.

Şirket halka arz gelirini yapay zeka ve Starlink yatırımlarında kullanacak

Halka arzdan elde edilecek fonlar, şirketin yapay zeka bilgi işlem kaynaklarının genişletilmesinde ve Starlink uydu ağının büyütülmesinde kullanılacak.

SpaceX, bu yılın başlarında Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI ile bir ortaklık kurmuş, bu süreçte roket şirketine 1 trilyon dolar, Grok adlı sohbet robotunun geliştiricisine ise 250 milyar dolar değer biçilmişti.

Finansal tablolara göre SpaceX, bir önceki yıl elde ettiği 791 milyon dolarlık kârın ardından, 2025 yılında 4,94 milyar dolar net zarar bildirdi.

Nasdaq borsasında “SPCX” koduyla işlem görmeyi hedefleyen SpaceX’in borsaya ilk adımını 12 Haziran’da atması bekleniyor. Goldman Sachs, Morgan Stanley, BofA Securities, Citigroup ve J.P. Morgan süreçte ortak lider aracı kurumlar (joint bookrunners) olarak görev alıyor.

Bank of America’nın Asya-Pasifik bölgesindeki eski küresel sermaye piyasaları eş başkanı Craig Coben sürece ilişkin olarak, “Tarihin en çok beklenen halka arzı konumundaysanız, yatırımcılardan kendi sürecinize uyum sağlamalarını isteyebilirsiniz; tersini yapmak zorunda kalmazsınız” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English