Avrupa
Ukraynalı İHA ve füze üreticisi Fire Point’e yakından bakış

Ukrayna merkezli özel savunma şirketi Fire Point, ürettiği uzun menzilli insansız hava araçları ve FP-5 Flamingo füzeleriyle Ukrayna Savunma Bakanlığının ana yüklenicileri arasında yer alıyor. Şirket, füze projelerini genişletirken bir yandan da Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosunun yürüttüğü mali denetimler ve usulsüzlük iddialarıyla mücadele ediyor.
İsmi Türkçe “tutuşma sıcaklığı” anlamına gelen Fire Point, insansız hava araçları ile seyir ve balistik füze üretimine odaklanan Ukraynalı özel bir savunma şirketi.
2022 yılında iş insanları Yegor Skaliga, Irina Tereh ve Denis Ştilerman tarafından kurulan şirket, 2024 yılının sonlarında Ukrayna Savunma Bakanlığının en büyük yüklenicilerinden biri haline geldi.
Yapı, özellikle uzun menzilli dolanan mühimmatlar FP-1 ve FP-2 ile FP-5 “Flamingo” seyir füzelerinin geliştirilmesiyle tanınıyor.
Şirketin ana sahibi ve baş tasarımcısı konumunda Denis Ştilerman yer alıyor. Genel merkezi Kiev’de bulunan kuruluşun üretim tesisleri, başta Dinyeper bölgesi olmak üzere 50’den fazla gizli noktaya ve Danimarka’daki füze yakıtı tesisine yayılıyor.
Füze savunma sistemleri geliştirmek amacıyla Alman Hensoldt şirketiyle ortaklık yürüten işletmenin aylık üretim kapasitesi 2 bin 500 İHA ve yaklaşık 90 ila 200 adet “Flamingo” seyir füzesi olarak hesaplanıyor.
Şirket, 2025 yılından itibaren yolsuzluk soruşturmalarında adı geçen Timur Mindiç ile ilişkilendiriliyor.
Kuruluşun ana faaliyet alanını FP-1 ve FP-2 uzun menzilli vurucu İHA’lar, FP-5 “Flamingo” seyir füzeleri ile geliştirme aşamasındaki FP-7 ve FP-9 balistik füzeleri oluşturuyor.
Ayrıca FP-7 füzesi temel alınarak Ukrayna-Avrupa ortak yapımı “Freyja” hava savunma sistemi için FP-7.x önleme füzesi tasarlanıyor. Askeri hava araçlarının yanı sıra füze yakıtı, motor, anten ve navigasyon donanımları da imal edilen ürün yelpazesinde bulunuyor.
Geliştirilen insansız hava araçları
Şirketin ürettiği FP-1 modeli, uçak tipinde tasarlanan ve yaklaşık 1 bin 650 kilometre menzile sahip olan uzun menzilli bir vurucu İHA.
Tasarımına 2022 sonu ile 2023 başı arasında başlanan araç, resmi olarak Mayıs 2025’te tanıtıldı ve 2024 sonundan itibaren sahada kullanıma girdi.
Nisan 2026’da Paris’te düzenlenen Eurosatory 2026 fuarında, kanatlarına ek yakıt deposu entegre edilerek menzili 2 bin 700 kilometreye çıkarılan güncellenmiş sürümü sergilendi.
FP-2 modeli ise yaklaşık 200 kilometre menzile ve 105 kilogram harp başlığına sahip orta menzilli bir vurucu İHA olarak üretildi. Bu modelin yenilenen versiyonunda menzil 370 kilometreye, harp başlığı kapasitesi ise 200 kilograma yükseltildi.
Tasarımcı Denis Ştilerman, temel donanımdaki bir drone maliyetinin 55 bin dolar olduğunu ve bu rakamın Rus muadilleriyle benzer seviyede seyrettiğini bildirdi.
Füze projeleri ve hava savunma sistemleri
İlk kez Ağustos 2025’te kamuoyuna duyurulan FP-5 “Flamingo”, 3 bin kilometreye kadar menzile sahip bir seyir füzesidir. Şirket yönetiminin aktardığına göre ürün, seri üretimi kolaylaştırmak adına Sovyet yapımı Tu-141 “Striş” İHA’ları ile Alman “V-1” roketlerinin motoru gövde üzerine yerleştiren mimarisinden ilham alınarak geliştirildi. İmalatta Sovyet tasarımı AI-25TL motorları kullanıldı.
20 metre ile 10 kilometre arasındaki irtifalarda manevra yapabilen füzenin sonraki sürümlerinde Fransız Safran şirketine ait yönlendirme sistemlerinin kullanılması planlanıyor.
FP-7 modeli, 200 kilometreye kadar menzile, saniyede 1 bin 500 metre azami hıza ve 65 kilometre irtifa tavanına sahip bir taktik balistik füze. İsabet sapma payı 14 metre olan ve 150 kilograma kadar harp başlığı taşıyan sistemin azami hedefe ulaşma süresi 250 saniye.
İlk fırlatma gösterimi Şubat 2026’da yapılan füzenin test uçuşu Haziran 2026’da gerçekleşti.
FP-9 ise 855 kilometreye kadar menzile ulaşabilen bir operasyonel-taktik balistik füzedir. Azami 800 kilogram harp başlığıyla saniyede 2 bin 200 metre hıza ve 70 kilometre irtifaya çıkabilen modelin sapma payı 20 metre, hedefe varış süresi ise 520 saniyedir.
Freyja hava savunma sistemi için tasarlanan FP-7.x önleme füzesi, Patriot sistemlerinde kullanılan Amerikan PAC-3 füzelerine uygun maliyetli bir alternatif olarak konumlandırılıyor.
İlk testi Haziran 2026’da yapılan ve Sovyet-Rus S-300P sistemlerindeki 5V55/48N6 füzeleriyle benzerlik gösteren ürünün birim maliyeti 700 bin dolar olarak öngörülüyor.
Saniyede 1 bin 500 ila 2 bin metre hıza ulaşması hedeflenen 7,25 metre uzunluğundaki füzenin Alman Diehl Defence üretimi arayıcı başlıklarla donatılması planlanıyor.
Film acentesinden savunma sanayii devine uzanan süreç
Fire Point, Şubat 2022’deki savaş öncesinde Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin projelerine de hizmet veren “Centrocast” isimli bir film ve televizyon ajansı olarak kayıtlıydı.
Şirketin ilk sahibi, çekim mekanları arayan At Point şirketinin de yöneticisi olan Yegor Skaliga’ydı. Teknik direktör Irina Tereh ise şehir içi beton yapılar üreten bir firmayı yönetiyordu.
Şirket, 2022’nin sonunda askeri teknoloji alanına yöneldi.
FP-1 modelinin üretimi Aralık 2022’de başladı ve Mayıs 2023’te Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin kullanımına onaylandı. YouControl verilerine göre ise silah üretimine resmi geçiş Ocak 2023’te tamamlandı.
Zamanla İHA imalatının yanında tezgah, motor, elektronıik harp korumalı CRPA antenleri ve füze yakıtı üretimi de bünyeye katıldı.
Ağustos 2025’te Zelenski’nin açıklamasıyla duyurulan Flamingo füzesi, Kasım 2025’te IDEX-2025 fuarında İngiliz-Birleşik Arap Emirlikleri ortaklığı Milanion Group ürünü olarak sergilendi.
İmaj tazeleme adımları kapsamında bağımsız denetim kararı alan şirket, Kasım 2025’te eski CIA Direktörü ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun da yer aldığı bir danışma kurulu oluşturdu.
Aynı dönemde katı yakıtlı motorlar ve seyrüsefer sistemleri dışındaki tüm üretimin Ukrayna içinde yerlileştirildiği açıklandı.
Ocak 2026 itibarıyla 3 bin 700 çalışana ulaşan şirket, Mayıs 2026 verilerine göre Ukrayna ordusunun uzun menzilli İHA ihtiyacının yüzde 55’ini tek başına karşılar hale geldi. Eylül 2025’te Danimarka’nın Vojens kentinde kurulan FRRT iştirakli yakıt fabrikası ve Hensoldt ile yapılan stratejik ortaklık şirketin küresel ağını genişletti.
2025 yılında BAE merkezli EDGE Group’un şirketin yüzde 33’lük hissesini 600 milyon dolara satın almak istediği, ancak Ukrayna Rekabet Kurumunun bu satışı reddettiği biliniyor.
Ştilerman, kararın Avrupa ile ortak projelere odaklanma stratejisinden kaynaklandığını ve şirket değerinin 760 milyon doları aşacağını beyan etti.
Soruşturmalar, yolsuzluk iddiaları ve kalite tartışmaları
Fire Point ürünleri, 2023 ve 2024 yıllarında askeri personelden kalite eleştirileri almasına rağmen devlet siparişlerini almaya devam etti.
Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU), 2025 yılında şirketi “yetersiz işlevselliğe sahip İHA üretmek” ve “imtiyazlı devlet finansmanı sağlamak” iddialarıyla incelemeye aldı. Genelkurmay Sözcüsü Dmitro Lihoviy ve şirket yönetimi sonraki süreçte ürün kalitesinin düzeltildiğini duyurdu.
Buna rağmen NABU, parça fiyatlarının yüksek gösterilmesi ve teslim edilen drone sayılarının şişirilmesi şüphesiyle açılan soruşturmayı sürdürdü. İş insanı Timur Mindiç’in şirket üzerinde lobi faaliyetleri yürüttüğü ve gizli ortak olduğu iddiaları dosyaya girdi.
Mindiç davasının sanıklarından İgor Fursenko’nun Mart 2025’te yurt dışına çıkabilmek amacıyla Fire Point bünyesinde işe başladığının anlaşılması üzerine Danimarka makamları da şirketten resmi izahat talep etti.
Şirketin roketçilik geçmişi olmadan kısa sürede ana yükleniciye dönüşmesi ve Flamingo füzesini 9 ay gibi kısa bir sürede geliştirmesi şüpheyle karşılandı.
OSINT analistlerinin Nisan 2026 verilerine göre füzeyle yapılan 23 atıştan yalnızca 2’sinde doğrulanmış isabet sağlandı.
Teknik direktör Irina Tereh’in, mühendislerin bazı teknolojileri YouTube ve Google gibi açık kaynaklardan öğrendiğini açıklaması da eleştirilere yol açtı.
Soruşturmada bilgi veren asker ve mühendis Yuriy Kasyanov, şirket ürünlerini eleştirdiği için Sınır Muhafaza Bürosundaki birliğinin eski Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak’ın talimatıyla dağıtıldığını iddia etti. Kasyanov, ürün fiyatlarının gerçek değerinin üç katı olarak belirlendiğini öne sürdü.
Nisan 2026’da Mindiç’e ait ses kayıtlarının yayımlanmasının ardından Savunma Bakanlığı Anti-Korupsiyon Komitesi Başkanı Yuriy Gudımenko, şirketin yaptırımlardan etkilenmemesi adına kısmen kamulaştırılmasını önerdi ancak devletin üretimi etkin yönetip yönetemeyeceğini sorguladı.
Mayıs 2026’daki parlamento komisyonunda konuşan Ştilerman, Mindiç’in hisse satın almak istediğini ancak anlaşma sağlanamadığını, kendilerinin şüpheli statüsünde bulunmadığını belirtti.
Fire Point yönetimi ise tüm suçlamaları Ukrayna savunma sanayiini zayıflatmaya yönelik girişimler olarak niteleyerek reddetti.
Avrupa
AB, savunma politikaları için yeni grup kuruyor

AB’nin baş diplomatı Kaja Kallas, değişen ABD varlığı karşısında bloğun kendini nasıl savunabileceğini değerlendirecek, eski siyasi ve askeri liderlerden oluşan üst düzey bir grubun kurulacağını duyurdu.
İrlanda’da düzenlenen gayri resmi savunma bakanları toplantısının açılışında yaptığı açıklamada, önümüzdeki hafta faaliyete geçecek olan bu yeni yapının, Avrupa Birliği’nin yanı sıra Birleşik Krallık ve Ukrayna’dan da önde gelen isimleri içereceğini belirtti.
Kallas şöyle konuştu:
“Elbette NATO, Avrupa güvenliğimizin temel taşı olmaya devam ediyor. Aynı zamanda ABD de Avrupalı müttefiklerden kendi savunmamız konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmelerini istiyor. Neden bu siyasi ve askeri liderler? Çünkü onlar, kurumlar olarak bizim söyleyemeyeceğimiz şeyleri de söyleyebilirler.”
Kallas’ın sözcüsü, gruba kimlerin katılacağı konusunda ayrıntı vermedi.
Eski Estonya başbakanı, grubun amacının ABD’nin savunma kapasitesini taklit etmek değil, “benzersiz güçleri” kullanarak Avrupa topraklarını savunmaya odaklanmak ve aynı zamanda “Ukrayna’nın kapsamlı operasyonel deneyimini” kullanarak “geleneksel düşünceye meydan okumak” olduğunu da sözlerine ekledi.
Avrupa
Letonya’da 12 bin NATO askerinin katıldığı Namejs tatbikatı başladı

Letonya’da 12 bin askerin katıldığı kapsamlı devlet savunma tatbikatı Namejs başladı. NATO müttefiklerinin yer aldığı ve 8 Ekim’e kadar sürecek manevralarda “Ukrayna’daki savaştan çıkarılan dersler” ile insansız hava araçlarına karşı savunma faaliyetleri ön plana çıkıyor.
Letonya’da 2 Eylül itibarıyla başlayan “Namejs” adlı kapsamlı devlet savunma tatbikatı 8 Ekim’e kadar devam edecek.
Delfi portalının haberine göre manevralarda Letonya’nın yanı sıra Kanada, ABD, Estonya ve Litvanya dahil olmak üzere diğer NATO üyesi ülkelerden toplam 12 bin asker görev alıyor.
Tatbikat, NATO’nun Çok Uluslu Kuzey Tümeni Karargahı ile müşterek olarak icra ediliyor. Manevraların planlama aşamasında güncel silahlı çatışmalardan ve Ukrayna’daki muharebelerden elde edilen tecrübeler ile dersler dikkate alındı.
Bu kapsamda özellikle insansız hava aracı sistemlerinin kullanımı ile insansız hava araçlarına karşı savunma kapasitesinin geliştirilmesine ağırlık verilecek.
Letonya’nın sınır bölgelerini de kapsayan doğu kesiminde yoğun insansız hava aracı uçuşları planlanırken, askeri unsurlar bu araçların tespiti, teşhisi ve etkisiz hale getirilmesi üzerine eğitim icra edecek.
Manevralarda Devlet Savunma Hizmeti personeli ve yedek askerler de dahil olmak üzere tüm birliklerden unsurlar görev alıyor. Askeri personel tatbikat boyunca sivil kurumlar, devlet güvenlik organları, yerel yönetimler ve işletmelerle koordinasyon ve işbirliği süreçlerini de uygulayacak.
Letonya Devlet Güvenlik Hizmeti, geçtiğimiz Temmuz ayında Ventspils kentinde yaklaşık 600 kişinin katılımıyla tarihinin en büyük terörle mücadele tatbikatı olan “Vindau 2026″yı düzenlemişti.
Söz konusu tatbikatta, senaryo gereği limana ve bir yolcu feribotuna saldıran silahlı teröristlere müdahale edilmişti.
Letonya’nın Omega ve Sigma birimleri ile Finlandiya Ulusal Ordusu’nun özel harekat taburunun yer aldığı tatbikata Estonya, Letonya, Kanada, Ukrayna ve Polonya’dan temsilciler katılmıştı.
Avrupa
Deutsche Bank CEO’sundan “popülizm” uyarısı

Deutsche Bank CEO’su Christian Sewing, AfD’nin kazanmaya çok yakın olduğu Saksonya-Anhalt seçimleri öncesinde “popülizm” uyarısında bulundu.
Sewing, Frankfurt’ta Handelsblatt’ın ev sahipliğinde düzenlenen bir konferansta, Almanya için Alternatif’in (AfD) adını anmadan, “Popülist partiler basit çözümleri varmış gibi davranıyorlar. Gerçekte ise, başarılarımızın temelini oluşturan değerlerle çelişen kavramları yayıyorlar: açıklık, çeşitlilik, güçlü bir Avrupa, güvenilir kurumlar ve uluslararası işbirliği,” dedi.
Almanya’nın en büyük kredi kuruluşunun CEO’su, “aşırıcı” partilerin politika belirleme sürecinde söz sahibi olması halinde ortaya çıkacak olumsuz iktisadi sonuçlar konusunda daha önce de uyarıda bulunan şirket liderleri arasında yer alıyor.
Anketlerde önde giden AfD, ortak para birimi olarak avrodan vazgeçilmesini ve göçün sıkı bir şekilde engellenmesini savunuyor.
Sewing’in yorumları, Infineon Technologies CEO’su Jochen Hanebeck’in birkaç gün önce LinkedIn’de yayınladığı bir gönderide “sahte tartışmalar, sembolik siyaset ve popülizm” konusunda uyarıda bulunmasının ardından geldi.
Bundesbank Başkanı Joachim Nagel de Le Monde’a verdiği röportajda, avronun ortadan kaldırılması çağrısının “sorumsuzca ve son derece tehlikeli” olduğunu söyledi.
Nagel, “Almanya, tıpkı Fransa ve para birliği genelinde olduğu gibi, tek para birimi sayesinde muazzam bir refah elde etti,” dedi.
Kamu yayıncısı ARD tarafından yaptırılan en son Infratest Dimap anketine göre, 6 Eylül’deki seçimler öncesinde AfD, Saksonya-Anhalt eyaletinde %42 civarında oy alıyor.
Bu, Temmuz ayındaki ankete kıyasla bir puanlık artışa karşılık gelirken, iktidardaki Hıristiyan Demokrat Birliği’nin (CDU) desteği ise 2 puan düşüşle %22’ye geriledi.
Sol Parti (Die Linke), SPD ve Yeşiller, sırasıyla %11, %8 ve %6 oranlarıyla eyalet parlamentosuna girmek için yeterli oy oranına sahip olacak.
Büyük çaplı sınır dışı etmeleri savunan AfD’nin ezici bir zaferi, ülkenin İkinci Dünya Savaşı sonrası siyasi düzeniyle bir kopuşu işaret edecek.
Bu durum, halkın desteğini kazanmak için zorluklar yaşayan Şansölye Friedrich Merz’in Berlin’deki federal hükümetine özellikle ağır bir darbe vuracak.
Sewing Çarşamba günü yaptığı açıklamada şöyle devam etti:
“Böyle bir gidişatın nereye varacağını açıkça ortaya koymalıyız. İzolasyonizm, milliyetçilik ve güvensizliğin körüklenmesi sorunlarımızın hiçbirini çözmeyecek. Aksine, tüm bunlar Almanya’yı bir iş merkezi olarak zayıflatır, yatırımları ve vasıflı işçileri caydırır ve büyümeyi tehlikeye atar.”
Birkaç partinin Saksonya-Anhalt eyalet parlamentosuna girmek için gerekli %5 barajını aşamaması nedeniyle, AfD %50’nin altında bir oy oranıyla bile sandalye çoğunluğunu elde edebilir.
Eğer bu hedefe az da olsa ulaşamazsa, AfD ile işbirliği yapmayı reddeden diğer partilerin oylarına da güvenmeye çalışabilir.
Amerika2 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını1 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Dünya Basını2 hafta önceAmerika’dan vazgeçmeyi göze alamayan müttefikler
Ortadoğu1 hafta önceMekke Anlaşması için İran iddiası: Tahran teklifi inceliyor
Amerika1 hafta önceKıyamete beş kala – 1: Thiel, Deccal’i arıyor
Rusya1 hafta önceTürkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Dünya Basını2 hafta önceRon Paul: Washington anayasayı çiğneyip dünyada felaket üretiyor
Avrupa1 hafta önceAlman tarihçi Kittel, savaştan Hitler’i değil Stalin’i sorumlu tuttu










