Diplomasi

ABD’li vekiller Polisario Cephesi’nin terör örgütü ilan edilmesini istedi

Yayınlanma

İki ABD’li milletvekili, Dışişleri Bakanlığı’nın Polisario Cephesi’ni “yabancı terör örgütü” olarak tanımasını öngören yasa tasarısını 30 Temmuz’da Kongre’ye sundu. Tasarıda örgütün İran’dan destek aldığı ve ABD’nin ulusal güvenliği açısından tehdit oluşturduğu ileri sürülürken, Josh Gottheimer İran ile Polisario Cephesi arasındaki işbirliğinin henüz doğrulanmadığını kabul etti.

ABD’li milletvekilleri Josh Gottheimer ile Ronny Jackson, Dışişleri Bakanlığı’nın Polisario Cephesi’ni “yabancı terör örgütü” olarak tanımasını öngören “Polisario Cephesi Terör Örgütü Tanımlama Yasası” adlı tasarıyı 30 Temmuz’da Kongre’ye sundu.

New Jersey Temsilcisi Gottheimer ile Teksas Temsilcisi Jackson’ın hazırladığı tasarıda, Polisario Cephesi’nin İran’dan destek aldığı ve ABD’nin ulusal güvenliği açısından tehdit oluşturduğu ileri sürüldü.

Gottheimer, İran yönetimiyle bağlantılı grupların ABD ve müttefiklerine karşı yeni bir cephe açmaya çalıştığını, Polisario Cephesi’nin de bu amaçla kullanılan araçlardan biri haline geldiğini savundu.

Ancak Gottheimer, İran ile Polisario Cephesi arasında böyle bir işbirliğinin henüz doğrulanmadığını da kabul etti.

Gottheimer, “Bu iki partili tasarı, söz konusu işbirliği doğrulandığında ABD’nin terörle mücadele yaptırımlarının Polisario Cephesi’ne karşı eksiksiz biçimde uygulanmasını sağlayacak” dedi.

Tasarı, Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz’un girişimi de dahil olmak üzere 2025’te Kongre’ye sunulan benzer düzenlemeleri izledi.

Polisario Cephesi Batı Sahra’nın bağımsızlığını savunuyor

Polisario Cephesi, Fas’ın denetimindeki Batı Sahra’nın bağımsız bir devlet olmasını savunuyor. Örgüt, bölgedeki İspanyol sömürge yönetimine karşı mücadele etmek amacıyla Mayıs 1973’te kuruldu.

İspanya’nın 1976’da bölgeden çekilmesinin ardından Polisario Cephesi, sürgündeki hükümeti Cezayir’de bulunan Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti’ni ilan etti. Fas ise kısa süre içinde Batı Sahra’nın büyük bölümünü kontrol altına alarak bölgenin kendi toprağı olduğunu öne sürdü.

Polisario adı, İspanyolca “Saguia el-Hamra ve Rio de Oro’nun Kurtuluşu İçin Halk Cephesi” ifadesinin kısaltmasından geliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, 2020’de Fas’ın İsrail ile İbrahim Anlaşmaları kapsamında ilişkilerini normalleştirmesi karşılığında Rabat’ın Batı Sahra üzerindeki egemenlik iddiasını tanıdı.

Fransa, İngiltere, Almanya, Hollanda ve İspanya da daha sonra Fas’ın bölgeye ilişkin tutumuna destek verdi.

ABD’nin NATO dışı önemli müttefiklerinden biri olan Fas, Washington ve Tel Aviv ile askeri ve siyasi ilişkilerini genişletiyor. Hudson Enstitüsü’ne göre Polisario Cephesi’nin yabancı terör örgütü ilan edilmesi, ABD-Fas ittifakını daha da güçlendirebilir.

Fas Gazze’deki uluslararası güce asker gönderdi

Fas, temmuz ayında Gazze’de Trump’ın “Barış Kurulu” yönetiminde görev yapması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü’ne asker gönderen ilk Arap ve Afrika ülkesi oldu.

Rabat yönetimi, güce katılımını resmileştiren anlaşmayı 15 Temmuz’da imzaladı. Uluslararası İstikrar Gücü’nün İsrail ordusuyla işbirliği içinde faaliyet göstermesi öngörülüyor.

Filistin yanlısı Faslı bir aktivist, ülkesinin bu güçteki rolünü eleştirerek, “Fas’ın Hamas’ı silahsızlandırmak ve hatta Gazze’nin ABD-İsrail ekseninde yeniden sömürgeleştirilmesini denetlemek dışında nasıl bir rol üstleneceğini bilmiyorum” dedi.

Fas, İbrahim Anlaşmaları’nı imzalamasından bu yana İsrail ile askeri ve güvenlik ilişkilerini geliştirmeyi sürdürüyor.

İsrail askerleri, Mayıs 2025’te Fas’ın yıllık “Afrika Aslanı” tatbikatına açık biçimde katıldı. Rabat yönetimi ile ABD Afrika Komutanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği ve 40’tan fazla ülkeden yaklaşık 10 bin askerin yer aldığı tatbikatın açılışında İsrail bayrağı ilk kez sergilendi.

Ceuta ve Melilla tartışması da gündemde

Fas hükümetinin geçen hafta on binlerce Faslı erkek göçmenin Kuzey Afrika kıyısındaki İspanya toprağı Ceuta’ya akın etmesini organize ettiği belirtiliyor.

ABD Kongresi’nde temmuz ayında kabul edilen bir bütçe raporunda da Ceuta ve Melilla ilk kez “Fas topraklarında bulunan” ve “Fas’ın uzun süredir hak iddia ettiği” İspanyol yönetimindeki kentler olarak tanımlandı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise Gazze’deki saldırılarda kullanılmak üzere ABD silahlarının İsrail ordusuna ulaştırılmasını engellemeye çalıştığı gerekçesiyle İspanya’nın cezalandırılmasını istemişti. Ceuta’ya yönelik göçmen akını, İsrailli sosyal medya kullanıcılarının önemli bir bölümü tarafından memnuniyetle karşılandı.

Responsible Statecraft, Fas hükümetinin Avrupa ülkelerine baskı yapmak amacıyla “göç şantajına” başvurmuş olabileceğini yazdı. Kuruluş, “Ancak bu kez başlıca fayda sağlayan taraflar İsrail ve ABD gibi görünüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Çok Okunanlar

Exit mobile version