Diplomasi

ABD’li yetkili, Le Pen’in seçim yasağı konusunda Fransız yargıca baskı yapmış

Yayınlanma

ABD Dışişleri Bakanlığından üst düzey bir politika danışmanı, geçen yıl bir Fransız yargıca, Marine Le Pen’in seçim yasağı konusunda müdahale edip edemeyeceğini sormuş.

Daha önce bildirilmemiş olan bu görüşmenin ayrıntıları, ABD’nin Avrupa’daki sağcıları destekleme çabalarına yeniden dikkat çekecek. ABD Başkanı Donald Trump, Le Pen’e uygulanan seçim yasağını “ifade özgürlüğünü susturmak için hukuk savaşı” örneği olarak eleştirmişti.

Fransız yargıç Magali Lafourcade, POLITICO’ya verdiği demeçte, kendisi ve bir meslektaşının mayıs ayında ABD Dışişleri Bakanlığı danışmanı Samuel Samson ile bir toplantı yaptıklarını söyledi.

Samson, geçen yıl Le Pen’i desteklemek için Amerikan vergi mükelleflerinin parasının kullanılmasını önermesiyle adını duyurmuştu.

Lafourcade, Amerikan yaklaşımından yeterince endişe duyduğunu ve Paris’teki dışişleri bakanlığına bildirdiğini söyledi.

Toplantı, Paris’teki ABD büyükelçiliği tarafından, Le Pen’in zimmete para geçirme suçundan mahkum edilmesinden iki ay sonra düzenlendi. Le Pen, bu suçtan dolayı beş yıl boyunca kamu görevine aday olmaktan men edildi ve bu karar onun 2027 başkanlık seçimlerine katılmasını engelliyor.

Le Pen’in men cezasına karşı yaptığı itiraz süreci devam ediyor ve kararın bu yıl içinde verilmesi bekleniyor.

LinkedIn profiline göre, kısa süre önce Austin’deki Teksas Üniversitesinden mezun olan Samson, daha önce Dışişleri Bakanlığı için Avrupa’yı “dijital sansür, kitlesel göç, din özgürlüğüne kısıtlamalar ve demokratik özyönetime yönelik sayısız diğer saldırıların yuvası” olarak tanımladığı bir makale yazmıştı.

Lafourcade ile yapılan toplantıya, Samson’un kıdemli politika danışmanı olarak görev yaptığı aynı departmandan bir diplomat olan Christopher Anderson da katıldı.

Büyükelçilik, ikilinin Lafourcade ile Fransa Ulusal İnsan Hakları Danışma Komitesi genel sekreteri sıfatıyla görüşmesini ayarlamıştı. Bu komite, Fransız hükümetine insan hakları konusunda danışmanlık yapan, fakat devam eden davalara doğrudan dahil olmayan, BM tarafından akredite edilmiş bir kurum.

Lafourcade, görüşmenin ifade özgürlüğü tartışmasıyla başladığını, ardından “oldukça hızlı bir şekilde Marine Le Pen’in hukuki durumuna” geldiğini ve bu konunun “sürekli gündeme geldiğini” söyledi.

Lafourcade, “Onlar, bunun tamamen siyasi bir dava olduğunu, Le Pen’in muhalif olduğu için [gerçekleştiğini] düşünüyor gibiydiler,” diye ekledi.

Yargıç, Fransız yargı sürecini açıklayarak yanıt verdi, fakat “bu onların ilgisini çekmedi.”

Diplomatlar, kuruluşunun bu tür davalara müdahale edip edemeyeceğini sordular, o da kuruluşun bireysel davalara müdahale etmediğini söyledi.

Alman dergisi Der Spiegel’in bu ayın başlarında yayınladığı bir habere göre, Dışişleri Bakanlığı Le Pen’in ilk davasında yargıçlara yaptırım uygulamayı düşünmüştü. Haber, üst düzey bir Fransız yargıcın öfkeli tepkisine neden oldu. Yargıç, böyle bir hareketin “ülkemizin iç işlerine kabul edilemez ve tahammül edilemez bir müdahale” olacağını söyledi.

Üst düzey bir ABD diplomatı daha sonra haberi yalanlayarak, onu “bayat ve yanlış” olarak nitelendirdi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version