Diplomasi
ABD’nin Çin’e yönelik yeni yaptırımlarının etkileri ne olacak?
ABD Başkanı Donald Trump, Çin’in Amerikan ekonomisinin kilit sektörlerine yaptığı yatırımları kısıtlayan bir direktif yayımladı. Bu karar, ABD ile Çin arasındaki ticaret gerilimini tırmandırırken, uzmanlar bu adımın daha çok politik bir jest olduğunu ve Çin’in misilleme olarak ABD şirketlerine baskı uygulayabileceğini belirtiyor. Kısıtlamalar, teknoloji, altyapı, sağlık, tarım, enerji ve hammadde gibi stratejik sektörleri hedef alıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Hazine Bakanı Scott Bessent’in Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından, Çin’in Amerikan ekonomisinin kilit sektörlerine yaptığı yatırımları kısıtlama direktifi yayımladı.
Direktifte, Washington’ın Çin ile bağlantılı teknoloji, altyapı, sağlık, tarım, enerji, hammadde ve diğer kritik sektörlere yapılan yatırımları engellemek için tüm yasal araçları kullanacağı belirtildi.
Trump, Muhafazakar Siyasi Eylem Konferansı’nda (CPAC) yaptığı konuşmada, Çin mallarına uyguladığı gümrük vergileri ve Pekin’e karşı attığı diğer adımları kastederek, “Çin’e karşı benim yaptığım hiçbir şeyi kimse yapmadı,” dedi.
Çin ve diğer pek çok ülkenin ABD’ye karşı tutumunun “çok adaletsiz” olduğunu ekledi. Trump’a göre, alınan önlemler sayesinde bu durum değişecek, zira eylemleri “Çin ile ticarette Amerikan çıkarlarını savunmaya yardımcı olacak.”
Trump, Joe Biden yönetiminde ABD’nin “geçen yıl Çin’e 1 trilyon dolardan fazla kaybettiğini” vurguladı. Bu konuda herhangi bir ayrıntı vermedi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile yaptığı görüşmede ticaret politikasını ele aldı.
ABD Hazine Bakanlığı’nın açıklamasına göre Bessent, “Çin’in uyuşturucuyla mücadele, ekonomik dengesizlik ve haksız iş yapma yöntemleri konusundaki eylemlerinden duyduğu endişeyi dile getirdi.”
Ayrıca ABD’nin “Amerikan ekonomisini, işçilerini ve ulusal güvenliğini koruyacak politikalar izleme niyetinde olduğunu” vurguladı.
Çin Merkezi Televizyonu’nun haberine göre He Lifeng ise Trump’ın Çin mallarına uyguladığı yüksek gümrük vergilerinden duyduğu endişeyi dile getirdi.
ABD Başkanı, 1 Şubat’ta Kanada, Çin ve Meksika’dan gelen mallara uygulanan gümrük vergilerini artırma emrini imzalamıştı. Kanada ve Meksika için gümrük vergilerinin uygulanması müzakereler nedeniyle bir ay ertelenirken, Çin mallarına uygulanan yüzde 10’luk gümrük vergisi 4 Şubat’ta yürürlüğe girdi.
Çin, ABD’nin gümrük vergilerine karşılık olarak Amerikan enerji kaynakları, otomobiller ve ekipman ithalatına uygulanan gümrük vergilerini artırdı.
Fakat Washington gerilimi daha da artırdı. Bessent’in He Lifeng ile yaptığı telefon görüşmesinden birkaç saat sonra Başkan Donald Trump, Çin’in Amerikan ekonomisinin kilit sektörlerine yaptığı yatırımları kısıtlayan bir kararname imzaladı.
Belgede, ABD’nin Çin’in teknoloji, altyapı, sağlık, tarım, enerji, hammadde ve diğer önemli sektörlere yaptığı yatırımları engellemek için tüm yasal yolları kullanacağı belirtiliyor.
Kararnamede, bunun nedeninin “Pekin’in hem açıkça hem de gizlice en değerli Amerikan teknolojilerini hedef alması” olduğu belirtiliyor.
Kısıtlamalar sadece Çin anakarasından değil, Hong Kong ve Makao’dan gelen yatırımcıları da kapsıyor. Engellemeyi, Hazine Bakanlığı liderliğindeki ve diğer departmanların da dahil olduğu bir komite üstlenecek.
Amerikan yetkililerine göre, Çinli sahipler ABD’de 384 bin hektar tarım arazisini kontrol ediyor ve bu da yabancılara ait arazilerin yüzde 2’sinden azını oluşturuyor. Ancak 2019’dan bu yana Çinlilerin elindeki arazi alanı yüzde 30 arttı.
The Wall Street Journal, Trump’ın göreve başlamasının ardından Çin’i ziyaret etmeyi planladığını yazmıştı. Asıl amaç, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile diyalog kurmaktı.
Ziyaretin göreve başlamasından sonraki ilk 100 gün içinde gerçekleşmesi gerekiyordu, ancak o zamandan beri seyahatin zamanlaması hakkında herhangi bir bilgi gelmedi.
Rusya’daki Yüksek Ekonomi Okulu (VŞE) Kompleks Avrupa ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi Direktörü Vasiliiy Kaşin, İzvestiya‘ya verdiği demeçte, Trump’ın Çin’in yatırımlarını kısıtlama adımını gerçek bir değişiklikten ziyade siyasi bir jest olarak gördüğünü belirtti.
Kaşin, “ABD’de Yabancı Yatırımları Denetleme Komitesi adında bir organ var. Bu, doğrudan yabancı yatırımlara ilişkin işlemleri denetleme, inceleme ve engelleme yetkisine sahip bir yapı. Ve uzun yıllardır çalışmaları, Çinli şirketlerin ABD teknoloji sektörüne erişimini kısıtlayacak şekilde yeniden yönlendirildi,” diye açıkladı.
Uzmana göre, komite bu tür işlemleri ulusal güvenlik açısından değerlendiriyor. 2000’li yıllarda bu, ABD’deki teknolojik varlıkların kısıtlanmasıyla ilgiliyken, “daha sonra Amerikalılar Çinlilerin ayağına taş koymaya başladı.”
Analiste göre Pekin, Çin’de faaliyet gösteren Amerikan şirketlerine baskı uygulayarak karşılık verebilir.
Kaşin, “Orada daha da fazlalar ve çok para kazanıyorlar. Amerikan şirketleri Çin’de her yıl on milyarlarca, hatta bazen yüz milyarlarca dolar gelir elde ediyor. Bazıları için bu, küresel gelirlerinin çok önemli bir kısmı,” diye konuştu.
Kaşin, Çin’in prensipte misilleme yapmasının kolay olduğunu düşünüyor. Ancak ülkenin gerçekte hangi yolu seçeceği bilinmiyor, zira “Çinliler henüz herhangi bir provokasyona kapılmamaya çalışıyor.”
Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi (RIAC) Araştırma Direktörü Andrey Kortunov, İzvestiya‘ya yaptığı açıklamada, Çin yatırımlarını ekonominin kilit sektörlerinde kısıtlama eğiliminin uzun zamandır var olduğunu belirtti.
Kortunov, “Sadece ABD’ye yönelik değil. Çoğu Batılı ülke, Çin yatırımlarının ekonomilerinin stratejik sektörlerine yönelik olanaklarını kısıtlıyor. Bu sadece yüksek teknolojilerle ilgili değil,” değerlendirmesini yaptı.
Siyaset bilimciye göre, bu aynı zamanda ulaşım ve lojistik altyapısını, enerji şebekelerini de etkiliyor.
Kortunov, “Ekonominin temellerini oluşturan alanların Çin’in olası eylemlerinden korunması gerektiği düşünülüyor. Burada, görünüşe göre, hem Çin’in gerçekten bazı hassas teknolojilere erişebileceği ve daha sonra bu teknolojilerin Çin’de yeniden üretileceği yönünde tamamen ekonomik rekabetten kaynaklanan endişeler var,” dedi.
Jeopolitik faktörlerin de önemli bir rol oynadığına işaret eden Kortunov, “Çin, ABD’nin potansiyel bir rakibi olarak görülüyor ve Çin’in ekonominin hassas sektörlerine erişimi, ABD’nin ulusal güvenliğine yönelik bir meydan okuma olarak algılanıyor. Bu yüzden bunda şaşılacak bir şey yok. Ve Çin tarafı için bile böyle bir karar sürpriz olmamıştır,” diye sözlerini tamamladı.