Amerika

ABD’nin eski Hazine Bakanı Rubin uyardı: Seçime müdahale ekonomiyi sarsar

Yayınlanma

ABD’nin eski Hazine Bakanı Robert Rubin, Trump yönetiminin ara seçimlere yönelik olası müdahalelerinin piyasalarda büyük bir ekonomik krize yol açabileceğini belirtti. Rubin, 10 yıllık Hazine tahvili getirisinin yüzde 5,36’ya çıktığı bir ortamda siyasi kaosun tüketici kredilerinden kamu borcuna kadar her alanda maliyeti tırmandıracağını vurguladı.

ABD’nin 1995-1999 yılları arasındaki Hazine Bakanı ve Centerview Partners Kıdemli Danışmanı Robert Rubin, The New York Times için kaleme aldığı makalede, Başkan Donald Trump yönetiminin kongre ara seçimlerinin sonucuna müdahale etme girişimlerinin geniş çaplı ekonomik sarsıntılara yol açabileceğini yazdı.

Rubin’e göre 3 Kasım’da yapılacak seçimler kaosa, en kötü senaryoda ise tamamen hukuksuzluğa sürüklenebilir.

Trump yönetiminin şimdiden serbest ve adil seçimlerin önüne birçok engel çıkardığını savunan Rubin, süreci doğrudan eleştirdi:

“Trump yönetimi; sahtekarlıkla ilgili asılsız iddialar yaymaktan yabancı müdahalesine karşı korumayı zayıflatmaya, eyaletleri seçmen kütüklerinden vatandaşları çıkarmak için güvenilmez veri tabanları kullanmaya zorlama girişimlerine kadar serbest ve adil ara seçimlerin yapılması önünde pek çok engel yarattı.”

Eski bakan, yönetimin daha da ileri gidebileceğinden endişe duyuyor. Rubin’in sıraladığı ihtimaller arasında oy verme merkezlerine federal ajanların gönderilmesi, oy sandıklarına el konulması veya Temsilciler Meclisi’nin kontrolünü ele geçirmek amacıyla usule ilişkin bir yasal boşluktan yararlanılması yer alıyor.

Rubin, bu tür bir hamlenin 3 Ocak’ta yeni Kongre toplandığında hukuka uygun şekilde seçilen Demokratların göreve başlamasını engellemeye yarayacağını belirtti.

Seçim sürecini baltalama girişimlerinin uzun vadeli ekonomik faturalar çıkaracağı uyarısında bulunan Rubin, seçimlerin dürüst ve şeffaf olmasının ABD refahının temel dayanakları arasında yer aldığını kaydetti.

Rubin, hukukun üstünlüğünün dolara küresel rezerv para birimi statüsü kazandırdığını, yatırımcıların ülkeye güvenini pekiştirdiğini ve kamu borçlanma faizlerinin düşük kalmasını sağladığını vurguladı.

Siyasi kriz doğrudan tahvil ve hisse senedi piyasalarını vurabilir

Siyasi kaosun tahvil ve hisse senedi piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabileceğini belirten Rubin, 10 yıllık Hazine tahvillerinin getirisinin kısa süre önce yüzde 5,36 seviyesine ulaştığına dikkat çekti.

Bu oranın 2008 küresel finans krizinden sonraki seviyelerin üzerinde olduğunu hatırlatan eski Hazine Bakanı, seçim etrafındaki gelişmelerin yatırımcılarda siyasi sistemin mali sorunları çözme kabiliyetine dair kaygıları artırabileceğini ve tahvil getirilerini daha da yukarı çekebileceğini yazdı.

Rubin bu tablonun gündelik hayata yansımasını da özetledi: Hükümet için kamu borcunu çevirme maliyetleri artarken, tüketiciler için konut kredisi faizleri yükselecek ve kredi kartı borçları katlanacak.

Focaldata tarafından yapılan bir anketin sonuçları da seçmen cephesindeki hoşnutsuzluğu gösteriyor.

Verilere göre Amerikalı seçmenlerin yarısından fazlası, Trump’ın göreve gelmesinden sonra mali durumunun kötüleştiğini düşünüyor. Katılımcıların yaklaşık yüzde 55’i Beyaz Saray liderinin performansını onaylamazken, yüzde 64’ü Trump’ın enflasyon ve yaşam maliyeti politikalarını olumsuz değerlendiriyor.

Öte yandan Axios, ABD’nin parasını bu ülkede tutan, silah satın alan ve öğrencilerini oraya gönderen müttefikler için artık “varsayılan tercih” olma özelliğini kaybettiğini aktarmıştı.

Haberde, yaşanacak küçük değişimlerin dahi Amerikan ekonomik gücünü on yıllardır ayakta tutan avantajlara zarar verebileceği kaydedilmişti.

Çok Okunanlar

Mobil sürümden çık