Ortadoğu
ABD’nin İran saldırısı cephaneliği eritiyor: Altı günde 11 milyar dolar
Financial Times’ın haberine göre ABD’nin İran’a yönelik saldırganlık eylemi, yıllarca biriktirilen kritik mühimmat stoklarını -başta Tomahawk seyir füzeleri olmak üzere- hızla tüketiyor; Donanma’nın bu kaybı telafi etmesinin yıllar alacağı değerlendiriliyor. Pentagon önümüzdeki günlerde 50 milyar dolara varan ek savunma ödeneği talebiyle Beyaz Saray ve Kongre’ye başvurmayı planlıyor.
ABD, İran’a yönelik saldırganlık eyleminin başlamasından bu yana yıllarca biriktirdiği kritik mühimmat stoklarını tüketti.
Financial Times, üç üst düzey kaynağa dayandırdığı haberinde, cephaneliğin hızla eridiğini ve bu sürecin en çarpıcı boyutunun Tomahawk seyir füzesi envanterindeki sert düşüş olduğunu aktardı.
Gazeteye konuşan bir kaynak, “Donanma bu harcamanın sonuçlarını yıllarca hissedecek” dedi.
Pentagon 50 milyar dolarlık fatura çıkarıyor
Financial Times’ın aktardığına göre Savaş Bakanlığı (Pentagon), önümüzdeki günlerde Beyaz Saray ve Kongre’ye 50 milyar dolara varan ek savunma ödeneği talebi sunmayı planlıyor.
Piyasa aktörleri, bu talebin Capitol Hill’de sert tartışmalara yol açacağını öngördü. Her iki partiden milletvekilleri, harcamaların boyutunu ve gerekliliğini sorguluyor.
Cumhuriyetçi Parti’den Senatör Liza Murkowski, Pentagon’un kapsamlı gerekçeler sunması gerektiği uyarısında bulundu. Murkowski, “Pentagon Kongre ile işbirliği yapmalı ve talep edilen bilgiyi ve gerekçeyi sunabilecek durumda olmalı” ifadesini kullandı.
Altı günde 11 milyar dolar harcandı
Operasyonun maliyeti dikkat çekici bir hızla artıyor. Pentagon’un Kongre’ye verdiği kapalı brifinge göre yalnızca ilk altı günde harcamalar 11 milyar doları aştı; bu tutarın büyük bölümü mühimmata gitti.
Günlük maliyet yaklaşık 1 milyar dolar düzeyinde seyrediyor.
28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail ortak saldırısı ciddi jeopolitik sonuçlar doğurdu. İran’daki hedeflere yönelik saldırılar, Tahran’ın ABD’nin Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki üslerini vurmasıyla karşılık buldu.
Savaş Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini fiilen kilitledi; bu gelişme küresel ham petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine taşıdı.