Diplomasi

ABD’nin Japonya ile ticaret anlaşması diğer müttefikleri için ne anlama geliyor?

Yayınlanma

Washington ile Tokyo arasında yapılan yeni ticaret anlaşması — Japonya’nın ABD’ye yatırım yapma ve uzun süredir koruma altında tuttuğu tarım sektörünü açma taahhüdü karşılığında daha düşük gümrük vergileri elde etmesi — analistlere göre, ABD’nin uzun süredir müttefiki olan ülkelerin bile Başkan Donald Trump’ın küresel ticaret paradigmasını “önce Amerika” yaklaşımıyla yeniden şekillendirme çabasından muaf olmadığını ortaya koyuyor.

Analistler, buna karşılık Çin’in son birkaç on yılda gelişen uluslararası değer zincirlerinde sahip olduğu entegre rol sayesinde daha büyük bir pazarlık gücüne sahip olduğunu ve nadir toprak elementleri alanındaki hakimiyetinin ABD ile ticaret savaşında büyük bir pazarlık kozu olduğunu belirtiyor.

Trump salı günü, Tokyo’nun 550 milyar dolarlık yatırım taahhüdü karşılığında Japonya’dan ithal edilen ürünlere yüzde 15’lik gümrük vergisi uygulanacağını içeren bir ticaret çerçevesini açıkladı. Analistler, bu kararın Japonya’dan sermaye çıkışını tetikleyebileceği konusunda uyarıda bulundu. Ayrıca Japonya, kamyon, pirinç ve bazı diğer tarım ürünleri dahil olmak üzere pazarını daha fazla ticarete açacak.

Ticaret ilişkilerinde yeni dönem

C-suites’in Çin’de görev yapan kıdemli danışmanı Alfredo Montufar-Helu, “Müttefiklerin özel muameleye layık olduğu çok açık, ancak bu durumdan paçayı sıyırıp kurtulamayacakları da çok açık” dedi ve ekledi: “İngiltere ve Japonya gibi önemli müttefikler bile gümrük vergilerinin tamamen kaldırılmasını sağlayamadı. Bu durum, küresel ticaret dinamiklerinde Trump 2.0 öncesi dönemden uzaklaşan köklü bir değişimin sinyalini veriyor.”

South China Morning Post’a konuşan Montufar-Helu, işletmelerin maliyetleri en aza indirgeme ve riskleri çeşitlendirme hedefleri doğrultusunda, bu değişimin ticaret ilişkilerinin ve tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılmasına yol açmasının muhtemel olduğunu belirtti.

ING Economics’in Güney Kore ve Japonya kıdemli ekonomisti Kang Min-joo çarşamba günü yayınladığı bir notta, “ABD-Japonya anlaşması, diğer büyük Asya ihracatçıları üzerinde daha iyi bir anlaşma sağlamak için daha fazla baskı yaratacak… 1 Ağustos’tan önce Asya ihracatçılarıyla daha fazla anlaşma yapılması gerekiyor” dedi.

Kang, ABD’nin anlaşmayı ağustos ayından önce sonuçlandırmayı ve diğer ticaret ortaklarını müzakerelere katılmaya teşvik etmeyi hedefleyebileceğini, ancak savunma harcamalarının anlaşmaya dahil edilmesinin takvimi geciktirebileceğini de sözlerine ekledi.

Nisan ayında Trump, “karşılıklı” gümrük vergisi paketinde Japonya’dan ithal edilen ürünlere yüzde 24 gümrük vergisi uygulayacağını açıklamış ve 1 Ağustos’a kadar anlaşma sağlanamazsa bu oranı yüzde 25’e çıkaracağını tehdit etmişti.

Güney Kore henüz ABD ile herhangi bir ticaret anlaşması açıklamadı, ancak önümüzdeki hafta sonuna kadar yoğun müzakerelerin yürütüldüğü bildirildi.

Reuters’e göre, Japonya Başbakanı Shigeru Ishiba çarşamba günü, çerçeve anlaşmasının açıklanmasının ardından, ülkesinin mevcut gümrüksüz kota kapsamında daha fazla ABD pirinci ithal edeceğini belirterek, Japonya’nın “tarım sektöründe hiçbir fedakarlık yapmadığını” vurguladı.

Ishiba’nın önümüzdeki ayın sonuna kadar istifasını açıklayacağına dair haberler vardı. Japon basınına göre Ishiba çarşamba günü bu söylentileri yalanladı.

Reuters’a göre Japonya ve ABD, Japon otomobillerine uygulanan mevcut %25’lik gümrük vergisini %15’e düşürme konusunda da anlaştı.

‘Çin söz konusu olunca durum faklı’

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in salı günü yaptığı açıklamada, ABD’nin gümrük vergisi gelirini yıllık 300 milyar dolar, yani GSYİH’nin yaklaşık yüzde 1’ine çıkarabileceğini söylediği aktarıldı.

Montufar-Helu, “ABD çeşitli ülkelerle ticaret müzakerelerinde önemli bir avantaja sahip olsa da, Çin söz konusu olduğunda durum tamamen farklı” dedi.

Bessent, Pekin ve Washington’un Cenevre ve Londra’da yapılan önceki görüşmelerin ardından önümüzdeki hafta İsveç’te üçüncü tur üst düzey ticaret anlaşması görüşmelerini yapacağını belirterek, “umarız Çin bu üretim fazlasını geri çekecektir” diye ekledi.

Çin Ticaret Bakanlığı sözcüsü çarşamba günü yaptığı açıklamada, Başbakan Yardımcısı He Lifeng’in görüşmelerin 27-30 Temmuz tarihlerinde yapılacağını ve her iki tarafın da geçen ay iki devlet başkanının yaptığı telefon görüşmesinde varılan önemli mutabakat doğrultusunda “karşılıklı ilgi alanındaki ekonomik ve ticari konuları” görüşeceğini söyledi.

Montufar-Helu, Çin ve ABD’nin birbirleri üzerinde baskı unsuru oluşturduğu göz önüne alındığında, bir sonraki ticaret müzakerelerinin önceki müzakerelerin karmaşıklığını yansıtacağını beklediğini söyledi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version