Avrupa

AfD ile istihbarat şefi arasında “Stasi” kavgası

Yayınlanma

AfD lideri Alice Weidel, Federal Anayasa Koruma Teşkilatını (BfV) “pis Stasi muhbirleri” olarak nitelendirince istihbarat şefi Sinan Selen’den öfkeli bir karşılık geldi.

Selen, Stasi benzetmesini reddetti. Berlin’’e düzenlenen bir sempozyumda yaptığı konuşmada, BfV’nin çalışmalarının “her zaman hukukun üstünlüğü ve demokratik kontrolün açık yolunda” yürütüldüğünü vurguladı.

Federal Büro ve eyalet bürolarının yasal olarak tanımlanmış yetkilere tabi olduğunu belirten Selen, “totaliter sistemlerin gizli servislerine, özellikle de Stasi’ye karşı açık bir karşı model” oluşturduğunu savundu.

Weidel, Welt TV’ye verdiği röportajda iç istihbarat servisini Stasi ile karşılaştırmış ve çalışanlarını “pis Stasi muhbirleri” olarak nitelendirmişti. AfD eş başkanı, Thüringen’deki iç istihbarat servisi şefi Stephan Kramer’i de eleştirmişti.

Weidel, “Thüringen’deki Anayasa Koruma Başkanına bir bakın, sakallı Kramer’e. Neye benzediğine, bu tür insanların ne olduğuna bir bakın. Adam bir motosiklet kulübünde,” diye konuşmuştu.

Daha sonra X’te paylaştığı mesajda, hiçbir demokratik ülkede “Almanya’daki Anayasa Koruma Teşkilatı gibi bir iç istihbarat muhbirleri gözetim kurumu” bulunmadığını savundu.

BfV Başkanı Selen, kurum çalışanlarının arkasında durdu ve çalışmalarını takdir etti. BfV’de her gün “iç ve dış tehditlere” karşı savunma görevini üstlenenlerin “saygı ve takdir hak ettiklerini” söyledi.

Selen, “Bu nedenle, BfV’de veya eyalet dairelerinde, görevdeki çalışanlar veya eyalet dairelerinin başkanları olsun, meslektaşlarıma yönelik her türlü hakaret ve iftiraya kararlılıkla karşı çıkıyorum,” diye konuştu.

Polis Sendikası (GdP), Weidel’in Stasi benzetmesi nedeniyle o dönemki adaletsizliği göreceleştirdiğini iddia etti. GdP Federal Başkanı Jochen Kopelke, bunun “1989’da özgürlük ve demokrasi için gerçekten mücadele edenlere bir tokat” olduğunu söyledi.

GdP başkanı, Weidel’in “hedefli ve insanlık dışı saldırılarını” çalışanları sindirme girişimi olarak gördüğünü söyledi ve “Fakat biz güvenlik kurumları olarak sindirilmeyeceğiz ve her gün demokrasimizi ve Federal Almanya’daki tüm insanların güvenliğini korumak için çalışmaya devam edeceğiz,” dedi.

Thüringen Anayasa Koruma Başkanı Kramer, daha önce Weidel’in kişisel saldırılarına karşı çıkmış ve “Bu tür yöntemler, gerçekleri ve argümanları adil bir tartışmada nesnel karşı argümanlarla çürütmek mümkün olmadığında, uzun süredir kullanılıyor,” demişti

Kramer, Weidel’in iç istihbarat servisine yönelik saldırısını, “kapsamlı gerçekler koleksiyonuyla kanıtlanmış ve kısmen mahkeme tarafından da onaylanmış olan, kısmen kendi anayasaya aykırı tutumundan dikkatleri başka yöne çekmek için yapılan çaresiz bir girişim” olarak değerlendiriyor.

Federal Anayasa Koruma Teşkilatı mayıs ayı başında, AfD’yi bundan böyle kesin olarak “aşırı sağcı” bir hareket olarak sınıflandıracağını açıklamıştı fakat AfD’nin bu karara karşı açtığı dava nedeniyle, kurum bu sınıflandırmayı mahkeme kararı çıkana kadar askıya aldı.

Dört eyalette partinin eyalet örgütleri zaten kesin olarak “aşırı sağcı” olarak sınıflandırılmış durumda, beş eyalette ise AfD eyalet örgütleri “şüpheli vakalar” olarak değerlendiriliyor.

BfV, AfD’nin yeni gençlik örgütü Generation Deutschland’ın, ilk bakışta önceki örgütten (“Junge Alternative”, JA) daha az radikal olmadığını düşünüyor. Selen, “Gördüğümüz şey, personel ve içerik açısından bir süreklilik. Bu yapı içinde herhangi bir sürpriz veya paradigma değişikliği beklemiyorum,” dedi.

Sempozyumun kenarında yaptığı açıklamada, tek yeniliğin, yeni gençlik örgütünün AfD’nin yapısına entegre edilmiş olması olduğunu ve “bu nedenle bu yapı içinde de ele alınması gerektiğini” söyledi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version