Amerika

AIPAC bağlantılı vakıftan ABD’li vekillere milyonlarca dolarlık İsrail gezisi

Yayınlanma

Amerikan-İsrail Halk İlişkiler Komitesi (AIPAC) ile bağlantılı Amerikan-İsrail Eğitim Vakfı (AIEF), 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana ABD’li kongre üyeleri ve personeli için düzenlenen İsrail seyahatlerine 4,2 milyon dolardan fazla harcama yaptı. Kongre etik beyannamelerinin analizi, Gazze’deki askeri operasyonların başlamasından bu yana en az 78 milletvekilinin bu lüks seyahatlere katıldığını ortaya koydu.

The Guardian gazetesinin haberine göre, Amerikan siyasetinde uzun yıllardır güçlü bir etkiye sahip olan Amerikan-İsrail Halk İlişkiler Komitesi (AIPAC) ile bağlantılı faaliyet gösteren Amerikan-İsrail Eğitim Vakfı (AIEF), Gazze’deki çatışmaların başladığı 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana onlarca ABD’li kongre üyesi ve personeli için düzenlenen lüks İsrail seyahatlerine 4,2 milyon dolardan fazla para harcadı.

Kongre etik beyannameleri üzerinde yapılan analizler, Gazze’deki askeri operasyonların başlamasından bu yana en az 52 Cumhuriyetçi ve 26 Demokrat Partili milletvekilinin İsrail’e düzenlenen yaklaşık 15 ayrı heyet ziyaretine katıldığını ortaya koydu. Katılımcı başına ortalama 26 bin 600 dolara mal olan bu seyahatler kapsamında, Kudüs’teki King David ve Celile’deki Magdala gibi üst düzey otellerde konaklandığı belirlendi.

Ziyaretler sırasında kongre üyelerine, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve muhalefet lideri Yair Lapid de dahil olmak üzere üst düzey yetkililer tarafından brifingler verildiği aktarıldı.

Seyahat programlarında ayrıca Lübnan sınırı yakınlarındaki askeri tesislerin ziyaret edildiği ve Batı Şeria’da bulunan yasa dışı Alfei Menashe yerleşim biriminde bilgilendirme toplantıları yapıldığı kaydedildi.

AIEF Sözcüsü Deryn Sousa, bu misyonların amacını, katılımcıları ABD-İsrail ilişkileri konusunda eğitmek ve bölgenin karmaşık siyasetine dair kapsamlı bir bakış açısı sunmak şeklinde savundu.

Kamuoyu tepkilerine rağmen ziyaretler sürüyor

İsrail yanlısı grupların bu tür seyahatleri uzun yıllardır finanse ettiği bilinirken, haberde, ABD içindeki değişen kamuoyu algısına rağmen Demokrat Partili milletvekillerinin bu gezilere katılımı sürdürmesinin dikkat çekici olduğu vurgulandı.

Son anketler, Demokrat seçmenlerin yüzde 80’inin, genel olarak ise ABD vatandaşlarının yüzde 60’ının İsrail’e olumsuz baktığını gösteriyor.

Harvard Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü Stephen Walt, bu gezileri Kongre’de destek devşirmek için kullanılan standart bir araç ve siyasetçilerin bağışçılara İsrail yanlısı olduklarını kanıtlamak için girdikleri bir turnusol testi olarak tanımladı.

AIEF, yetkililerin yurt dışı seyahatlerinin fonlanmasına yönelik federal lobicilik kısıtlamalarını aşabilmek adına kâğıt üzerinde AIPAC’tan bağımsız ayrı bir tüzel kişilik olarak faaliyet gösteriyor.

Ancak vakıf, operasyonlarında doğrudan AIPAC’ın ofislerini ve altyapısını kullanıyor. Analizler, Demokrat milletvekilleri Steny Hoyer ve Brad Schneider da dahil olmak üzere bazı kongre üyelerinin incelenen dönemde birden fazla geziye katıldığını ortaya koydu.

Bu seyahatlerin, İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki askeri faaliyetleri nedeniyle uluslararası alandaki eleştirilerin arttığı dönemlerde dahi kesintisiz devam ettiği belirtildi.

Konuya ilişkin görüşlerine başvurulan hiçbir milletvekili veya kongre personeli ise açıklama taleplerine yanıt vermedi.

Son dönemde yapılan kamuoyu araştırmaları, ABD halkının İsrail’e yönelik olumsuz tutumunun sistematik olarak tırmandığını, bir önceki yıl yüzde 53 olan olumsuz bakış açısının yüzde 60’a yükseldiğini ortaya koymuştu.

Hatta anketlere göre, Filistinlilere duyulan sempati yüzde 41 ile, yüzde 36’da kalan İsrail’i geride bıraktı. AIPAC, ABD kamuoyunda tartışmalı bir konuma geldikçe, nüfuzunu ve finansal ağlarını korumak amacıyla farklı yöntemlere başvuruyor.

Lobi kuruluşu, milyonlarca doları doğrudan kendi adı yerine bağış siteleri ve adaylara özel hazırlanan internet bağlantıları üzerinden aktarıyor.

Bu yöntem sayesinde resmi kayıtlarda AIPAC’ın adı doğrudan görünmeyebiliyor. Bu taktik, Amerikalı siyasetçilerin lobiden gelen finansal destekleri kabul ederken, bu yapıyla doğrudan yan yana görünmenin yaratacağı siyasi risklerden ve seçmen tepkisinden kaçınmalarına imkân tanıyor.

Şeffaflık tartışmalarını beraberinde getiren bu mali sistem, iç siyasi başlıkları kullanan komitelerin kurulmasına kadar uzanıyor.

İlgili raporlarda, Kongre’nin her bir üyesinin yakından takip edildiği ve bu sistemli kontrol mekanizmasının, lobinin ABD Kongresi üzerindeki gücünü korumak için milletvekili koltukları üzerinde finansal bir nüfuz kurduğu yönündeki iddiaları güçlendirdiği belirtiliyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version