Avrupa
Alman hükümeti sosyal yardım kesintilerine başlıyor
Şansölye Friedrich Merz ve CDU-SPD hükümeti, Alman sosyal refah sistemine topyekûn bir saldırı başlatıyor.
İlk adım olarak “vatandaşlık geliri” olarak bilinen yardımlara yönelik harcamaların %10 oranında, yani 5 milyar avro kesinti yapılmasını talep ediyor.
Merz salı günü yaptığı açıklamada, bunun “asgari miktar” olduğunu söyledi. Şansölye daha önce Almanya’nın sosyal refah sistemini “artık karşılayamayacağını” iddia etmiş ve “Bonn Cumhuriyeti sonsuza dek sona erdi,” diyerek “geçmişle kopuş” ilan etmişti.
Merz ve selefi Olaf Scholz’un ilan ettiği “dönüm noktası”, askeri harcamalarda dramatik bir artışa yol açtı ve şimdi de sosyal harcamalarda kesintilere yol açıyor; savunma bütçesinin üç katına çıkarılması, en yoksullar pahasına finanse ediliyor.
Almanya’nın 20. yüzyılı sona ererken
Şansölye Friedrich Merz, hafta sonu, daha önce “Reformların Sonbaharı” sloganıyla duyurulan Alman sosyal sistemine genel bir saldırı başlattı.
Merz, 2024 yılında yaklaşık 58,2 milyar avro harcanan vatandaşlık gelirini (Bürgergeld) hedef seçti.
Şansölye, “Özellikle sözde vatandaş geliri konusunda, işlerin şu anki haliyle kalması mümkün değil ve kalmayacak. Bu sadece bir dönüm noktası değil, geçmişle bir kopuş,” dedi.
Soğuk Savaş dönemindeki Batı Almanya ve refah devletine atıfla “Bonn Cumhuriyetinin sonsuza kadar sona erdiğini” söyleyen Merz, vatandaşlık gelirinin yüzde 10’unun “tasarruf edilebilir” olduğu konusunda “kesinlikle ikna olduğunu” belirtti ve bunu 5 milyar avro olarak yuvarladı.Merz, bunun “asgari tutar” olacağını da sözlerine ekledi.
Şansölye bu açıklamayı, Federal İstihdam Ajansının ağustos ayında işsizliğin 15 yılın en yüksek seviyesine ulaşarak 3,025 milyon civarında olduğunu bildirmesinden kısa bir süre sonra yaptı.
Merz, durumun “daha da kötüye gidebileceğini” kabul etti ve işsizliğin daha da artmasının nedeni olarak “Amerikan gümrük politikasını” gösterdi; bu durumun birçok Alman şirketini “önemli ölçüde etkileyeceğini” belirtti.
Sosyal yardıma olmayan bütçe, silahlanmaya var
Alman medyası da koroya katılmış görünüyor. Örneğin n-tv, daha yüksek ulaşım yardımı ve tarımsal dizel için sübvansiyonlar gibi önlemlerin “bütçede gerçekten karşılayamayacağımız ek delikler açma” tehlikesi olduğunu ileri sürdü.
Bununla birlikte, silahlanma için ayrılan paranın “delik” yarattığına ilişkin hiçbir söz duyulmuyor. Geçen yıl yaklaşık 52 milyar avro olan Alman askeri bütçesi, 2029 yılına kadar 152,8 milyar avroya çıkacak. Buna, 2029 yılında yaklaşık 70 milyar avro olarak tahmin edilen askeri altyapı harcamaları da ekleniyor.
Tüm bunlar, yalnızca askeriye ve askeri altyapı için yapılan ek harcamalar nedeniyle 170 milyar avroluk bir artışa tekabül ediyor. Net borçlanmanın artmasına rağmen (yaklaşık 40 milyar avroluk bir artış planlanıyor), federal hükümet 2029 yılında 74 milyar avroluk bir finansman açığı bekliyor.
Almanya’da artan yoksulluk
Askeri harcamalardaki benzeri görülmemiş artış, bir yandan Almanya’da yoksulluğun, diğer yandan süper zenginlerin sayısının arttığı ve sosyal bölünmelerin daha da derinleştiği bir dönemde gerçekleşiyor.
Nisan ayında, Deutsche Bundesbank tarafından yapılan bir araştırma, Alman hanelerin en zengin yüzde 10’unun şu anda Almanya’nın toplam servetinin yüzde 54’üne sahip olduğunu, nüfusun daha yoksul yarısının ise Almanya’nın servetinin sadece yüzde 3’üne sahip olduğunu tespit etti.
Aynı zamanda, süper zenginlerin sayısı hızla artıyor; sadece 2023 yılında, Almanya’daki milyarderlerin sayısı 23 kişi, yani neredeyse yüzde 10 artarak 249’a yükseldi.
Alman Eşitlik ve Refah Derneğine (DPWV) göre, 2024 yılında Almanya’daki tüm insanların yüzde 15,5’i yoksulluktan etkilenirken, bu oran bir önceki yıla göre 1,1 puan artmış durumda.
Yaklaşık 5,2 milyon kişi, evlerini ısıtamayacak veya yeni kıyafet alamayacak kadar ciddi maddi yoksunluk çekti. Yoksulluktan etkilenen kişilerin ortalama geliri aylık 921 avro ile 2020’deki seviyenin (981 avro) altında kaldı.
Militarizme itiraz, devlet şiddeti ile karşı karşıya
Askerileşme, sosyal kesintiler ve artan yoksulluk, savaş ve silahlanmaya karşı çıkanlara yönelik artan baskı ile el ele gidiyor.
Geçen hafta sonu Köln’de polis, Federal Cumhuriyet’in militarizasyonunu protesto eden yaklaşık 3.000 kişinin katıldığı bir gösteriyi engelledi, göstericilere şiddet uyguladı, binden fazla göstericiyi kuşatarak sabahın erken saatlerine kadar, bazen suya erişimleri olmadan alıkoydu.
147 gösterici, polis memurları tarafından kendilerine verilen yaralar nedeniyle sağlık görevlileri tarafından tedavi edilmek zorunda kaldı; 18 kişi hastaneye kaldırıldı.
Gösteri organizatörlerinden biri, “Polis, insanlara acil tıbbi müdahale yapılmasını engelledi,” dedi. Polis memurları ayrıca “organizatörlerin avukatına fiziksel saldırıda bulundu ve orada bulunan basın mensuplarını gözaltına aldı.
Rheinmetall’e dokunan yanıyor
Gösteri, silahlanma ve silah ihracatına karşı çıkan “Rheinmetall’i silahsızlandırın” ittifakının eylem haftasının bir parçasıydı. Daha önce de Köln’de mitingler düzenlenmişti.
4 Eylül Perşembe günü düzenlenen basın toplantısında, organizatörler ve destekçileri, toplanma özgürlüğüne yönelik büyük çaplı müdahaleler yaşandığını belirttiler.
t-online‘ın aktardığına göre yürüyüş, önemsiz nedenlerle (örneğin, bazı kişilerin yüzlerini örtmesi veya pankartların yapısı gibi) defalarca durduruldu ve sonunda yeterli istişare yapılmadan dağıtıldı.
Toplantıda bazı konuşmacılar suya ve tuvaletlere erişimin olmadığı ve sağlık görevlilerinin geç izin verildiği konusunda bilgi verdi. Etkilenenler, ancak sabahın erken saatlerinde ablukayı terk edebildiler.
İttifak çevresinden ayrıca aşağılayıcı aramalar ve cinsel taciz vakaları bildirildi.