Avrupa
Alman hükümeti, sosyal yardımları tek elde toplayacak
CDU ve SPD hükümeti, Alman refah devletini kapsamlı bir şekilde modernize etmek ve tek elde toplamak istiyor.
junge Welt’in aktardığına göre vatandaşlık geliri (yakında “yeni temel gelir desteği” olarak adlandırılacak), çocuk yardımı ve konut yardımı tek bir sosyal yardım sisteminde birleştirilecek, idari prosedürler basitleştirilecek ve sistem tutarlı bir şekilde dijitalleştirilecek.
Bu, 27 Ocak’ta SPD’li Federal Çalışma Bakanı Bärbel Bas’a teslim edilen “Refah Devleti Reformu Komisyonu”nun 50 sayfalık taslağında belirtiliyor.
Federal hükümet, eyaletler ve yerel yönetim derneklerinden temsilcilerin oluşturduğu komisyon, eylül ayında kuruldu ve hızlı bir şekilde sonuç verdi. Koalisyon, önerileri 2027 ortasından itibaren uygulamaya koymak istiyor.
Belgeye göre, vatandaşlar için odak noktası “daha fazla netlik ve sosyal yardımlara daha hızlı ve daha kolay erişim” olacak. Yardım başvurusu ve destek almak için başvurulacak irtibat noktalarının sayısı dörden ikiye indirilecek.
İstihdam merkezleri çalışabilir durumda olan kişilerden sorumlu olacak, sosyal yardım ofisleri ise çalışamayan kişilerle ilgilenecek.
Gelecekte, çocuk yardımı doğumdan sonra otomatik olarak ödenecek.
Tek tip veri toplama, “yetkili makamlar değiştirildiğinde bilgilerin sıkıcı bir şekilde tekrarlanmasını ortadan kaldıracak ve prosedürler, örneğin sabit oranlar, uzatılmış onay süreleri ve basitleştirilmiş doğrulama prosedürleri yoluyla önemli ölçüde kolaylaştırılacak.” Bütün bunların amacı “maliyet tasarrufu sağlamak.”
Taslağa göre, başlangıç noktası, koalisyon anlaşmasında belirtildiği gibi “sosyal koruma düzeyini koruyarak” öneriler geliştirmekti. Fakat salı günü, Eşitlikçi Genel Birlik (Paritätische Gesamtverband) “düşük gelirli insanlar için kötüleşme” uyarısında bulundu.
Bunun arka planında, komisyonun “hedefli çalışma teşvikleri” belirleme planları yatıyor. Bu, “transfer çekilme oranları”na, yani sosyal yardım alan vatandaşların kazançlarının çok azının ellerinde kaldığı gerçeğine dayanıyor.
Komisyon burada bir hiyerarşik bir ölçek hedefliyor: Gelecekte “çok düşük” gelirler transfer ödemelerine karşı daha fazla, daha yüksek gelirler ise “daha az” kredilendirilecek.
Paritätische’nin CEO’su Joachim Rock bu tasarıyı yanlış buluyor. Yaptığı basın açıklamasında, planın düşük gelirli haneleri, tek ebeveynleri, bakım sorumlulukları olan kişileri ve sağlık kısıtlamaları olan kişileri etkileyeceğini belirtti.
Rock, “Sosyal politika modernizasyonu, gizli kesintiler politikasına dönüşmemeli,” dedi ama “iddialı programın” temel yönelimini memnuniyetle karşıladı.
Caritas Derneği de desteğini ifade etti, fakat bir istisna vardı: Komisyon, AB vatandaşlarının serbest dolaşım hakkını “neredeyse tam zamanlı” istihdama bağlamayı öneriyor.
Dernek başkanı Eva Welskop-Deffaa, bunun işgücü piyasasının gerçeklerini yansıtmadığını öne sürüyor: Sosyal sektördeki kurumlar ve hizmetler, büyük ölçüde yarı zamanlı çalışanlara bağımlı.
Komisyon, planın hızlı bir şekilde uygulanmasını umuyor. Önlemlerin çoğu, mevcut anayasal çerçeveyi tam olarak kullanarak halihazırda uygulanabilirken, diğerleri Anayasada değişiklik, yani muhalefetin desteğini gerektiriyor.
Sol Parti lideri Ines Schwerdtner, mevcut durumda bu tasarıyı desteklemek istemiyor. O, “refah devletine bir saldırı” hissediyor. Schwerdtner, Rheinische Post gazetesine verdiği demeçte, “sosyal değerin büyük ölçüde azalması” tehdidi olduğunu söyledi.