Avrupa

Alman ordusu veriyi silah haline dönüştürmek istiyor

Yayınlanma

Alman Silahlı Kuvvetleri (Bundeswehr), hem savaş alanı operasyonları hem de geleneksel propaganda faaliyetleri için veri ve enformasyon kullanımını teşvik ediyor.

German Foreign Policy’nin bildirdiğine göre kısa bir süre önce, 15 ülkeden yaklaşık 300 askerin Alman komutası altında “enformasyon savaşı” tatbikatı yaptığı Active Volcano 2026 tatbikatı sona erdi.

Bundeswehr, tatbikatın amaçlarından birinin, bilgi yayımı yoluyla “düşmanların, müttefiklerin ve sivillerin tepkilerini etkilemek” olduğunu açıkladı.

Bir yıl önce, Active Volcano 2025 tatbikatında da ordu, “stratejik planlama ve medya üretiminden” pratik taktiksel etki operasyonlarına kadar uzanan bir yelpazede kamuoyunu etkileme alıştırmaları yapmıştı.

İş dünyası da bu sürece dahil. Örneğin savunma sanayi şirketi Airbus, “tam bir enformasyon alanını simüle eden” bir “bilgi savaşı eğitim modeli” ile “sosyal ağlardaki içeriği toplamak ve analiz etmek” için dijital araçlar pazarlıyor.

Amaç, Airbus teknolojisini kullanarak “dezenformasyonu” kaynağında “etkisiz hale getirmek”. İstenmeyen görüşler, örneğin özellikle “Rus yanlısı” olarak etiketlenip marjinalleştiriliyor.

Almanya ve “silah olarak veri”

Federal Almanya Cumhuriyeti tarihindeki ilk kapsamlı askeri stratejiye göre, askeri jargonda “siber ve enformasyon alanı boyutları” olarak adlandırılan unsurların (kara, hava ve deniz gibi geleneksel operasyon alanlarının yanı sıra) önemi sürekli artıyor.

Bu stratejinin bazı bölümleri yakın zamanda yayınlanmıştı. Bu kapsamda enformasyon ve veri savaşında Alman ordusuna “üstünlük kazanma” ve “düşmanın üstünlük kazanmasını engelleme” tavsiye ediliyor.

Bu, bir yandan enformasyonun geleneksel propaganda amaçları için kullanılmasını, diğer yandan da verinin saldırı ve muharebede kullanılmasını içeriyor.

Raporda, bu tür yeteneklerin silahlı kuvvetlerin diğer tüm kollarında bir kaldıraç olduğu belirtiliyor. Bu kapsamda veri, bir “silah” haline gelecek.

Rapora göre savaş alanında veri egemenliği zaferi veya yenilgiyi belirleyebilir. Savaşın giderek dijitalleşmesi karşısında, “gerçek zamanlı keşiften kaçmak” da zor.

Buna göre savaş alanı uzun zamandır “şeffaf” hale geldi ve artık “güvenli sığınaklar” kalmadı.

Aynı zamanda, “savaş sınırlarının bulanıklaşması” da yaşanıyor: “Ev ve savaş alanı, sivil ve askeri, … savaş ve barış ile savaşan ve savaşmayanlar” arasında net bir ayrım artık mevcut değil.

Active Volcano: Kamuoyunu yönlendirme eğitimi

En son mart ayında, Almanya dahil 15 ülkeden yaklaşık 300 asker, Bundeswehr’in Operasyonel İletişim Merkezi’nin komutası altında bilgi savaşı eğitimi aldı.

Bundeswehr’e göre kelimeler, “düşmanın muharebe etkinliğini zayıflatma, kendi durum farkındalığını artırma veya sivil nüfusu etkileme” gücüne sahip.

Dolayısıyla olaylar üzerinde yorumlama egemenliğine sahip olan kişi, düşmanların, müttefiklerin ve sivillerin tepkilerini etkileyebilir.

Bu nedenle, enformasyon operasyonları, askeri stratejinin uzun süredir ayrılmaz bir parçası olarak öne çıkmaya başladı.

Bundeswehr, Active Volcano 2025 etkinliği sırasında, “enformasyon ve kamuoyunun manipülasyonu”nun “savaşın önemli bir aracı haline geldiğini” belirtmişti.

O dönemde askerler, yapay zeka (AI), sosyal medya ve büyük veri analizinin yardımıyla, “stratejik planlamadan medya üretimine ve taktiksel etkiye kadar” öncelikle kamuoyunu etkilemeyi tatbik etmişti.

Active Volcano 2026 kapsamında askerler, diğer şeylerin yanı sıra, sosyal medya kampanyalarını yönetmeyi ve “sivilleri göstermeye” yönelik tatbikatlar yaptı.

Bu yıl sorumlu teğmen, enformasyon savaşında sivil altyapının ilk kez bir eğitim alanı olarak kullanıldığını bildirdi.

Buna göre tatbikat aracılığıyla birlikler özellikle “ordu, bilim ve sanayi” ile köprüler kurdu. 

Bundeswehr’e göre öne çıkan bir olay, “psikolojik savaştaki güncel gelişmelere ilişkin sunumların yer aldığı” bir konferanstı.

Enformasyon savaşında da sivil-asker ayrımı artık yok

Bundeswehr’e göre, dijitalleşmiş bir dünyada savaşta sivil ve askeri bilgi kaynakları arasında artık net sınırlar yok.

Bu, Ukrayna savaşından çıkarılan bir ders. Alman Silahlı Kuvvetleri’ne göre Ukrayna’da, “sadece askerler değil, siviller de genellikle akıllı telefonlarla kaydedilip sosyal medyada paylaşılan değerli veriler sağlıyor.”

Alman-Fransız-İspanyol savunma devi Airbus, halihazırda “tam bir bilgi alanını simüle eden bir bilgi savaşı eğitim modülü” ile “hesap ve profillerin incelenmesi” ve “bireylerin dijital ayak izlerinin karakterizasyonu” dahil olmak üzere, “sosyal ağlardaki içeriğin toplanması ve analizi” için dijital araçlar pazarlıyor.

Şirketin bir tanıtım videosunda, dezenformasyonu kaynağında “etkisiz hale getirmek” için “Airbus ile güçlerini birleştirmeleri” gerektiği belirtiliyor.

Hedefte Rusya var

Bundeswehr’in yanı sıra istihbarat teşkilatları ve polis de, gerçek ya da sadece iddia edilen Rusya etkisine karşı mücadelede aktif rol oynuyor.

Bu nedenle Federal Kriminal Polis Dairesi (BKA), Federal Anayasa Koruma Teşkilatı ve Askeri Karşı İstihbarat Servisi (MAD), vatandaşları “Rus devletinin ajanı olmamaları” konusunda uyarıyor.

Buna göre işe alım genellikle “masumane” bir şekilde başlar, çoğunlukla sosyal medya kanalları veya mesajlaşma hizmetleri üzerinden bir sohbetle, belki de Alman devleti hakkındaki görüşlerin paylaşılmasıyla.

Alman güvenlik birimlerine göre bu tür temaslara giren herkes, “casusluk veya sabotaj gibi istihbarat faaliyetlerine çekilme ve bu nedenle yargılanma” riskini taşıyor.

Şüpheli bir temas durumunda, BKA ve istihbarat kurumları Alman vatandaşlarını “kişisel güvenliği ve ülkenin güvenliği için Federal Anayasa Koruma Teşkilatı ile iletişime geçmeye” çağırıyor: Örneğin, “Rusya yanlısı sloganlar yayabilir misiniz?” diye sorulursa.

Bu bağlamda, Rus yanlısı olarak yorumlanabilecek “propaganda faaliyetlerinde” bulunan herkes zaten şüpheli kabul ediliyor. 

Çok Okunanlar

Exit mobile version