Avrupa

Almanya yeni bir ‘selefiler’ raporu hazırladı

Yayınlanma

Almanya, hükümetin hazırladığı yeni rapora göre, artık “sokaklarda gezen veya camide vaaz veren” radikal selefilerden ziyade “dijital selefilik” tehdidi ile karşı karşıya.

WELT’te yer alan habere göre Almanya’daki İslamcı hareket son yıllarda değişti ve kamusal alanda daha az görünür hale geldi. “Uzun sakallı selefi sokak misyonerleri”, Alman şehirlerinde artık neredeyse hiç görülmüyor. 

Gazetenin aktardığı kadarıyla bunun yerine, “İslamcı radikalleşme” bugün neredeyse tamamen dijital alanda gerçekleşiyor. Güvenlik kurumları, gerçek dünyada neredeyse hiç öncü işaretler tespit etmiyor.

Örneğin, “mahalledeki gençleri büyüleyen yerel bir camideki karizmatik imam”ın önemi hızla azaldı. Bugün gençler, Instagram’daki İslamcı influencer videoları ve TikTok’taki okul hayatına yönelik dini kurallar arasında, sosyal ağların kesintisiz akışıyla radikalleşiyor.

WELT’e göre Alman hükümetinin yeni rakamları ve son aylarda yaşanan belirli olaylar da bunu gösteriyor.

Örneğin, bu yılın mayıs ayı sonunda, Frankfurt Yüksek Bölge Mahkemesi Deard M.’yi üç yıldan fazla hapis cezasına çarptırdı. 28 yaşındaki bu kişi, Suriye’deki gözaltı kamplarındaki IŞİD destekçilerine yaklaşık 4.000 avro transfer etmişti. Bunu yapmak için, önceki hapis cezasında radikalleşen bu kişi, örgütün Türkiye merkezli bağış ağını kullandı.

Polis raporlarına göre, Suriye’deki Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) destekçileri, temmuz ortasında Berlin’deki belediye binası önünde Dürzi azınlığa karşı “cinayet ve tecavüz” tehditleri savurdu ve Suriye’deki dini azınlıkların katledilmesini memnuniyetle karşıladı.

Schleswig-Holstein’ın Quickborn kentinde, 45 yaşındaki İranlı bir adam yine temmuz sonunda bir kasap dükkanında iki iş arkadaşına bıçakla saldırdı. İki kurban, Ezidi dini azınlığın üyeleri. Fail o zamandan beri gözaltında. Schleswig-Holstein Eyalet Ceza Polisi, cinayete teşebbüs suçunu soruşturuyor ve “dini motifler”den şüpheleniyor.

WELT’in elde ettiği federal hükümetin yeni rakamları da sorunun boyutunu gösteriyor: Eyaletlerin güvenlik makamları şu anda yaklaşık 447 kişiyi “İslamcı tehdit” olarak sınıflandırıyor.

Bu polis kategorisi, devleti tehdit eden ciddi suçlar işleyebileceğine inanılan ve güvenlik makamları tarafından, genellikle yüksek sayıda personel ile yakından izlenen kişileri ifade ediyor.

481 kişi ise “ilgili kişiler”, yani “aşırılık yanlısı” çevrelerdeki liderler, lojistikçiler veya irtibat kişileri olarak değerlendiriliyor.

Rakamlar hâlâ yüksek olmakla birlikte, bir önceki yıla göre hafif bir düşüş göstermiş: Nisan 2024 itibarıyla tehlikeli kişiler 480; ilgili kişiler 504 idi.

Federal İçişleri Bakanlığının Sol Parti (Die Linke) milletvekili Cansu Özdemir’in sorusuna verdiği yanıtta, Almanya’daki “potansiyel İslamcı” kişi sayısının toplamda yaklaşık 28.280 olduğu belirtilmişti. Bu rakam, önceki anketlere göre hafif bir artış gösteriyor.

Sol Parti’nin dış politika sözcüsü, “Almanya’da İslamcılar tarafından oluşturulan gerçek bir tehlike devam ediyor. Tehlikeli kişiler ve ‘ilgili kişiler’ spektrumundan 40 kişinin şu anda yargılanıyor olması da son derece endişe verici,” diye yorumladı.

Federal hükümete göre, bu 40 davanın yaklaşık 25’inde, kişiler yurtdışındaki bir “terör örgütü” üyeliği ile suçlanıyor. Dört davada aşırılık yanlıları “terörist grup” kurmakla suçlanıyor ve aynı sayıda davada insanlığa karşı suçlar yargılanıyor.

“Siyasi nedenli suçlar (PMK) – dini ideoloji” alanında 257 kişi hakkında soruşturma yürütülüyor ve bu kişilerin çoğu 30 yaşın üzerinde.

2020 yılından bu yana, mahkemeler tehlikeli veya “ilgili kişiler” olarak kabul edilen yaklaşık 78 kişiyi (23 kadın ve 55 erkek) mahkum etti; bunların neredeyse tamamı “yabancı bir terör örgütü” üyeliği suçundan.

Bu davaların 51’i IŞİD üyeliği ile ilgili. Bunu “IŞİD ve Nusra Cephesi” ile ilgili altı dava ve Hizbullah ve HTŞ üyeliği ile ilgili iki dava izliyor.

Alman hükümeti, dijital alanda faaliyet gösteren “İslamcı influencer’lar” hakkında şunları yazıyor:

“Hedef odaklı hareket ederler ve platformlara özgü gerekliliklere uyum sağlarlar. Ayrıca, çevrimiçi kışkırtmalarını, gösteriler veya flash moblar gibi gerçek dünyadaki eylem biçimleriyle de ilişkilendirirler. Bunu yaparken, İslam ile ilgili duygusal konuları bağlayarak, Almanya’da İslamofobik bir ruh hali olduğu iddiasıyla bu fikirleri çerçevelerler.”

Federal İçişleri Bakanlığı, belirli kişiler veya kanallar hakkında herhangi bir bilgi vermiyor. Fakat WELT’e göre bu, “Generation Islam” veya “Muslim Interaktiv” gibi İslamcı gruplara atıfta bulunuyor olabilir.

Bu gruplar, 2003 yılında yasaklanan Hizb ut-Tahrir hareketi ile yakından ilişkili.

7 Ekim 2023’ten bu yana hangi grupların özellikle önem kazandığı sorulduğunda, Federal İçişleri Bakanlığı “Orta Doğu ile bağlantılı terör örgütlerinin, özellikle Hamas ve Hizbullah’ın sempatizanları ve destekçileriyle ilgili bilgi miktarının genel olarak arttığını” söyledi.

Sol Partili Özdemir, Aksa Tufanı operasyonundan bu yana Hamas ve Hizbullah’ın daha fazla destekçisi olduğu konusunda “resmi bir kesinlik” olduğunu ileri sürüyor ve “Radikalleşme ve antisemitizmle mücadele açısından bağlantılılık ciddiye alınmalı,” diyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version