Avrupa
Almanya’da iktidar ve muhalefet, silahlanma çılgınlığı konusunda anlaştı
Almanya’da federal erken seçimlerden birinci çıkan CDU/CSU ve mevcut hükümetin lideri SPD, Alman Silahlı Kuvvetleri’nin (Bundeswehr) yeniden silahlandırılmasının önünü açarak, 500 milyar avroluk borç programı yoluyla Avrupa’da askeri liderliğe adım attı.
Borç paketi sadece silahlanmak için değil, Almanya’nın doğusundaki askeri açıdan önemli ulaşım yolları gibi harap olmuş altyapının onarılmasını da sağlayacak.
Ayrıca iktisadi çıktının yüzde birini aşan savunma harcamaları gelecekte borç freninden muaf tutulacak. Bu da Federal Ordu için her türlü harcamanın yapılabileceği anlamına geliyor.
Başlangıçta planlanan 400 milyar avroluk ek borç programı (“özel varlıklar”) ile karşılaştırıldığında, bu önlemin avantajı, silahlanma için sınırsız borcu mümkün kılması ve bu 400 milyar avronun çok üzerinde.
Üçüncü olarak, taraflar Almanya’nın eyaletleri için katı borç kurallarını da özellikle gevşetmek istiyor. SPD Eş Başkanı Lars Klingbeil, müzakerecilerin yeni yasama döneminin resmi olarak başlamasından sonra eyaletlere daha fazla nefes alma alanı sağlamak için borç freninde köklü bir reform yapılması konusunda “kesin olarak” anlaştıklarını söyledi.
Hıristiyan Demokratların lideri ve bir sonraki şansölye olması beklenen Friedrich Merz Berlin’de düzenlediği basın toplantısında tarafların Almanya’nın ve Avrupa’nın savunma altyapısını güçlendirmeye yönelik kararların “Amerikan hükümetinin son kararlarından sonra artık ertelenemeyeceği” konusunda mutabık kaldıklarını söyledi.
Merz, “Savunmaya yönelik ek harcamalar ancak ekonomimiz mümkün olan en kısa süre içerisinde istikrarlı bir büyüme patikasına dönerse karşılanabilir. Bunun için rekabet koşullarında radikal bir iyileşmenin yanı sıra altyapımıza hızlı ve sürdürülebilir bir şekilde yatırım yapmamız gerekiyor,” dedi.
Borç frenini sürdürme vaadiyle seçim kampanyası yürüten Hıristiyan Demokratlar için bu teklif, partinin bütçe açığı harcamaları konusundaki önceki tutumundan tam bir sapma anlamına geliyor.
Bununla birlikte, yeni borç önlemlerinin geçmesi kesin olmaktan uzak. Borç freninde yapılacak değişikliklerin onaylanması için partilerin parlamentoda üçte iki çoğunluğa sahip olması gerekiyor. Geçen ayki seçimlerde AfD ve Die Linke’nin, merkez partilerin önümüzdeki parlamentoda anayasal reformları gerçekleştirmek için yeterli oya sahip olmayacağı anlamına geliyor.
AB’den milyarlarca avroluk silahlanma planı; Almanya’dan “zihniyet değişikliği” çağrısı
Bu nedenle partiler beklemek yerine, reformları ay sonuna kadar gerekli çoğunluğu sağlayacakları mevcut Federal Meclis’ten geçirmeye karar verdiler.
Merz, merkez sağ bloğu ve SPD’nin önergeleri sunmak üzere önümüzdeki hafta Federal Meclis’i olağanüstü toplantıya çağıracağını söyledi.
Fakat bu riskli bir strateji, zira Federal Anayasa Mahkemesi, partilerin hem halkın iradesini görmezden geldikleri hem de bir sonraki Federal Meclis’e bir oldu bitti sundukları gerekçesiyle yasayı iptal edebilir.
Merkez partiler, anayasa değişikliği yapabilmek üzere üçte iki çoğunluğa ulaşmak için mevcut meclisteki Yeşiller ve liberal Hür Demokratlar (FDP) gibi diğer partileri de ikna etmek zorunda kalacaklar.
Merz, buna paralel olarak koalisyon görüşmelerinin perşembe ve cuma günleri de devam edeceğini ve görüşmelerin “zamanında” sonuçlandırılmasının hedeflendiğini söyledi.
Merz ayrıca partilerin, Şansölye Olaf Scholz’un finansman kaygıları nedeniyle daha önce bloke ettiği Ukrayna’ya yönelik 3 milyar avroluk ek askeri desteğin mevcut bütçe üzerinden derhal dağıtılması için görevdeki Şansölye ile görüşeceklerini söyledi.
Merz’in müttefiki Bavyera eyaletinin başbakanı ve Bavyeralı Hıristiyan Demokratların (CSU) başkanı Markus Söder, “Biz de halkımızın büyük bir bölümü kadar tedirgin ve endişeliyiz, çünkü bugünlerde olup biten her şey eski kesinlikleri tamamen altüst ediyor. Bugün sadece yeni bir hükümetin henüz görev dağılımı yapılmadan harekete geçebileceğini göstermiyoruz. Dosta ve düşmana bir sinyal gönderiyoruz: Almanya burada, Almanya geri çekilmiyor,” dedi.
Almanya’nın hamlesi, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e göre AB’de savaş teçhizatı tedariki için 800 milyar avroya kadar bir meblağı harekete geçirecek olan yeni bir AB yeniden silahlanma programının oluşturulmasıyla el ele gidiyor.
Yeniden silahlanmaya ilişkin bir belgede Berlin’in “SPARTA” adı verilen ve “yeni teknolojilere ve egemen Avrupa içi tedariklere odaklanarak Avrupa çapında büyük silahlanma programlarının derhal başlatılmasını hızlandırmayı” amaçlayan bir proje başlatması gerektiği belirtiliyor.
Başlangıçta 400 milyar avroluk borç programını gerekçelendirmek için yazılan bir arka plan belgesi, fonların ne için kullanılabileceğini gösteriyor.
Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü (IfW) Başkanı Moritz Schularick, Airbus eski CEO’su ve Alman Dış İlişkiler Konseyi (DGAP) Başkanı Thomas Enders, Deutsche Telekom eski CEO’su ve Airbus Denetim Kurulu Başkanı René Obermann ve risk sermayesi girişimcisi Jeanette zu Fürstenberg tarafından imzalanan belgeye göre, modern savaş alanında “asimetrik üstünlük” kurmak önemli.
Örneğin, “NATO’nun doğu kanadı üzerinde geniş kapsamlı bir insansız hava aracı duvarı” oluşturmak gerekiyor ki bu da on binlerce savaş uçağı gerektirecek. Baltık bölgesindeki sualtı gözetiminin de güçlendirilmesi gerekiyordu.
Yazarlara göre Almanya, “yeni teknolojilere ve egemen Avrupa içi tedariklere odaklanarak Avrupa çapında büyük silahlanma programlarının derhal başlatılmasını” teşvik etmek için kapsayıcı bir “SPARTA” projesi (Stratejik Projeksiyon ve Gelişmiş Dayanıklılık Teknolojisi İttifakı) başlatmalı.
Belgeyi imzalayanlar, F-35 savaş uçağı gibi ABD savunma teçhizatının satın alınmaya devam edilmesine karşı çıkıyor zira bu durum “sürekli bağımlılık” ile sonuçlanıyor.