Avrupa
Almanya’da zorunlu askerliğe karşı okul grevi başlıyor
Almanya’da ülke genelindeki öğrenciler, askerlik hizmetine karşı protesto etmek üzere bir kez daha sokaklara çıkmayı planlıyor.
Instagram üzerinden yapılan ve son “askerlik karşıtı okul grevi” çağrısının parçası olan bir videoda, birkaç gencin elinde tuttuğu pankartlarda “Merz, sen de Doğu Cephesinde öl” yazıyor.
Öğrenciler, cuma günü okula gitmek yerine üçüncü kez sokaklara çıkmaya hazırlanıyor.
Bavyera’da Münih, Nürnberg, Augsburg, Ingolstadt, Würzburg ve Bayreuth’ta mitingler planlanıyor.
Alman Basın Ajansına (dpa) göre, eyalette 1.000’den fazla öğrenci mart ayı başında benzer bir çağrıya yanıt vermişti. Organizatörlere göre, ülke çapında 50.000’den fazla kişi gösteri yaptı.
Katılım sayısı şu ana kadar Fridays for Future iklim protestolarının katılımının çok gerisinde kalsa da, grev çağrıları geçen yıldan beri ülke çapında yürütülen birleşik bir kampanyanın parçası.
Mitingin örgütleyicileri arasında, Alman Komünist Partisi’nin (DKP) gençlik örgütü SDAJ de yer alıyor. Bir başka sosyalist örgüt Özgür Alman Gençliği (FDJ) de gençleri eyleme çağırıyor.
Alman medyasının bazı unsurları, DKP, FDJ ve SDAJ’nin iç istihbarat örgütü tarafından izleniyor olmasını öne çıkararak eylemler üzerinde gölge oluşturmaya çalışıyor.
Örneğin BR’de yer alan haberde, Bavyera Eyaleti Anayasa Koruma Dairesi’nin “aşırı sol” yelpazedeki bazı grupları, mevcut grev çağrılarının arkasındaki bölgesel “itici güçler” olarak gördüğüne dikkat çekiliyor.
BR’nin kurum içinden edindiği bilgilere göre, Münih SDAJ yerel grubu da bunların arasında yer alıyor.
Nürnberg ile birlikte Münih, Bavyera’daki SDAJ’ın merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Eylemlerin örgütleyicilerinden SDAJ mensubu Hannes Kramer, German Foreign Policy’ye verdiği mülakatta, öğrencilerin sadece zorunlu askerlik ve askerlik muayenelerinin kaldırılmasını değil, aynı zamanda şu anda orduya aktarılan muazzam meblağların bunun yerine eğitim ve sosyal hizmetler için kullanılmasını talep ettiklerini vurguluyor.
Kramer, “Zorunlu askerlik hizmetinin yeniden getirilmesi, refah devletine ve sosyal güvenlik ağlarına yönelik saldırılar, artan ideolojik militarizasyon ve en önemlisi İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en kapsamlı askeri yığınak gibi bir dizi başka önlemin parçası,” diyor.
Kramer, Alman Silahlı Kuvvetleri (Bundeswehr) mensuplarının okullara kadar girdiğini, hatırlatıyor ve “Grev konferansımızda, Bundeswehr’den arındırılmış okullar için mücadele etmeye ve böylece kamuflaj giysili askerlerin okul bahçemize adım atmasını bile yasaklamaya karar verdik,” diye konuşuyor.
Kramer’in aktardığına göre okul grevleri, devlet kurumlarının artan baskısı altında: Anayasa Koruma Dairesi, 18 yaşın altındakiler de dahil olmak üzere grevlere katılan öğrencilerle temasa geçiyor.
Mart başından bu yana yapılan çeşitli sorulara yanıt olarak, ülke çapındaki okul grevi girişiminin basın ekibi, kampanyanın arkasındaki temel çalışmanın “şehirlerde ve okullarda aktif olan öğrenciler” tarafından yürütüldüğünü, bu öğrencilerin “orada diyalog kurduklarını, grev komiteleri oluşturduklarını, ağ kurduklarını ve okul grevini planladıklarını” belirtti.
Anayasa Koruma Dairesi’ndeki kaynaklara göre, SDAJ veya DKP gibi örgütler “protesto örgütleme konusunda deneyimlerini ortaya koyuyor.” Örneğin, gösterileri nasıl kaydettireceklerini biliyorlar ve güncel meselelere hızla atlıyorlar.
Bavyera İçişleri Bakanlığı sözcüsüne göre, yeni askerlik hizmetine karşı direniş, siyasi solun geleneksel antimilitarist duruşuyla da açıklanabilir. “Antimilitarizm” terimi, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden bu yana önemli ölçüde öne çıktı.
BR’ye göre zorunlu askerlik tartışması, “solcu aşırılık yanlıları” tarafından da “burjuva-demokratik kesimden yeni takipçiler kazanmak ve kendi antidemokratik pozisyonlarının kabulünü artırmak” için kullanılıyor.
Okul greviyle ilgili paylaşım ve yayınlarda, federal hükümetin gençleri Rusya’ya karşı bir savaşa katmak istediğini iddia eden anlatılar defalarca yer alıyor. Boris Pistorius (SPD) “Savaş Bakanı” olarak nitelendiriliyor.