Ortadoğu
Analistler Hürmüz Boğazı krizi için ekonomik durgunluk uyarısı yaptı
Hürmüz Boğazı’nın ağustos ayına kadar kapalı kalması, küresel ekonomiyi 2008 yılındaki Büyük Resesyon ile kıyaslanabilir ölçekte bir daralma riskiyle karşı karşıya bırakabilir. Bağımsız araştırma şirketi Rapidan Energy Group verilerine dayandırılan analizde, petrol fiyatlarındaki artışın mevcut finansal ve makroekonomik kırılganlıkları tetikleyebileceği vurgulanıyor.
Hürmüz Boğazı’nın ağustos ayına kadar kapalı kalması, küresel ekonomide 2008 yılında yaşanan Büyük Resesyon ile benzer ölçekte bir iktisadi daralma riskini artırıyor.
Bağımsız analiz ve danışmanlık şirketi Rapidan Energy Group tarafından hazırlanan bilgi notunda, mevcut makroekonomik koşulların 1970’li yıllara veya 2007-2008 dönemine kıyasla daha az uç noktalarda bulunduğu ifade edildi.
Bloomberg’in aktardığı analizde, görece daha güçlü olan bu başlangıç noktasının, petrol fiyatlarında süregelen keskin yükselişlerin finansal ve makroekonomik kırılganlıkları derinleştirme riskini ortadan kaldırmadığı değerlendirmesi paylaşıldı.
Eski ABD Başkanı George W. Bush’un ulusal güvenlik ve enerji konularındaki danışmanı Bob McNally tarafından kurulan Rapidan Energy; siyasi riskler, jeopolitik gelişmeler ve enerji piyasaları üzerine analiz ve danışmanlık hizmetleri sunuyor.
Kurum analistlerinin temel senaryosuna göre, boğazın temmuz ayında yeniden ulaşıma açılması durumunda, küresel petrol talebi günlük ortalama 2,6 milyon varil seviyesinde gerileyecek ve Brent türü ham petrolün spot varil fiyatı yaklaşık 130 dolara ulaşacak.
Rapidan Energy tarafından yapılan hesaplamalar, boğazın ağustosa kadar kapalı kalması halinde bu yılın üçüncü çeyreğindeki arz açığının 6 milyon varile düşeceğini gösteriyor.
Analistler, boğazın açılmasından sonra da piyasalardaki daralmanın süreceğini, eylül ayında petrol stoklarının azalmaya devam edeceğini ve Basra Körfezi ülkelerindeki üretimin ancak kademeli olarak eski düzeyine döneceğini öngörüyor.
Dünyadaki petrol sevkıyatının yaklaşık yüzde 20’sinin ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) arzının yüzde 30’a yakın kısmının gerçekleştirildiği Hürmüz Boğazı, küresel enerji koridorunun en kritik geçiş noktası.
Boğazdaki deniz trafiği, ABD ve İsrail’in 28 Şubat tarihinde İran’a yönelik savaş başlatmasının ardından durdurulmuş, Tahran yönetimi ise bu gelişme üzerine su yolu üzerinde tam kontrol sağladığını açıklamıştı.
The New York Times gazetesinde yer alan haberde ise, Katar merkezli kamu enerji şirketi QatarEnergy’nin üretim kapasitesini savaş öncesi seviyelere getirebilmesi için yıllara ihtiyaç duyacağı belirtildi.
Analist tahminlerine göre şirket, savaşın başlangıcından bu yana milyarlarca dolar kayba uğradı ve boğazın kapalı kaldığı her gün, kaçırılan fırsatlar ile gemi navlun ücretleri nedeniyle yüz milyonlarca dolar düzeyinde zarar etmeye devam ediyor.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksander Novak, nisan ayı sonunda yaptığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması durumunda dahi petrol piyasasının dengelenmesi için birkaç ay gerekeceğini ifade etmişti.
Novak açıklamasında, krizin derinliğine işaret ederek bu süreçte çok yüksek miktarda petrolün piyasaya sunulamadığını ve Hürmüz Boğazı’nda çok sayıda geminin biriktiğini belirtmişti.
Rus yetkili, dengenin yeniden kurulması ve eski düzeylerin yakalanması için belirli bir zamana ihtiyaç duyulacağını ve bu sürenin kendi değerlendirmelerine göre birkaç ay olacağını dile getirmişti.