Diplomasi
Avrupa başkentlerinde stratejik kırılma: ‘Amerikan rüyamız sona erdi’
Donald Trump’ın Grönland krizinde askeri güç seçeneğini masadan kaldırması ve ek gümrük vergilerinden vazgeçmesi, Avrupa ile ABD arasındaki güven bağlarını onarmaya yetmedi.
ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü Danimarka’yı hedef alan bir askeri güç kullanımını ve kendisine muhalefet eden sekiz Avrupa ülkesine yönelik gümrük vergisi planını eledi.
Ancak bu geri adımlar, NATO müttefikleriyle ilişkilerde yarattığı kalıcı hasarı gidermeye yetmedi. Trump’ın Avrupa’ya yönelik yerleşmiş küçümseyici tavrı, “Eski Kıta”da artık herkes tarafından açıkça görülüyor.
Avrupa başkentleri, başat dost, ortak ve koruyucu rolündeki ABD olmadan geleceğin nasıl inşa edileceğini tartışmaya başladı.
“Amerikan rüyasını Donald Trump öldürdü”
Politico ve Financial Times’ın analizlerine göre, Avrupa hükümetleri yakın zamana kadar kendilerini bile şoke edecek bir sonuca vardı: Amerikalılar artık müttefik değil ve onlara güvenilemez.
Politico’ya konuşan dokuz AB diplomatı, bu durum değerlendirmesinin neredeyse tüm Avrupa başkentlerinde hakim görüş olduğunu teyit etti.
Tarihsel olarak ABD’ye karşı farklı tutumlar sergileyen ülkelerden gelen bu yetkililer, Washington ile bağların en güçlü olduğu merkezlerde bile bu görüşün kemikleştiğini vurguladı.
Transatlantik işbirliğinin öncüsü konumundaki bir AB ülkesinden üst düzey bir diplomat, mevcut tabloyu şu sözlerle özetledi: “Bizim Amerikan rüyamız öldü. Onu Donald Trump öldürdü.”
Eski NATO Genel Sekreteri ve eski Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen de BBC’ye verdiği demeçte benzer bir görüşü dile getirdi.
Trump’ın “sadece güce saygı duyduğunu” belirten Rasmussen, ona yaranmaya çalışma döneminin kapandığını vurgulayarak, “Trump’a karşı durma zamanı geldi” diye konuştu.
Financial Times’a göre birçok AB lideri, ABD Başkanı’nın tansiyonu düşürme kararına şüpheyle yaklaşıyor.
Gazeteye konuşan bir AB yetkilisi, Trump söz konusu olduğunda istikrardan bahsetmenin imkânsız olduğunu belirtti.
Yetkili, “Yarın geri dönüp tüm AB ülkelerine gümrük vergisi getirebilir ya da askeri güç kullanarak Grönland’ı işgal etmeye kalkabilir. Umarım liderler bu yumuşama hamlesine kanmaz” ifadelerini kullandı.
Ulusal Güvenlik Stratejisi’nde “tehdit” vurgusu
Davos’taki Dünya Ekonomi Forumu’nda Trump’ın konuşmasını dinleyen Avrupalı bir yetkili, Politico’ya yaptığı değerlendirmede kıtanın çıkardığı dersi özetledi.
Yetkiliye göre, Trump’ın vaatleri ve beyanları değişse de Avrupa’ya duyduğu derin küçümseme sabit kalıyor ve bundan kaçış yok. Konuşmasının hemen başında Avrupa’nın bazı bölgelerinin “tanınmaz hale geldiğini” söyleyen Trump, bu ifadeyi “olumsuz anlamda” kullandığını vurguladı. Ardından, Avrupalı liderleri ekonomik ve göç politikaları nedeniyle bir kez daha hedef tahtasına oturttu.
Geçen yılın sonunda yayımlanan ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi’nde Avrupa, ABD için Çin ve hatta rövanşist Rusya’dan bile “daha büyük bir tehlike” olarak konumlandırılmıştı.
Belgede, Trump yönetiminin Avrupa’daki durumu değiştirmek için çaba sarf edeceği açıkça belirtilmişti.
Politico’ya konuşan Avrupalı yetkiliye göre Avrupa’nın buradan çıkardığı sonuç, Trump’a karşı direnmenin işe yarayabileceği yönünde.
Yetkili, Grönland konusunda askeri güçten vazgeçilmesinin bir rahatlama yarattığını ancak Trump’ın kararını her an değiştirebileceği gerçeğinin de farkında olduklarını belirterek şunları kaydetti:
“Amerika’nın hâlâ hayal ettiğimiz gibi olduğu illüzyonuna daha fazla tutunamayacağımız için, kararlılığımızı ve bağımsızlığımızı göstermeye devam etmemiz gerekiyor.”
AB kendi ordusunu kurmaya hazırlanıyor
Brüksel’deki liderler zirvesinin hazırlıklarına katılan bir yetkili, Financial Times’a yaptığı açıklamada, Trump’ın AB üyeleri arasındaki farklı görüşlere hitap ederek seçici davrandığını ve bunun bloğun birliği için tehlike oluşturduğunu belirtti.
Norveç Savunma Bakanı Tore Sandvik de Avrupa’nın nadiren ortak bir cephe oluşturabildiğini ve Trump’ın bu çatlaklardan faydalanabileceğini kabul etti. Sandvik, “Zor zamanlardan geçiyoruz. NATO’daki durum karmaşık” değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa, ABD’nin katılımı olmadan kolektif savunmayı nasıl kurgulayacağını, hatta ABD’yi nasıl caydıracağını düşünmeye başladı. Avrupa Savunma Komiseri Andrius Kubilius, yakın zamanda 100 bin askerden oluşan bir Avrupa ordusu ve bir Avrupa Güvenlik Konseyi kurulmasını önerdi.
Bu öneriye İspanya’dan kamuoyu önünde destek geldi. Reuters’a konuşan İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, AB’nin savunma sanayisini entegre etmesi ve ardından istekli ülkelerden oluşan bir koalisyonla ortak bir ordu kurması gerektiğini söyledi.
Albares, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kritik askeri kitleyi bir araya getirme şansı, birlik düzeyinde ulusal düzeyden daha yüksek. Ortak çabalar, 27 ayrı ulusal ordunun çabasından daha etkili olacaktır. Avrupa’nın askeri veya ekonomik baskıya boyun eğecek bir yer olmadığını göstermeliyiz.”