Avrupa
Avrupa Sanayi Zirvesi Anvers’te toplanıyor
Avrupalı sanayiciler, bugün (11 Şubat) Anvers’te düzenlenecek yıllık toplantıda AB’nin yasama mekanizması üzerindeki etkilerini artırmaya hazırlanıyor.
Avrupa’nın kimya fabrikalarından otomobil üretim komplekslerine kadar her şeyi yöneten iş adamları, iki yıl önce Antwerp liman bölgesinin ücra bir köşesinde düzenlenen ilk “Avrupa Sanayi Zirvesi”nde bir araya gelerek, iklim yasaları paketini içeren Yeşil Mutabakat’a karşı harekete geçmişlerdi.
Bu hafta, 450’den fazla üst düzey yönetici, Anvers’te ilk kez Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’i ağırlayacaklar.
Kağıt endüstrisi birliği Cepi’den Piotr Pogorzelski, “Bu Anvers zirvesi geçen yılkinden farklı ve muhtemelen iki yıl öncekinden bile daha büyük olacak,” dedi.
Gerçekten de, Avrupa’nın ağır sanayisinin ağırlığı gitgide artıyor gibi görünüyor. Belçika Başbakanı Bart De Wever, bloğun endüstri devlerini “Tanrı” ile karşılaştırdı.
De Wever, geçtiğimiz günlerde sanayi CEO’larına “On Emir’inizi bize verin” diye yalvardı ve AB liderlerini ilahi vahyi alan Musa olarak nitelendirerek, “Bugün rekabetçi olmanızı engelleyen nedir?” diye sordu.
Sanayicilerin istek listesi
2024 yılında grup, on talebi içeren bir “Anvers Deklarasyonu” yayınlamıştı.
Bu talepler arasında, birkaç yasanın aynı anda kaldırıldığı “omnibus” planları yoluyla bloğun deregülasyon sürecini başlatmak da yer alıyordu.
Fakat AB’nin geçen yılki bürokratik engelleri ortadan kaldırma çabalarının ardından, şimdi soru, şirketlerin bunu ne kadar daha ileri götürebileceği.
Bu yılki toplantı, Avrupa ekonomisinin durumu hakkında artan endişelerin ortasında gerçekleşiyor.
Yüksek enerji fiyatları, ABD’nin gümrük vergileri ve Çinli üreticilerin şiddetli rekabeti, jeopolitik gerilimin tırmandığı bir dönemde Avrupa’nın endüstriyel sıkıntılarını daha da ağırlaştırıyor.
Toplantı, perşembe günü sadece bir saat uzaklıkta gerçekleşecek olan AB liderlerinin ekonomi zirvesi için de zemin hazırlayacak.
Üst düzey bir Avrupalı yetkili, Anvers toplantısının perşembe günkü gayri resmi toplantıya “önemli bir katkı” sağlayacağını söyledi.
“Anvers’teki gibi bir etkinlik çok olumlu,” diyen yetkili, Brüksel’in perşembe günkü toplantı öncesinde birçok iş grubundan “katkı” talep ettiğini de sözlerine ekledi.
Sektör içinden kaynaklar, şirketlerin çarşamba günü liderlerden deregülasyon yolunda ilerlemelerini, sektöre nakit yardımlarını artırmalarını ve kârlarını olumsuz etkilemeye başladığını iddia ettikleri iklim kurallarını değiştirmesini talep edeceklerini söylüyor.
Sendikalar, sanayicilerin ağırlık koymasından rahatsız
Fakat çevre grupları ve sendikalar, ibrelerin diğer tarafa çok fazla kaydığından endişe ediyor.
Pazartesi günü, baskı grubu Extinction Rebellion, kimya endüstrisi derneği Cefic’in Brüksel’deki genel merkezinin girişini kapatarak, üyelerini çevreyi kasıtlı olarak tahrip etmekle suçladı.
Lobi izleme kuruluşu Corporate Europe Observatory’nin kampanyacısı Vicky Cann, “Bu yılki Antwerp zirvesi, Brüksel ile büyük şirketler arasındaki yeni simbiyotik ilişkiyi kutluyor. Şirketler burada kararları kendilerinin verdiğini göstermeye çalışırken, Komisyon ise endüstrinin kendisini yönlendirmesine izin verdiğini göstermeye çalışıyor,” dedi.
Almanya’dan Yeşiller milletvekili Jutta Paulus, kimya endüstrisinin kendinden başka kimseyi suçlayamayacağını söyledi ve “Avrupa kimya endüstrisi çok uzun süredir, eski tesislerinde Rusya’dan gelen ucuz fosil yakıtları kullanarak üretim yaparak, elde ettiği başarıların keyfini sürüyor,” dedi.
Avrupa’nın kimyasal ekosisteminin çoğu İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra inşa edildi ve genellikle en az 50 yıl çalışacak şekilde tasarlanan tesislerle, AB’nin rafinerileri ve buhar kırıcıları eskimiş varlıklar olarak kabul ediliyor.
Cefic, toplantı öncesinde yayınladığı bir raporda, tesis kapanışlarının hızlandığını, yeni tesislerin sayısının az olduğunu ve petrokimya sektörünün özellikle ağır darbe aldığını belirtti.
Paulus, “Asya’daki rakipler yenilikçi, modern ve verimli kimya parkları inşa etti,” dedi ve hükümet desteğinin, “eski tesisler için bir can simidi olarak değil, geleceğe yönelik yatırımlar için” ayrılmasını istedi.
Sendika örgütü ETUC’nin başkanı Esther Lynch de zirveyi, bloğun deregülasyon girişimine karşı çıkmak için kullanacak.
Euractiv’in gördüğü taslak yorumlara göre, Lynch’in “Deregülasyon rekabet gücü için bir plan değildir; [bunun yolu] yatırımdır. Cevap açıktır: iş kalitesini artırın, işçilere yatırım yapın, Avrupa daha güçlü olacak,” demesi bekleniyor.