Diplomasi

Avrupa savunmada ABD olmadan yol almaya hazırlanıyor

Yayınlanma

Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü Avrupa ülkelerini kendi güvenlik mimarilerini yeniden şekillendirmeye yönlendirirken, askeri harcamalarda ve yerli savunma sanayisinde kapsamlı bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Kamuoyu araştırmaları, Avrupa genelinde Washington’a olan güvenin çarpıcı biçimde gerilediğini ve askeri harcamaların artırılmasına yönelik desteğin yükseldiğini ortaya koyuyor.

Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü, Avrupa ülkelerini kendi güvenlik politikalarını köklü bir biçimde gözden geçirmeye sevk ederken, kıta genelindeki silahlanma ve savunma hazırlıklarına ivme kazandırdı.

Amerikan düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi’nin (CFR) yayını Foreign Affairs dergisinde yayımlanan analiz, Avrupa’nın olası bir tehdit anında ABD’nin askeri desteğine bütünüyle güvenemeyeceği yönündeki endişelerin derinleştiğini ortaya koyuyor.

Bu çerçevede Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler savunma bütçelerini artırırken, kendi askeri-endüstriyel altyapılarını güçlendiriyor ve Amerikan silah sistemlerine olan bağımlılıklarını kademeli olarak azaltıyor.

Yapılan kamuoyu araştırmaları, AB ülkelerinde yaşayanların yüzde 77’sinin Ukrayna’daki savaşı doğrudan Avrupa’nın güvenliğine yönelik bir tehdit olarak algıladığını gösteriyor.

Buna karşın, incelenen 15 Avrupa ülkesindeki katılımcıların yalnızca yüzde 11’i ABD’yi güvenilir bir müttefik olarak nitelendiriyor.

Katılımcıların büyük çoğunluğu, silahlı bir çatışma çıkması durumunda Washington’ın Avrupa’nın yardımına koşacağı konusunda şüphe taşıyor.

Bu toplumsal algı paralelinde, birçok Avrupa ülkesinde askeri harcamaların artırılması, yerli savunma sanayisinin geliştirilmesi ve Amerikan teçhizatı yerine Avrupa yapımı askeri donanımların tercih edilmesi yönündeki eğilim güç kazanıyor.

Bazı üye ülkelerde zorunlu askerlik hizmetine geri dönülmesi fikri de kamuoyunda zemin buluyor.

Analizde, Avrupa’nın yeniden silahlanma sürecindeki en önemli lokomotiflerden birinin Almanya olduğu belirtiliyor.

Berlin yönetimi, askeri harcamalarını 2022 yılına kıyasla yaklaşık üç katına çıkarmayı planlarken, Avrupalı savunma şirketleri insansız hava araçları, zırhlı araçlar, tanklar ve diğer mühimmatların üretim kapasitesini genişletiyor.

Uzmanlar, ABD’de gelecekte yönetim değişse bile Washington ile Avrupa arasındaki ilişkilerin eski seyrine dönmeyeceğini öngörüyor.

ABD’nin stratejik odağının her halükarda Çin ile rekabete kayacağı, bu nedenle Avrupa ülkelerinin kendi güvenliklerinin sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalacağı belirtiliyor.

Trump’ın yeniden seçilmesiyle birlikte Washington ile Avrupalı müttefikleri arasındaki ilişkiler daha karmaşık bir evreye girdi.

Beyaz Saray, Avrupalı ortaklarından savunma harcamalarını kararlılıkla artırmalarını talep ediyor.

Trump, geçmiş dönemlerinde de NATO müttefiklerini yeterli yük paylaşımı yapmamakla eleştirmiş ve ABD’nin ittifaktaki rolünü gözden geçirebileceği yönünde işaretler vermişti.

Bu gelişmelerin ışığında, Avrupa’da kendi savunma kapasitesini güçlendirme ve Washington’a olan bağımlılığı azaltma arayışları daha yüksek sesle dile getiriliyor.

AB Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü tarafından hazırlanan “Avrupa’yı Savunmak, Rusya’yı Caydırmak” başlıklı raporda da Avrupa ülkelerine NATO bünyesinde daha fazla sorumluluk üstlenme, askeri harcamaları artırma, ortak tedarik mekanizmalarını genişletme ve yerli savunma sanayisini geliştirme çağrısı yapıldı.

Raporda, Avrupa’nın artık ABD’den gelecek askeri desteğe eski düzeyde bel bağlayamayacağı vurgulandı.

Estonya Başbakanı Kristen Mihal de konuya ilişkin değerlendirmesinde, Avrupa’nın geçmişte silahsız bir barış projesi olarak tasarlandığını, ancak mevcut konjonktürde silahlı bir barış projesine dönüşmesi gerektiğini ifade etti.

Mihal, savunma alanındaki işbirliğinin geliştirilmesinin ve askeri kapasitenin artırılmasının, Avrupa ülkelerinin küresel sahnedeki nüfuzunu korumasının tek yolu olduğunu belirtti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version