Avrupa
Avrupa’da liman işçileri İsrail’le ticareti engellemeye hazırlanıyor

Avrupa’nın dört bir yanından gelen liman işçileri, cuma ve cumartesi günleri İtalya’nın Cenova kentinde buluşarak, Gazze’de kullanılabilecek silah sevkiyatlarını engellemek için bir girişim başlatacak.
Bu girişim, İsrail’e yönelik çok daha geniş çaplı bir ticaret boykotuna dönüşebilir.
İtalya’nın USB sendikası, İspanya, Fransa, Yunanistan, Kıbrıs, Fas ve Almanya’daki limanlardan gelen sendikacıları ağırlayarak ortak bir strateji belirleyecek.
Uluslararası ortaklarla koordinasyonu yöneten USB konfederasyonunun yöneticisi Francesco Staccioli, “Bu toplantıdan hem acil hem de uzun vadeli ciddi ve somut bir eylem planı ile çıkmayı umuyoruz,” dedi.
Bu, öncelikle, Greta Thunberg’in de katıldığı ve bu hafta başında Girit’in güneyindeki uluslararası sularda İsrail insansız hava araçlarının hedef aldığı insani yardım konvoyu Global Sumud Filosuna nasıl tepki verileceğine odaklanmak anlamına geliyor.
Görüşmelerde İsrail’e askeri ihracatın engellenmesi ele alınacak, fakat tartışma, İsrail’in AB ile ticari ilişkilerini tehdit edebilecek adımlarla daha da genişleyebilir.
Staccioli, “İleriye bakıldığında, bu, Avrupa limanlarında sadece silahlara değil, İsrail’e gönderilen tüm mallara karşı koordineli bir endüstriyel eylem anlamına gelebilir,” dedi.
Bu girişim, limanları “silahsız bölgeler” haline getirmek amacıyla Akdeniz liman işçilerini koordine etme çabası olarak başladı. Yaz boyunca, İsrail’e giden silah ve askeri teçhizat yüklü gemiler Yunanistan’ın Pire, Fransa’nın Marsilya ve İtalya’nın Cenova limanlarına demir attıkça aciliyet arttı.
Staccioli, “Sonbaharda ortak bir cephe oluşturma planı olarak başlayan, Avrupa limanlarında silah yükleme ve boşaltma işlemlerine baskı uygulayıp bunları engelleme girişimi, son olaylarla yeniden şekillendi,” dedi.
Dönüm noktası, Global Sumud Filosu oldu. Misyon, Gazze’nin kötüleşen insani krizle karşı karşıya olduğu ve BM kurumlarının bölgede kıtlık uyarısı yaptığı eylül ayı başında yola çıktı.
Filoya yönelik son saldırılar, İtalya’yı gemideki vatandaşlarını korumak için bir savaş gemisi göndermeye sevk etti ve İspanya da hemen ardından aynı şeyi yaptı.
Yine de Perşembe günü İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, filoya İsrail’in Gazze ablukasını zorlamaya çalışmamasını tavsiye etti ve İtalyan gemilerinin “uluslararası sularda kalacağını” ve eskort görevi görmeyeceğini vurguladı.
Staccioli, “Filo oyunun kurallarını değiştirdi. Tartışmayı büyüttü ve Gazze’yi ön plana çıkardı, güçlü ve acil müdahale talep etti,” dedi.
USB liman işçileri, filo ile temasın kesilmesi halinde İsrail’e giden tüm sevkiyatları derhal durduracakları konusunda uyarmıştı.
İtalya’da, bu hafta başında kamu ve özel sektör işçilerinin katıldığı genel grev de filo ve Filistin davasına destek için büyük ilgi çekti.
Sendika, Cenova toplantısının cuma günü, Avrupa ve Akdeniz limanlarında ilk ortak seferberlik üzerinde anlaşmaya varmak amacıyla liman delegasyonları arasında yapılacak iç görüşmelerle başlayacağını belirtti.
Ertesi gün, liman işçisi delegasyonları, savaş malzemelerinin nakliyesi veya üretimi için tedarik zincirinde yer alan diğer işçilerle birlikte halka açık bir toplantıya katılacak. Bu oturumda, silahların yüklenmesi ve boşaltılmasına karşı grevler konusunda tartışmalar devam edecek.
Katılımcı sendikalar, Avrupa deniz taşımacılığında önemli bir ağırlığa sahip. İspanya’nın Coordinadora sendikası, ülkenin en büyük limanlarında liman işçiliğini domine ediyor. Fransa’nın CGT Port & Docks sendikası, ülkenin en büyük sendika konfederasyonunun bir parçası. Yunanistan ve Kıbrıs’ta, katılımcı sendikalar Pire ve Limasol’da hakim güçler. Fas’ta ise ODT, Akdeniz ticaretinin hayati bir kapısı olan Tangier’deki liman işçilerini temsil ediyor.
Cenova’daki toplantı, İsrail’e silah sevkiyatını engellemeyi amaçlayan bir dizi sendika eyleminin en sonuncusu. Haziran ayında, Marsilya’daki liman işçileri İsrail’e giden bir askeri malzeme sevkiyatını engelledi. Temmuz ayında, yüzlerce kişi Avrupa’nın en büyük limanlarından biri olan Pire’de toplanarak, askeri sınıf çelik sevkiyatını durdurdu.
Staccioli, “Olan biten her şey, koordinasyonumuzu yeni bir noktaya taşıdı. Limanlar artık stratejik savaş alanları ve ortak bir tutum ve daha güçlü bir koordinasyona ihtiyacımız var,” dedi.
Avrupa
Hindistan, Avrupa’ya mühimmat ihracatını yüzde 1600’den fazla artırdı

Hindistan, 2022’den bu yana Avrupa ülkelerine en az 872 milyon dolarlık mühimmat göndererek önceki dört yıla göre yüzde 1600’ün üzerinde artış kaydetti. Top mermisi ve patlayıcıları kapsayan sevkiyatların yaklaşık dörtte üçü 13 Orta ve Doğu Avrupa ülkesine yapıldı.
Hindistan, 2022 yılından bu yana Avrupa ülkelerine en az 872 milyon dolarlık mühimmat sevk etti. Bu miktar, önceki dört yıllık döneme kıyasla yüzde 1600’den fazla bir artışa işaret ediyor.
Bloomberg‘ün Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanlığı verilerine dayanan Trade Data Monitor kayıtlarından aktardığı bilgilere göre, sevkiyatlarda top mermileri, havan mermileri, sevk barutları ve patlayıcı maddeler yer aldı.
İhracatın yaklaşık dörtte üçü Orta ve Doğu Avrupa’daki 13 ülkeye yapıldı. Bu sevkiyatlar sayesinde Hindistan, söz konusu ülkelere mühimmat sağlayan tedarikçiler arasında 28’inci sıradan ikinciliğe yükselerek Güney Kore’nin hemen arkasına yerleşti.
Haberde, ABD ve diğer önde gelen ihracatçılarla karşılaştırıldığında bu toplam tutarın halen mütevazı bir seviyede kaldığı kaydedildi.
Teslimatlardaki tırmanış, Avrupa’daki talep artışı kadar Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin yerli savunma üretimini güçlendirme ve ordunun ithalata bağımlılığını azaltma politikasıyla da doğrudan bağlantılı görülüyor.
Hindistan makamları nisan ayında yaptıkları açıklamada, mali yıl genelindeki silah ihracatının yüzde 63 artış göstererek 4 milyar dolara ulaştığını duyurdu. Bu rakam hem fiilen tamamlanan teslimatları hem de sözleşmesi imzalanmış siparişleri kapsıyor.
Hindistan hükümeti ihraç edilen ürünlerin tam listesini ve nihai alıcıların isimlerini kamuoyuyla paylaşmıyor. Satış anlaşmaları Savunma Bakanlığının onayından geçiyor ve alıcılarla yapılan sözleşmeler mühimmatın üçüncü taraflara devrini ya da farklı amaçlarla kullanımını kısıtlayan hükümler içeriyor.
Hint yetkililer, mühimmatın plan dışı çatışma bölgelerine ulaşmasının yerel şirketlere yaptırım getirebileceğini ve ülkeye yönelik uluslararası baskıyı artırabileceğini belirtiyor.
Avrupa savunma harcamalarını artırırken ortak tedarik tartışılıyor
Avrupa Birliği Güvenlik Araştırmaları Enstitüsünün haziran ayı raporu, kıtanın askeri yeteneklerini geliştirmesi ve güvenlik alanında ABD’ye olan bağımlılığını azaltması gerektiğini ortaya koyuyor.
Raporda yer alan uzman değerlendirmeleri, savunmanın güçlendirilmesi için askeri bütçelerin artırılmasını, silah ve mühimmat üretiminin genişletilmesini, ortak alımlara ağırlık verilmesini ve Avrupa savunma sanayisinin geliştirilmesini öneriyor.
Uzmanlar ayrıca AB ülkelerinin orduları arasındaki koordinasyonun iyileştirilmesini, siber saldırılar ile melez tehditlere karşı kritik altyapı güvenliğinin artırılmasını tavsiye ediyor.
Avrupa’nın yeniden silahlanma programı müttefikler arasında farklı yaklaşımları da beraberinde getiriyor.
Financial Times gazetesi, nisan ayındaki haberinde Avrupa Birliği ile NATO arasında kıtanın silahlanma programı konusunda görüş ayrılıkları yaşandığını aktarmıştı.
Brüksel alımların Avrupalı üreticilerden yapılmasını savunurken, NATO savunmada transatlantik bağların korunması gerektiğini vurguluyor.
Avrupa
İrlanda’da kamu spotu: Toruna sarılmadan önce izin alma çağrısı yapıldı

İrlanda’da hükümet destekli We-Consent kampanyası, büyükanne ve büyükbabalara torunlarına sarılmadan önce izin almaları tavsiyesinde bulundu. Dublin Şiddet Mağdurlarına Yardım Merkezinin yürüttüğü çalışmaya zemin oluşturan araştırma, ülke nüfusunun yüzde 70’inin rıza kavramının anlaşılmasında sorun gördüğünü gösteriyor.
İrlanda’da hükümet destekli bir sosyal farkındalık kampanyası kapsamında büyükanne ve büyükbabalara, sarılmadan önce torunlarından izin almaları tavsiye edildi.
New York Post gazetesinin haberine göre We-Consent adlı kuruluşun hazırladığı 25 saniyelik videoda, yakın akrabaları dahi olsa her çocuğun sarılmak istemeyebileceği belirtiliyor.
Klipte iki farklı duruma yer veriliyor: İlk sahnede bir çocuk büyükanne ve büyükbabasına neşeyle sarılırken, diğerinde akrabaları kendisini kucaklamaya çalıştığında rahatsızlık hissediyor.
Kampanya yerel siyasetçileri ikiye böldü
Dublin Belediye Meclisi Üyesi Gavin Pepper çalışmaya tepki göstererek hükümetin ve sivil toplum kuruluşlarının “ölçüyü kaçırdığını” savundu.
Çocuklara kişisel sınırlara saygı duymanın ve fiziksel temas reddini kabul etmenin öğretilmesi gerektiğini belirten Pepper, yakın akrabaların sarılmasının “şüpheli bir durum gibi” sunulmaması gerektiğini ifade etti.
Bir diğer belediye meclisi üyesi Lorraine Hall ise kampanyaya destek verdi.
Eleştirenlerin videoyu fazlasıyla gerçek anlamıyla algıladığını ve dikkat çekmek amacıyla yaratıcı yöntemler kullanan sosyal reklamların yapısını hesaba katmadığını kaydeden Hall, videonun yarattığı tartışmanın hedefe ulaşıldığını gösterdiğini dile getirdi.
Ulusal çaptaki We-Consent kampanyası İrlanda’da Mart 2023 döneminde hayata geçirildi. Girişim, Adalet Bakanlığı ve Community Foundation Ireland desteğiyle Dublin Şiddet Mağdurlarına Yardım Merkezi tarafından yürütülüyor.
Program rıza, kişisel sınırlar ve ilişkiler konusunda farkındalık yaratmayı hedefliyor.
Merkezin kampanya öncesinde yaptığı araştırma, İrlanda halkının yüzde 70’inin ülkede rıza kavramının anlaşılması konusunda bir sorun olduğunu düşündüğünü ortaya koydu.
Araştırmaya göre her üç kişiden biri cinsel ilişkiler hakkında konuşurken rahatsızlık duyuyor.
Avrupa
Axel Springer, Avrupa’daki TikTok hisselerine talip oldu

Medya grubu Axel Springer, TikTok’un Avrupa biriminden hisse satın alma önerisinde bulundu. Şirket “Avrupa merkezli bir çözüm” arayışını teyit ederken platformun ana sahibi ByteDance resmi bir görüşme yapılmadığını açıkladı.
Alman medya grubu Axel Springer, video paylaşım platformu TikTok’un Avrupa operasyonlarından hisse almak için teklif verdi. Financial Times gazetesinin haberine göre Politico ve The Telegraph gibi yayınların sahibi olan grubun bu girişimi, sosyal medyadaki antisemitizm tartışmalarının ardından gündeme geldi.
Axel Springer CEO’su Mathias Döpfner, hisse alma fikrini ocak ayında şirketin Berlin’deki genel merkezinde düzenlenen bir toplantıda dile getirdi.
Sosyal ağlardaki antisemitizm sorununa ayrılan toplantının katılımcıları arasında ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın babası olan, ABD’nin Fransa Büyükelçisi Charles Kushner da yer aldı.
Girişim daha sonra Avrupa Komisyonu temsilcilerine iletildi ancak süreç ilerleme kaydetmedi.
TikTok’un ana şirketi ByteDance ise hisse satışına dair resmi bir müzakere yürütülmediğini açıkladı.
Öte yandan Axel Springer, TikTok konusunda “Avrupa merkezli bir çözüm” arayışına ilgi duyduklarını doğruladı.
Forbes dergisinin verilerine göre Axel Springer’ın eş sahibi ve CEO Döpfner’in serveti 22 Ekim 2026 itibarıyla 2,7 milyar dolar seviyesindeydi.
ABD pazarında zorunlu satış ortaklıkla sonuçlanmıştı
TikTok’un mülkiyet yapısına ilişkin tartışmalar daha önce ABD’de de yürütülmüştü.
Washington yönetimi, ulusal güvenlik kaygıları ve kullanıcı verilerinin korunması gerekçesiyle 2024 yılında Çin merkezli ByteDance şirketini uygulamanın ABD kolunu satmaya zorlayan bir yasayı kabul etmişti.
Yasa, satışın gerçekleşmemesi halinde platformun ülkede yasaklanmasını öngörüyordu.
Çinli şirket, Ocak 2026’da ABD pazarındaki faaliyetleri yürütmek üzere ortak bir girişim kurdu.
Yapılan anlaşmayla kurulan yeni şirketin hisselerinin yarısı Oracle ile yatırım şirketleri Silver Lake ve MGX’e devredildi.
Kalan hisseler ise ByteDance ile mevcut yatırımcılarında kaldı.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Asya2 hafta önceEndonezya’nın yeni iş yasası işçileri memnun etti, iş dünyasını endişelendirdi
Amerika3 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları











