Avrupa
Avrupalılar, liderlerinin ‘zayıf’ olduğu konusunda Trump’la hemfikir
Donald Trump, Avrupa’daki siyaseti yeniden şekillendirmek istediğini söylüyor ve Avrupa’nın büyük ülkelerindeki birçok seçmen için, bunu halihazırda başarmış gibi görünüyor.
İlk uluslararası POLITICO Anketi’ne katılanlara göre, Trump’ın ABD başkanlığına dönüşü, Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık’taki seçmenler için kendi ülkelerinin liderlerinin seçilmesinden çok daha önemli.
Londra merkezli bağımsız anket şirketi Public First tarafından yapılan çevrimiçi anket, birçok Avrupalının, POLITICO’nun bu hafta başında yaptığı röportajda Trump’ın Avrupalı liderlerin göreceli zayıflığına ilişkin eleştirel değerlendirmesini paylaştığını da gösteriyor.
Ankete ABD, Kanada ve Avrupa’nın en büyük üç ekonomisi olan Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık’tan 10.000’den fazla kişi katıldı.
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron gibi liderler için bu sonuçlar özellikle iç karartıcı: Kendi seçmenleri tarafından, şu ana kadar öngörülemez Amerikan başkanını etkili bir şekilde idare edemedikleri düşünülüyor.
AB liderleri en kötü sonucu aldı. Fransa’da, Brüksel’in Trump ile ilişkilerini iyi yönettiğini düşünenlerin oranı sadece %11 iken, %47’si AB liderliğinin bu ilişkileri kötü yönettiğini söyledi.
POLITICO anketine verilen yanıtlara göre, Fransa ve Almanya halkı AB’nin ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkilerini kötü yönettiği konusunda karamsar.
Brexit sonrası Birleşik Krallık’taki katılımcılar ise daha az olumsuz görüş bildirdi. Başbakan Keir Starmer biraz daha iyi bir puan aldı; Trump’ı yönetme konusundaki performansı ne iyi ne de kötü olarak değerlendirildi.
Public First’ün anket sorumlusu Seb Wride şu yorumları yaptı:
“Bu sonuçlar, Trump’ın sadece ABD’de değil, küresel olarak da geçen yılki siyasi tartışmaları ne kadar etkilediğini gösteriyor. Bu, politika yapıcılar için olduğu kadar halk için de geçerli: dünyanın diğer ucundaki Trump’ın seçilmesinin, kendi liderlerinin seçilmesinden daha önemli olduğuna inananların sayısı, bunu açıkça ortaya koyuyor.”
Anket, transatlantik ilişkiler için son derece hassas bir dönemde yapıldı. Geçen hafta açıklanan yeni Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Stratejisi, ABD’nin bölgedeki ülkeleri kendi MAGA ideolojisine göre şekillendirmek için güçlü bir adım atıyor.
Pazartesi günü Beyaz Saray’da POLITICO’dan Dasha Burns ile “The Conversation”ın özel bölümü için yapılan röportajda Trump, mesajını genişleterek, özellikle göçün durdurulması konusunda kendisiyle aynı görüşü paylaşan Avrupa’daki partilerin adaylarını destekleyeceğini söyledi.
Trump’ın ocak ayında ikinci dönemine başladığından bu yana uluslararası ilişkilere olan yıkıcı etkisini ortaya çıkarmak amacıyla, Public First 5-9 Aralık tarihleri arasında 18 yaş ve üstü 10.510 yetişkine yönelik bir çevrimiçi anket gerçekleştirdi.
Araştırma, Almanya ve Birleşik Krallık’ta ankete katılanların yarısından fazlasının, Merz ve Starmer’in nispeten yakın zamanda iktidara gelmiş olmalarına rağmen, Trump’ın seçilmesini kendi liderlerinin seçimlerinden daha önemli gördüklerini ortaya koydu.
Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık’ta insanlar, POLITICO Anketi’ne verdikleri yanıtlara göre, Trump’ın yeniden seçilmesinin kendi ülkelerinde büyük bir iz bıraktığı konusunda hemfikir. Hatta bu etki, kendi liderlerinin seçilmesinden bile daha büyük.
Almanya’da, insanların %53’ü Trump’ın seçilmesinin Merz’in seçilmesinden daha önemli olduğunu düşünürken, %25’i Alman seçimlerinin daha önemli olduğunu düşündü.
Birleşik Krallık’ta ise, %54’ü Trump’ın dönüşünün Starmer’ın İşçi Partisi’nin iktidara gelmesi ve 14 yıllık Muhafazakâr iktidarın sona ermesinden daha önemli olduğunu düşünürken, %28’i geçen yılki ulusal hükümet değişikliğinin Birleşik Krallık için daha önemli olduğunu düşündü.
Fransız seçmenler bu konuda biraz daha ılımlıydı, fakat yine de %43’ü Trump’ın zaferinin daha önemli olduğunu düşünürken, %25’i Macron’un seçilmesinin Fransa için daha büyük bir etki yarattığını düşünüyordu.
Fakat Kanada’da ankete katılanlar ikiye bölündü. Nisan ayında, Trump’a karşı çıkma vaadiyle seçim kampanyası yürüten Mark Carney’nin zaferi, ankete katılanların %40’ı tarafından Trump’ın iktidara dönüşünden daha önemli olarak değerlendirildi. Sadece biraz daha fazlası (%45) Trump’ın zaferinin Kanada için Carney’nin zaferinden daha önemli olduğunu söyledi.
POLITICO ile yaptığı röportajda Trump, Avrupalı liderleri “zayıf” olarak nitelendirerek Avrupa Birliği’ndeki siyasetçilerin tepkisini çekmiş ve hatta Papa Leo’nun “transatlantik ittifakı parçalamaması” için çağrıda bulunmasına neden olmuştu.
Araştırmacılar, Avrupalıların, en azından kendileriyle karşılaştırıldığında liderlerinin zayıf olduğu konusunda Trump’ın görüşünü büyük ölçüde paylaştıklarını tespit etti.
Almanya’da %74’e %26, Fransa’da %73’e %27 ve Birleşik Krallık’ta %69’a %31 oranında Trump’ı kendi liderlerinden daha “güçlü ve kararlı” olarak değerlendirdiler.
Kanada yine dikkat çekici bir istisna oluşturdu: %60’ı Carney’in Trump’a kıyasla daha güçlü ve kararlı olduğunu söylerken, sadece %40’ı bunun tersini söyledi.
Fakat genel olarak, güçlü ve kararlı bir lider olma özelliği, ankete katılan seçmenler arasında en çok arzu edilen özellik olarak görülmüyor. ABD dahil araştırmaya katılan beş ülkede de dürüstlük ve şeffaflık çok daha önemli.
Anketörler ayrıca, insanların kendi liderlerinin Trump’ın ikinci döneminde yaşanan jeopolitik çalkantıları nasıl yönettiğini nasıl değerlendirdiklerini de sordu.
Fransa ve Almanya’da, liderlerinin Trump’ı kötü yönettiğini düşünenlerin sayısı onaylayanlardan daha fazla: Yalnızca %24’ü Merz’in iyi bir iş çıkardığını düşünürken, %34’ü Trump’ı kötü yönettiğini düşünüyor.
Fransa’da Macron’un durumu daha da kötüydü. Ankete katılanların sadece %16’sı onun iyi bir iş çıkardığını söylerken, %39’u Beyaz Saray ile ilişkilerini kötü yönettiğini düşünüyordu.
Starmer hakkındaki görüşler ise karışık: %29’u Trump ile ilişkilerini iyi yönettiğini düşünürken, aynı oranda bir kesim de kötü yönettiğini düşünüyor.
Araştırma, Avrupalıların liderlerinin Trump ile iyi geçinmeyi öncelikli tutmak yerine, ona karşı durup meydan okumalarını istediğini ortaya koydu.
Fakat kendi ulusal liderlerinin nasıl davranması gerektiği sorulduğunda, Avrupalılar tam tersi bir görüşe sahip olduklarını belirterek, işbirliğinin başkana meydan okumaktan daha önemli olduğunu söylediler.
Kanadalılar yine de kararlı kaldılar ve Carney’nin Trump’a karşı çıkmasını biraz daha fazla tercih ettiler.