Avrupa
Avrupa’nın uydu sistemlerinde ciddi güvenlik açıkları tespit edildi
Avrupa genelindeki askeri ve sivil uydu sistemlerinin, şifreleme ve modern savunma mekanizmalarından yoksun olmaları nedeniyle dış müdahalelere açık olduğu belirlendi. İstihbarat kaynakları, Rusya’ya ait “Luch” serisi uyduların Batılı stratejik haberleşme ağlarına tehlikeli ölçüde yaklaşarak veri trafiğini hedef aldığını kaydediyor.
Avrupa genelinde askeri ve sivil amaçlarla kullanılan uydu sistemlerinin, güncel siber güvenlik standartlarını karşılamadığı ve dış müdahalelere karşı savunmasız olduğu bildirildi.
Financial Times’ın istihbarat kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, mevcut uyduların büyük bir kısmı yıllar önce fırlatıldığı için modern yerleşik savunma sistemlerinden ve gelişmiş şifreleme yeteneklerinden yoksun durumda.
Bu teknolojik eksiklik, uydu ağlarını sadece veri sızıntılarına değil, doğrudan fiziksel imha veya işlevsiz hale getirilme riskine de açık bırakıyor.
Uzmanlar, özellikle Avrupa’nın kritik altyapısının bağlı olduğu yörünge sistemlerinin, üçüncü tarafların müdahalesi karşısında korumasız kalmasının stratejik bir zafiyet yarattığını vurguluyor.
Bu durumun, modern savaş doktrinlerinde uzayın bir cephe olarak kabul edildiği bir dönemde Avrupa’nın güvenliğini tehlikeye attığı ifade ediliyor.
Rus uydularının manevraları alarm seviyesini yükseltti
Avrupa istihbarat servisleri, Rusya’ya ait uzay araçlarının yörüngedeki “yakınlaşma” manevralarını endişeyle takip ediyor.
Özellikle “Luch-1” ve “Luch-2” adlı Rus röle uydularının, Avrupa üzerinde stratejik öneme sahip uydulara yönelik gerçekleştirdiği şüpheli hareketler, Batılı askeri makamlarca mercek altına alındı.
Almanya Silahlı Kuvvetleri Uzay Komutanlığı Başkanı Tümgeneral Michael Traut, söz konusu uyduların elektronik istihbarat faaliyetleri yürüttüğünden şüphelenildiğini belirtti.
Verilere göre, 2023 yılında fırlatılan Luch-2 uydusu, aralarında küresel operatör Intelsat’ın araçlarının da bulunduğu en az 17 uyduya tehlikeli mesafelerde yaklaştı.
Avrupa güvenlik birimleri, bu araçların jeostratejik yörüngede bulunan ve hükümetler arası, askeri ve sivil haberleşmeyi sağlayan en az 10 ana uydunun iletişim trafiğini ele geçirmiş olabileceği üzerinde duruyor.
Uzay altyapısına yönelik hibrit savaş tehdidi
Avrupa savunma çevreleri, yörüngedeki bu faaliyetlerin Rusya’nın yürüttüğü “hibrit savaş” stratejisinin bir parçası olmasından endişe duyuyor.
Haberleşme, navigasyon ve kamu hizmetlerinin sürekliliği için hayati önem taşıyan uzay altyapısının hedef alınmasının, toplumsal düzeni felce uğratabileceği belirtiliyor.
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamada, Rusya ve Çin’in uzayda savaş yürütme kabiliyetlerini önemli ölçüde artırdığını ifade etmişti.
Pistorius, bu ülkelerin uyduların çalışmasını engelleyebilecek, optik sistemlerini kör edebilecek veya doğrudan çarpışma yoluyla sistemleri imha edebilecek teknolojiye ulaştıklarını kaydetti.
Benzer bir uyarı İngiliz Uzay Komutanlığı tarafından da dile getirildi. Tümgeneral Paul Tedman, Rusya’nın İngiliz askeri uydularına yönelik düzenli olarak sinyal karıştırma faaliyetleri yürüttüğünü, İngiliz sistemlerinin bu saldırılara karşı korumalı olmasına rağmen Rus araçlarının yörüngede agresif bir tutum sergilediğini belirtti.
Avrupa’nın ABD’den bağımsız savunma faturası: 1 trilyon dolar
Moskova suçlamaları reddediyor
Uluslararası alanda artan bu endişelere karşın Moskova yönetimi, uzayın silahlandırılmasına veya yörüngede düşmanca faaliyetler yürütülmesine dair iddiaları kesin bir dille reddediyor.
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, ABD Savaş Bakanlığı’nın (Pentagon) Rusya’nın uydu savar sistemler fırlattığına yönelik açıklamalarını “dezenformasyon” olarak nitelendirdi. Ryabkov, Rusya’nın yörüngeye saldırı amaçlı araçların yerleştirilmesine her zaman karşı çıktığını vurguladı.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Rusya’nın uzaydaki faaliyetlerinin tamamen uluslararası hukuk çerçevesinde yürütüldüğünü ve herhangi bir ihlalin söz konusu olmadığını belirtti.
Ancak Batılı uzay takip şirketleri ve teknoloji girişimleri, Rus uydularının yörüngedeki “ani ve agresif” manevralarına ilişkin kanıtlar sunmaya devam ediyor.
Fransız girişimi Aldoria ve Amerikan Slingshot Aerospace, Rus araçlarının diğer uydulara yaklaşma eğiliminin rutin dışı ve “dostane olmayan” bir karakter taşıdığını bildirdi.