Diplomasi
Avustralya ve Japonya, ekonomik güvenliğe odaklanarak ilişkilerini genişletiyor
Avustralya ve Japonya liderleri, “ekonomik zorlamanın her türüne” karşı koyma sözü verdi.
Çin’in sanayi alanındaki hâkimiyetinden endişe duyan Avustralya ve Japonya liderleri pazartesi günü enerji, kritik mineraller, gıda ve mamul mallar için dayanıklı tedarik zincirleri kurma çabalarını genişletme sözü verdi.
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Avustralya’nın başkenti Canberra’daki Parlamento Binası’nda Avustralyalı mevkidaşı Anthony Albanese ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından iki lider basına açıklamalarda bulunarak, 2026’nın, iki ülke arasındaki ilişkilerin temelini atan ve çoğu zaman “yarı ittifak” olarak tanımlanan Dostluk ve İşbirliği Temel Antlaşması’nın 50. yıl dönümü olduğuna dikkat çekti.
Albanese, iki ülkenin ekonomik güvenliğe odaklanmasının, Avustralya’nın Orta Doğu’daki mevcut savaşın etkisi gibi şoklara dayanmasına ve mineraller ile enerji için istikrarlı tedarik zincirleri inşa etmesine yardımcı olacağını söyledi.
Avustralya lideri, “İki ülkemiz hiçbir zaman stratejik açıdan bu kadar uyumlu olmamıştı,” dedi.
Başbakan olduktan sonra Avustralya’ya ilk ziyaretini gerçekleştiren Takaichi, liderlerin enerji tedariki ve kritik minerallerde “özerklik ve dayanıklılığı” güçlendirme çabalarını ilerletmeyi, diğer konularla birlikte ele aldıklarını söyledi.
Takaichi, “Anthony ile bugün yaptığımız görüşmeler sayesinde, Japonya-Avustralya ilişkilerinin önümüzdeki 50 yılının, geride kalan 50 yıldan daha da sağlam ve dinamik olacağına inanıyorum,” dedi.
Liderler tarafından imzalanan ekonomik güvenlik işbirliğine ilişkin ortak bildiride, Çin’in eylemlerine — kritik minerallere yönelik ihracat kontrollerinin benimsenmesi de dâhil olmak üzere — üstü kapalı göndermeler yapıldığı görüldü. Pekin, son yıllarda batarya ve nadir toprak elementleri tedarik zincirleri üzerindeki kontrollerini sıkılaştırarak, Batı’nın kilit malzemeler ve teknolojiler konusunda sanayi süper gücüne olan bağımlılığını gözler önüne serdi.
Ortak bildiride, “Ekonomik zorlamanın her türü ile zararlı kapasite fazlasına ve piyasa bozulmalarına yol açan piyasa dışı politika ve uygulamaların kullanımına ilişkin güçlü kaygılarımızı ifade ediyoruz,” denildi. Bunların arasında “özellikle kritik minerallere yönelik ihracat kısıtlamaları” da yer alıyor.
İki ülke, kritik minerallerin ilişkilerde “temel bir sütun” konumuna yükseltileceğini duyurdu. Bu kapsamda Lynas’ın köklü nadir toprak elementleri işletmesinin yanı sıra galyum, nikel-kobalt, magnezyum, florit ve mineral kumlarına odaklanan planlı geliştirmeler de dâhil olmak üzere altı öncelikli proje belirlendi.
Avustralya uzun süredir Japonya’ya gaz, kömür, demir cevheri ve tarım ürünleri tedarik eden başlıca ülkelerden biri konumunda; Japon yatırımcılar da bu sektörleri destekledi. Pekin’in giderek artan iddialı tutumu ve ABD’nin Başkan Donald Trump yönetimindeki öngörülemez politikaları, Avustralya ve Japonya’yı özellikle savunma alanında ilişkilerini derinleştirmeye yöneltti.
Ortak bildiride, Japonya’nın Mogami fırkateyninin Avustralya’nın yeni savaş gemileri filosu için seçilmesinin, teknoloji transferi ve tedarik zinciri işbirliği açısından bir “katalizör” görevi göreceği belirtildi.
Avustralya’nın Japonya’ya LNG tedariki son aylarda gündeme oturdu; Yeşiller Partisi’nden siyasetçiler, gaz ihracatçılarına uygulanan vergilerin artırılması için bir kampanya yürütürken, hükümet böyle bir adımı gündem dışında bıraktı.
Ortak bildiride LNG meselesine açıkça değinilmemekle birlikte, iki ülkenin yatırım ortamında “öngörülebilirlik ve şeffaflık” ilkesine bağlı olduğu ifade edildi.
İki ülke ayrıca yapay zekâ, siber güvenlik ve Pasifik’te dijital altyapı inşası konularında birlikte çalışma taahhüdünde bulundu.