Diplomasi

Axios: ABD yönetimi İran ile müzakere seçeneklerini ve olası anlaşma koşullarını ele alıyor

Yayınlanma

Axios’a konuşan kaynaklara göre ABD yönetimi İran ile müzakerelere geçiş ve olası anlaşmanın çerçevesini tartışıyor. Washington, Tahran’dan uranyum zenginleştirmeyi durdurmasını ve nükleer tesisleri sökmesini talep ederken İran ateşkes, güvenlik garantileri ve tazminat şartları öne sürüyor. Taraflar arasında doğrudan temas bulunmazken arabulucular üzerinden mesaj alışverişi sürüyor.

Axios’a konuşan iki kaynak, ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetiminin İran ile müzakerelere geçiş ve olası bir anlaşmanın parametrelerini tartışmaya başladığını bildirdi. Kaynaklar, diplomatik çözüm hazırlıklarına başkanın özel temsilcisi Steve Witkoff ile Trump’ın damadı Jared Kushner’ın katıldığını aktardı.

Kaynaklara göre Washington, Tahran’dan uranyum zenginleştirmeyi tamamen durdurmasını ve Natanz, İsfahan ve Fordo’daki nükleer tesisleri sökmesini talep etmeyi planlıyor. ABD ve İsrail bu tesisleri 2025 yılında hedef almıştı. ABD’nin diğer talepleri arasında füze programına beş yıllık moratoryum uygulanması, füze sayısının 1000 ile sınırlandırılması, Hürmüz Boğazı’nda serbest seyrüseferin güvence altına alınması ve Lübnan’da Hizbullah, Gazze Şeridi’nde Hamas ve Yemen’de Husiler dahil olmak üzere vekil gruplara verilen desteğin sonlandırılması yer alıyor.

Taraflar dolaylı temaslarla mesaj iletiyor

Kaynaklar, son günlerde ABD ile İran arasında doğrudan temas kurulmadığını belirtti. Buna karşın Mısır, Katar ve Birleşik Krallık’ın iki taraf arasında mesaj ilettiği aktarıldı. Aynı kaynaklar, İran’ın müzakerelere ilgi gösterdiğini ancak ateşkes, saldırmazlık garantileri ve tazminat ödemeleri dahil olmak üzere sert koşullar öne sürdüğünü ifade etti.

ABD’li bir yetkili, Trump’ın tazminat talebini “kabul edilemez” olarak değerlendirdiğini söyledi. İkinci bir kaynak ise bunun yerine İran’a ait dondurulmuş varlıkların iadesi konusunun gündeme gelebileceğini belirtti.

Trump’ın ekibinin şu aşamada İran’da kiminle müzakere edileceğini ve hangi ülkenin arabulucu rolü üstlenebileceğini değerlendirdiği bildirildi. ABD’nin Katar’ı öncelediği, bu ülkenin önceki temaslarda rol oynayan Umman’a kıyasla daha güvenilir bir kanal olarak görüldüğü aktarıldı. Ancak Katar’ın şu aşamada yalnızca “perde arkasında” destek vermeye hazır olduğu ifade edildi.

Kaynaklara göre yönetim, ciddi görüş ayrılıklarına ve doğrudan temas eksikliğine rağmen İran’ın nihayetinde müzakere masasına oturacağı varsayımıyla hazırlık yürütüyor. Bu çerçevede olası bir barış sürecinin kısa süre içinde başlayabileceği değerlendiriliyor.

İran diplomatik girişimleri reddediyor

Buna karşılık The Washington Post’a konuşan Ortadoğu’daki kaynaklar, İran’ın ABD’nin diplomatik çözüm arayışını reddettiğini belirtti. Kaynaklar, Tahran’ın komşu ülkelere yönelik saldırılarını artırdığını ve Hürmüz Boğazı’nda olası bir blokajla küresel ekonomik sorunları derinleştirmeyi hedeflediğini ifade etti.

Körfez bölgesinde görev yapan Avrupalı bir diplomat, “Bu rejim iktidarda kaldığı sürece bölgede korku yayabilir ve petrol ile gaz fiyatları üzerinden uluslararası piyasaları etkileyebilir. Onlar için bu durum bir sonuç olarak görülüyor. Müzakere ihtiyacı hissetmiyorlar” dedi.

Donald Trump, 22 Mart’ta yaptığı açıklamada İran ile anlaşma yapmak istemediğini söyledi. Trump, askeri operasyonun başlangıcında belirlenen hedeflere ulaşıldığını belirterek, “Liderlik yapıları ortadan kaldırıldı, donanma ve hava kuvvetleri etkisiz hale getirildi, savunmaları kalmadı ve anlaşma yapmak istiyorlar. Ancak ben istemiyorum” ifadelerini kullandı.

Trump daha önce ABD’nin İran’a yönelik askeri kampanyayı sonlandırma seçeneğini değerlendirdiğini, çünkü operasyonun hedeflerinin büyük ölçüde tamamlandığını söylemişti. Buna karşın Beyaz Saray, çatışmaların iki ila üç hafta daha sürebileceğini öngörüyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version