Avrupa
Birleşik Krallık, Avrupa gümrük anlaşmasına katılmayı düşünüyor
Birleşik Krallık hükümeti, uluslararası tedarik zincirlerine ilişkin kuralları basitleştirmek için ülkenin Avrupa’daki bir gümrük antlaşmasına katılıp katılmaması konusunda iş dünyasına danışacak.
Pan-Avrupa-Akdeniz gümrük konvansiyonu (PEM), sınırları aşan uluslararası üretim zincirlerine sahip firmalar için yararlı olan menşe kurallarını gevşetiyor.
Perşembe sabahı yayınlanan hükümetin Ticaret Stratejisi belgesinde, PEM’e katılmanın “İngiliz ihracatçıların girdi tedarikinde esnekliği artıracağı” savunuluyor.
Belgede ayrıca, “Bu nedenle, Birleşik Krallık’ın PEM’e katılımı konusu daha ayrıntılı bir şekilde incelenmelidir ve bu durum iş dünyasından gelen geri bildirimlerde de yansıtılmaktadır. Şimdi, iş dünyası ve PEM üyeleriyle bir araya gelerek PEM’e katılmanın faydalarını değerlendireceğiz,” ifadesi yer alıyor.
Öte yandan belgede, hükümetin “PEM kurallarının işletmeler üzerinde farklı etkiler yaratabileceğini” kabul ettiği ve “bu ortaklarla mevcut ticari ilişkilerimizi en iyi şekilde kullanıp kullanmadığımızı” değerlendireceği belirtiliyor.
PEM, 27 AB üye ülkesinin yanı sıra Türkiye, Fas ve Suriye’den Sırbistan, Moldova ve Ukrayna’ya kadar bölgedeki onlarca ülkeyi kapsamaktadır.
Anlaşma bir gümrük birliği değil ve Birleşik Krallık bağımsız ticaret politikasını sürdürecek ve kendi tarifelerini ve kotaları belirleyecek.
Fakat bu, ürünlerinin parçalarını diğer PEM ülkelerinden tedarik eden otomobil üreticileri gibi şirketlerin daha az bürokrasi ile karşılaşacağı anlamına gelecek.
Uluslararası ticaret kurallarına göre, ürünler ancak anlaşmaya taraf olan ülkelerde üretilmişlerse serbest ticaret anlaşmalarındaki düşük gümrük tarifelerinden yararlanabilirler.
Fakat bir ürün birden fazla ülkede üretilmişse, “menşe kuralları” o ürünün yerli üretim mi yoksa yabancı ithalat mı olarak kabul edileceğini belirler. Bu genellikle, ürünün nerede ne kadar değer katıldığına bakılarak yapılır.
PEM kapsamında, şirketler bazen diğer PEM üyelerinden gelen girdileri yerli üretim olarak sayabilirler; bu da onlara, gümrük tarifelerine maruz kalma riski olmadan girdileri nereden temin edecekleri konusunda daha fazla esneklik sağlar.
Bazı şirketler rakiplerinin rekabet avantajı elde edeceğini düşündükleri için üyeliği desteklemiyor.
Ocak ayında Ticaret Bakanı Douglas Alexander, yeniden katılmaları halinde Birleşik Krallık’taki bazı sektörlerin dezavantajlara uğrayacağını savunan bazı paydaşlar olduğunu söylemişti.
Öte yandan Alexander, “Bu, ulusal çıkarların nerede olduğunu pragmatik bir bakış açısıyla değerlendirmek istediğimiz için, üzerinde düşünmeye açık olduğumuz bir konu,” diye eklemişti.
AB’nin Brexit sorumlusu Maroš Šefčovič, o dönemde Birleşik Krallık hükümetinin konvansiyona üyeliğinin “dikkate alabilecekleri bir konu” olduğunu söylemişti.