Diplomasi
BM soruşturma heyeti El Faşir’de soykırım unsurları tespit etti
Birleşmiş Milletler Sudan Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu, El Faşir’de Hızlı Destek Kuvvetleri tarafından işlenen suçların soykırım niteliği taşıdığını bildirdi. Raporda, etnik saikle gerçekleştirilen cinayet, cinsel şiddet ve zorla kaybetme eylemlerinin organize bir harekatın parçası olduğu vurgulandı.
Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Sudan Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu tarafından yayımlanan raporda, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) El Faşir kentindeki eylemlerinin soykırım niteliği taşıdığı kaydedildi.
Belgede, Ekim 2025’te Kuzey Darfur’un başkentinin ele geçirilmesi sırasında işlenen suçların, belirli etnik grupları ortadan kaldırmaya yönelik unsurlar barındırdığı belirtildi.
Heyet, sahada en az üç temel soykırım fiilinin işlendiğine dair somut bulgulara ulaştı. Raporda, milislerin etnik saiklerle gerçekleştirdiği öldürme faaliyetlerinin yanı sıra yaygın cinsel şiddet ve zorla kaybetme vakalarının yaşandığı ifade edildi.
Hazırlanan belgede, “Korunan bir etnik grubun üyelerinin öldürülmesi, ciddi fiziksel ve zihinsel zarar verilmesi ve grubun fiziksel varlığını tamamen ya da kısmen ortadan kaldırmaya yönelik yaşam koşullarının kasten dayatılması” gibi fiillerin işlendiği aktarıldı.
Eylemler planlı ve organize bir harekâtın parçası
Misyon Başkanı Mohamed Chande Othman, söz konusu suçların savaşın olağan akışı içinde gelişen münferit vakalar olmadığını vurguladı.
Othman, “Operasyonun ölçeği, koordinasyonu ve HDK üst yönetiminin açık desteği, El Faşir ve çevresinde işlenen suçların planlı ve organize bir harekâtın parçası olduğunu gösteriyor” diye konuştu.
Raporda, El Faşir’in düşmesinden önce kentin 18 ay boyunca kuşatma altında tutulduğuna dikkat çekildi. Bu süreçte sivil nüfusun gıda, su, tıbbi malzeme ve insani yardımdan sistematik olarak yoksun bırakıldığı, saldırılar başladığında ise sivillerin kaçış yollarının kapatıldığı ifade edildi.
Kuşatmanın, hedef alınan nüfusu açlık, yoksunluk ve travma yoluyla zayıflatmayı amaçladığı kaydedildi.
Soykırım kastı tek makul çıkarım olarak nitelendirildi
Sudan’da 15 Nisan 2023’te Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ile paramiliter HDK arasında başlayan çatışmaların, El Faşir’de daha ölümcül bir boyuta ulaştığı belirtildi.
Heyet, HDK’nin etnik temelli öldürmeleri, yıkım faaliyetleri ve Arap olmayan toplulukların tasfiyesine yönelik açık çağrıları dikkate alındığında, “soykırım kastının tek makul çıkarım” olduğunu vurguladı.
Hayatta kalan tanıkların ifadelerine göre, HDK militanlarının Zaghawa kimliği taşıyan kişileri özellikle hedef aldıklarını beyan ettikleri aktarıldı.
Misyon üyesi Mona Rishmawi, elde edilen delillerin tek bir sonuca işaret ettiğini belirterek, “Uzun süreli kuşatma, aç bırakma, insani yardımı engelleme, kitlesel öldürmeler, tecavüz ve faillerin beyanları; HDK’nin Zaghawa ve Fur topluluklarını yok etme kastıyla hareket ettiğini kanıtlıyor” dedi. Rishmawi, bu eylemlerin soykırımın ayırt edici unsurları olduğunu ifade etti.
Etnik kimlik ve cinsiyet temelli şiddet uygulandı
Raporda, suçların işlenişinde etnik kimlik ve cinsiyetin belirleyici bir faktör olduğu kaydedildi.
Özellikle Zaghawa ve Fur topluluklarına mensup kadın ve kız çocuklarının sistematik cinsel şiddete maruz bırakıldığı, buna karşın Arap olarak tanımlanan kadınların bu uygulamalardan muaf tutulduğu bildirildi.
Heyet, El Faşir’in ele geçirilmesinden önce uluslararası toplumun yaptığı uyarılara rağmen tarafların sivilleri korumaya yönelik etkili bir adım atmadığını vurguladı.
Çatışmaların Kordofan gibi yeni bölgelere yayılmasıyla birlikte, benzer soykırım fiillerinin tekrarlanma riskinin sürdüğü uyarısı yapıldı.
Othman, “Yetkili konumundaki tüm failler hesap vermeli. Soykırım bulgularının olduğu durumlarda uluslararası toplumun koruma ve adaleti sağlama yükümlülüğü artar” ifadesini kullandı.