Avrupa

Bulgaristan’da ‘tutsak devlet’ hesaplaşması: Kritik seçim pazar günü

Yayınlanma

Bulgaristan, kronik siyasi istikrarsızlık ve kökleşmiş yolsuzluk iddialar gündemdeyken, son beş yıl içindeki sekizinci genel seçimine hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığından istifa ederek başbakanlık yarışına giren Rumen Radev ile yaptırım listesindeki rakibi Delyan Peevski arasındaki mücadele, ülkenin demokratik geleceği açısından kırılma noktası niteliği taşıyor.

Bulgaristan, kronikleşen siyasi istikrarsızlık tablosu ve derinleşen yolsuzluk iddialarının merkezinde, siyasi tarihinin en kritik sınavlarından birini vermeye hazırlanıyor.

Komşu ülke, mevcut siyasi tıkanıklığı aşma arayışıyla bu pazar günü son beş yıl içerisindeki sekizinci genel seçimi için sandık başına gidecek.

Rumen Radev başbakanlık için sahaya indi

Uluslararası gözlemcilerin “ezber bozan” bir hamle olarak nitelendirdiği gelişmeyle şekillenen seçim süreci, devletin zirvesinde beklenmedik bir değişime sahne oldu.

Yaklaşık dokuz yıldır Cumhurbaşkanlığı makamında bulunan Rumen Radev, görevinden istifa ederek Başbakanlık yarışı için doğrudan sahaya inme kararı aldı.

Radev liderliğindeki “İlerici Bulgaristan” koalisyonu, ülkenin 36 yıldır tamamlanamayan “demokrasiye geçiş sürecini” nihayete erdirmeyi vadederken, devlet mekanizmalarını oligarşik yapılardan arındırma sözü veriyor.

Peevski yaptırım iddialarının odağında

Seçim yarışında Radev’in karşısındaki en güçlü figür olarak Delyan Peevski öne çıkıyor. Peevski’nin siyasi bagajı, uluslararası ölçekteki yolsuzluk dosyalarıyla dikkat çekiyor.

2021 yılında ABD Hazine Bakanlığı tarafından “kamu kaynaklarını zimmetine geçirmek, rüşvet ve yolsuzluk ağlarını yönetmek” suçlamalarıyla yaptırım listesine alınan Peevski hakkındaki iddialar, oldukça geniş bir alanı kapsıyor.

Söz konusu suçlamalar; yargı, emniyet ve medya organlarının sistemsel olarak kontrol altına alınması ve devlet gücünün kişisel çıkarlar doğrultusunda kullanılması ekseninde yoğunlaşıyor.

Güvenlik birimleri yüzlerce kişiyi gözaltına aldı

Erken genel seçimler öncesinde ülke genelinde güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Resmi makamlar tarafından yapılan açıklamalarda, seçim yasasını ihlal ettikleri gerekçesiyle şu ana kadar 223 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.

Diğer yandan, ülkedeki ekonomik darboğazın gölgesinde, özellikle bazı taşra bölgelerinde seçmen iradesini ipotek altına almaya yönelik girişimler rapor ediliyor.

Yetkililer, oy karşılığında nakit para, gıda yardımı ve temel ihtiyaç malzemeleri teklif edildiğine dair çok sayıda ihbar alındığını ve bu yöndeki soruşturmaların titizlikle sürdürüldüğünü kaydetti.

“Mafyanın devleti olduğu düzeni yeneceğiz”

Seçim atmosferi Türkiye’deki temaslarla sınır ötesine taşınırken, eski Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı İvan Demerjiyev önemli açıklamalarda bulundu.

Bulgaristan’daki mevcut yapıyı “tutsak devlet” kavramıyla tanımlayan Demerjiyev, devletin tüm kılcal damarlarına sızmış bir yapıdan söz etti.

Demerjiyev, “Her ülkede mafya vardır ancak Bulgaristan’da mafyanın devleti vardır. 19 Nisan tarihinde bu karanlık düzeni hukuk zemini ve sandık iradesiyle yeneceğiz” ifadelerini kullandı.

Radev döneminde Türkiye ile olan diplomatik ve ekonomik ilişkilerin stratejik olarak güçlendirileceğini vurgulayan Demerjiyev, Bulgaristan Türklerinin “ikinci sınıf vatandaş” olarak görüldüğü dönemin kapandığını belirtti.

Tüm vatandaşları sandığa davet eden Demerjiyev, 19 Nisan akşamı netleşecek sonuçların Sofya’nın hem Avrupa Birliği hem de Türkiye ile olan gelecekteki ilişkilerini yeniden tayin edeceğini ifade etti.

Türkiye’deki seçmen kitlesine “sandık bariyeri”

Seçimlerin nihai sonucunu belirlemede en stratejik unsurlardan biri olarak Türkiye’de yaşayan 352 bin çifte vatandaşın oyları görülüyor. Ancak bu kitlenin demokratik haklarını kullanma süreci, yasal düzenlemelerden kaynaklanan engellerle karşı karşıya kalmış durumda.

Seçim yasasında yapılan son değişikliklerle birlikte, Türkiye genelinde kurulacak sandık sayısının 20’ye düşürülmesi, seçmen iradesinin sandığa yansımasını zorlaştıran bir “siyasi bariyer” niteliğinde değerlendiriliyor.

Bu kısıtlama, Bulgaristan’ın geleceğini şekillendirecek olan çifte vatandaşların demokratik katılımı üzerinde ciddi bir tartışma alanı yaratıyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version