Diplomasi
Çin, Avrupa ile ilişkilerini yürütmek üzere ‘savaşçı kurt’ büyükelçi atadı
Çin, Avrupa ile diplomatik ilişkilerini yönetmesi için en tartışmalı büyükelçilerinden birini atadı; bu atama, Avrupa Birliği (AB) ile ticaret ve Ukrayna savaşı konusunda yaşanan çatışmaların ardından Pekin’in tutumunun sertleştiğine işaret ediyor.
Dışişleri Bakanlığı, 2023 yılında eski Sovyet devletlerinin egemenliğini ve Kırım’ın Ukrayna’nın bir parçası olup olmadığını sorgulayarak Avrupa’da tepki çeken Fransa Büyükelçisi Lu Shaye’nin Çin’in Avrupa işlerinden sorumlu özel temsilcisi olarak atandığını açıkladı.
Fransızca konuşan Lu, daha geleneksel ve muhafazakâr diplomasi tarzıyla tanınan Çin’in eski BM elçisi Wu Hongbo’nun yerini aldı. “Lu Shaye Avrupa işlerine aşina tecrübeli bir diplomattır” diyen Çin dışişleri bakanlığı, Lu’nun ‘diyalog ve işbirliğini ve … Çin-Avrupa ilişkilerinin istikrarlı ve sağlıklı gelişimini’ teşvik edeceğini de sözlerine ekledi.
Lu, Çin’e yönelik saldırılara sivri söylemleriyle yanıt veren Çinli diplomatlar için kullanılan bir nitelendirme olan “savaşçı kurtlarınsavaşçı kurt” önde gelenlerinden biri olarak görülüyor.
2023 yılında Fransız televizyonunda “eski Sovyetler Birliği ülkelerinin uluslararası hukuk kapsamında etkin bir statüye sahip olmadığını” söyleyerek Avrupa’nın ve Batlık ülkelerini tepkisini çekmişti. Pekin daha sonra yorumların resmi tutumunu yansıtmadığını söylemişti.
Lu’nun atanması, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in bir konuşmasında Brüksel ve Pekin arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için yeni bir çaba gösterileceğini söylemesinden iki gün sonra gerçekleşti.
Singapur Ulusal Üniversitesi siyaset bilimi bölüm başkan yardımcısı Reuben Wong, atamanın “daha iddialı bir Çin dış politikasının bir başka örneği” olduğunu söyledi. Lu’nun tavrı, Trump’ın ilk döneminde ortaya çıkan daha sert konuşan bir Çin diplomasisi biçimini yansıtıyordu.
Wong, “ABD bir müzakere taktiği olarak tuhaf şeyler söylüyor, tuhaf açıklamalar yapıyor” dedi. “Bence Çinliler de bu oyunu oynuyorlar” diye ekledi.
AB-Çin ilişkileri
Brüksel dünyanın en büyük ikinci ekonomisiyle arasındaki büyük ticaret açığını azaltmak için Çin’e yönelik yüksek gümrük vergileri uygularken, Çin ve Rusya arasındaki yakın ilişkiler bağlamında da grupla Pekin arasında anlaşmazlıklar yaşanıyor.
AB’nin 27 üye ülkesinin Çin’e karşı ortak bir tutumu yok, ki bunun Donald Trump’ın ABD başkanı seçilmesiyle daha da karmaşık hale geleceği düşünülüyor. Bazı AB ülkeleri, kısmen Trump’a yaranmak için bloğun Çin’e karşı daha şahin bir tutum takınmasını istiyor.
Ancak birçoğu Çin ile derin ticari ilişkilere sahip olan diğer ülkeler Brüksel’in Pekin ve Washington arasında bir denge kurmasını istiyor. Von der Leyen salı günü yaptığı açıklamada AB’nin bu yıl Çin ile “ticaret ve yatırım bağlarımızı daha da genişletebilecek anlaşmalar bulabileceğine” inandığını söyledi.
AB’nin üçüncü ülkelerdeki büyükelçilerinin bir araya geldiği bir toplantıda konuşan Von der Leyen, Pekin ile olan ilişkiyi “dünyanın en karmaşık ve önemli ilişkilerinden biri” olarak tanımlayarak, “Diplomatik ilişkilerimizin yarım yüzyılını geride bıraktığımız bu yıl, Çin ile ilişkilerimizde yoğun bir yıl olacak” dedi.
Çin Dışişleri Bakanlığı da perşembe günü yaptığı açıklamada Avrupa ile daha iyi bir ilişkiye açık olduğunu vurguladı. “Dünya daha az istikrarlı ve kesin bir yere dönüşürken, Çin AB ile ilişkilerine büyük önem vermektedir” denildi.