Dünya Basını
Çin’in kritik zirve öncesi ABD’ye ‘Tayvan’ mesajı
Çin’in Trump’a mesajı açık: Tayvan kırmızı çizgisine saygı gösterilmeli
South China Morning Post, 12 Mayıs 2026
ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana ilk yüz yüze görüşmeleri olan Busan’daki buluşmada Başkan Xi Jinping, Trump ile bir araya geldiğinde, toplantı söylenmeyenlerle dikkat çekmişti. O dönem resmi açıklamalarda Tayvan’ın olmaması dikkat çekmişti.
Şimdi, bu hafta Pekin’de yapılması planlanan Xi-Trump zirvesi yaklaşırken, durum değişti. Pekin, başkanlık ziyaretinin ön hazırlığı olarak görülen ve Trump’ın önemli bir müttefiki olan ABD Senatörü Steve Daines ile 7 Mayıs’ta yapılan üst düzey görüşmeler aracılığıyla Tayvan konusundaki sınırlarını yeniden ortaya koydu.
Başbakan Li Qiang ve en üst düzey yasama organı başkanı Zhao Leji tarafından Daines’e iletilen mesaj netti: Tayvan, Çin’in temel çıkarlarının tam merkezindedir ve Çin-ABD ilişkilerinde aşılmaması gereken ilk ve en önemli kırmızı çizgidir.
Pekin, Washington’a istikrarlı, sağlıklı ve sürdürülebilir bir ilişkinin bütünüyle tek Çin ilkesine ve üç Çin-ABD ortak bildirisine bağlı kalmaya dayandığını hatırlattı; özellikle de 1982 bildirisi, ABD’nin Tayvan’a silah satışlarını kademeli olarak azaltmasını taahhüt etmişti.
Bu, Birleşmiş Milletler’in 2758 sayılı Kararı’nı çarpıtarak, Kahire Deklarasyonu’nu göz ardı ederek ve silah satışlarını azaltma taahhüdünü yerine getirmeyerek uzun süredir Tayvan kartını oynayan Washington için zamanında yapılmış bir hatırlatma niteliği taşıyor.
Trump’ın Tayvan’ı Sharpie kaleminin ucuna, Çin anakarasını ise masasına benzeten analojisi Boğaz’ın iki yakası arasındaki güç farkını vurgulamak amacı taşısa da, farklı bir jeopolitik gerçekliği yakalıyor. Bu bağlamda “masa”, ABD hükümeti de dahil olmak üzere tek Çin ilkesini resmen tanıyan geniş uluslararası toplumu temsil ediyor; “kalem ucu” ise Taipei ile resmi diplomatik ilişkilerini sürdüren giderek azalan sayıdaki başkenti simgeliyor.
Xi, Tayvan meselesinin yanlış ele alınmasının Çin-ABD ilişkilerini yalnızca germekle kalmayıp tamamen altüst edeceğini tutarlı biçimde vurguladı. Trump ile 2025’in sonları ve 2026’nın başlarındaki son iletişimlerinde Xi, Tayvan’ın Çin’e dönüşünün savaş sonrası uluslararası düzenin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.
İlginçtir ki Foreign Affairs’teki bazı sesler, Tayvan meselesinden kaçınmak yerine Çin ve ABD’nin bunu doğrudan ele alması gerektiğini bile savunmuş; bunun ilişkileri istikrara kavuşturmak için en iyi başlangıç noktası olduğunu belirtmiş ve Washington’a, müttefiki Tokyo’dan gelen şahin söylemleri dizginleme çağrısı yapmıştır.
Trump bu hafta başarılı bir zirve istiyorsa, kırmızı çizginin bir öneri olmadığını; ilişkinin bizzat temel taşı olduğunu kabul etmelidir. Bunu görmezden gelmek, Xi’nin uzun süredir uyardığı gibi ilişkilerin altüst olmasına davetiye çıkarmaktır.