Asya
Çinli silah ihracatçıları Pakistan-Suudi JF-17 görüşmelerinin büyük kazananı olabilir
Analistlere göre, Riyad ile İslamabad arasında Çin ve Pakistan ortak yapımı JF-17 savaş uçaklarını kapsayabilecek olası bir anlaşmaya ilişkin bildirilen görüşmeler, Pekin’in Körfez bölgesine yönelik silah ihracatı için “büyük bir kazanım” olabilir.
Bununla birlikte, Suudi Arabistan Hava Kuvvetleri’nin ağırlıklı olarak Batı menşeli platformlardan oluşan yapısı ile JF-17 arasındaki belirgin fark nedeniyle böyle bir anlaşmanın gerçekten ilerleyip ilerlemeyeceği konusunda kuşkular sürüyor.
Genen perşembe günü Reuters’ın iki Pakistanlı kaynağa dayandırdığı haberine göre, İslamabad ve Riyad, Pakistan’ın Suudi Arabistan’a olan yaklaşık 2 milyar ABD dolarlık borcunun JF-17 savaş uçaklarına dönüştürülmesini içerebilecek bir anlaşma üzerinde görüşüyor.
JF-17, Pakistan Havacılık Kompleksi ile Çin’in Chengdu Aircraft Corporation şirketi tarafından ortak geliştirilen, tek motorlu, çok rollü, dördüncü nesil bir savaş uçağıdır. Uçak Pakistan’da üretilmektedir.
Reuters’ın aktardığı kaynaklardan biri, toplam anlaşma değerinin 4 milyar ABD doları olduğunu, görüşmelerin JF-17 tedariki ve borç dönüşümüne ek olarak 2 milyar dolarlık ilave ekipman alımını kapsadığını söyledi. Diğer kaynak ise JF-17’nin görüşülen birkaç seçenek arasında birincil seçenek olduğunu belirtti.
Suudi Arabistan ile nükleer silahlı Pakistan arasında askeri iş birliğini derinleştirecek potansiyel anlaşmaya ilişkin haberler, İsrail’in Doha’ya yönelik saldırılarının ardından iki ülke arasında eylül ayında karşılıklı savunma paktı imzalanmasını takiben geldi.
Hudson Institute’ta kıdemli araştırmacı Liselotte Odgaard, Suudi Arabistan’ın JF-17 satın almasının – özellikle aktif AESA radarı, elektronik harp bileşenleri ve ağ merkezli kabiliyetlerle donatılması hâlinde – Çin tasarımı ve teknolojisi için “güçlü bir doğrulama” anlamına geleceğini ve Çin’in güvenilir savaş uçağı satışlarındaki rolünü pekiştireceğini söyledi.
South China Morning Post‘a konuşan Odgaard, “Suudi Arabistan geleneksel olarak Batı’ya eğilimli bir savunma müşterisidir; bu nedenle bu anlaşma gerçekleşirse Çin için büyük bir kazanım olur,” dedi.
“Önerilen anlaşma ayrıca Çin’in Pakistan’ın ağları üzerinden nüfuzunu ne ölçüde genişletebileceğini de test ediyor. Gerçekleşmesi hâlinde, Körfez güvenlik düzenlemelerinde ABD’nin hâkimiyetine meydan okuyacaktır” diye ekledş.
Odgaard, anlaşmanın JF-17’nin Batı ile hizalı büyük bir pazarda rekabetçi olup olmadığını ve Çin’in Pakistan ile stratejik ortaklığını güçlendirirken Körfez savunma tedarikinde ABD etkisini zorlayıp zorlayamayacağını gösteren “yüksek etkili bir test vakası” olduğunu ifade etti.
“Bu anlaşma, Çin’in Orta Doğu’da büyük bir savunma tedarikçisi hâline gelmesi için bir kapı aralayabilir; ABD hâkimiyetine meydan okuyarak yeni bir savunma iş birliği ekseni yaratır. Bu sadece jetlerle ilgili değil – Çin askeri teknolojisinin tam yelpazesi için kapı açmakla ilgilidir,” dedi.
“Başarılı bir JF-17 anlaşması bu kalıbı kırar; Körfez ülkelerinin Çin sistemlerine açık olduğunu gösterir. Bu, insansız hava araçları, hava savunma sistemleri ve deniz platformları için de yolu açabilir” diye belirtti.