Diplomasi
Colby, Çin’i anmadan Çin’e karşı “denge” çağrısı yaptı
Pentagon’un politika müsteşarı Elbridge Colby, Filipinler’de yaptığı konuşmada Çin’in Asya-Pasifik bölgesindeki faaliyetlerine atıfta bulunmadı.
Colby, Manila’da yaptığı konuşmada, ABD savunma liderlerinin bölgesel müttefikleri sindirmeye çalışan veya bölgenin geniş alanlarını kontrol altına almaya çalışan devletleri açıkça eleştirmeyeceklerini söyledi.
Bunun yerine, yeni Pentagon politikası, sessiz ve saygılı ilişkiler kurulmasını öngörürken, aynı zamanda Çin kıyıları açıklarındaki “birinci ada zinciri” olarak bilinen ada zinciri boyunca ABD’nin askeri savunmasını da güçlendirmeyi hedefliyor.
Colby’nin Manila’daki bir düşünce kuruluşuna yaptığı yaklaşık 4.000 kelimelik konuşmada Çin’e özel bir atıfta bulunulmasa da konuşmanın bağlamı ve daha önceki yorumlarından, Pekin’i kastettiği açıkça anlaşılıyor.
Colby, yeni politikanın “güçlü ve net ama sessiz olmayı” hedeflediğini belirterek, bunun Başkan Theodore Roosevelt’in “yumuşak konuş, büyük bir sopa taşı” atasözünü yansıttığını kaydetti.
Colby şöyle konuştu:
“Söylediklerimizin arkasında duracağız ve ne demek istediğimizi açıkça söyleyeceğiz. Gösteriş yapmayacağız ya da ahlak dersi veren konuşmalar yapmayacağız.”
Colby, önceki politikaları reddetmeyen yeni politikanın, “halkımızın somut çıkarlarını ön planda tutan ama aynı zamanda diğer birçok ülkenin çıkarlarıyla da uyumlu olan, sert ve gerçekçi bir cumhuriyetçi gerçekçilik” olduğunu savundu.
Colby’ye göre bu politika “izolasyonist” değil, “ideolojik veya katı olmayan, pratik ve kendi çıkarlarına dayalı daha profesyonelce bir yeniden ayarlama.”
Colby, Pentagon’un “ahlaki vaazlar” yoluyla, kendisinin “gürültülü, retorik provokasyonlar” olarak nitelendirdiği eylemlere girişme ihtiyacı hissetmediğini belirtti.
Bunun yerine, ABD kuvvetlerinin “endüstriyel hazırlık” ve “sessiz, amansız bir caydırıcılık güçlendirme” yoluyla güç sinyalleri göndermeye çalışacaklarını belirtti.
Yeni politika, Asya’yı “hegemoniden” kurtarmayı hedefleyecek olsa da, Colby potansiyel hegemonun kim olduğunu veya ne yaptığını belirtmedi.
Colby, yeni politikanın, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in geçen yıl yaptığı bir konuşmada, saldırganlığı caydırmak ve savaşı mantıksız hale getirmek amacıyla Batı Pasifik’te bir “engelleme savunması” oluşturmayı hedefleyen ABD ordusunun amacına dayandığını söyledi.
Engelleme savunması, müttefiklerle paylaşılan altyapıya dayalı, bölgede dağıtılmış lojistik ve önceden konuşlandırılmış askeri varlıkları içerecek.
Pentagon’un 3 numaralı lideri olarak kabul edilen politika müsteşarı, Çin’e yönelik geçmiş ABD politikaları konusunda “politika elitleri” ve “uzman yorumcular” olarak nitelendirdiği kesimi eleştirdi.
Washington’daki “elit yorumcu kesimi” yeni yaklaşıma karşı çıkıyor gibi görünse de Colby, yeni politikanın Dwight Eisenhower, Richard Nixon, Henry Kissinger ve Ronald Reagan gibi geçmiş başkan ve liderlerin politikalarıyla uyumlu olduğunu ileri sürdü.
Colby, Trump yönetiminin Çin ile yeniden canlandırdığı ilişki politikasına dolaylı olarak atıfta bulunarak, tüm bu isimlerin potansiyel rakiplerle aktif bir şekilde etkileşim kurarken ABD’nin askeri konumunu güçlendirmeyi amaçladığını belirtti.
Elbridge Colby: ABD’nin Asya’daki hedefi, kimsenin hegemon olamayacağı bir düzen
Colby, gerçekçilik politikasının, yönetimin son 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi talebinde de yansıtıldığı üzere, askeri yatırımlar yoluyla bölgede bir güç dengesi oluşturulmasını gerektirdiğini belirtti.
Colby şöyle konuştu:
“Bu, Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD’nin bu bölgedeki yaklaşımında tipik olarak görüldüğü gibi, diğer ülkelerin her eylemini yargılamayı amaçlayan bir yaklaşım değil. Elbette ilkelerimize bağlı kalacak ve onları savunacağız fakat bu ilkeler yüzünden stratejik öneme sahip kilit konulardaki ilerlemeyi rehin almayacağız.”
Colby, Çin yakınlarındaki ABD askeri varlığının güçlenmesinin, “stratejik istikrar” hedefiyle ve diplomasi yoluyla destekleneceğini belirtti.
Bu terim, mayıs ayında Pekin’de Başkan Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında düzenlenen zirvede, ABD-Çin ilişkilerinden beklenen durumu tanımlamak için kullanılmıştı.
Colby, geçen ay bir podcast röportajında yeni politikasının Çinli yetkililerle “saygılı bir şekilde konuşmayı” da içereceğini belirtmiş ve ilk Trump yönetimi dönemindeki Çin politikasını, kendi ifadesiyle “Pekin’de rejim değişikliği” peşinde olduğu gerekçesiyle eleştirmişti.
Colby, New York Times’a verdiği demeçte, “Birinci Ada Zinciri boyunca ulaşmaya çalıştığımız şey, birinin rejimini değiştirmek, ülkesini işgal etmek ve halkını boyun eğdirmek filan gibi şeyler değil… Mesele, bir takımadalar boyunca deniz ve hava savunması,” demişti.
Colby, pazartesi günkü konuşmasında, ABD’nin geri dönüşü olmayan bir çöküş içinde olduğu yönündeki görüşleri de çürütmeye çalıştı.
Müsteşara göre ABD ekonomisi, ordusu ve teknolojik üstünlüğü hâlâ dünyanın en gelişmişi konumunda.
Ayrıca, ABD’nin Asya’dan çekilmediğini fakat bölge ülkelerinin kendi savunmaları için daha fazla çaba göstermelerini istediğini belirtti.
Filipinler, Tayland, Endonezya, Singapur, Vietnam, Malezya ve diğer ülkeler gibi önemli bölge devletleri, Amerika ile ticaret ve diğer bağlarını güçlendirmeye teşvik ediliyor.
Trump’ın dış siyaset danışmanı Colby: Çin, Rusya’dan daha tehlikeli
ABD, Çin-Filipinler resif geriliminde taraf
Asya’daki en eski müttefiki olan ülkenin başkentinde konuşmasına rağmen, Colby, ihtilaflı Scarborough Shoal yakınlarında Çin ve Filipinler güçleri arasında son dönemde yaşanan çatışmalara da doğrudan değinmedi.
South China Morning Post’a (SCMP) göre müsteşarın bu konuları es geçmesi özellikle dikkat çekiciydi. Zira iki gün önce Washington, resifteki “istikrarı bozan” olarak nitelendirdiği bir doğa koruma alanı ve Filipinli balıkçıların geleneksel avlanma alanlarına erişimini engellemesi nedeniyle Pekin’i eleştirmişti.
Colby’nin ziyareti, hem Çin hem de Filipinler tarafından hak iddia edilen ama 2012 yılından bu yana Pekin’in fiili kontrolü altında bulunan Scarborough Resifi çevresinde yeniden tırmanan gerginliklerin ortasında gerçekleşti.
Cumartesi günü yaptığı açıklamada ABD Dışişleri Bakanlığı, Çin’i “Scarborough Resifi’nde istikrarı bozan ‘ulusal doğa koruma alanı’ uygulamasını dayatmaya ve Filipinli balıkçıların geleneksel avlanma alanlarına erişimini engellemeye” çalışmakla eleştirdi.
Sözcü Tommy Pigott şunları söyledi:
“Bu, Çin’in komşularının aleyhine Güney Çin Denizi’ndeki kapsamlı toprak ve deniz hak taleplerini ilerletmek için, zorlama ile desteklenen şüpheli çevresel ve hukuki bahaneleri kullanmaya yönelik bir başka tek taraflı girişimdir. ABD, özgür ve açık bir Hint-Pasifik’i desteklemek amacıyla müttefikimiz Filipinler’in yanındadır.”
ABD’nin bu açıklamaları, Çin’in geçen yıl bölge çevresinde kurduğu doğa koruma alanı için yeni yönetim tedbirleri getirmesine yanıt niteliğindeydi.
Son haftalarda Güney Çin Denizi’nde gerginlikler tırmandı ve Filipinli ile Çinli güçler arasında çok sayıda çatışma yaşandı.
Colby’nin “diplomatik” sözleri sert “stratejik” tonunu gizliyor
Bazı analistler, Colby’nin bu temkinli tavrını, önümüzdeki ay gerçekleşmesi beklenen Trump-Xi görüşmesi öncesinde Washington’un Pekin’i kızdırmaktan kaçınma isteğine bağladılar.
Alman Marshall Fonu’nun Hint-Pasifik programı genel müdürü Bonnie Glaser, “Trump-Xi zirvesine altı hafta kala Colby, iki liderin Busan ve Pekin’de sağladıkları kırılgan istikrarı bozmamak için Çin hakkında yorum yapmaktan kaçınmanın en iyisi olacağını düşünmüş olabilir,” dedi.
Glaser, bir başka olası nedenin de Colby’nin Pekin’i ziyaret etme konusundaki uzun süredir devam eden ilgisi olduğunu belirtti.
Glaser, “Bölgedeki Çin faaliyetlerine yönelik sert eleştiriler Pekin’i kızdırırdı; hafif eleştiriler ise Manila’yı mutsuz ederdi,” diye ekledi.
Konuya yakın kaynaklar SCMP’ye, Colby’nin uzun zamandır beklenen Pekin ziyaretinin, Xi’nin önümüzdeki ay ABD’ye yapması beklenen ziyaretinden önce gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğunu söylediler.
Fakat diğer analistler, Colby’nin sözlerini Washington’un Çin’e yönelik yaklaşımında önemli bir yumuşama olduğunun kanıtı olarak yorumlamamaya dikkat edilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulundular.
Hudson Enstitüsü’nün araştırmacısı Ken Moriyasu, Colby’nin Çin’den isim olarak bahsetmemiş olsa da “ele aldığı konuların neredeyse tamamının Çin ile ilgili olduğunu” savundu:
“Birinci ada zinciri, engelleme yoluyla caydırıcılık, daha güçlü müttefikler ve Asya’da elverişli bir güç dengesinin korunmasına yaptığı vurgu, bunu açıkça dile getirmesine gerek kalmadan stratejik zorluğu net bir şekilde ortaya koyuyor.”
Moriyasu, zirve öncesinde kullanılan diplomatik üslubu “Çin’e yönelik stratejide bir tür yumuşama” olarak yorumlamanın “bir hata olacağını” da sözlerine ekledi.
Araştırmacı, “Pekin’e yönelik üslup yönetimi ile altta yatan savunma stratejisi arasında bir fark var. Colby’nin Manila’daki konuşması stratejik açıdan sert bir tondaydı,” dedi.
Filipinler, Colby’nin Güneydoğu Asya turunun ilk durağı. Bu tur kapsamında Colby, Endonezya, Tayland ve Kamboçya’ya da gidecek.