Dünya Basını
Colin Powell’ın eski danışmanı Wilkerson: Bu gidişle Ortadoğu’dan tamamen kovulacağız
Emekli Albay Lawrence Wilkerson, ABD ve İsrail’in İran ile olan savaşta kontrolü kaybettiğini belirterek, Washington’ın “tırmanma merdiveninde” tehlikeli bir noktaya ulaştığı uyarısında bulundu. Wilkerson, Trump yönetiminin kurumsal karar alma mekanizmalarını tamamen terk ettiğini ve bölgesel bir yıkımın eşiğine gelindiğini vurguladı.
Eski ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın özel kalem müdürü emekli Albay Lawrence Wilkerson, yargıç Andrew Napolitano’nun “Judging Freedom” programında, ABD’nin İran ile girdiği çatışma sarmalına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Wilkerson, Başkan Donald Trump’ın dış politika yönetimini sert bir dille eleştirerek, “John Mearsheimer ile bu sabah konuştum ve haklı olduğunu düşünüyorum; şu an tırmanma merdivenindeyiz ve Trump beceriksiz bir merdiven tırmanıcısı” ifadelerini kullandı.
Wilkerson’a göre, Washington yönetimi her geçen gün kara birliklerini sahaya sürme riskine daha fazla yaklaşıyor ve bu durum bölgeyi on yıllarca sürecek bir yıkıma sürükleyebilir.
Wilkerson, mevcut krizin Kremlin ve Pekin tarafından nasıl okunduğuna dair analizinde, Rusya ve Çin’in ABD’ye olan güveninin tamamen sarsıldığını belirtti.
“Moskova ve Pekin, Donald Trump’ın sözüne güvenilmeyeceği, ikiyüzlü ve hilekar olduğu konusunda defalarca teyit aldı” diyen Wilkerson, bu durumun diplomatik kanalları tamamen tıkadığını vurguladı.
Wilkerson, “Bu yönetimle herhangi bir meselede kullanılabilecek hiçbir diplomatik pencere kalmadı; bu korkunç bir sonuç” değerlendirmesinde bulundu.
“Diplomatik ilişkiler suyun dibine çökmüş durumda”
ABD ve Rusya arasındaki diplomatik ilişkilerin kırılganlığını değerlendiren Wilkerson, ilişkilerin “petrol üzerinden elde edilen beklenmedik karlar dışında” tamamen ölü olduğunu savundu.
Çin’in tavrına da değinen emekli Albay, Pekin’in Bilad’uş Şam bölgesinde yaratılan kaostan kendini nasıl sıyıracağını düşündüğünü belirtti. Çin’in barışçıl ilerleyişinin ABD tarafından sabote edilmeye çalışıldığını ifade eden Wilkerson, “Çin, bizi uzak tutmak için muhtemelen askeri güç kullanımı dışındaki kinetik yöntemlere başvurmak zorunda kalacağı bir sonuca varacak” dedi.
Ekonomik cephede ise Çin’in elindeki 750 milyar dolarlık ABD hazine tahvillerini elden çıkardığına dair haberleri yorumlayan Wilkerson, bu durumun ABD için yıkıcı sonuçları olacağını kaydetti.
Wilkerson, “Sadece Çin değil, en büyük müttefikimiz Japonya bile borcumuzu satın almaya devam edip etmeyeceğini, en azından eski seviyelerde alıp almayacağını ciddi şekilde düşünüyor. Bu bir takla atmaya başlarsa, kendimizi gerçekten büyük bir borç batağında bulacağız” uyarısını yaptı.
“Ulusal Güvenlik Konseyi diye bir mekanizma kalmadı”
Trump yönetiminin dış politika kararlarını nasıl aldığına dair içeriden edindiği bilgileri paylaşan Wilkerson, Ulusal Güvenlik Konseyi’nin yasal işlevini tamamen kaybettiğini vurguladı.
Katıldığı bir toplantıda edindiği izlenimleri aktaran Wilkerson, “Marco Rubio ulusal güvenlik danışmanı işlevini yerine getirmiyor, süreci disipline etmiyor. Trump ya Scott Bessent gibi kabine üyelerini Beyaz Saray’a çağırıp onlarla konuşuyor ve o görüşmeden çıkan şey ABD politikası oluyor ya da bakanlar tamamen kendi başlarına hareket ediyor. Hükümette hiçbir birleştirici faktör yok, sadece Trump var” dedi.
Trump’ın hafta başında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı bir saatlik telefon görüşmesine de değinen Wilkerson, Trump’ın muhtemelen stratejik petrol rezervlerindeki düşüş ve petrol piyasaları konusunda yardım istediğini belirtti.
Wilkerson, “Stratejik petrol rezervimiz güvenlik seviyesi olan 500 milyon varilin altına, 415 milyona düştü. Sanırım Putin ona sadece ‘canın cehenneme’ demiştir” diye konuştu.
“İsrail şu an paramparça ediliyor”
İsrail’in savaş stratejisini ve Başbakan Benjamin Netanyahu’nun durumunu analiz eden Wilkerson, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar’ın “yanlış hesap yaptık” imasındaki açıklamalarına dikkat çekti.
Wilkerson, “İsrailliler bu savaşın kısa süreceğini, bir rejim değişikliği getireceğini düşündüler ama öyle olmadı. Hizbullah’ın gücünü koruduğunu bilmiyorlardı” dedi. Wilkerson, İran’ın henüz en gelişmiş füzelerini kullanmadığını ve bunları asıl hedef olan İsrail için sakladığını belirtti.
Wilkerson, sahadaki durumu şu sözlerle özetledi:
“İran çok akıllıca davranıyor. İsrail ise şu an paramparça ediliyor. Hayfa Limanı’na bakın; İsrail’in şu an işlevsel bir limanı kalmadı. Eğer Trump mantıklı olanı yapıp zafer ilan edip durmazsa, Netanyahu kapana kısılacak. Trump eğer kara birliklerinden bahsetmeye devam eder ve buna meylederse, Afganistan ve Irak’ı çocuk oyuncağı gibi gösterecek, birkaç trilyon dolar harcayacağımız ve binlerce insanımızı kaybedeceğimiz bir batağa saplanacağız.”
“Rubikon geçildiğinde Cumhuriyet biter, imparatorluk başlar”
Senatör Elissa Slotkin’in Rusya’nın ABD gemilerini hedef almasına dair endişelerini “Rubikon’un geçilmesi” olarak nitelendirmesini eleştiren Wilkerson, mevcut durumun sorumlusunun ABD’nin geçmişteki provokatif politikaları olduğunu dile getirdi.
“Joe Biden bu pisliği Avrupa’da başlattığında ne düşünüyordunuz?” diye soran Wilkerson, Rusya’nın hayati çıkarlarının defalarca göz ardı edildiğini belirtti.
Savaş stratejisinin sadece hava gücüne dayandırılmasının beyhudeliğine dikkat çeken Wilkerson, sivil nüfusa yapılan saldırıların sadece direnci artırdığını ifade etti.
Trump’ın Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Hava Kuvvetleri komutanlarının uyarılarını göz ardı ettiğini belirten Wilkerson, “Hegseth’in maço karakteri bu işe yatırım yapmış durumda ve bu son derece tehlikeli. Eğer bir günlüğüne kral olsaydım, Hegseth’i görevden alır ve yerine daha aklı başında isimleri getirirdim” diye ekledi.
“Netanyahu, Trump’ın elini planlı bir saldırıyla zorladı”
Netanyahu’nun iki cuma gecesi önce gerçekleştirdiği saldırıyla Trump’ı bir oldu bittiye getirip getirmediği sorusuna Wilkerson, bunun uzun süredir planlanmış bir harekat olduğu yanıtını verdi.
Wilkerson, “İsrail’in kullandığı askeri gücün kapsamına bakıldığında, bunu uzun süredir planlamadan yapamazsınız” dedi.
İsrail hükümet yetkililerinin “İran nükleer silaha haftalar uzaklıktaydı” yönündeki açıklamalarını “saçmalık” olarak nitelendiren Wilkerson, bu tür iddiaların ciddi bir tehdit tanımı olmaktan uzak olduğunu belirtti.
Savaşın ABD içindeki etkilerine değinen Wilkerson, Los Angeles’ta galon fiyatı 8,21 dolara çıkan benzin fiyatlarının halk üzerindeki etkisine dikkat çekti.
“Bu savaşın ne kadar unpopular (sevilmeyen/istenmeyen) olduğu yakında anlaşılacak” diyen Wilkerson, Cumhuriyetçilerin bile Trump’a “zafer ilan et ve eve dön” diye fısıldamaya başladığını iddia etti.
Wilkerson, konuşmasını şu karanlık öngörüyle tamamladı:
“Bu gidişle Ortadoğu’dan tamamen kovulacağız. Bölgede hiçbir ortağımız kalmayacak. Borcumuz kontrolden çıkacak. Sezar Rubikon’u geçtiğinde Cumhuriyet bitti ve imparatorluk başladı; ama bu, uzun süren iç savaşlar olmadan gerçekleşmedi. Biz de benzer bir tarihi kırılmanın eşiğindeyiz.”