Dünya Basını
Craig Murray: Yapay zeka devrimi, serveti milyarderlere aktararak kitlesel yoksulluk yaratacak
İngiliz eski diplomat Craig Murray, yapay zeka devriminin, mevcut eşitsiz sistemde tüm verimlilik kazanımlarını milyarder bir sınıfa aktaracağını ve kitlesel işsizliğe yol açacağını belirtti. Murray, insan doğasının özgeci olduğunu savunarak, bencilliği ve açgözlülüğü yücelten sistemlerden acilen kopulması gerektiğini vurguladı.
İngiliz eski diplomat, siyasi aktivist, insan hakları savunucusu, blog yazarı ve ifşaatçı Craig Murray, insan doğasının iş birliğine ve özgeciliğe dayandığını ancak mevcut neoliberal sistemin bencilliği yücelterek serveti küçük bir azınlığın elinde topladığını ifade etti.
Murray, blog sayfasında kaleme aldığı makalede, yapay zeka devriminin bu eşitsizliği daha da derinleştirerek kitlesel yoksulluğa yol açacağı uyarısında bulundu.
Murray, insanın gezegendeki başarısının tamamen koordineli çabaya dayandığını belirterek, “İnsanoğlu doğası gereği iş birliğine yatkın canlılardır. Bu, özgecilik olmadan başarılamaz,” dedi.
Empati ve nezaketin bilinçaltı bencilliğin bir yansıması olduğu fikrinin, refah devletinin entelektüel temellerini ortadan kaldırmayı amaçlayan 1980’lerde Batı’da popüler hale geldiğini söyleyen Murray, bu argümanın sezgilere aykırı olduğunu ve gözlem karşısında ayakta kalamayacağını kaydetti.
“İnsan doğası işbirliğine yatkındır”
Murray, insanların yalnızca kişisel çıkar gözeterek hareket etmediğini, tarih boyunca pek çok kişinin maddi kazanç düşünmeden bilginin, manevi aydınlanmanın veya sanatsal ifadenin peşinden gittiğini dile getirdi.
Özgeciliğe örnekler veren Murray, “Zor durumdaki yoksul insanlar bile yardım kuruluşlarına bağışta bulunur. Bugün Gazze’ye yardım götürmek üzere Sumud filosuyla denize açılan o yüzlerce kişi, toplumsal kötülüğe karşı bir duruş sergileyerek hayatlarını tehlikeye atıyor,” diye konuştu.
Kendisinin de Güney Lübnan’da İsrail’in işlediği suçları araştırırken veya Alex Salmond hakkındaki komployu ifşa ettiği için hapse girdiğinde kişisel çıkar gütmediğini belirten Murray, her iki durumda da kendisini harekete geçiren gücün, devlet gücünü elinde tutanların kötü eylemlerine karşı çıkma ve gerçeğin temel bir kamu yararı olduğu inancı olduğunu söyledi.
Murray, Londra’da estetik cerrah olarak büyük bir servet kazanabilecekken Gazze’deki ameliyathanelerde en zorlu koşullar altında hayat kurtarmayı seçen Filistinli İskoç doktor Gassan Ebu Sitte ile Beyrut’ta yaptığı bir sohbeti de aktardı.
“Neoliberal toplum serveti bir avuç insana aktarıyor”
Günümüz neoliberal toplumunun, her bireyin kendisi için azami kaynak elde etme isteği üzerine kurulduğunu ifade eden Murray, bu sistemin, üretimle ilgisi olmayan küçük bir azınlığın faaliyetlerini sıradan işçilerden yüz binlerce kat daha fazla ödüllendirdiğini belirtti.
Murray, “Bu bir tesadüf değil. İnsan toplumunun doğal düzeni de değil,” diyerek modern toplumun, serveti depolayan ve toplumsal değeri yansıtmayan para sistemleri etrafında yapılandırıldığını savundu.
Murray, 1980’lerdeki Reagan/Thatcher döneminden sonra devletlerin birincil işlevinin vatandaşların refahını sağlamaktan, sermaye birikimini artırmak için finansal sistemlere ince ayar yapmaya dönüştüğünü söyledi.
Murray, “Devlet, ulusun varlıklarının hâlihazırda zengin olanların elinde amansızca birikmesinin kolaylaştırıcısı oldu,” ifadelerini kullandı.
“Yapay zeka devrimi eşitsizliği derinleştirecek”
Murray, yapay zekanın getireceği toplumsal yıkımın tam da bu aşırı eşitsizlik döneminde ortaya çıktığına dikkat çekti. İnternetin ve yapay zekanın etkilerini öngörmekte geç kaldığını itiraf eden Murray, WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange’ın bu konudaki öngörülerine değindi.
Murray, Assange’ı hapishanede ziyaret ettiğinde, onun yapay zekanın gerektirdiği kaynakların merkezileşmesinden ve devlet gücü tarafından nüfus kontrolü için kullanılma potansiyelinden endişe duyduğunu aktardı.
Yapay zekanın özellikle hizmete dayalı ekonomileri derinden etkileyeceğini belirten Murray, “Yatırım yöneticileri, sigorta uzmanları ve onlarca tür bankere insan olarak artık ihtiyaç duyulmayacak. Kamu hizmeti istihdamının ve özel sektördeki idari istihdamın büyük bir kısmı tehdit altında,” dedi.
Murray, bu durumun ekonomik gücün Batı’dan Doğu’ya kaymasına katkıda bulunacağını öngördü.
Murray, asıl tehlikenin, yapay zekanın getireceği verimlilik artışının toplumla paylaşılmayacak olması olduğunu vurguladı. Murray, “Daha az emekle üretkenliği artıran herhangi bir ilerlemenin tüm insanlık için bir nimet olması gerekir,” dese de mevcut sistemde bunun gerçekleşmeyeceğini belirtti.
Murray, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yapay zeka devrimi, azami eşitsizliğin olduğu ve devletlerin bu eşitsizliği pekiştirmek için yapılandırıldığı bir zamanda başladığı için bu elbette gerçekleşmeyecek. İşsizlik artacak ve insanlar çaresiz yoksulluğa sürüklenecekken, tüm üretkenlik kazanımı milyarder sınıfı tarafından toplanacak. Yakın geleceğimiz bu. Daha eşitlikçi bir topluma duyulan ihtiyaç acil. Bencilliği ve açgözlülüğü kutsayan ve yücelten sistemlerden kopmaya duyulan ihtiyaç acil. Aksi takdirde gelecek kasvetli. Özgecilik ve empati siyasetine ihtiyacımız var.”