Amerika
Cumhuriyetçiler, veri merkezleri karşıtı tepkiyi Çin’in kışkırttığına inanıyor

ABD Temsilciler Meclisi’nde Cumhuriyetçi bir lider, Çin’den para alan kuruluşların veri merkezlerine karşı yurt içindeki muhalefeti körüklediğini ve cezalandırılması gerektiğini söyledi.
Temsilciler Meclisi Yollar ve Araçlar Komitesi Başkanı Jason Smith, bir röportajda Çin’in, Amerikan halkını yapay zeka geliştirme açısından hayati öneme sahip veri merkezlerine karşı kışkırtmak için çok sayıda kâr amacı gütmeyen kuruluşa finansman sağladığını ileri sürdü.
Kendi soruşturmalarını başlatan Smith, Hazine Bakanı Scott Bessent’ten bu kuruluşların vergi muafiyetini kaldırmasını istiyor ve hükümetin “ulusal ve iktisadi güvenliğimizi tehlikeye atan” gruplara fiilen yardım etmemesi gerektiğini savunuyor.
Smith, “Çin’in hesaplama alanında hakimiyet kurmak istediği için veri merkezlerine karşı protestolar düzenleyen ABD’li kâr amacı gütmeyen kuruluşlara gelen Çin kaynaklı paranın izini sürdük. Eğer Amerikan halkı arasında ayrılık ve kaos tohumları ekebilirlerse, yapay zeka yarışında [Amerika’yı] yavaşlatacaklar ve kazanacaklar. Tetikte olmalıyız,” dedi.
Smith’in yorumları sorulduğunda, bir Hazine sözcüsü yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Vergi muafiyeti, yabancı etkiler için bir kalkan değildir. Yabancı çıkarları ilerletmek için hayır kurumlarını kötüye kullanan kuruluşlar, yasalarımızı, demokrasimizi ve halkın güvenini sarsmaktadır.”
ABD’deki kâr amacı gütmeyen kuruluşlara karşı yasal işlem başlatılması önemli bir adım ve teknoloji sektörünün iç muhalefeti aşmasına yardımcı olacak.
Hukuk uzmanları ayrıca bunun, Trump yönetiminin vergi kanununu siyasi amaçlar için bir silah olarak kullanmasının bir başka örneği olabileceği konusunda uyarıyor.
Vergi Mükellefleri Hakları Merkezi’nin yönetici direktörü Nina E. Olson, “İnsanlar, hoşlanmadıkları fikirlerin veya vergi mükelleflerinin peşine düşmek için vergi kanununu veya IRS’i [İç Gelir Servisi] kullanmadan önce iki kez düşünmelidir. Bu, vergi dairesine karşı güvensizliği besler ve mevzuata uyumu olumsuz etkiler… ve iktidardan düştüğünüzde aleyhinize kullanılabilir,” dedi.
Smith daha önce, Şanghay’da yaşayan eski teknoloji devi ve ABD vatandaşı Neville Roy Singham’dan aldıkları bağışlar nedeniyle BreakThrough News ve Tricontinental haber sitelerinin yanı sıra aktivist grup The People’s Forum’u hedef almıştı.
Smith, talep ettiği iç mali kayıtları teslim etmeyi reddederlerse bu gruplara mahkeme celbi göndereceği tehdidinde bulunmuştu.
Politika yapıcılar, ülke genelinde ortaya çıkan devasa yeni veri merkezlerine yönelik halkın endişesiyle boğuşuyor.
Geçen yılın sonundan bu yana en az 14 eyalet, bu tesisler için kısıtlamalar veya yasaklar önerdi.
Ülke genelinde ise onlarca belediye bunları çoktan yürürlüğe koydu.
Gallup’a göre, Amerikalıların yaklaşık 10’da 7’si artık yakınlarında yapay zeka veri merkezlerinin inşasına karşı çıkıyor.
Teknoloji şirketleri, yaklaşan yapay zeka patlamasını desteklemek için 2030 yılına kadar yaklaşık 7 trilyon dolarlık yeni fiziksel altyapı yatırımını hedefliyor.
Bazı Kongre üyeleri ve uzmanlar, yeni hükümet engellerinin ilerlemeyi durdurabileceğinden ve Çinli teknoloji firmalarıyla rekabet eden ABD’yi zayıflatabileceğinden endişe ediyor.
Smith, veri merkezlerine yönelik iç muhalefet hakkında, “Bunun kesinlikle yabancı aktörler tarafından kışkırtıldığına inanıyorum,” dedi.
Eleştirmenler, veri merkezlerine yönelik iç direniş için, kamu hizmetleri fiyatları ve çevre üzerindeki etkileri de dahil olmak üzere bir dizi başka açıklamaya işaret etti.
Anketler, birçok Amerikalının, işlerini kaybetme korkusu ve diğer birçok endişe nedeniyle, yapay zekadan fayda göreceklerine henüz ikna olmadıklarını gösteriyor.
Smith, veri merkezi muhalefetinden doğrudan Çin’i sorumlu tutan şu ana kadar en üst düzey Cumhuriyetçi gibi görünüyor, ancak son zamanlarda birkaç kişi daha benzer iddialarda bulundu.
İçişleri Bakanı Doug Burgum geçen hafta, veri merkezi muhalefetini körüklemede “yabancı kaynaklı propaganda”nın rolünden bahsetti ve “Shark Tank” programından milyarder Kevin O’Leary, Utah’ta 40.000 dönümlük bir veri merkezine karşı çıkan muhalefetten Çin Komünist Partisi’ni sorumlu tuttu.
Bitcoin Policy Institute de geçen ay, İsviçreli, İngiliz ve Çinli milyarderlerin “veri merkezi karşıtı kampanyayı yönlendiren” gruplara aktardığı milyarlarca doları ortaya koyan bir rapor yayınladı.
Bu rapor, birçok iddianın temelini oluşturuyor. Wired da geçen ay, ABD kolluk kuvvetlerinin “teknoloji karşıtı aşırılıkçılığı” soruşturduğunu bildirdi.
Smith, yapay zeka rekabetinin öneminin Hazine Bakanlığı’nın harekete geçmesi gerektiğini gösterdiğini savunuyor ve komitenin bulgularının sonuçlarını kamuoyuna duyurmak için baskı yapacağını söylüyor.
Smith, “Tetikte olmalıyız. Bunu kamuoyuna duyurmaya devam edeceğiz, çünkü bu delilik,” dedi.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak
Dünya Basını1 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı
Ortadoğu2 hafta önceKörfez ülkeleri, İran ile ilişkilerin “resetlenmesini” istiyor
Rusya1 hafta önceRusya’dan notlar: Siperler, kuryeler ve 9. Duma seçimleri










