Amerika

Delcy Rodriguez’den Washington’a birlik mesajı: ‘Emir dönemi kapandı’

Yayınlanma

Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, siyasi krizin aşılması için dış müdahaleler yerine iç diyaloğun esas alınması gerektiğini vurgulayarak, Washington’dan gelen talimatlara uymayacaklarını belirtti. Maduro’nun ABD güçlerince alıkonulmasını “eşi benzeri görülmemiş bir saldırı” olarak nitelendiren Rodriguez, ülkenin egemenliğinin ancak ulusal bütünlükle korunabileceğini ifade etti.

Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, ülkedeki siyasi aktörlere yabancı ilkelere bağımlılığı sona erdirme ve krizin aşılması için iç diyaloğa öncelik verme çağrısında bulundu.

Ultimas Noticias’ın haberine göre Puerto la Cruz’daki bir petrol rafinerisinde sektör çalışanlarına seslenen Rodriguez, Venezuela siyasetinin kendi iç meselelerini çözebilecek yetkinlikte olduğunu vurguladı.

Rodriguez, “Venezuela siyaseti üzerindeki Washington emirlerine artık bir son verilmeli; farklılıklarımızı ve iç çatışmalarımızı çözecek olan ancak Venezuela’nın kendi siyasi iradesidir” ifadelerini kullandı.

Ülkenin egemenliğini korumanın tek yolunun ulusal birlikten geçtiğini belirten Rodriguez, ABD ile yaşanan anlaşmazlıkların “Bolivarcı diplomasi” çerçevesinde ele alınacağını kaydetti.

“Güney Amerika’nın kalbi askeri saldırıya uğradı”

Eski Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in 3 Ocak’ta düzenlenen bir operasyonla ABD askeri güçleri tarafından kaçırılmasını değerlendiren Rodriguez, süreci “eşi benzeri görülmemiş bir saldırı” olarak tanımladı.

Rodriguez, Venezuela halkının tamamen eşitsiz koşullar altında yürütülen bir savaşla karşı karşıya kaldığını ve tarihin en karanlık dönemlerinden birini tecrübe ettiğini belirtti.

Bir dış gücün Güney Amerika’nın başkentine askeri müdahalede bulunmasını daha önce hayal dahi edemediğini dile getiren Rodriguez, “Bizi halk olarak birleştirmesi gereken en temel unsur, vatanımızdaki barış ve huzuru teminat altına almaktır” diye konuştu.

ABD ile işbirliği ve siyasi mahkumların tahliyesi

Maduro’nun alıkonulmasının ertesi günü geçici başkanlık görevine getirilen Rodriguez, başlangıçta Venezuela’nın bir sömürgeye dönüşmesine karşı çıksa da süreç içerisinde ABD ile belirli alanlarda iş birliği yapmaya başladı.

Bu kapsamda Washington’ın siyasi mahkumların serbest bırakılması yönündeki taleplerini yerine getirmeye odaklanan Rodriguez, 23 Ocak itibarıyla 626 siyasi mahkumun tahliye edildiğini açıkladı.

Ancak bazı kaynaklar bu sayıyı 229 olarak verirken, 25 Ocak’ta 104 kişinin daha serbest bırakıldığını bildirdi.

Bloomberg tarafından aktarılan bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump, petrol sektöründeki deneyimi nedeniyle Rodriguez’in geçici liderliğini onayladı.

Washington yönetimi, Venezuela’nın petrol rezervlerini kullanma niyetini gizlemiyor; bu doğrultuda 50 milyon varil petrolün satışını planlayan ABD, 15 Ocak itibarıyla 500 milyon dolar değerindeki ilk partinin satışını gerçekleştirdi. Satıştan elde edilen gelirler ABD’deki özel hesaplarda dondurulmuş durumda.

Washington’ın “Pro-Amerikan” adımlar beklentisi

Politico gazetesinin haberine göre Washington, Rodriguez’den uyuşturucu kaçakçılığının önlenmesi, İran ve Küba gibi “hasım” devletlerin ajanlarının sınır dışı edilmesi ve bu ülkelere petrol sevkiyatının durdurulması gibi bir dizi stratejik adım bekliyor.

ABD yönetimi ayrıca, Rodriguez’in özgür seçimlerin düzenlenmesine yardımcı olmasını ve nihayetinde görevi devretmesini umuyor.

14 Ocak’ta Başkan Trump ile yaptığı telefon görüşmesini olumlu olarak nitelendiren Rodriguez, görüşmede ikili ilişkilerdeki çözülmemiş meselelerin ele alındığını belirtti. Trump ise görüşmede petrol, madenler, ticaret ve ulusal güvenlik konularının masaya yatırıldığını ifade etti.

“Bizi ölümle tehdit ettiler”

Geçici liderin, bir yandan ABD’nin taleplerini karşılarken diğer yandan Chavismo hareketini konsolide etmeye çalıştığı belirtiliyor.

Tulane Üniversitesi’nden Venezuela uzmanı Profesör David Smilde, Rodriguez’in bu hassas dengede şimdilik başarıyla ilerlediğini ifade etti.

Ancak Rodriguez, işbirliği sürecinin göründüğü kadar sancısız olmadığını belirterek, ABD’nin kendisine ve diğer üst düzey yetkililere işbirliğini reddetmeleri durumunda ölüm tehdidinde bulunduğunu ifade etti.

Tehdit ve şantajların halen sürdüğünü savunan Rodriguez, temel hedeflerinin ülkede barışı korumak, siyasi iktidarı muhafaza etmek ve alıkonulan isimleri kurtarmak olduğunu sözlerine ekledi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version