Amerika
Demokrat senatörlerden “iktisadi popülizm” memorandumu
Dört Demokrat senatörün yazdığı bir memorandumda, partiden Kongre tatilini iktisadi popülizmi öne çıkarmak ve şirket çıkarlarına karşı çıkmak için kullanması talep edildi.
Kaliforniya Senatörü Adam Schiff, Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren, Connecticut Senatörü Chris Murphy ve Minnesota Senatörü Tina Smith’ten oluşan “ilerici” senatör dörtlüsü, meslektaşlarından sadece “Trump ve milyarder dostlarına karşı çıkmakla” yetinmemelerini istedi.
Semafor’un elde ettiği memorandumda, “Demokratlar çalışan halkın partisi olacaksa, sistemi manipüle eden elitlerle yüzleşerek sistemi adil hale getirebileceğimize dair güven uyandırmamız gerekiyor,” diye yazıyor.
Senatörler, “Mücadelenin yalnızca Başkan Donald Trump’a karşı olduğu bir gündemle, her güçlü çıkar grubunu memnun etmeye çalışarak bu çatışmalardan kaçınmak daha güvenli görünebilir,” diye düşünüyorlar.
Senatörler, kendi faaliyetlerinden somut örnekler sunarak bir şablon oluşturdular: Smith, tarım sektöründeki şirket çıkarları ile mücadele ediyor; Murphy, gençlik sporlarından özel sermayenin çıkarılması için çalışıyor; Warren ise Ohio’dan Cumhuriyetçi Senatör Bernie Moreno ile birlikte Sosyal Güvenlik için bordro vergisi tavanının kaldırılması üzerinde çalışıyor.
Senatörler, “Herhangi bir Demokrat, kendi seçmenlerini en iyi şekilde temsil etmek için iktisadi popülizmin bayrağını kendi tarzında taşıyabilir,” diye yazdılar.
Bu, partiyi “ilerici” bir yöne çekmeye çalışan, bu yılki ikinci mektupları.
Ocak ayında yazdıkları ilk memorandumda, “Milyarderler ve şirket çıkarları siyasi sistemimizi ele geçirmiş durumda; fakat demokrasimizin ve ekonomimizin aşırı zenginlerin lehine manipüle edilmesine karşı partimizin yetersiz tepkisi, emekçi kesim nezdindeki güvenilirliğimizi zedeledi,” diye yazmışlardı.
Senatörler, hem Demokratlara hem de Cumhuriyetçilere yakın grupların anket sonuçlarını kullanarak, “kim mağdur ediliyor ve kim mağdur ediyor” sorusuna değinilmeden “sıradan politika önerilerinin” işe yaramayacağını savunmuşlardı.
Zenginlere vergi uygulanmasını ve asgari ücretin artırılmasını açıkça hedef alan bir mesajın benimsenmesini savunan senatörler adına Murphy, o dönemde Semafor’a verdiği demeçte, bu tür bir popülizmin iyi bir politika olduğunu ve “aynı zamanda partimizin 2026 ve sonrasında zafere giden yolu” olduğunu söylemişti.