Amerika
Doların küresel ödemelerdeki payı İran savaşıyla zirveye çıktı
ABD ile İran arasındaki savaş, ABD dolarının küresel ticaret ve bankalar arası takas işlemlerindeki hakimiyetini pekiştiriyor. SWIFT verilerine göre doların uluslararası işlemlerdeki payı mart ayında yüzde 51,1’e ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. Güvenli liman arayışındaki yatırımcıların yönelimi, avronun yüzde 21-22 bandındaki zayıf takibini ve yuanın yavaş büyümesini geride bıraktı.
Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik askeri harekatı, ABD dolarının küresel ticaret ile bankalar arası hesaplaşmalardaki baskın rolünü perçinliyor.
Bloomberg’in küresel ödeme sistemi SWIFT verilerine dayandırdığı haberine göre, ABD para birimi dünya genelindeki finansal akışlarda tartışmasız liderliğini koruyor.
SWIFT tarafından paylaşılan bilgilere göre, doların uluslararası işlemlerdeki payı mart ayında, bir önceki ay kaydedilen yüzde 49,2 seviyesinden yüzde 51,1’e yükseldi. Bu oran, veri toplama metodolojisinin revize edildiği 2023 yılından bu yana ulaşılan en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti.
Küresel ödeme sıralamasında avro, yüzde 21 ila 22 arasındaki payıyla ikinci sırada kalmaya devam ederken; bu para birimlerini sırasıyla İngiliz sterlini, Japon yeni, Çin yuanı ve Kanada doları takip ediyor.
JPMorgan araştırma grubunun hazırladığı analiz notunda, geçtiğimiz yıl gözlemlenen dolar zayıflığının, birimin rezerv para birimi veya sermaye piyasaları için temel baz para olma statüsünde belirgin bir aşınmaya yol açmadığı ifade edildi.
Uzmanlar, jeopolitik gerilimin tırmanmasının ve ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının döviz piyasasında volatiliteyi artırdığına dikkat çekiyor. Bu süreçte petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş, yatırımcıların riskli varlıklardan kaçarak dolar bazlı enstrümanlara sığınmasına neden oldu.
Doların beklenen volatilite endeksi bir ara son 10 ayın en yüksek seviyesine tırmansa da, piyasaların odağının ateşkes müzakerelerine kaymasıyla bu yükseliş kısmen hız kesti.
ABD doları ise bu süreçte değer kazanmaya devam etti. 2025 yılında yüzde 8 oranında değer kaybederek çok yıllık dip seviyelerine gerileyen dolar endeksi, İran harekatının başlangıcından bu yana yaklaşık yüzde 1 oranında artış göstererek temel savunma varlığı olma özelliğini korudu.
SWIFT verileri, Uluslararası Ödemeler Bankası’nın (BIS) günlük yaklaşık 9,5 trilyon dolar olarak tahmin ettiği döviz piyasası hacminin tamamını kapsamıyor.
Sistem, 2022 yılından bu yana birçok Rus bankasına erişimi kısıtlı tutuyor ve operasyonların yönünü göstermek yerine sadece işlemlerin gerçekleştirildiği para birimini kayıt altına alıyor.
Çin, yuan üzerinden yapılacak ödemeler için kendi ödeme altyapısı olan CIPS’i geliştirmeye devam etse de, bu sistemin uluslararası kabul görme hızı beklentilerin gerisinde seyrediyor.
Mart ayında yuanın SWIFT üzerindeki işlem payı yüzde 3,1’e yükselmiş olsa da, bu oran 2024 yılındaki rekor seviyelerin altında kaldı ve dolar ile avronun bir hayli gerisinde mevcudiyet gösterdi.
Öte yandan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yetkililerinin, Amerikan para biriminde kıtlık yaşanması ihtimaline karşı petrol ödemelerinde yuan veya diğer ülke para birimlerini kullanabilecekleri yönünde ABD’yi uyardığı biliniyor.
The Wall Street Journal, bu senaryonun, hakimiyetini büyük ölçüde petrol operasyonlarındaki münhasır kullanımına borçlu olan ABD doları için “gizli bir tehdit” teşkil ettiğini vurguladı.